Üye Adı:    Şifre:  (Hatırla)      Üye Ol              Giriş Sayfası Yap / Sık Kullanılanlara. Ekle

Sahih-i Buhari

1 TECRÎD'İN METNİ
2 KİTÂBÜ'L ÎMÂN
3 KİTÂBÜ'L İLİM
4 KİTÂBÜ'L VUDÛ'
5 KİTÂBÜ'L GUSL
6 KİTÂBÜ'L HAYZ
7 KİTÂBÜ'T TEYEMMÜM
8 KİTÂBU'S SALÂT
9 KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S SALÂT
10 BÂBU BED'İ'L EZÂN
11 CUM'A BAHSİ
12 SALÂT İ HAVF BAHSİ
13 İYDEYN BAHSİ
14 VİTİR BAHSİ
15 İSTİSKÂ BAHSİ
16 KÜSÛF BAHSİ
17 SÜCÛD I KUR'ÂN BAHSİ
18 TAKSÎR İ SALÂT BAHSİ
19 TEHECCÜD BAHSİ
20 TERÂVİH NAMAZI
21 İSTİHÂRE HADÎSİ VE DUÂSI
22 MEKKE VE MEDÎNE MESCİDLERİNDE KILINAN NAMAZIN FAZÎLETİ BÂBI
23 SEYYİDÜ'L MÜRSELÎN SALLA'LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM'İ ZİYÂRET
24 NAMAZDA İSTİÂNE BAHSİ
25 NAMAZDA SEHİV BAHSİ
26 CENÂZE BAHSİ
27 KİTÂBÜ'Z ZEKÂT
28 SADAKA İ FITIR BAHSİ
29 KİTÂBÜ'L HAC
30 EBVÂBÜ'L ÖMRE
31 EBVÂBÜ'L MUHSAR
32 CEZÂ İ SAYD BÂBI
33 FAZÂİL İ MEDÎNE
34 KİTÂBÜ'S SAVM
35 TERÂVÎH NAMAZI
36 KADİR GECESİ'NİN FAZÎLETİ
37 MESCİDLERDE İ'TİKÂF
38 KİTÂBÜ'L BÜYÛ'
39 İHTİKÂRIN ZEMMİ
40 HİBE BAHSİ
41 MENÎHA FASLI
42 ŞAHÂDET BAHSİ
43 SULH VE İNSANLAR ARASINI ISLAH BAHSİ
44 ŞARTLAR BAHSİ
45 VASIYYETLERİN AHKÂMI BAHSİ
46 CİHAD VE SİYERİN FAZÎLETİ BAHSİ
47 HÛRÜ'L ÎYN VE ONLARIN MÜSTESNÂ SIFATLARI
48 BED'ÜL HALK BAHSİ
49 AHÂDÎS İ ENBİYÂ ALEYHİMÜ'S SALÂTÜ VE'S SELÂM BAHSİ
50 İBRET ÂMİZ BENÎ İSRÂİL KISSALARI
51 KİTÂBÜ'L MENÂKIB
52 KUREYŞ'İN MENÂKIBI BAHSİ
53 HUZÂA KISSASI
54 EBÛ ZERR İ GIFÂRÎ (RADİYA'LLÂHU ANH)İN İSLÂM'I VE ZEMZEM KISSASI
55 PEYGAMBERİMİZİN İSLÂM'A ALENÎ İLK DA'VETİ
56 PEYGAMBERİMİZİN HÂTEMÜ'L ENBİYÂLIĞINI TEBLÎĞ BUYURMASI
57 İSLÂM'DA NÜBÜVVET ALÂMETLERİ
58 AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MU'CİZESİ
59 EBÛ BEKR ES SIDDÎK RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
60 ÖMER İBN İ HATTÂB RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
61 OSMÂN İBN İ AFFÂN RADİYA'LLÂHU ANH
62 ALÎ İBN İ EBÎ TÂLİB RADİYA'LLÂHU ANH
63 ZÜBEYR İBN İ AVVÂM RADİYA'LLÂHU ANH
64 TALHA RADİYA'LLÂHU ANH
65 SA'D İBN İ EBÎ VAKKÂS RADİYA'LLÂHU ANH
66 PEYGAMBERİMİZ'İN DÂMATLARINDAN EBÜ'L ÂS
67 ZEYD İBN İ HÂRİSE İLE OĞLU ÜSÂME RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
68 ABDULLÂH İBNİ ÖMER RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
69 AMMÂR VE HUZEYFE RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
70 EBÛ UBEYDE İBN İ CERRÂH RADİYA'LLÂHU ANH
71 HASEN VE HÜSEYİN RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
72 ABDULLÂH İBN İ ABBÂS RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ
73 HÂLİD İBN İ VELÎD RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
74 SÂLİM İBN İ MA'KIL RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
75 ÂİŞE RADİYA'LLÂHU ANHÂ'NIN FAZÎLETİ
76 MENÂKIB I ENSÂR BAHSİ
77 RESÛL İ EKREM'İN HAZRET İ HADÎCE İLE İZDİVÂCI
78 MEB'ASÜ'N NEBÎ SALLA'LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM BÂBI
79 İSRÂ' VE Mİ'RÂC HADÎSİ
80 RESÛLULLÂH İLE ASHÂB'ININ MEDÎNE'YE HİCRETİ BÂBI
81 MEGÂZÎ BAHSİ
82 BÜYÜK BEDİR GAZÂSI
83 BENÎ NADÎR'İN TEHCÎRİ VAK'ASI
84 UHUD GAZÂSI
85 AHZÂB VE HENDEK HARBİ
86 BENÎ KURAYZA SEFERİ
87 HAYBER GAZÂSI
88 ÖMRETÜ'L KAZÂ'
89 MÛTE GAZÂSI
90 MEKKE'NİN FETHİ GAZÂSI
91 HUNEYN SEFERİ
92 ZÜ'L HALASA GAZÂSI
93 SEYFÜ'L BAHR GAZÂSI
94 RESÛL İ EKREM'E GÖNDERİLEN KABÎLELERİN HEY'ETLERİ
95 HACCETÜ'L VEDÂ'
96 TEBÛK GAZÂSI
97 PEYGAMBER'İN KİSRÂ VE KAYSER'E GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR
98 NEBÎ SALLA'LLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İN HASTALIĞI VE VEFATI BAHSİ
99 KUR'ÂN I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ
100 EN'ÂM SÛRESİ ÂYETLERİ
101 KUR'ÂN I KERÎMİN FAZÎLETLERİ BAHSİ
102 NİKÂH BAHSİ
103 TEADDÜDÜ ZEVCE BAHSİ
104 KİTÂBÜ'TALÂK
105 NAFAKA BAHSİ
106 TAÂM BAHSİ
107 AKİKA BAHSİ
108 ZEBÎHALARLA AVLARA VE BUNLARA ÇEKİLEN BESMELE BAHSİ
109 SAYDÜ'L BAHR=DENİZ AVI
110 KİTÂBÜ'L ADÂHÎ
111 KİTABÜ'L EŞRİBE
112 KİTABÜ'L MERZÂ
113 KİTÂBÜ'T TIB
114 KİTÂBÜ'L LİBÂS
115 KİTÂBÜ'L EDEB
116 KİTÂBÜ'L LİBÂS;KİTÂBÜ'L EDEB
117 KİTÂBÜ'L İSTİ'ZÂN
118 KİTÂBÜ'L KADER
119 KİTÂBÜ'L EYMÂN
120 KİTÂBÜ'L KEFFÂRÂT
121 KİTÂBÜ'L FARÂİZ
122 KİTÂBÜ'L HUDÛD
123 KİTÂBÜ'L MUHÂRİBÎN
124 KİTÂBÜ'D DİYYÂT
125 RÜ'YÂ TA'BÎRİ BAHSİ
126 KİTÂBÜ'L FİTEN
127 KİTÂBÜ'L AHKÂM
128 KİTÂBÜ'D DA'AVÂT
129 KİTÂBÜ'R RİKAK
130 KİTÂBÜ'T TEMENNÎ
BED'ÜL-HALK BAHSİ
         Bu bölümde toplam 51 Hadisi Şerif var.
Konu: Mebde'-me'âd
Başlık: Bu Bâbda İmrân İbn-i Husayn Hadîsi
Ravi: İmrân İbn-i Husayn (10)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre şöyle demiştir: (Bir ara) Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'e Temîm oğullarından bir cemâat gelmişti. Resûlullah onlara: - Ey Temîm oğulları! Size müjde olsun, buyur (up onlara Mebde' ve Meâda dâir İslâm akîdelerinin umdelerini öğret)ti. (İçlerinde Akra' İbn-i Hâbis bulunan bu) bedevîler: - Bizi müjdeledin. (İyi amma) bize (Beytü'l-malden dünyâlık) da ver! dediler. Bunların şu hâline eseflenerek Resûlullah'ın sîmâsı değişti. (Hayber'in fethi sırasında da) Yemen halkı (Eş'arîler) de geldi. Resûlullah onlara da: - Ey Yemenliler! Temîm oğulları mâdem ki, kabûl etmek istemediler, o hayır ve saâdet müjdesini siz alınız! buyurdu. Yemenli Eş'arîler de: - Kabûl ettik (yâ Resûla'llah! Esâsen biz huzûrunuza bunun için geldik) dediler. Bunun üzerine Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem mahlûkatın ve arşın hilkati mebdeini anlatmağa başladı. Bu sırada bir kişi geldi: - Yâ İmrân! Binit deven bağından sıyrılıp kaçtı! dedi. (Ben de deveme bakmak için kalktım). Keşke (Resûlullah'ın meclisinden) kalkmasaydım (da Peygamber'in mübârek sözlerini dinlemek fırsatını kaçırmasaydım, demiştir).

