Üye Adż:    Žifre:  (Hatżrla)      Üye Ol              Giriž Sayfasż Yap / Sżk Kullanżlanlara. Ekle

Sahih-i Buhari

1 TECRĪD'İN METNİ
2 KİTĀBÜ'L ĪMĀN
3 KİTĀBÜ'L İLİM
4 KİTĀBÜ'L VUDŪ'
5 KİTĀBÜ'L GUSL
6 KİTĀBÜ'L HAYZ
7 KİTĀBÜ'T TEYEMMÜM
8 KİTĀBU'S SALĀT
9 KİTĀBU MEVĀKĪTİ'S SALĀT
10 BĀBU BED'İ'L EZĀN
11 CUM'A BAHSİ
12 SALĀT İ HAVF BAHSİ
13 İYDEYN BAHSİ
14 VİTİR BAHSİ
15 İSTİSKĀ BAHSİ
16 KÜSŪF BAHSİ
17 SÜCŪD I KUR'ĀN BAHSİ
18 TAKSĪR İ SALĀT BAHSİ
19 TEHECCÜD BAHSİ
20 TERĀVİH NAMAZI
21 İSTİHĀRE HADĪSİ VE DUĀSI
22 MEKKE VE MEDĪNE MESCİDLERİNDE KILINAN NAMAZIN FAZĪLETİ BĀBI
23 SEYYİDÜ'L MÜRSELĪN SALLA'LLĀHU ALEYHİ VE SELLEM'İ ZİYĀRET
24 NAMAZDA İSTİĀNE BAHSİ
25 NAMAZDA SEHİV BAHSİ
26 CENĀZE BAHSİ
27 KİTĀBÜ'Z ZEKĀT
28 SADAKA İ FITIR BAHSİ
29 KİTĀBÜ'L HAC
30 EBVĀBÜ'L ÖMRE
31 EBVĀBÜ'L MUHSAR
32 CEZĀ İ SAYD BĀBI
33 FAZĀİL İ MEDĪNE
34 KİTĀBÜ'S SAVM
35 TERĀVĪH NAMAZI
36 KADİR GECESİ'NİN FAZĪLETİ
37 MESCİDLERDE İ'TİKĀF
38 KİTĀBÜ'L BÜYŪ'
39 İHTİKĀRIN ZEMMİ
40 HİBE BAHSİ
41 MENĪHA FASLI
42 ŞAHĀDET BAHSİ
43 SULH VE İNSANLAR ARASINI ISLAH BAHSİ
44 ŞARTLAR BAHSİ
45 VASIYYETLERİN AHKĀMI BAHSİ
46 CİHAD VE SİYERİN FAZĪLETİ BAHSİ
47 HŪRÜ'L ĪYN VE ONLARIN MÜSTESNĀ SIFATLARI
48 BED'ÜL HALK BAHSİ
49 AHĀDĪS İ ENBİYĀ ALEYHİMÜ'S SALĀTÜ VE'S SELĀM BAHSİ
50 İBRET ĀMİZ BENĪ İSRĀİL KISSALARI
51 KİTĀBÜ'L MENĀKIB
52 KUREYŞ'İN MENĀKIBI BAHSİ
53 HUZĀA KISSASI
54 EBŪ ZERR İ GIFĀRĪ (RADİYA'LLĀHU ANH)İN İSLĀM'I VE ZEMZEM KISSASI
55 PEYGAMBERİMİZİN İSLĀM'A ALENĪ İLK DA'VETİ
56 PEYGAMBERİMİZİN HĀTEMÜ'L ENBİYĀLIĞINI TEBLĪĞ BUYURMASI
57 İSLĀM'DA NÜBÜVVET ALĀMETLERİ
58 AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MU'CİZESİ
59 EBŪ BEKR ES SIDDĪK RADİYA'LLĀHU ANH'İN MENĀKIBI
60 ÖMER İBN İ HATTĀB RADİYA'LLĀHU ANH'İN MENĀKIBI
61 OSMĀN İBN İ AFFĀN RADİYA'LLĀHU ANH
62 ALĪ İBN İ EBĪ TĀLİB RADİYA'LLĀHU ANH
63 ZÜBEYR İBN İ AVVĀM RADİYA'LLĀHU ANH
64 TALHA RADİYA'LLĀHU ANH
65 SA'D İBN İ EBĪ VAKKĀS RADİYA'LLĀHU ANH
66 PEYGAMBERİMİZ'İN DĀMATLARINDAN EBÜ'L ĀS
67 ZEYD İBN İ HĀRİSE İLE OĞLU ÜSĀME RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
68 ABDULLĀH İBNİ ÖMER RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
69 AMMĀR VE HUZEYFE RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
70 EBŪ UBEYDE İBN İ CERRĀH RADİYA'LLĀHU ANH
71 HASEN VE HÜSEYİN RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
72 ABDULLĀH İBN İ ABBĀS RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ
73 HĀLİD İBN İ VELĪD RADİYA'LLĀHU ANH'İN MENĀKIBI
74 SĀLİM İBN İ MA'KIL RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
75 ĀİŞE RADİYA'LLĀHU ANHĀ'NIN FAZĪLETİ
76 MENĀKIB I ENSĀR BAHSİ
77 RESŪL İ EKREM'İN HAZRET İ HADĪCE İLE İZDİVĀCI
78 MEB'ASÜ'N NEBĪ SALLA'LLĀHU ALEYHİ VE SELLEM BĀBI
79 İSRĀ' VE Mİ'RĀC HADĪSİ
80 RESŪLULLĀH İLE ASHĀB'ININ MEDĪNE'YE HİCRETİ BĀBI
81 MEGĀZĪ BAHSİ
82 BÜYÜK BEDİR GAZĀSI
83 BENĪ NADĪR'İN TEHCĪRİ VAK'ASI
84 UHUD GAZĀSI
85 AHZĀB VE HENDEK HARBİ
86 BENĪ KURAYZA SEFERİ
87 HAYBER GAZĀSI
88 ÖMRETÜ'L KAZĀ'
89 MŪTE GAZĀSI
90 MEKKE'NİN FETHİ GAZĀSI
91 HUNEYN SEFERİ
92 ZÜ'L HALASA GAZĀSI
93 SEYFÜ'L BAHR GAZĀSI
94 RESŪL İ EKREM'E GÖNDERİLEN KABĪLELERİN HEY'ETLERİ
95 HACCETÜ'L VEDĀ'
96 TEBŪK GAZĀSI
97 PEYGAMBER'İN KİSRĀ VE KAYSER'E GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR
98 NEBĪ SALLA'LLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İN HASTALIĞI VE VEFATI BAHSİ
99 KUR'ĀN I KERĪMİN TEFSĪRİ BAHSİ
100 EN'ĀM SŪRESİ ĀYETLERİ
101 KUR'ĀN I KERĪMİN FAZĪLETLERİ BAHSİ
102 NİKĀH BAHSİ
103 TEADDÜDÜ ZEVCE BAHSİ
104 KİTĀBÜ'TALĀK
105 NAFAKA BAHSİ
106 TAĀM BAHSİ
107 AKİKA BAHSİ
108 ZEBĪHALARLA AVLARA VE BUNLARA ĒEKİLEN BESMELE BAHSİ
109 SAYDÜ'L BAHR=DENİZ AVI
110 KİTĀBÜ'L ADĀHĪ
111 KİTABÜ'L EŞRİBE
112 KİTABÜ'L MERZĀ
113 KİTĀBÜ'T TIB
114 KİTĀBÜ'L LİBĀS
115 KİTĀBÜ'L EDEB
116 KİTĀBÜ'L LİBĀS;KİTĀBÜ'L EDEB
117 KİTĀBÜ'L İSTİ'ZĀN
118 KİTĀBÜ'L KADER
119 KİTĀBÜ'L EYMĀN
120 KİTĀBÜ'L KEFFĀRĀT
121 KİTĀBÜ'L FARĀİZ
122 KİTĀBÜ'L HUDŪD
123 KİTĀBÜ'L MUHĀRİBĪN
124 KİTĀBÜ'D DİYYĀT
125 RÜ'YĀ TA'BĪRİ BAHSİ
126 KİTĀBÜ'L FİTEN
127 KİTĀBÜ'L AHKĀM
128 KİTĀBÜ'D DA'AVĀT
129 KİTĀBÜ'R RİKAK
130 KİTĀBÜ'T TEMENNĪ
KUR'ĀN-I KERĪMİN TEFSĪRİ BAHSİ
         Bu bölümde toplam 26 Hadisi Şerif var.
Konu: Fātihanın Fazīleti;seb'ul-mesānī
Başlık: Fātiha-i Şerīfe'nin Tefsīri
Ravi: Ebū Saīd-i Hudrī (71)
Hadis:

