Üye Adı:    Şifre:  (Hatırla)      Üye Ol              Giriş Sayfası Yap / Sık Kullanılanlara. Ekle
  Sevdalara.net  
Anasayfa.
Forum.
Sohbet.
Şiir Bölümü
Ziyaretçi Defteri
İletişim
Kuran-ı Kerim
Arapça Metni
Türkçe Meali
Kuran Tefsiri
Hatim Dinle
Meal Dinle
Tecvid Dersleri
Kitap Arşivi
Sahih-i Buhari
Kütüb-i Sitte
Riyazus Salihin
Sünen-i Nesai
İslam İlmihali
Mektubat-ı Rabbani
Gönül Sultanları
Peygamberler
Ashab-Ehlibeyt
Oniki İmamlar
Allah Dostları
Mp3/Video
İlahi/Ezgi
Klip/Video
Sunumlar
Download
Gönül Sultanları:
Hz. Zeyneb Bint-i Cah (R.Anh�)
HZ. ZEYNEB BİNTİ CAHŞ (R.Anha)
        Hz. Rasullah'a eş olabilme şerefine nail olan; cihan kadınlarının efendisi, cömertliği, dindarlığı, çalışkanlığı ile örnek olan güzel annelerimizden biride Hz. Zeyneb binti Cahş'dır.

        Hz. Zeyneb annemizin hayatını okuduğumuzda çok farklı boyutlar, düşünceler içerisine girebilir, Allah'a ve Rasûlüne itaatin en güzelini müşahede ederek, Allah sevgisi ve yakınlığı için cennet gülleri olan annelerimizin sicim sicim döktükleri gözyaşlarını hissedebiliriz.

        Hz. Rasûllah'ın eşlerinin hepsi birbirinden güzel, hepsi nadide birer güldüler. Ama bu eşler arasında Hz. Zeyneb annemiz daha farklı bir yeri vardı. Çünkü, O'nun hem Rasûlullah ile hem de Hz. Zeyd ile yapmış oldukları izdivaç, ilahi vahiyle yön bulan ve onların şahsında tüm Müslümanlara hükümlerin yer aldığı bir evlilikti.

        O'nun hayatını iki bölüm şeklinde ele alırsak; birinci bölümde Allah'a ve Rasûlüne gerçek itaatin ne olduğunu, ikinci bölümde ise itaatin getirdiği güzellikleri, nimetleri öğrenebilme fırsatımız olur.         Hz. Zeyneb, Hz.Rasûlullah'ın halası Ümeyye Binti Abdulmuttalib'in kızıdır. İsmi Zeyneb künyesi Ümmü'l-Hakem olup, Beni Ese'd kabilesine mensup idi. Medine'nin en güzel genç kızlarından biri olan Hz. Zeyneb asil bir soya sahip idi.(1) 'Sabiku'l-evvelin' denen ilk müslümanlar arasında yer alan Hz. Zeyneb annemiz, Mekke'den Medine'ye hicret eden kutlu hanım sahabilerin de içerisinde yer almıştı.(2)

        Hz. Zeyneb Annemiz iki evlilik yapmışlardır. Bu iki evlilikte büyük şeref ki, biri Hz. Rasûlullah, diğeri Cenab-ı Hakk tarafından emredilmiştir. İkisinde de çok büyük sırlar ve güzellikler gizlidir. O'nun ilk eşi Fahri Kainat Efendimiz'in azatlı kölesi olan Hz. Zeyd b. Harise'dir. Hz. Resulullah Hz. Zeyd'i çok severdi. Bu nedenle O'nu âzât edip evlatlık edinmişlerdi. Kendileri Hz. Rasûlullah (s.a.v.)'in oğlu olarak bilinip, Zeyd bin Muhammed diye çağrılırdı.

        Hz. Rasûlullah (s.a.v.) çok sevdiği Hz. Zeyd' halasının kızı olan Zeyneb'i uygun görüp dünürlük yapmışlardı. Ancak ilk seferde bu teklifi Hz. Zeyneb Annemiz kabul etmemişlerdir. Zira O çok asil bir soydan geliyordu. Hz. Rasûlullah (s.a.v.)'in kendisine münasip bulduğu şahıs ise azatlı bir köleydi. Bu nedenle O ilk önce bu evliliğe karşı çıkarak Hz. Peygambere şöyle söyledi:

        -Ya Rasûlullah! Ben senin halanın kızıyım, Ona varmaya razı değilim. Ben, Kureyşliyim dedi. Bunun üzerine Ahzab süresi 36. Ayeti kerimesi nazil oldu. "Hiçbir mü'min erkek ve kadın için, Allah ve Rasul'ü bir işe hüküm verince seçme hakkı yoktur." Mümin kadınların vasıflarını her haliyle taşıyan Hz. Zeyneb, ilahi hükme itaatini göstermek için bu evliliğe razı oldu. Ancak nikah merasimi tamamlandıktan sonra da bu evlilikten hoşlanmamıştı. Hatta "kendi şahsım için olsaydı, rıza göstermezdim''diyordu. Yani şahsım için değil de İslam hükmünü herkes anlasın diye evlenmeye razı oldum. Bu eşsiz davranışıyla o insanların hayatlarında en önemli kararlardan biri olan evlilik hususunda nefsi arzu ve isteklerini Hz. Rasûlullah'a tâbi kılıyordu.

        Bu şekilde başlayan evliliğin üzerinden tahminen bir sene kadar geçmişti. Ama ne Hz. Zeyd, ne de Hz. Zeyneb birbiri arasında sıcak bir bağ kuramamıştı. Hz. Zeyneb çok dindar ve Allah'tan korkan bir kadındı. Ancak güzelliği ve sülalesiyle iftihar ediyor bir köle ile evlenmeyi hazmedemiyordu. Bu nedenle Hz. Zeyd mutsuzdu. Bu duruma bir süre sabretti. Hz. Zeyd sonunda Rasûlullah'a varıp Zeyneb'den ayrılmak istediğini arz eyledi. Allah Rasulü bunu nefsinde uygun gördüğü halde, birdenbire müsaade etmeyerek, "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork." buyurdu.(3) Hz. Zeyd Allah Rasûlü'nün bu tavsiyelerine tabi olarak geri döndü ise de bir müddet sonra ayrılmaktan başka çare kalmadığını gördü ve Hz.Zeyneb'i boşadı. Burda Allah Rasulünün onların evliliklerinin bitimini uygun gördüğü halde devamını istemesi çok ince ve hikmetli bir bilgi içermektedir. Zira, Hz. Ali bin. Hüseyin'den gelen bir rivayetle, Allah Rasûlü'ne ileride Zeyneb'in hanımı olacağı bildirildiği nakledilmiştir.(4)

        "(Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir."(5)

        Bu Ayeti kerime'deki 'insanlardan çekinerek içinde gizliyordun.' ibaresi, Hz. Rasûlullah'ın kendisine bildirilen bu evlilik üzerine düştüğü sıkıntıyı bildirir. Zira Allah Rasulü evlatlığı olan Zeyd'in hatırını sayıyor, münafıkların dedikodularını düşünüyordu. Ancak Allah, Peygamberine insanlara açıklamaktan çekindiği bir evliliği yapması emrediyordu. İddeti dolunca, Hz. Rasûlullah emri yerine getirmek için Hz. Zeyneb'le nikahlanmak istedi. Ancak münafıklar fitneler çıkarıyorlardı. Zira bir baba evlatlığının hanımı ile evlenemez diye cahiliye adetlerini öne sürüyorlardı. Bunun üzerine Ahzab suresi 40. Ayeti nazil oldu; "Muhammed sizin adamlarınızdan hiç birinin babası değildir. Ama Allah'ın Rasûlü ve Peygamberlerin sonuncusudur." Bu ayetle evlatlık müessesi kaldırılıyor bu da bizzat Hz. Peygamberin tatbikatıyla oluyordu.

        Bu ilahi emri Hz. Rasûlullah Zeyneb'e müjdelemek için Hz. Zeyd'i görevlendirmişti. Şu bağlılığa bakın ki, bu görevi alan zat. Hz. Rasûlullah'ın evliliklerine aracı olduğu, boşanmalarını arzu etmediği Hz. Zeyd'dir. Kamil bir imanla dopdolu olan Hz. Zeyd, hemen koşup bu müjdeyi Hz. Zeyneb'e haber veriyordu. Cihan güneşine eş olabilme şerefine eren Hz. Zeyneb, hemen şükür secdesine kapanmış, sonrada iki ay oruç tutarak hamdını zikretmiştir.