Hadis No: 1316

Konu: Allah Ezelîdir;arş;göklerin, Yerin Yaratılması;kâinatın Takdîri
Başlık: İmrân İbn-i Husayn'in Diğer Bir Rivâyeti
Ravi: İmrân İbn-i Husayn (10)
Hadis:

Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: (Ezelde) Allah vardı; ve Allah'dan başka bir şey yoktu. Ve Allah'ın arşı su üzerinde bulunuyordu. Sonra Allah (levhde) kâinâtın tamâmını takdîr ve tesbît etti. Ve göklerle yeri yarattı. Resûlullah böyle buyurduğu sırada bir sözcü: Ey Husayn oğlu, deven kaçtı! diye seslendi. (Hemen çıktım baktım). Halbuki devemin berisindeki Serab (aramızı) kesiyordu (onu görmeme hâil oluyordu). Vallahi ben pek arzu ederdim ki, keşke deveyi bıraksaydım (da Resûlullah'ın kelâmını dinlemek fırsatını kaçırmasaydım).

Hadis No: 1317

Konu: Allâh'a Noksan Sıfatlar İsnadı;allâh'a Oğul İsnadı;allâh'ı İnkâr;ba'sı İnkâr
Başlık: Allah Noksan Sıfatlardan Münezzehtir
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in (Hak Teâlâ'dan hikâye ederek) şöyle dediği rivâyet olunmuştur. Allahu Teâlâ buyurmuştur ki: Âdem-oğlu bana noksan sıfat isnâd eder. Halbuki ona beni noksan sıfatla tavsîf etmek gerekmezdi. Âdem-oğlu beni tekzîb de etmek ister ki, bu da ona yakışmazdı. Onun bana noksan sıfat isnâdı: (gûyâ Îsâ) benim oğlum olduğuna dâir tefevvühâtıdır. Âdem-oğlunun beni yalanlaması da: Allah beni ilk yarattığı gibi iâde sûretiyle yaratacak değildir, demesidir (ki, bu da putlara tapan ve ba'si inkâr eden müşriklerin sözüdür).

Hadis No: 1318

Konu: Allâh'ın Rahmeti;arş
Başlık: Göklerin Ve Yer Tabakalarının Yaradılışı Hakkındaki Âyetler (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: [Allah halkı yaratınca Levhine -ki, Allah indinde o Arş'dan üstündür-: Rahmetim, intikamıma galibtir! diye yazmasını (Kaleme) emretti] demiştir.

Hadis No: 1319

Konu: Haram Aylar;kamerî Aylar
Başlık: Göklerin Ve Yer Tabakalarının Yaradılışı Hakkındaki Âyetler (2)
Ravi: Ebû Bekre Nufey' B. Hâris (18)
Hadis:

Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: Zamân (mikyas olan yıl hesâbı) Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki (ilk) hey'etine dönmüştür. (Artık) sene on iki aydır. Bunlardan dördü harâm aylardır. Üçü mütevâlîdir ki. Zilka'de, Zilhicce, Muharrem'dir. Receb de Cümâdâ ('l-âhır) ile Şa'bân arasında olarakMudar'ın (ayı)dır.

Hadis No: 1320

Konu: Güneşin Mahrekinde Hareketi
Başlık: Güneşle Ay'ın Medarlarındaki Hareketleri (2)
Ravi: Ebû Zerr-i Gıfârî (11)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre, müşârün-ileyh, güneş battığı sıra Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem bana: - Ey Ebû Zer, güneş nereye gider, bilir misin? diye sordu. Ben: - Allah ve Peygamber'i bilir, dedim. Resûlullah: - Güneş gider tâ arşın altında (ki karargâhında) secde eder (gibi Allah'a inkıyâd eder) ve (mu'tâd üzere maşrıktan doğmak üzere) izin ister de ona destûr verilir. (Ve şarktan doğar. Bununla berâber güneş Âdem-oğullarının günahkârları üzerine doğmayı fenâ görür) ve bu halde secde etmeğe yaklaşır. Fakat secdesi kabûl olunmaz. (Matla'ına gitmeğe) izin ister de izin de verilmez. Ve ona: artık nereden geldinse oraya dön! denilir. O da battığı taraftan doğar. Resûlullah'ın güneş hakkındaki bu ihbârı, Allahu Teâlâ'nın: - Güneş, onun devrine ta'yîn olunan makarrinde seyr eder. Güneşin (en ince bir hesap üzere) makarrindeki bu seyri, kudreti her şeye galip, ilmi her ma'lûmu muhît olan Allah'ın takdîridir meâlindeki kavli (nin mazmûnu) dur.