Rivāyete göre şöyle demiştir: Ben bir kere mescidde namaz kılarken Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem beni ēağırmıştı. Ben de icābet edememiştim. (Namzadan sonra vardığımda): Yā Resūla'llah namaz kılıyordum (geē icābet ettim) diye i'tizār ettim. Bunun üzerine Resūlullah: Allah (Kur'ān'da): Ey mü'minler sizi, Resūlullah kendinize hayat verecek şeylere da'vet ettiği zaman Allah'a ve Resūlüne icābet ediniz! buyurmadımı? dedi. Sonra Resūlullah bana: - Ey Saīd, sen bu mescidden ēıkmazdan önce sana muhakkak bir sūre öğreteceğim ki o, Kur'an'daki sūrelerin (sevāb cihetiyle) en büyüğüdür, buyurdu. Sonra elimi tuttu. Mescidden ēıkmak istediği sıra ben: - Yā Resūla'llah! Sana bir sūre öğreteceğim ki o, Kur'an'daki sūrelerin en büyüğüdür, demedin mi? dedim. Resūlullah: - O sūre ... dir ki (namazlarda) terār olunan yedi āyet ve (bana ihsān olunan) Kur'an'dır buyurdu.

Hadis No: 1672

Konu: Bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;şirk
Başlık: Bakare Sūresi Āyetleri
Ravi: Abdullāh B. Mes'ūd (72)
Hadis:

Rivāyete göre şöyle demiştir: Bir kere Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem'e: Yā Resūla'llah! Allah indinde hangi günah en büyüktür? diye sordum. Resūlullah: Allah seni yarattığı halde Allah'a benzer bir eş uydurmandır, buyurdu. Ben: Hakīkaten bu, büyük (günah)dır, dedim. Sonra hangi (günah büyüktür)? diye sordum. Resūlullah: Seninle berāber yemek yemesinden korkarak ēocuğunu öldürmendir, buyurdu. Bundan sonra hangisi (büyüktür?) dedim. Resūlullah Komşunun haliylesiyle zinālaşmandır buyurdu.