        Bu nikahı Allah(c.c.) ayetiyle emretmiş ve katında kıymıştır. Bu şerefe nail olan Annemi: -Ya Rasûlullah, ben sizin kadınlarınızın hiç birine benzemem. Bu hatunlarınız içinde hiçbirisi benim gibi değildir. Bunların hepsinde nikahlarını babaları, kardeşleri yahud da aileleri veya vekilleri kıymıştır. Yalnız benim nikahım melekutta(hakikat aleminde) kıyılmış ve zatı saadetlerine zevceliğim Hak Teala tarafından size bildirilmiştir." buyurdu.(6)

        Cenab-ı Hakk'ın O'na verdiği bu şerefi Hz. Aişe Annemiz şöyle açıklar: "İşlerin en büyüğü ve en üstünü Zeyneb'e yapılandır ki, Allah Onu gökte nikahlamıştır. Zeyneb bunula iftihar edecek övünecektir."         Hz. Rasûlullah (s.a.v.) izdivaçlarının hiç birisinde hazırlatmadığı bir velime hazırlatarak, nikahın ardından bir düğün yemeği vermişti. Ayrıca Ümü Süleym(r.anha), oğlu Enes ile Hz. Rasûlullah'a göndermiş olduğu iki kişilik bir yemek 300 kişiyi bulan davetlilerin tümüne Rasûlullah'ın duasının bereketiyle doyasıya yetmiştir.(7)         Yemekten sonra misafirlerden bir kısmı oturup çene çalmaya dalmışlardı. Hz. Rasûlullah, Hz. Zeyneb'in evinde bulunuyordu halk girip çıkıyordu. Rasûlullah bundan üzüntü duyuyor fakat bir şey diyemiyordu. Bu sırada Ahzab Suresi'nin 53.ayeti olan hicap ayeti nazil oldu. Mü'minlere, davette çene çalmamaları, evlere izinsiz girmemeleri, Rasûlullah'ı utandırmamaları ve O'nun zevcelerinden bir şey isteyecekleri zaman perde arkasından istemeleri emredildi.

        Hz. Zeyneb'in bu evliliğiyle sevinmesi gururlanması gerçekten haklı idi. Çünkü bu evlilikte cahiliyenin evlatlık müessesesi yıkılıyor, köle ile hür aynı seviyede beyan ediliyordu. Müslümanlara hicap ve örtülü olmanın, Rasûlullah'a karşı davranışlarında dikkat etmeleri hükümleri getiriliyordu. Ayrıca ilk evliliğinden dolayı mahsun olan Hz. Zeyneb'in gönlü sükuna eriyor, Allah ve Rasûlüne itaatin meyvelerini Hz. Zeyd bin Harise hem de Zeyneb görüyordu.

        Kainatın Efendisi ile evlendiği zaman 35 yasında olan Hz. Zeyneb daima iyi amel işler, oruç tutar, çok çok namaz kılardı. İbadete ve taate düşkündü. Allah Rasulü bir gün mescidde iki direk arsına gerilmiş bir ip gördü ve bunun ne olduğunu sordu. Sahabiler (Bu Zeyneb'in ibadet ede ede takaten düştüğünde tutunup kalktığı ve ibadetine devam için destek aldığı ip diye açıklamışlardı. Bunun üzerine Allah Rasulü(s.a.v.): "Sizden biriniz ibadetini takati yettiği kadarıyla eda etsin takatten düşünceye kadar değil." buyurdular.(8)

        Hz. Zeyneb Annemizi bize en güzel tanıtan, yine bu kutlu yuvada ortak olan annelerimiz olmuştur. Hz. Aişe Annemiz: "İster dini muameleler olsun, ister takva ve sadakat olsun, ister sıla-i rahim olsun, isterse cömertlik ve fedakarlık olsun, Zeyneb'den daha iyi hiçbir hatun yoktur." buyurur. Yine Ümmü Seleme (r.anha)'da Zeyneb binti Cahş'ı Rasûlullah (s.a.v.) takdir eder, ondan sıkça bahsederdi. "Kendisi gerçekten saliha bir kadındı. Çok oruç tutar, geceleri namaza kalkardı. Sanat sahibiydi ve sanatından kazandığını da tamamen fakirlere tasadduk ederdi." diye tanıtmaktadır.(9)

        Hz. Aişe Annemizin: "Zeyneb'ten başkası Rasûlullah'a yakınlıkta benimle boy ölçüşemez" beyanı Hz. Zeyneb'in faziletçe, ahlakça, takva ve dindeki gayretiyle Allah ve Rasûlüne yakınlıkta ne kadar eşsiz olduğunu açıkça gösterir. (10)

        Hz. Zeyneb, el işleri yapar, deri tabaklar, dikiş diker bunlardan kazandıklarının tamamını da Allah yolunda fakir ve fukaraya dul ve yetimlere sadaka olarak verirdi. Yani mübarek Annemiz birde işleme ustasıydı. Hem deriyi o devrin usulüne göre işlemekte, sonrada ondan kullanılacak eşyalar dikip satmakta ve kazancını Allah yolunda infak etmekteydi.