Hadis No: 1321

Konu: Güneş Ve Ay;kıyâmet Günü Güneş Ve Ayın Dürülmesi
Başlık: Güneşle Ay'ın Medarlarındaki Hareketleri (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in: Güneşle ay Kıyâmet gününde (zıyâları sönüp biribiri içine) dürülürler, buyurduğu rivâyet olunmuştur.

Hadis No: 1322

Konu: -
Başlık: Husûf Ve Küsûf Hâdiselerini İslâm'ın Sûret-i Telâkkîsi
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre, demiştir ki: Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem gök yüzünde yağışlı sanılan bir bulut görünce (kâh) ona karşı durur, geri dönerdi; (kâh evimize) girer, çıkardı. Ve (bu karanlık buluttan ümmete bir âfet erişmesinden endîşe ederek) çehresi (nin rengi) değişirdi. Yağmur gökten yağınca da Resûlullah'dan bu endîşe zâil olurdu. Âişe (Hazretleri) demiştir ki: ben bunun sebebini Resûlullah'dan öğrenmek istedim. O bana: - Ne bileyim? Belki bu kara bulut bir kavmin (Âd kavminin) dediği gibi (bir azâb) olur (ki Kur'an'da şöyle hikâye olunmuştur:) Âd kavmi kendîlerine va'd olunan azâbı -âfâkı enine kaplayarak vâdîlerine karşı gelen- bir bulut hâlinde gördükleri zamân onlar: - Şu ufuktaki karaltı bize yağmur yağdıracak bir buluttur, demişlerdi. (Hûd Peygamber de onlara): - Belki o, (gelmesini) ta'cîl ettiğiniz azâbtır; (o bir) rüzgârdır ki, içinde elem verici azâb vardır (diye cevap vermiştir).

Hadis No: 1323

Konu: Hilkatin Mebdei;kazâ-kader
Başlık: İnsanın Yaradılışındaki Tekâmül Tavırları
Ravi: Abdullâh B. Mes'ûd (72)
Hadis:

Rivâyete göre, demiştir ki: Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem bana (insanın hilkati atvârından) haber verdi -ki o, kendi doğru söyler, kendisine de doğru bildirilir- buyurdu ki: sizin biriniz (in hilkati mebdeinde) ana vebaba maddeleri kırk gün ananın karnında toplanır, (halka müstaid bir halde tahammür eder). Sonra o maddeler o kadar zamân (kırk gün) içinde katı bir kan pıhtısı hâlini alır. Sonra yine o kadar zaman (kırk gün) içinde mudga = bir çiğnem ete tahavvül eder. (Dördüncü tekâmül tavrında) Allah bir Melek gönderir. Ve tekâmül eden mudgaya (şu) dört kelime (yi yazması) emrolunur ki: onun işini, rızkını, ecelini, şakî veya saîd olduğunu yaz! denilir. (İbn-i Mes'ûd demiştir ki: Abdullah'ın hayâtı yed-i kudretinde olan Allah'a yemîn ederim ki: Melek bunları yazdıktan) sonra ona ruh üflenir. (Cenin canlanır). İmdi sizden bu kişi (bu fıtratı îcâbı dünyâda) iyi iş işler de hattâ kendisiyle Cennet arasında yalnız bir kulaç mesâfe kalır. Bu sırada (Meleğin ana karnında yazdığı) yazı gelir; o kişiyi önler. Bu def'a o, Cehennemliklerin işini işlemeğe başlar (da Cehennem'e girer) sizden bir kişi de (fenâ) iş işler. Hattâ kendisiyle Cehennem arasında ancak bir kulaç mesâfe kalır. Bu sırada (Meleğin yazdığı) kitâbı gelir onu önler. Bu def'a o kişi ehl-i Cennetin işini (hayır iş) işler, (Cennet'e girer).

Hadis No: 1324

Konu: Allâh'ın Sevdiği Kul
Başlık: Bir Kişi Hakkında Duyulan Muhabbet Ve Nefretin İlâhî Bir İlhâmın Eseri Olduğu
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Gelen bir rivâyete göre, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Allah, bir kulu sevdiğinde Cibrîl'e: - Allah filân kulu sever; sen de onu sev! diye emreder. Cibrîl de o kulu sever. Sonra Cibrîl gök halkına: - Allah filânı seviyor; onu siz de seviniz! diye seslenir. Göktekiler de o kimseyi sever. Sonra yerdeki insanlar (dan bir sevgi) konulur (da müslümanlar arasında da sevilir ve iyi kişi olarak anılır).

Hadis No: 1325

Konu: Kahinler;kazâ-kader;şeytanların Kulak Hırsızlığı
Başlık: Peygamberimizin Nübüvvetinden Sonra Kehânet Yoktur
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre Âişe, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'i şöyle derken işitmiştir: Melekler Anâne -ki, buluttur- inerler de gökte kazâ ve hükmolunan (istikbâle âit) bâzı şeyleri (kendi aralarında) görüşürler. Bu sırada şeytanlar (bu havâdisi) kulak hırsızlığı yaparlar. (İşittiklerini de) kâhinlere gizlice ulaştırırlar. Bu haberlerle berâber yüz (lerce) yalan da kendiliklerinden uydururlar.

Hadis No: 1326

Konu: Cuma Hutbesini Dinlemek;cumanın Fazîleti
Başlık: Cuma Namazıyla İlgili Ebû Hüreyre Hadisi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: Cum'a günü olunca mescidin kapılarından her kapıda melekler bulunur. Onlar mescide ilk gelenleri birinci, (ikinci, üçüncü gelenleri sırasına göre) yazarlar. Hatip minbere oturunca sahîfeleri dürerler ve saflar arasına gelerek hutbeyi dinlerler.

Hadis No: 1327

Konu: Cebrâil (a.s);müşriklerin Hicvine Karşılık Vermek
Başlık: Peygamberimizin Şâiri Hassân İbn-i Sâbit'in Müşrikleri Hicvi. Hassân'ın Şiirlerini Mescidde Kurulan Kürsü Üzerine Îrâdı
Ravi: Berâ' B. Âzib (31)
Hadis:

Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in Hassân (İbn-i Sâbit)'e: Sen de müşrikleri hicv-ü zemmet, yâhud onların hicivlerine mukabelede bulun, Cibrîl de seninle berâberdir, buyurduğu rivâyet olunmuştur.