Hadis No: 1673

Konu: Bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;benī İsrāīl'e Veriler Nimetler (2)
Başlık: Gamām, Menn, Selvā
Ravi: Saīd İbn-i Zeyd (2)
Hadis:

Rivāyete göre Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem: Kızılımtırak beyaz mantar, Kudret helvası (gibi Allah'ın külfetsiz ni'metleri) nev'inden bir rızıktır. Suyu da göz ağrısına şifādır buyurmuştur.

Hadis No: 1674

Konu: Bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;benī İsrāīl'e Veriler Nimetler (2)
Başlık: Benī İsrāīl'in Fesādı Benī İsrāīl'in Bir Küstahlığı
Ravi: Ebū Hüreyre (395)
Hadis:

Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivāyet olunmuştur: (Allah tarafından) Benī İsrāīl'e: [Beyt-i Makdis'in kapısından eğilerek (tevāzu'la) giriniz ve: Hıtta = Yā Rab Dileğimiz, günahımızı affetmendir deyiniz.] denildi ve onlar (tersine) kıēları üzere imekliyerek girdiler. Ve (emrolundukları kelimeyi) değiştirip hıtta yerine (istihfāf iēin) ... (mühmel kelimesin)i söylediler.

Hadis No: 1675

Konu: Bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;hz.ali'nin Fazīleti;hz. Peygamber Zamanında Kur'ān-ı Kerīm'i En İyi Bilenler
Başlık: Nesh Āyeti Nesh Hadīsi;nesh-i Şerīat Ve Nesh-i Āyet
Ravi: Abdullāh B. Abbās (160)
Hadis:

Rivāyete göre Ömer radiya'llahu anh şöyle demiştir: Bizim en düzgün Kur'ān okuyanımız Übey (İbn-i Kā'b)dır. En isābetli hüküm verenimiz de Alī (İbn-i Ebī Tālib) dir. Şüphesiz, biz, Übey İbn-i Kā'b'ının usūlü kırāat ve edāsından ēoğunu unutuyoruz. Bununla berāber Übey: Ben Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'den işittiğim hiē birşeyi bırakmam ve unutmam, iddiāsındadır. Halbuki Azīz ve Celīl olan Allahu Teālā: Biz bir āyetten nesheder veya te'hīr edersek... buyurmuştur.

Hadis No: 1676

Konu: Allāh'a Oğul İsnadı;allāh'ı İnkār;bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri
Başlık: Allāhu Teālā'yı Tenzīh
Ravi: Abdullāh B. Abbās (160)
Hadis:

Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Azīz ve Celīl olan Allahu Teālā buyurur ki: (Bāzı) Ādem-oğlu beni yalanlar. Halbuki beni tekzīb etmek ona yakışmazdı. Bāzısı da sebbeder (ülūhiyet sıfatımı tenkīs eder) halbuki bana sebbetmek ona yakışmazdı. Ādem-oğlunun beni tekzībine gelince: O, (öldükten sonra) benim onu eskisi gibi iāde edip yaratmağa gücüm yetmez sanır. Bana sebbetmesi husūsu da Benim oğlum var! demesidir. Halbuki ben zevce veya veled edinmekten uzak bulunuyorum.

Hadis No: 1677

Konu: Bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;hz. Ömer'in İlāhī Hükümlere Uygun Görüşleri;makām-ı İbrāhim
Başlık: Hazreti Ömer'in Üē Dileğinin
Ravi: Enes B. Mālik (245)
Hadis:

Ömer radiya'llahu anh'in şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Üē şey (hakkındaki dileğim), Allah(ın vahyin)e tesādüf etti. Yāhud Rabbim (in vahyi) ben (im dileğim) e muvāfık oldu: 1) Yā Resūla'llah Makam-ı İbrāhim'i namazgāh ittihāz etseniz, dedim. (Bunun üzerine: ... āyeti nāzil oldu) 2) Yine ben: Yā Resūla'llah huzūrunuza (maslahat īcābı) sālih, fāsik kimseler giriyor. (Kadınlarla görüşüyorlar). Ümmehāt-ı Mü'minīn'e (= mü'minlerin anaları olan kadınlarınıza) örtünmelerini emretseniz, dedim. Bunun üzerine de Allah hicāb āyetini gönderdi. 3) Ömer der ki: Bir kere Resūlullah'ın (kıskanēlık gösteren) bāzı kadınlarına darıldığını duymuştum. Bunun üzerine onların yanına giderek: Kadınlar! Ya (bu hıēınlığa) nihāyet verirsiniz, yāhud iyi biliniz ki Allah, sizin yerinize Peygamber'ine sizden daha hayırlı kadınlar verir, dedim. Nihāyet Peygamber'in kadınlarından birisinin (Ümm-i Seleme'nin) yanına varmıştım. Kadın bana: Ey Ömer! Resūlullah kadınlarına öğüt veremez mi ki, sen onlara va'zetmeğe kalkışıyorsun? Öğüt vermeğe ne selāhiyetin var ki, burada bize akıl hocalığı ediyorsun? demişti. Bunun üzerine de Azīz ve Celīl olan Allah: (Ey kadınlar! Şāyet sizi Peygamber boşarsa onun Rabb'i gerektir ki Peygamber'ine sizlerden daha hayırlı öyle zevceler verir ki, onlar müsilm mü'min, itāatli, tevbekār, ibādetli, oruēlu, dul, bākir kadınlardır) meālindeki āyet-i kerīmeyi gönderdi.