        Hz. Aişe'nin anlattığına göre, bir gün Hz.Peygamber(s.a.v.) "İçinizde bana en çabuk kavuşacak olan eli en ziyade uzun olanınızdır" buyurdu. Bunun üzerine eşleri kollarını birbirleriyle ölçmeye başlamışlardı. Cüssesi küçük olduğundan Hz. Zeyneb hep kaybederdi. Vefat edipte Allah Rasûlüne ilk kavuşan olduğunda anladık ki, Allah Rasulü, el uzunluğundan, sadaka vermeyi kasdetmiştir.

        Mü'minlerin en cömert annelerinden olan Hz. Zeyneb(r.anha), Hz Ömer devrinde kendisine bağışlanan onbirbin dirhemi bir defalığına kabul etmiş bunu da sonunda kadar ihtiyaç sahiplerine tasadduk etmiştir. O, "Ya rabbi gelecekte böyle paralar benim yanımda bulunmasın, zira para demek fitne demek'' buyuruyordu. Bütün parayı dağıttığını duyan Hz. Ömer yine bin dirhem daha göndermiş ancak onunda hepsini dağıtmıştır.

        Hz. Zeyneb bu cömertliğini ömrünün sonuna kadar devam ettirdi. Vefat ettiğinde Hz. Aişe (r.anha) "Dulların ve yetimlerin sığınağı gitti'' diye onun cömertliğini belirtmiştir. O, kazandıklarından bir kuruş dahi bırakmadan hepsini Allah ve Rasulü yolunda tasadduk etmiştir.(11)

        Hz. Zeyneb annemiz Rasûlullah'ın duasının bereketiyle 53 yaşında Hz.Rasûlullah'a kavuştu.Vasiyeti gereği cenazesi Hz. Rasûlullah'ın tabutunda taşınmıştır. Defn edileceği zaman Hz. Ömer O'nu kabre kimin koyacağını sorduğunda, "müminlerin anneleri sağlığında her kim onun yanına serbest girip çıkabiliyorsa onun koyması daha iyidir" dediler. Bunun üzerine yakın akrabaları tarafından defnedilen annemizin mübarek kabri saadetleri, Baki Mezarlığı'nda bulunmaktadır. (12)

        Rabbim şefaatına nail eylesin.(amin)

KAYNAKLAR:
1), Kadın Sahabiler s.124-129
2) Mevlana Niyaz, a.g.e., s.124-129
3)Ahzab süresi 37
4)Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini, Kur'an Dili, c.6, s.316-319
5)Ahzab Süresi 37
6)Tabakat VII.s.72
7) Necati Bursalı,Mübarek Hanımlar,s.160-162
8) Necati Bursalı, a.g.e., s. 160-162
9)İbnu Sad, Et-Tabakatü'l-Kübra,VIII.s.103
10)Üsdül Gabe, c.V, s. 464
11)Aişe Abdurrahman,Hz.Muhammed'in Mübarek Zevceleri,s.105-106, Tabakat VIII s,72
12)Tabakat VIII s. 81

Rehber Dergisi
  Son Eklenenler  
Kuran'ı Kerim(ynldi)
En Sevgiliye (tümü)
Winamp Temaları
Sahih-i Buhari
Kütüb-i Sitte(ynl.)
Riyazus Salihin(ynl.)
Tecvid (yenilendi)
Download (yeni)
Resim Galerisi
Gül-Çiçek-Ebruli
İslami Resimler
Manzara Resimleri
İlginç Resimler
Farukinet.com
Farukinet.com
Abdullah Faruki (ks)
Tefsirler
Hadis Ezberleyelim
Kaza Namazı Takip
Cep Telefonu Özel
Rehberdergisi.com
Rehberdergisi.com
Son Sayı
Tüm Sayılar
Ektralar
İlkyardım Bilgisi
Yemek Tarifleri
Ziyaretçi:  Sitede şu anda 0 üye ve 65 misafir olmak üzere toplam 65 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugün Tekil:1  Çoğul:10259  Toplam:92460233  Bugün Üye:1  Dün:0  Toplam:32256  Dün Tekil:1  Çoğul:23053

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65,
Reklamlar:

Faruki.net