Hadis No: 1328

Konu: Hz. Peygamber'in Cebrâil (a.s)'ı Görmesi;melekler
Başlık: Hazret-i Âişe'ye Cibrîl'in Selâmı
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyete göre, bir kere Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem ona: - Yâ Âişe! Şu (yanımdaki) Cibrîl'dir, sana selâm ediyor, buyurmuş, Âişe de: - Selâm ve Allah'ın rahmeti ve bereketleri onun üzerine olsun! (diye karşılamış, ve) Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'i kasdederek: benim görmediğim (Cibrîl)'i sen görüyorsun! demiştir.

Hadis No: 1329

Konu: Cebrâil (a.s);melekler
Başlık: Kur'ân-ı Kerîm'in Yedi Lûgat Ve Lehce Üzerine Nâzil Olduğu (2)
Ravi: Abdullâh B. Abbâs (160)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem Cibrîl'e: - Ey Cibrîl, sen bizi şu ziyâretinden daha çok ziyâret etmez misin? demiş (ve daha sık gelmesini temennî etmiş) ti. İbn-i Abbâs der ki: bunun üzerine: [Biz melekler ancak Rabbının emriyle ineriz. Bizim (şimdi) önümüzde (olacak) ve arkamızda (olmuş bitmiş) ve bunların arasında (olmakta) bulunan bütün şuûnât, Allah'ın emir ve irâdesine tâbi'dir. Bununla berâber Rabb'ın seni unutur değildir] (meâlindeki âyet) nâzil oldu.

Hadis No: 1330

Konu: Cebrâil (a.s)'ın Hz. Peyganber'e Kun'ân-ı Kerîm Öğretmesi;hurûf-u Seb'a;kırâet-i Seb'a
Başlık: Kur'ân-ı Kerîm'in Yedi Lûgat Ve Lehce Üzerine Nâzil Olduğu (2)
Ravi: Abdullâh B. Abbâs (160)
Hadis:

Rivâyete göre Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Bana Cibrîl Kur'ân'ı, bir okunuş üzerine okuttu. Ben de durmadan bunun artması (ve Arabın bundan başka okuyuşlariyle de okunmasını) isterdim. Tâ yedi türlü okunuşa erişinceye kadar bu dileğimde ısrâr ettim. (Her talebim Allah tarafından is'âf olundu).

Hadis No: 1331

Konu: Melekler
Başlık: Bu Lehcelerden Örnekler
Ravi: Ya'lâ İbn-i Ümeyye (3)
Hadis:

Ben, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in minber üzerinde (ehl-i Cehennemin Cehennem muhâfızına:) yâ Mâli! (Rabb'ın hakkımızdaki hükmünü versin!) diye nidâ ettiklerini (bildiren âyeti) okuduğunu işittim dediği rivâyet olunmuştur.

Hadis No: 1332

Konu: Akabe Bîatları;cebrâil (a.s);hz. Peygamber'in Kavmine Duâsı;hz. Peygamber'in Taîf Seferi;melekler;tevhit Nesli
Başlık: Resûl-i Ekrem'ni Tâif Seferi Ve Karşılaştığı Güçlükler
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem eşi Âişe radiya'llahu anhâ'dan rivâyet olunduğuna göre, Âişe (bir kere) Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'e: - (Yâ Resûla'llah) sana Uhud (gazâsı) gününden daha şiddetli olan bir gün irişti mi? diye sormuş, Resûlullah: - Yâ Âişe! Kavmin (Kureyş) den gelen birçok zorluklarla karşılaştım. Fakat onlardan Akabe günü karşılaştığım müşkül vaziyet hepsinden zorlu idi: ben (Kureyş'ten gördüğüm ezâ üzerine Tâif'e gidip) hayâtımın sıyânetini Abd-i Külâl'ın oğlu İbn-i Abd-i Yâlîl'e teklîf ettiğim zaman dileğime cevap vermemişti. Ben de kederli ve mütehayyir bir halde yzümün doğrusuna (Mekke'ye) dönmüştüm. Bu hayretim Karn-i Seâlib mevkiine kadar devâm etti. Burada başımı kaldırıp (semâya) baktığımda bir bulut beni gölgelendirmekte olduğunu gördüm. Buluta (dikkatle) baktığımda bunun içinde Cibrîl bulunduğunu gördüm. Şimdi Cibrîl bana: - (Yâ Muhammed!) Allah, kavminin senin hakındaki dediklerini muhakkak işitti. Seni sıyâneti esirgediklerine de vâkıf oldu. Allah sana şu dağlar Meleğini gönderdi (emrine müheyyâdır), kavmin hakkında ne dilersen ona emredebilirsin!, dedi. Bunun üzerine de dağlar (emrine müsahhar olan) Melek seslenip selâm verdi. Sonra: - Yâ Muhammed! dedi, Cibrîl'in söylediği bir hakîkattır: sen ne dilersen emrine hazırım; eğer (Ebû Kubays ile Kayakan denilen) şu iki yalçın dağın Mekkeliler üzerine (çökerek) birbirine kavuşmasını (ve müşrikleri tamâmiyle ezmesini) istersen (onu da emret!) dedi. Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem de: - (Hayır, ben onu istemem) ben isterim ki, Allah bu müşriklerin sulbünden yalnız Allah'a ibâdet eden ve Allah'a hiç bir şey'i şerik kılmayan (müvahhid) bir nesil meydana çıkarsın! dedi.

Hadis No: 1333

Konu: Hz. Peygamber'in Cebrâil (a.s)'ı Görmesi (2)
Başlık: Resûlullâh'ın Cibrîl'i İki Kere Kendi Sûret Ve Hilkatinde Görüşü (3)
Ravi: Abdullâh B. Mes'ûd (72)
Hadis:

Rivâyete göre, Azîz ve Celîl olan Allah'ın: Allah; kulu (Muhammed)'e vahyettiğini vahyetti kavl-i şerîfi (nin tefsîri) nde İbn-i Mes'ûd Resûlullah Cibrîl'i altı yüz kanatlı olarak gördü, demiştir.

Hadis No: 1334

Konu: Hz. Peygamber'in Cebrâil (a.s)'ı Görmesi (2)
Başlık: Resûlullâh'ın Cibrîl'i İki Kere Kendi Sûret Ve Hilkatinde Görüşü (3)
Ravi: Abdullâh B. Mes'ûd (72)
Hadis:

Rivâyete göre Allahu Teâlâ'nın: And olsun ki, Allah'ın bu (azîz) kulu, Rabb'ının âyetlerinden en büyüğünü gördü kavl-i şerîfinin tefsîrinde İbn-i Mes'ûd: Resûlullah semânın etrâfını yeşil bir kumaş (hâlinde Cibrîl'in kanadı kaplamış) gördü, demiştir.