Hadis No: 1678

Konu: Bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;tevrat Tefsīri
Başlık: Tevrāt Metninin İbrānī Diliyle Yazılmış Olması Ve Yehūdīler'in Arabca Tefsīrleri
Ravi: Ebū Hüreyre (395)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Ehl-i Kitāb (olan yehūdīler) Tevrāt'ı İbrānīce (metni) ile okurlar, Arab diliyle de müslümanlara tefsīr ederlerdi. Bu hususta Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem Ashābına siz Ehl-i Kitāb (ın sözlerin)i tasdīk, ne de tekzīb ediniz. Ancak: (Biz Allah'a ve bize indirilen Kur'ān'a īmān ettik...) deyiniz, buyurmuştur.

Hadis No: 1679

Konu: Bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;nūh (a.s.);sahābenin Fazīleti
Başlık: Muhammed Ümmetinin Hazret-i Nūh'a Şahādeti
Ravi: Ebū Saīd-i Hudrī (71)
Hadis:

Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurdu rivāyet olunmuştur: Kıyāmet gününde (Allah cānibinden) Nūh (aleyhi's-selām) ēağırılacak. Nūh: Yā Rab davetine icābet ettim, dīvānına geldim, fermānına āmādeyim diyecek. Allahu Teālā: (Emirlerimi ümmetime) teblīğ ettin mi? diye soracak. Nūh da: Evet ettim, diyecek. Bunun üzerine Allahu Teālā Nūh'un ümmetine Nūh size teblīğ etti mi? diye soracak. Nūh'un ümmeti de: Bizi öyle āhiret azābından korkutan bir peygamber gelmedi, diyecekler. Bunun üzerine Cenāb-ı Hak Nūh'a: Ey Nūh! Teblīğ ettiğine kim şahādet eder? diye soracak. O da: Muhammed ümmeti, diye cevāb verecek. Sonra Muhammed'le ümmeti Nūh'un, ümmetine Allah'ın ahkāmını teblīğ ettiğine şahādet edecekler. Peygamberiniz de sizin üzerinize bir şāhid olacaktır. (Resūl-i Ekrem buyurur ki:) İşte şu beyanım, ... kavl-i şerīfinin mazmūnudur.

Hadis No: 1680

Konu: Bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;vakfe
Başlık: Hums Ādeti Ve Müzdelife Vakfesi
Ravi: Ümmü'l-mü'minīn Āişe (234)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Kureyş ile Kureyş dīninde olan (Benī Amr, Sakīf, Huzāa) müşrikleri (cāhiliyet devrinde) Müzdelife'de vakfe ederlerdi. Ve bunlara Hums (dinī hamāset) denilirdi. Bunlardan olmıyan Arab hacıları ise Arafat'ta vakfe ederlerdi. İslām devri hulūl edince Allahu Teālā, Peygamber'i salla'llahu aleyhi ve sellem'e Arafat'a gitmesini ve orada vakfe edip sonra oradan dönmesini emretti.

Hadis No: 1681

Konu: Bakara Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;dilencilik;gerēek Fakir
Başlık: Bakara 273 Nolu Āyetin Tefsīri
Ravi: Ebū Hüreyre (395)
Hadis:

Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivāyet olunmuştur: (Kur'ān'da adı geēen) Miskin (halkı dolaşıp) halkının kendisine bir hurma, bir iki lokma (yiyecek) verdiği şu (dilence makulesi) kimseler değildir. Hakīkī miskīn, (kendisini geēindirecek nafakaya mālik olmadığı halde) halka el aēıp istemekten ēekinen şu iffet sāhibleridir. İsterseniz (Kur'ānın tarīf ve tavsīfini de) okuyunuz: (Buhārī'nin şeydi Saīd İbn-i Ebī Meryem der ki:) Ebū Hüreyre: İsterseniz okuyunuz! söziyle: Onlar nāstan isrār ile istemezler! meālindeki kavl-i şerifi kasdetmiştir.

Hadis No: 1683

Konu: Āl-i İmrān Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;müteşābih Āyetlere Uyanlar
Başlık: Āl-i İmrān Sūresi Āyetleri
Ravi: Ümmü'l-mü'minīn Āişe (234)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem (Āl-i İmrān) Sūresi'nin: (Allah,) O Zü'l-Celāl'dir ki sana bu (mukaddes) kitābı indirdi. O (nun āyetlerin) den bir kısmı muhkem (āyet) lerdir (meālindeki) kavl-i şerīfiyle başlayan āyetini (ve hakīkaten hüsn-i nazār ve zekā sāhiblerinden başkası da düşünüp anlıyamaz) cümlesine kadar okudu. Hazret-i Āişe der ki: (Bundan sonra) Resūlullah Salla'llahu aleyhi ve sellem bana: Yā Āişe Kur'ān'ın (yalnız) müteşābih āyetlerine uyan şu dalālet sāhiblerini gördüğünde -ki, Allah onları (Kur'ān'da) zikr ve zem etmiştir- onlardan sakınınız! buyurdu.