Hadis No: 1335

Konu: Hz. Peygamber'in Cebrâil (a.s)'ı Görmesi;rü'yetullah
Başlık: Resûlullâh'ın Cibrîl'i İki Kere Kendi Sûret Ve Hilkatinde Görüşü (3)
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyete göre şöyle demiştir: Her kim Muhammed salla'llahu aleyhi ve sellem (uyanık olarak baş göziyle) Rabb'ını gördü sanırsa, en büyük yalan irtikâb etmiş olur. Lâkin muhakkak olan şudur ki, Resûlullah Cibrîl'i ufkun arasını kaplamış olduğu halde hakîkî sûret ve hilkatinde görmüştür.

Hadis No: 1336

Konu: Erkeğin Karısını Yatağına Dâveti;kadının Kocası Yatağa Çağırdığında İmtina Etmesi
Başlık: Cennet Ve Cehennem'in El'ân Mahlûk Ve Mevcut Oldukları (3)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: Kişi kadınını (cinsî mukarenet için) yatağına da'vet eder de kadın imtinâ ederek zevc asabî bir halde gecelerse, Melekler o kadına sabaha kadar lâ'net ederler.

Hadis No: 1337

Konu: Cebrâil (a.s);cehennem Muhafızları;deccâl;hz. Îsâ;hz.mûsâ;hz. Peygamber'in Mi'rac'da Gördükleri;îsâ (a.s);mûsâ (a.s.)
Başlık: Cennet Ve Cehennem'in El'ân Mahlûk Ve Mevcut Oldukları (3)
Ravi: Abdullâh B. Abbâs (160)
Hadis:

Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: (Mi'râc'da) bana gece sefer ettirildiğinde ben Mûsâ'yı esmer yüzlü, uzun boylu, kıvırcık saçlı (bir tipte) gördüm. Mûsâ (uzunluk ve esmerlik cihetiyle) sanki Kahtan adamlarından bir er kişi. Îsâ'yı da gördüm: ne uzun, ne kısa, orta boyda benzi kırmızı ile beyaza mâil olup başı, salıverilmiş düz saçlı kişi idi. Allah'ın bana gösterdiği hayrete şâyân daha birtakım garîbeler arasında Cehennem muhâfızı Mâlik'i ve Deccâl'ı da gördüm. Ey mü'min, Peygamberinin Mûsâ'ya kavuşmasından şüphede olma!

Hadis No: 1338

Konu: Ölüye Makâmı Gösterilir (2)
Başlık: Cennet Ve Cehennem'in El'ân Mahlûk Ve Mevcut Oldukları (3)
Ravi: Abdullâh B. Ömer (212)
Hadis:

Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğ rivâyet olunmuştur: Sizden biriniz öldüğünde sabah, akşam âhiretteki yeri kendisine gösterilir: eğer o ölü ehl-i Cennet'ten ise kendisine ehl-i Cennet'in makamlarından gösterilir. Eğer ehl-i nârdan ise cehennemlikler (in yerin) den gösterilir.

Hadis No: 1339

Konu: Cennet Ehli;kadınlar
Başlık: Cennet Halkının Çoğunun Fakirler, Cehennemliklerin De Kadınlar Olduğu Rivâyetinin Tevcîhi (2)
Ravi: İmrân İbn-i Husayn (10)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem: Ben, (Mi'râc gecesi) Cennet'de baktım da ehl-i Cennet'in çoğunun fakirler olduğunu gördüm. Cehennem'e de baktım. Cehennem'dekilerin çoğunu da kadınlar (teşkîl ettiğini) gördüm buyurmuştur.

Hadis No: 1340

Konu: Hz. Ömer'in Fazîleti (3)
Başlık: Cennet Halkının Çoğunun Fakirler, Cehennemliklerin De Kadınlar Olduğu Rivâyetinin Tevcîhi (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in huzûrunda bulunduğumuz sırada o, bize şöyle buyurdu: - Ben bir kere uyurken kendimi Cennet'te gördüm. O sırada bir kadın (Ümm-i Süleym) bir köşkün yanında abdest almakta idi. (Yanımdaki Meleklere:) bu köşk kimin için (hazırlanmış) tır? diye sordum. Onlar: Ömer İbn-i Hattâb için! dediler. (Buraya girmek itedim. Fakat) Ömer'in gayretini (kıskançlığını) hatırladım da hemen yüzümü arkama çevirdim. (Resûlullah'ın bu lâtîfeli müjdesi üzerine) Ömer (sevincinden) ağladı da: yâ Resûla'llah! Sana karşı mı kıskançlık edeceğim? dedi.

Hadis No: 1341

Konu: Cennet Ehli;cennete İlk Girenler (2)
Başlık: Cennet Hûrîleri (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Cennet'e ilk giren bir cemâat vardır ki, onların yüzleri, ayın on dördüncü gecesindeki nurlu sûretine benzer. Onlar ağızlarından, burunlarından ve bedenin sâir yerlerinden bir şey çıkarmazlar. Onların Cennet'teki kapları ve tarakları altın (ve gümüş) tendir. (Buhurdanlıklarının) udları, Ûd-i Hindîdir. Onların teri misktir. Ehl-i Cennet'ten her birinni iki kadını vardır ki, vücûdünün letâfetinden iki baldırı (kemiği) nin iliği etinin üstünden görünür. Ehl-i Cennet'in arasında ne ihtilâf vardır, ne de düşmanlık. Gönülleri (sanki) bir gönül. Onlar sabah, akşam Allah'ı tesbîh eder (ek zevk-yâb olur) lar.

Hadis No: 1342

Konu: Cennet Ehli;cennete İlk Girenler (2)
Başlık: Cennet Hûrîleri (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: (Cennet'e ilk giren bir cemâatin yüzleri, ayın on dördüncü gecesindeki sûreti gibi berraktır.) Bunların peşi sıra dâhil olanlar da en keskin zıyâ neşreden yıldızlar gibidir. Ehl-i Cennet'in gönülleri, bir kişinin gönlü (ndeki yekpâre irâdeye benzer bir fıtrat) üzerine (yaradılmış) tır. Onların aralarında ne ihtilâf vardır, ne husûmet. Ehl-i Cennet'ten her kişi için iki zevce vardır. Bunlardan her birinin baldırı (ndaki kemiği) nin iliği letâfetinden dolayı etinin ötesinden görünür. Onlar sabah, akşam Allah'ı tesbîh ederler. Ne hasta olurlar, ne de (aksırıp) sümkürürler, (râvî Ebû Hüreyre) hadîsin gerisini de zikretmiştir (ki, bundan önceki tercümede geçti).

Hadis No: 1343

Konu: Cennete İlk Girenler
Başlık: Cennet'e İlk Giren İslâm Ümmetinin Kemmiyyet Ve Keyfiyyeti (3)
Ravi: Sehl B. Sa'd (32)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Muhakkak ki, ümmetimden yetmiş bin, yâhut yedi yüz bin (kişi veya zümre hesap ve ıkab görmeksizin ilk def'a olarak Cennet'e) girecektir. Bu ilk zümrenin sondakileri Cennet'e girinceye kadar öndekileri girmiyecektir. (Ve bir saf hâlinde hepsi def'aten gireceklerdir). Bunların yüzleri, bedir gecesinde (sanki) ayın (nûrânî) çehresidir. (Her bin kişinin maiyeti olan yetmiş bin kişi de Cennet'e ikinci zümre olarak milyarlar hâlinde girecektir).

Hadis No: 1344

Konu: İpekli Elbise Giymek (6)
Başlık: Cennet'e İlk Giren İslâm Ümmetinin Kemmiyyet Ve Keyfiyyeti (3)
Ravi: Enes B. Mâlik (245)
Hadis:

Rivâyete göre demiştir ki: bir kere Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'e (Ükeydir tarafından) ince bir atlas cübbe hediye olundu. Resûlullah ise (erkeklerin) ipekli kullanmalarını yasak ettiğinden halk, Peygamber'in bunu kabûl buyurmasına hayret ettiler. (Bunun üzerine Resûlullah: buna taaccüp mü ediyorsunuz? buyurdu. Ashâb: Evet! diye tasdîk ettiler.) Resûlullah da: - Muhammed'in hayâtı yed-i kudretinde olan Allah'a yemîn olsun ki: Sa'd İbn-i Muâz'ın Cennet'deki mendilleri, (hayret ettiğiniz) şu cübbeden muhakkak daha güzeldir, buyurdu.

Hadis No: 1345

Konu: Cennetteki Tûbâ Ağacı (2)
Başlık: Cennet'e İlk Giren İslâm Ümmetinin Kemmiyyet Ve Keyfiyyeti (3)
Ravi: Enes B. Mâlik (245)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem: Ashâbım! Cennet'de (Tûbâ denilen) bir ağaç vardır ki, bir süvârî onun gölgesinde yüz sene gezse onun gölgesini asla bitiremez buyurmuştur.

Hadis No: 1346

Konu: Cennetteki Tûbâ Ağacı (2)
Başlık: Cennet'te Enbiyâ Menziller (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Bir rivâyette de Enes İbn-i Mâlik hadîsi gibi vârid olmuştur. (Ziyâde olarak) Ebû Hüreyre: [İsterseniz (bu haberi te'yîd için) Ashâb-ı yemîn = defterleri sağ taraflarından verilenler, bu gölgede sâyebân olurlar (meâlindeki âyet) i okuyunuz!] demiştir.

Hadis No: 1347

Konu: Cennet Ehli (2)
Başlık: Cennet'te Enbiyâ Menziller (2)
Ravi: Ebû Saîd-i Hudrî (71)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem: - Ehl-i Cennet Cennet'de kendilerinden yükseklerdeki (ehl-i guref denilen) bir takım köşklerin sâhiblerini (aralarındaki mesâfe farkından dolayı) güçlükle görebilirler. Nasılki (gündüz) şark veya garp ufkunda zıyâdâr kalan parlak yıldızı aradaki mesâfe uzunluğundan dolayı dikkatle bakanlar seçebilir! buyurmuş. Ashâb: - Yâ Resûla'llah! O âlî köşkler Enbiyâ menzilleri midir?. Başkaları onlara erişemez mi? diye sordular. Resûlullah: - Evet, o köşkler Enbiyâ menzilleridir. Fakat (Allah başkalarına da ihsân edebilir) hayâtım yed-i kudretinde bulunan Allah'a yemîn ederim ki: (Enbîya'dan başkaları) o erlerdir ki, onlar Allah'a îmân ve Peygamberleri tasdîk etmişlerdir, buyurdu.

Hadis No: 1348

Konu: Humma Hastalığı (2)
Başlık: Cehennem Ve Ehl-i Cehennemin Vasfı Ve Nebe' Sûresi Âyeti
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: Hummâ (hastalığı) Cehennem harâretinin şiddetinden (bir parça) dır. Siz onu su ile soğutunuz! buyurmuştur.

Hadis No: 1349

Konu: Cehennem Ateşi
Başlık: Cehennem'in Vasfı Hakkında Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: - Sizin (şu dünyâ) ateşiniz, Cehennem ateşinin yetmiş cüz'ünden bir parçadır, buyurmuş. Ashâb tarafından: -Yâ Resûla'llah! Dünyâ ateşi (kâfirleri, fâcirleri azâb için) her halde kâfîdir, denildi. Resûlullah: - Cehennem ateşi (mikdarca ve sayıca) dünyâ ateşleri (nin umûmu) üzerine altmış dokuz derece fazla kılındı: Bunlardan her birinin harâreti bütün dünyâ ateşinin harâreti gibidir.

Hadis No: 1350

Konu: Başkasına İyilik Emrettiği Halde Kendi Tutmamak;cehennem Azâbı
Başlık: Cehennem'in Vasfı Hakkında Üsâme Hadîsi
Ravi: Üsâme B. Zeyd B. Hârise (15)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediğini işittim, demiştir: Kıyâmet gününde bir kişi getirilip Cehennem'e atılır da Cehennem'de onun barsakları derhal karnından dışarı çıkar. Sonra o kişi (barsakları etrâfında) değirmen merkebinin değirmende döndüğü gibi döner. Bunun üzerine Cehennem halkı o kişinin başına toplanıp da: - Ey filân! Hal ve şânın nedir? Sen bize (dünyâda) iyilikle emredip bizi kötülükten nehyeden (bir öğütçü) değil mi idin? derler. O da: - (Evet ben öyle idim. Fakat) ben sizi ma'rûf ile emr ederdim. Halbuki kendim yapmazdım. Yine ben sizi münkerden nehyederdim de kendim işlerdim! diye cevap verir.