Hadis No: 1684

Konu: Āl-i İmrān Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;dāvada Delil İstenmesi;yalan Yere Yemin;yemin Sanığa Düşer
Başlık: Yemīn Āyeti Ve Hadīsi
Ravi: Abdullāh B. Abbās (160)
Hadis:

Rivāyet göre bir kere İbn-i Abbās'a iki kadının dā'vāsı arzolunmuştu. Bu kadınlar bir evde mest gibi sahtiyan metāı dikerlerdi. Bunlardan birisinin el ayasına öbür kadın tarafından bīz batırılmakla mecrūh kadın evden ēıkıp mücrim kadın aleyhine da'vā etti. Kadınların bu da'vāsı İbn-i Abbās'a arzolundu. (Duruşma sırasında müddeī kadının beyyinesi ve şāhidi bulunmadığından müdde-i aleyhe yemīn etmek düşmüştü. Yalan yere yemīn etmesini önlemek iēin) İbn-i Abbās Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu hikāye etmiştir. Eğer nās mücerred da'vālariyle (beyyinesiz, şāhidsiz) hak kazanacak olurlarsa kavmin malları, canları zāyi' olur. (Bināenaleyh müddeīden beyyine isteyiniz). Müddea-aleyhe (yemīn tevcīh ettiğinde de) Allah adına (yalan yere) yemīn etmenin fenālığını (önce kendisine) hatırlatınız! Ve ona şu āyeti de: Allah'ın ahdini ve kendi yemīnlerini az bir paraya değişenler yok mu? İşte bunların āhirette hiē nasibi yoktur!. diye okuyunuz. Bu āyet-i kerīmedeki tahzīrler müddea-aleyh kadına okunup anlatılınca derhāl cürmünü i'tirāf etmiştir. (Bu da'vāda müddeī kadın dā'vānın ibtidāsında cürmün müddea aleyh tarafından īka' edildiğine dāir yemīn etmek istedi ise de) İbn-i Abbās müddeī kadına da: Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem: Yemīn müddea-aleyhe düşe (n bir hak dı)r buyurdu, diye cevāb verdi.

Hadis No: 1685

Konu: Āl-i İmrān Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;ibrāhim (a.s)
Başlık: Āl-i İmrān Suresi 173 Nolu Āyeti
Ravi: Abdullāh B. Abbās (160)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Allah bize yetişir o ne güzel vekīldir kelāmını İbrāhīm Salāvatu'llahi aleyh Nemrūd'un ateşine atıldığı sırada söylemiştir. Bir de Muhammed salla'llahu aleyhi ve sellem -kendisiyle Ashābından bāzı kimselere müşrikler alyehinizde toplandılar, dedikleri ve bu sūretle müslümanları korkutmak istedikleri zaman- söylemiştir. Halbuki bu korkutmak teşebbüsü müslümanları īmānlarını ve irādelerini arttırmıştı ve ... demişlerdi.

Hadis No: 1686

Konu: Āl-i İmrān Sūresi Āyetlerinin Tefsīri (3)
Başlık: Yehūdīlerin Ve Münāfıkların Müslümanlara Ezāları Bu Bābda Üsāme Hadīsi
Ravi: Üsāme B. Zeyd B. Hārise (15)
Hadis:

Rivāyete göre, Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem Bedir vak'asından önce bir gün Fedek dokuması kaplı saēaklı palan vurulmuş bir merkeb üzerine binip (henüz ēocuk bulunan) Üsāme İbn-i Zeyd'i terkisine alarak Hāris İbn-i Hazreē mahallesinde (ki evinde hasta bulunan) Sa'd İbn-i Ubāde'yi iyādeye gitmişti. Giderken yolda Abdullah İbn-i Übey İbn-i Selūl'ün iēinde bulunduğu meclise uğradı. Bu vak'a Abdullah İbn-i Übey müslümān olmazdan evvel idi. Bu mecliste müslümanlardan, puta tapan müşriklerden, yahūdīlerden karışık birtakım kimseler vardı. Abdullah İbn-i Revāha da bu meclisde bulunuyordu. Merkebin kaldırdığı toz, meclisi kaplamakla Abdullah İbn-i Übey kaftaniyle burnunu kapadı. Sonra: Bizim üzerimizi tozlatmayınız, dedi, Resūlullah onlara selām verdi. Sonra da orada durup merkebden indi ve onları İslām'a da'vet etti ve onlara Kur'ān okudu. Bunun üzerine Abdullah İbn-i Übey: - Ey kişi! Bu söylediklerin hak ve gerēekse bunlardan güzel bir şey olamaz. Fakat bizim meclisimize gelip de bizi bununla ezālandırma. Kendi menziline git, sana gelen olursa ona anlat, dedi. Bunun üzerine (büyük şāir) Abdullah İbn-i Revāha: - Yā Resūla'llah (İbn-i Übeyy'e bakma) meclislerimiz (e her zaman teşrīf buyur, huzūrunuz) da bizi Kur'ān (ın belāgati) ile ört, onun nurlariyle bürü. Biz duānızı, Kur'ān okumanızı ēok severiz, dedi. Bunun üzerine müslümanlarla müşrikler, yahūdīler sövüşmeye başladılar. Hattā birbirlerini öldürmeye yaklaştılar. Resūlullah ise onları dāimā teskīn buyurdu. Nihāyet yatıştılar. Sonra Resūl-i Ekrem merkebine binip yürüdü. En sonu Sa'd Resūl-i Ekrem merkebine binip yürüdü. En sonu Sa'd İbn-i Ubāde'nin evine varıp girdi. Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem (Ensār'ın ve Hazrec kabīlesinin ulularından olan) Sa'd'e: - Ey Sa'd! -Abdullah İbn-i Übeyy'i kasdederek- Ebū Hubāb'ın ne söylediğini duymadın mı? (Duymuş ol ki) o, şöyle şöyle söyledi (diye biraz önce geēen vak'ayı anlattı) Sa'd İbn-i Ubāde: - Yā Resūla'llah! Siz İbn-i Übeyy'in kusūrunu affedin, biraz da ma'zūr görün. Sana Kur'ān indiren Cenab-ı Hakk'a yemīn ederim ki, Allah'ın irādesi size nübüvvet vermek sūretiyle tecellī etti. Halbuki şu beldecik (Medīne) halkı İbn-i Übeyy(in başın) a tac giydirmeğe üzerine de melīke mahsūs sarık sarmağa, (bu sūretle kendilerine melik edinmeğe) hazırlanmışlardı. Vaktāki Allahu Teālā size ihsān buyurduğu hakk-ı nübüvvetle onların bu tasavvurlarını mümteni' bir hāle koydu. Bu mahrūmiyetle İbn-i Übey mahzūn ve mükedder oldu. Yā Resūla'llah! İşte bu kederle İbn-i Übey gördüğünüz ēirkin harekette bulunmuştur. (Siz afv buyurunuz) dedi. Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem de afvetti. Esāsen Resūlullah ile Ashābı bu husūsda vārid olan Allah'ın emri veēhile gerek müşriklerin, gerek ehl-i kitābın kusurlarını avf edip ezālarına sabrediyorlardı. En sonu Allahu Teālā (tedāfüī) harbe izin verdi. Bu müsāade üzerine. Resūlallah Bedir gazāsını ihtiyār edip Allahu Teālā İslām ordusunun eliyle Kureyş müşriklerinin azmanlarını öldürünce İbn-i Übey İbn-i Selūl ile, onun, müşriklerden ve putlara tapanlardan yardakēıları: - Artık Bedir vak'ası Müslümanlığa teveccüh etmiş aēık bir galebedir, dediler ve Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'e İslām üzere bīat edip müslüman oldular.