Hadis No: 1351

Konu: Sihir
Başlık: Nebî Salla'llâhu Aleyhi Ve Sellem'e Sihir Yapıldığına Dair Hz. Âişe Hadisi
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyete göre demiştir ki: bir kere Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'e sihir yapılmıştı. Hattâ (şahs-ı Nebevî) bâzı işi işlemediği halde yaptım sanırdı. Nihâyet günün birinde tekrar tekrar duâ etti. Sonra bana: - Ey Âişe, bilir misin? Allah, bana kendisinde şifam olan şeyi bildirdi ki: bana iki kişi geldi (Cibrîl ve Mîkâil). Bunlardan biri baş ucumda, öbürüsü de ayak ucumda oturdu. Ve biri öbürüsüne: bu zâtın hastalığı nedir? diye sordu. O da: sihirlenmiştir, diye cevap verdi. Kim sihir yapmıştır? diye suâline de öbir Melek: Lebîd İbn-i A'sam! diye cevap verdi. Sonra bu sihir ne ile yapılmıştır? diye sordu. O da: Bir tarak, saç ve sakal tarantısı, erkek hurmanın kurumuş çiçek kapçığı ile, diye cevap verdi. Nerede yapılmıştır? Suâline de: Zervan kuyusunda diye cevap verdi. Sonra Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem (bâzı Ashâb ile berâber) çıkıp bu kuyuya gitti. Sonra dönüp geldi. Geldiğinde bana: - Ey Âişe! Kuyunun etrâfındaki hurma ağacının uçları şeytan başları gibidir? buyurdu. Bunun üzerine ben: - Yâ Resûla'llah! Siz o sihri çıkar (ıp çöz) dünüz mü? diye sordum. Resûlullah: - Hayır çıkarmadım. Çünkü Allah bana şifâ verdi. Bir de o sihri çıkarıp çözmekle halk arasında sihir şerrinin şuyûundan endîşe ettim. Sonra kuyunun kapatılmasını emrettim, buyurdu.

Hadis No: 1352

Konu: Şeytanın İnsana Tasallutu;şeytanın Şerrinden Allâh'a Sığınmak
Başlık: Şeytanın Mâhiyeti Ve Bir İğfâl Yolu
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: Sizden her hangi birinize şeytan gelir de: (Şunu) böyle kim yarattı?, (Şunu) böyle kim yarattı?, En sonu: Rabb'ini kim yarattı? d(iye vesvese ver)ir. İmdi şeytanın vesvesesi Rabb'ınıza kadar erişince o vesveseli kişi hemen Eûzü bi'llâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm di (yerek Allah'a sığın)sın! Ve vesveseye son versin!.

Hadis No: 1353

Konu: -
Başlık: Şeytandan İstiâze Edilmesi (2)
Ravi: Abdullâh B. Ömer (212)
Hadis:

Rivâyete göre müşârün-ileyh Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in: [Meşrık tarafına işâret ederek: iyi biliniz ki fitne işte buradadır, fitne buradadır, şeytanın boynuzu doğduğu yerde (şark cihetinde) dir] buyurduğunu işittim, demiştir.

Hadis No: 1354

Konu: Abdullah B. Selâm'ın Müslüman Oluşu, Menkıbeleri;besmele;çocukları Akşam Eve Almak;su Kaplarının Ağzını Örtmek
Başlık: Şeytandan İstiâze Edilmesi (2)
Ravi: Câbir B. Abdullâh (84)
Hadis:

Rivâyete göre Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: (Güneş batıp) gece karanlığı, yâhut gecenin bir kısmı hâsıl olduğu zaman, çocuklarınızı (dışarı çıkmaktan) men' ediniz!. Çünkü şeytanlar o sırada dağılır, (faâliyete geçer) ler. Yatsıdan bir saat geçince de (dışarıdaki) çocuklarınızı (meskeninize) koyunuz!. Ey mü'min, o zaman Allah'ın ismini anarak (Bismi'llâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm diyerek) kapını kapa!. Besmele ile kandilini söndür!, Su kırbanın ağzını Besmele ile bağla!. Yine Besmele ile kap, kacağını kapat! Velevki o kap üzerine enine (tahta parçası gibi) bir şey koysun!

Hadis No: 1355

Konu: Şeytanın Şerrinden Allâh'a Sığınmak (2)
Başlık: Sinirlenmenin Şeytandan Geldiği Ve İstiâze İle Geçeceği
Ravi: Süleymân İbn-i Surad (2)
Hadis:

Rivâyete göre şöyle demiştir: bir kere ben Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem ile berâber oturmakta idim. O sırada iki kişi sövüştüler. Bunlardan birinin (şiddet ve gazabından) yüzü kızarmış ve şah damarları şişmişti. Bunun üzerine Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: - Ben bir kelime bilirim ki: eğer şu kişi o kelimeyi söylesin kendisinde bulunan gazap hâli muhakkak gider. (Evet) o kişi Eûzü bi'llâhi mine'ş-şeytân dese kendisinde bulunan bu hal gider, buyurdu. Orada bulunan Ashâb o kişiye: - Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem şeytandan Allah'a sığın! buyurdu, dediler. O da: - Vay, bende delilik mi var? diye i'tirâz etti.

Hadis No: 1356

Konu: Esnemek
Başlık: Şeytan'la İlgili Hadisler Geldiği (3)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem: [Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu karşılasın. Çünkü sizin biriniz (esnerken mübâlâğa ederek) Haaa deyince şeytan (sevincinden) güler] buyurmuştur.

Hadis No: 1357

Konu: Karışık Rüyâ Görmek;korkulu Rüyâ Görmek;rüyâ;şeytanın Şerrinden Allâh'a Sığınmak
Başlık: Şeytan'la İlgili Hadisler Geldiği (3)
Ravi: Ebû Katâde Hâris B. Rıb'ıyy (13)
Hadis:

Rivâyete göre Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: - (Sûreti ve ta'bîri cihetiyle) güzel rü'yâ Allah'tandır. Fenâ rü'yâ da şeytandandır. Biriniz korkunç yâni karışık rü'yâ gördüğünde hemen sol tarafına tükürüp, üflesin ve o rü'yânın şerrinden Allah'a sığınsın, (Eûzü bi'llâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm, desin!). Bu sûretle o rü'yâ, gören kimseye zarar vermez.

Hadis No: 1358

Konu: Şeytanın İnsana Tasallutu
Başlık: Şeytan'la İlgili Hadisler Geldiği (3)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'in: Sizin biriniz uykusundan uyanıp da abdest aldığında burnundaki nesneyi nefesiyle üç def'a dışarı çıkarsın!. Çünkü şeytan uyuyanın genzinde geceler buyurduğu rivâyet olunmuştur.

Hadis No: 1359

Konu: Ev Yılanları;zehirli Yılanları Öldürmek
Başlık: Yılanların Öldürülmesi Hakkındaki Rivâyetler
Ravi: Abdullâh B. Ömer (212)
Hadis:

Rivâyete göre şöyle demiştir: Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem bir kere minber üzerinde hutbe îrâd ederken şöyle dediğini işittim: Ashâbım, siz yılanları öldürünüz! Ve (husûsiyle) arkasında iki beyaz çizgili cinsiyle kuyruksuz engerek yılanını öldürünüz!. Yılanların bu iki (habîs ve zehirli) cinsi, gözün nûrunu giderir, yüklü kadının da çocuğunu düşürür. Abdullah İbn-i Ömer (diğer bir rivâyette) demiştir ki: bir kere ben bir yılanı öldürmek için onu ta'kîb ediyordum. Ebû Lübâbe: - Onu öldürme! diye bana seslendi. Ben de ona: - Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem yılanları öldürmeyi emretmiştir! dedim. Ebû Lübâbe: - Resûlullah, yılanların umûmiyetle öldürülmesini emrettikten sonra, ev yılanlarını öldürmekten nehyetti. (Beyaz ve zehirsiz olan) bu ev yılanlarını Avâmirdir, uzun zaman evde yaşarlar, dedi.

Hadis No: 1360

Konu: Kendini Beğenmek;kibirlenmek;tevâzu
Başlık: Müslümanların Hayırlı Malı Koyundur
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Küfrün başı şark tarafındadır. Kendini beğenmek, kibirlenmek de at ve deve sâhibleri ile mevâşî sâhibi bedevî fellâhlardadır. Vakar ve tevâzu' ise koyun sâhiplerindendir.

Hadis No: 1361

Konu: İman-islâm;katı Yürekliler
Başlık: Îman Yemenlidir Hadîsinin Ma'nâsı
Ravi: Ebû Mes'ûd Ukbe İbn-i Amr (7)
Hadis:

Rivâyete göre müşârün-ileyh demiştir ki: bir kere Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem eliyle Yemen tarafına işâret etti de buyurdu ki: Îman Yemenlidir, işte şurada. İyi biliniz ki, katı ve kara yürekliler de develerin kuyrukları dibinde onlara haykıran (bedevî) ler içinde bulunur ki, bunlar şeytanın iki boynuzu görülen (şark) tarafındaki Rebîa ve Mudar (halkı) dır.

Hadis No: 1362

Konu: Eşek Anırması;horoz Ötmesi;merkep Anırması;şeytanın Şerrinden Allâh'a Sığınmak
Başlık: Horozlar Öterken Edilen Duâların Kabûl Olunması, O Sırada Meleklerni Horozlara Görünmesi Ve Edilen Duâlara Âmîn Demeleri
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Horozların öttüğünü işittiğinizde (dileklerinizi) Allah'ın fazl-ü kereminden isteyiniz!. Zirâ horozlar melekler görmüşler (de öyle ötmüşler) dir. Merkebin anırmasını işittiğinzde de şeytan (ın şerrin) den Allah'a sığınınız (ve: Eûzü bi'llâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm, deyiniz). Çünkü merkep şeytan görmüş (de öyle anırmış) dır.

Hadis No: 1363

Konu: Fareler
Başlık: Geçmiş Ümmetlerin Mesh Ve Tahvilleri Hakkında Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Benî İsrâil'den bir kavim (mesh olunup) beşer târihinden silindi, yok oldu. Bilinmez ki, o kavm ne (fenâlık) işlemiştir. Ben zannetmem ki, o ümmet fâreden başka bir şeye mesh ve tahvîl edilmiş olsun. Çünkü fâre (içsin) diye (bir yere) deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer. (Ebû Hüreyre der ki:) ben bunu Kâ'bü'l-Ahbâr'a hikâye ettim. O da bana: - Ey Ebû Hüreyre! Sen Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem'den böyle söylediğini işittin mi? diye sordu. Ben de: - Evet işittim, dedim. Sonra Kâ'b tekrar tekrar bana: (Resûlullah'dan böyle söylediğini işittin mi?) diye sordu. Ben de nihâyet (onu reddederek): - Ben sana Tevrât'ı okuyor muyum? (Ben ancak Resûlullah'tan duyduğumu hikâye ediyordum) diye mukabele ettim.

Hadis No: 1364

Konu: Yiyecek İçine Sinek Düşmesi (2)
Başlık: Sinek Hakkında Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: [Sizden birinizin içeceği (ve yiyeceği) içine sinek düştüğü zaman, o kişi o(nun her tarafını) batırsın, sonra çıkarsın, (atsın). Çünkü sineğin iki kanadının birisinde hastalık, öbirisinde de şifâ vardır] buyurmuştur.

Hadis No: 1365

Konu: Hayvanları Sulamak (2)
Başlık: Hayvanları Himâyenin Sevâbı
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyet olunduğuna göre Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: (Bir köpeğe su veren) fâhişe bir kadın (Allah tarafından) mağfiret olunmuştur. (Şöyle ki:) günün birisinde o fâhişe kadın, suyu yakın ve örülmedik kuyu başında bir köpeğe rast gelmiş. Susuzluktan dili sarkarak köpek soluyor, susuzluk onu öldürmeğe yaklaştırmış bulunuyordu. Kadın hemen ayğından ediğini çıkarmış ve onu (başının) yaşmağiyle sıkıca bağlıyarak (kuyuya sarkıtmış) kuyudan su çıkar (ıp köpeği sula) mıştır. Bu sebeple fâhişe kadın mağfiret olunmuştur.

Hadis No: 1366

                                                         Önceki Konu    Sonraki Konu          Sayfa Başı
Forum Son Konular Yazan Mesaj Son Yazan Son Tarih
HERGÜNE BİR DUA resule hasret 25 atakan54 22.02.2013 10:00:07
CUMA NAMAZI. edep ya hu 2 tevhit06 21.02.2012 15:16:31
KİM MEZARDA BİR GECE GEÇİRMEK İSTER zeynep_15 17 mavera27 02.01.2012 14:56:02
Onay Yöntemi Zafer 14 atakan54 22.11.2011 01:35:44
Fikirleriniz... Zafer 30 M.IRMAK 05.06.2011 23:01:42
ANNEM EMİN 7 M.IRMAK 01.06.2011 15:22:50
Dil Vardır.....! siyahzambak 4 dogan002 05.01.2011 11:06:17
BU GECENİN HÜRMETİNE ..! OMER71 10 ahmet01 06.04.2010 17:06:55
sen ve son... mihrim 2 siper2004 25.12.2009 23:54:35
20 saniyede şeytan oyunu edep-haya 23 zehraesma 29.09.2009 19:39:10
HADİS'İ ŞERİF resule hasret 4 zehraesma 29.09.2009 19:27:02
İŞTE BİZİDE GÖREN ALLAH VAR !!! efsane yıllar 5 alacali25 07.06.2009 16:57:55
BU SAYFAYI HADİSLERLE DOLDURALIM kaşif 46 burhanefe71 11.05.2009 20:30:36
ALLAH'A TANRI DENİR Mİ? Ve YARATMAK KELİMESİ mavera02 13 efna 11.05.2009 14:48:54
Bir Kalpte İki Yar Olmaz ahmet21 9 zaza ayaz 12.02.2009 13:21:50
Ziyaretçi:  Sitede şu anda 0 üye ve 71 misafir olmak üzere toplam 71 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugün Tekil:15261  Çoğul:17463  Toplam:85549943  Bugün Üye:0  Dün:0  Toplam:32233  Dün Tekil:25583  Çoğul:28055

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71,
Reklamlar:

Faruki.net