Hadis No: 1687

Konu: Āl-i İmrān Sūresi Āyetlerinin Tefsīri (3)
Başlık: Abdullāh İbn-i Abbās Hadīsi
Ravi: Abdullāh B. Abbās (160)
Hadis:

Rivāyete göre (Medīne vālisi Mervān tarafından kapıcısı Rāfi' vāsıtasiyle) İbn-i Abbās'dan şöyle bir sorgu soruldu: - (Kur'ān'da bildirildiği üzere) kendisine verilen dünyālıkla ferahlanan ve yapmadığı bir işle medh olunmağa sevinen her (müslüman) kişi azāb olunacak ise bütün müslümanlar her halde azāb olunacak (demek) dir? İbn-i Abbās bu sūale şöyle cevāb vermiştir: (Āl-i İmrān Sūresi'ndeki) bu āyetle sizin aranızda ne münāsebet var? (Bu āyet yahūdīler hakkında nāzil olmuştur). Bir kere Resūlullah yahūdīleri ēağırıp onlara (Tevrat'taki evsāfına dāir) bir suāl sordu. Onlar da suālin hakīkī cevābını sakladılar da onun başkasını haber verdiler. Bununla berāber verdikleri bu cevāb ile Resūlullah ındinde takdīr de olunduklarını sandılar ve hakīkati gizliyerek verdikleri cevāba sevindiler.

Hadis No: 1689

Konu: Başlık;mehir;nisā Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;yetimler
Başlık: Nisā' Sūresi Āyetleri Yetīm Malının Sıyāneti Bu Bābda Hazret-i Āişe Hadīsi
Ravi: Ümmü'l-mü'minīn Āişe (234)
Hadis:

Rivāyete göre (bir kere hemşīre-zādesi) Urve, Azīz ve Celīl olan Allah'ın: (Yetimlerin haklarına adālet edemiyeceğinizden korkarsanız) kavl-i şerīflerinin tefsīrini sordu. Āişe Hazretleri; şöyle cevāb verdi. Ey hemşīremoğlu, āyetteki yetāma ile murād olunan, öksüz kızdır ki, o, velīsinin velāyet ve vesāyeti altında bulunup māl hissesinde velīye ortak olur. Ve māli, cemāli velīsinin hoşuna gider. Bu cihetle o sene velīsi onu zevce edinmek ister. Fakat mihrinde adālet etmek ve başkasının verdiği kadar mihir vermek istemez. İşte (bu āyette) o ēeşit velīlerin velāyeti altındaki yetīme kızları -haklarında adālet ve onların mihirlerini en yüksek mıkdārına yükseltmedikēe- nikāh etmeleri nehiy olunup bunlardan başka kendilerine halāl olan kadınlardan nikāh etmeleri emrolunmuştur. Hazret-i Āişe (rivāyetine devām ederek) der ki: Bu āyet nāzil olduktan sonra nās, Resūlullah'a istiftā edip sordular. Bunun üzerine Azīz ve Celīl olan Allahu Teālā'da şu āyeti inzāl buyurdu: Habībim senden kadınlar hakkınd fetvā isterler. Onlara de ki. kadınlar (ın mīrāsı) hakkındaki fetvāyı Allah size veriyor. Kur'ān'da size karşı okunan āyetlerde şol kadınlardan öksüz kızları hakkındadır ki: onlara (ya māline ve güzelliğine imrenip nikāh ettiği halde) mihr-i mislini vermeyiniz ve (yāhud fakir ve ēirkin diye) nikāh etmek istemeyiniz!. Hazret-i Āişe (rivāyetine devāmla) der ki: Azīz ve Celīl olan Allah'ın: ... cümlesinin medlūlü, velāyetindeki öksüz kızcağızın māli ve güzelliği az olunca onu nikāh etmek istemişdir. Hazret-i Āişe der ki: Bu māl ve cemāli fakir olan öksüz kızlara rağbet etmediklerinden dolayı malına ve cemāline rağbet ettikleri yetīm kızları -adālete riāyet etmedikēe- nikāh etmekden evliyā-yı yetīm nehiy olundular.

Hadis No: 1690

Konu: Hasta Ziyāreti;nisā Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;verāset
Başlık: Mīrās Āyetleri Bu Bābdaki Cābir Hadīsi
Ravi: Cābir B. Abdullāh (84)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Beni bir hastalığımda Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem Ebū Bekr radiya'llahu anh ile berāber yaya olarak Benī Selime (yurdun) daki evime gelerek ziyāret etmişlerdi. Resūlullah beni bir şey anlamaz derecede baygın bulmuştu. Bunun üzerine (abdest) suyu isteyip abdest almış sonra abdest suyundan bir mikdārını benim üzeriem serpmişti. Hemen ben ayıldım ve: Yā Resūla'llah! Mālimde (verāset husūsunda) ne sūretle tasarruf etmemi emredersiniz? diye sordum. (Şu meāldeki): Allah ēocuklarınız hakkında mīrāsı emrediyor! kavl-i şerīfi nāzil oldu.

Hadis No: 1691

Konu: Kur'ān-ı Kerīm Dinlemek;kur'ān-ı Kerīm Okurken Ağlamak;nisā Sūresi Āyetlerinin Tefsīri
Başlık: İbn-i Mes'ūd'un Peygamberimize Nisā' Sūresi'ni Okuması
Ravi: Abdullāh B. Mes'ūd (72)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Bir kere Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem bana: Ey İbn-i Mes'ūd haydi bana Kur'ān oku, diye emretti. Ben de: - Yā Resūla'llah! Kur'ān sana gönderildiği halde onu size nasıl okuyacağım? dedim. Resūl-i Ekrem: - Kur'ān'ı ben başkasından işitmeği ēok hoşlanırım, buyurdu. Ben de Sūre-i Nisā'yı okumağa başladım. Okurken ... āyetine gelince Resūl-i Ekrem: - Sus, buyurdu. O sırada gördüm, ki Resūlullah'ın iki gözü yaş döküyordu.

Hadis No: 1693

Konu: Bedir Gazāsı;nisā Sūresi Āyetlerinin Tefsīri
Başlık: Medīne'ye Hicret Etmiyen Münāfıkların Fecī Ākıbetleri
Ravi: Abdullāh B. Abbās (160)
Hadis:

Rivāyete göre müslümanlardan (Mekke'de kalıp hicret etmiyen) bir takım kimseler Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem zamānında müşriklerle berāber olarak onların şirk cāmiasını ēoğaltıyorlardı. Bedir harbi sırasında düşman safları arasında bulunan bunlara ok atılıyor ve atılan ok varıp bunlardan birisine dokunarak öldürüyordu. Bunun üzerine Azīz ve Celīl olan Allahu Teālā'nın: ... kavl-i şerīfi nāzil oldu.

Hadis No: 1694

Konu: Nisā Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;yūnus (a.s)
Başlık: Hazret-i Yūnus'un Bir Menkabesi
Ravi: Ebū Hüreyre (395)
Hadis:

Rivāyete göre Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem: Her kim ben Yūnus bin Mettā'dan hayırlıyım derse yalan söylemiştir buyurmuştur.

Hadis No: 1695

Konu: Hz. Peygamber'in Tebliğleri;mā'ide Sūresi Āyetlerinin Tefsīri
Başlık: Māide Sūresi Āyetleri Resūl-i Ekrem'in Teblīğ-i Ahkāmda Sadākati Hiē Bir Hakīkat Saklanmamıştır
Ravi: Ümmü'l-mü'minīn Āişe (234)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Her kim sana Muhammed salla'llahu aleyhi ve sellem Allah'ın ona gönderdiği İslāmī umdelerden bir şeyi sakladı (teblīğ etmedi) derse, muhakkak ki o yalan söylemiştir. Ēünkü Allahu Teālā bana: Ey Peygamberim, sana Rabbin tarafından indirilenlerin hepsini tebliğ et! diye emrederdi.

Hadis No: 1696

Konu: İğdiş Edilme;mā'ide Sūresi Āyetlerinin Tefsīri;mut'a Nikāhı
Başlık: Hadımlıktan Nehiy Hadīsi
Ravi: Abdullāh B. Mes'ūd (72)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Biz Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem ile berāber gazāya giderdik. Bizim yanımızda kadınlar bulunmazdı. (Cins-i münāsebete şiddetli ihtiyāē duyardık.) Bunun üzerine: Yā Resūla'llah: Erkekliklerimizi ēıkarıp hadım olalım mı? diye sorduk. Resūlullah bizi iydişlenmekten nehyetti. Bundan sonra (muayyen bir zamān iēin) elbīse (gibi ücret mukabilinde) kadın eş almamıza izin verdi. Bundan sonra Abdullah İbn-i Mes'ūd ... āyetini okudu.

Hadis No: 1697

Konu: İēkinin Haram Kılınması;mā'ide Sūresi Āyetlerinin Tefsīri
Başlık: Şarabın Sūret-i Tahrīmi
Ravi: Enes B. Mālik (245)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: (İēkinin harām kılındığı sırada) bizde Fadīh denilen (ve hurma koruğundan ateşde kaynatılmadan yapılan) iēkiden başka hamr nāmına başka bir şey yoktu. (Tahrīm günü) ben (babalığım Ebū Talha'nın evinde) Ebū Talha ile falan ve falan Sahābe'ye Fadīh dağıtıyordum. O sırada hemen birisi geldi. Ve: Haberiniz yok mu? dedi. Meclisde bulunanlar: O da ne haberi? diye sordular. O da: İēki harām kılındı, dedi. İşret yārānı bana: Ey Enes küp büyüklüğüne yakın cesāmetteki şarāb destilerini dök, diye emrettiler. Ve ben de emirlerini yerine getirdim. Enes İbn-i Mālik der ki: Bu bir adamın sözü üzerine meclisde bulunanlar şarabın nasıl ve ne zaman harām kılındığını araştırmaya lüzum görmediler ve o adamın haberinden sonra hiē şarab iēmediler.

Hadis No: 1698

Konu: Mā'ide Sūresi Āyetlerinin Tefsīri (2)
Başlık: Resūl-i Ekrem'e Lüzumsuz Suāl Sorulmasının Nehyolunması
Ravi: Enes B. Mālik (245)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Bir kere Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem bir hutbe īrād etmişti ki, ben Resūlullah'ın o hutbesi kadar müessir bir hutbe hiē işitmedim. O hutbesinde Resūlullah (ezcümle): Ey Ashāb'ım! Benim bildiğim hakayık-ı kāinātı siz bilseydiniz muhakkak az gülerdiniz ve hiē şüphesiz, ēok ağalardınız, buyurmuştu. Bu hitābe üzerine Resūlullah'ın Ashāb'ı yüzlerine elbīselerin örtüp -iēten gelen bir enīn ile- ağlıyorlardı. Bu umūmī teessür sırasında birisi: Yā Resūla'llah babam kimdir? diye sordu. Resūl-i Ekrem: Baban filāndır diye cevāb verdi. Bunun üzerine ünvāndaki āyet nāzil oldu.

Hadis No: 1699

Konu: Mā'ide Sūresi Āyetlerinin Tefsīri (2)
Başlık: Dünyā Ve Āhiret'te Fāidesiz Suallerden Tahzīr Olunması
Ravi: Abdullāh B. Abbās (160)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'e bir kısım kimseler istihzā iēin suāl sorarlardı. Kimi: Babam kimdir? diyordu. Kimi devesini kaybedip devem nerededir? der idi. Bunun üzerine Azīz ve Celīl olan Allahu Teālā tamamlayıncıya kadar şu āyeti inzāl buyurdu. (Āyetin tamāmı unvānımızda terceme olundu. Bakınız.)

Hadis No: 1700

                                                         Önceki Konu    Sonraki Konu          Sayfa Başı
Forum Son Konular Yazan Mesaj Son Yazan Son Tarih
HERGÜNE BİR DUA resule hasret 25 atakan54 22.02.2013 10:00:07
CUMA NAMAZI. edep ya hu 2 tevhit06 21.02.2012 15:16:31
KİM MEZARDA BİR GECE GEĒİRMEK İSTER zeynep_15 17 mavera27 02.01.2012 14:56:02
Onay Yöntemi Zafer 14 atakan54 22.11.2011 01:35:44
Fikirleriniz... Zafer 30 M.IRMAK 05.06.2011 23:01:42
ANNEM EMİN 7 M.IRMAK 01.06.2011 15:22:50
Dil Vardır.....! siyahzambak 4 dogan002 05.01.2011 11:06:17
BU GECENİN HÜRMETİNE ..! OMER71 10 ahmet01 06.04.2010 17:06:55
sen ve son... mihrim 2 siper2004 25.12.2009 23:54:35
20 saniyede şeytan oyunu edep-haya 23 zehraesma 29.09.2009 19:39:10
HADİS'İ ŞERİF resule hasret 4 zehraesma 29.09.2009 19:27:02
İŞTE BİZİDE GÖREN ALLAH VAR !!! efsane yıllar 5 alacali25 07.06.2009 16:57:55
BU SAYFAYI HADİSLERLE DOLDURALIM kaşif 46 burhanefe71 11.05.2009 20:30:36
ALLAH'A TANRI DENİR Mİ? Ve YARATMAK KELİMESİ mavera02 13 efna 11.05.2009 14:48:54
Bir Kalpte İki Yar Olmaz ahmet21 9 zaza ayaz 12.02.2009 13:21:50
Ziyaretēi:  Sitede žu anda 0 üye ve 70 misafir olmak üzere toplam 70 kiži bulunuyor.

Żstatistikler:  Bugün Tekil:15828  Ēošul:18115  Toplam:85550595  Bugün Üye:0  Dün:0  Toplam:32233  Dün Tekil:25583  Ēošul:28055

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70,
Reklamlar:

Faruki.net