Üye Adı:    Şifre:  (Hatırla)      Üye Ol              Giriş Sayfası Yap / Sık Kullanılanlara. Ekle

Sünen-i Nesai

Temizlik
Sular
Hayz ve Lohusalık
Gusül ve Teyemmüm
Namaz
Namaz Vakitleri
Ezan
Mescitler
Kıble
İmamet
Namaza Başlama
Tatbik
Namazda Yanılma (Sehv)
Cuma
Namazı Kısaltmak
Güneş ve Ay Tutulması
Yağmur Duası
Korku Namazı
Bayram Namazları
Gündüz ve Gece Kılınan Nafile Namazlar
Cenazeler
Oruç
Zekat
Hacc
Cihad
Nikah
Talak (Boşanma)
Atlar
Vakıf
Vasiyetler
Bağış
Hibe
Rukba
Umra
Yeminler ve Nezirler
Müzarea Ziraat Ortaklığı
Kadınları İyi Geçinmek
Kan Dökmenin Haramlığı
Ganimet
Biat
Akika
Deve Kurbanı - Recep Kurbanı
Avcılık
Kurban
Alışveriş
Kasame
Hırsızın Elinin Kesilmesi Kitabı
İman ve Özelikleri
Süslenme
Hakimlik Adabı
Allah'a Sığınma
İçecekler
5- NAMAZ BÖLÜMLERİ
1- NAMAZIN FARZ KILINIŞI VE BU KONUDAKİ DEĞİŞİK RİVÂYETLER
444- Malik b. Sa’saa (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kâbe’nin yanında uyku ile uyanıklık arasında idim. O esnada üç kişiden birisi yanıma yaklaştı, içerisi hikmet ve iman dolu bir altın tas getirildi, o kişi göğsümden karnımın aşağısına kadar yardı, kalbimi su ve zemzem ile yıkadı, hikmet ve iman ile doldurdu. Sonra katırdan küçük eşekten büyük bir binit getirildi. Cibril (a.s) ile birlikte yola devam ettik. Dünya semasına varınca kim o denildi. Cibril: “Ben Cibril’im” dedi. Yanındaki kimdir? Denilince; Cibril: “Muhammed’dir” dedi. O peygamber olarak gönderildi mi? Cibril: “Evet” dedi. Hoş geldi sefa geldi, ne mutlu geliş denildi.
Adem (a.s)’ın yanına varıp selâm verdim. Merhaba oğul ve peygamber dedi. Sonra ikinci semaya geldik. Kim o denildi. Cibril: “Ben Cibril’im” dedi. Yanındaki kimdir? denildi. “Muhammed’dir” dedi. Burada da aynı şekilde karşılandık. Burada da Yahya ve İsa (a.s)’a selâm verdim. Merhaba kardeş ve peygamber dediler. Sonra üçüncü semaya vardık, “Kim O” denildi. Cibril: “Ben Cibril’im” dedi. Yanındaki kimdir denildi. “Muhammed” dedi. Yine aynı şekilde karşılandık, burada da Yusuf (a.s)’ın yanına varıp selâm verdim. O da: Merhaba kardeş ve peygamber dedi. Sonra dördüncü semaya vardık, orada da aynı şekilde karşılandık. Orada da İdris (a.s)’ın yanına vardım ve selâm verdim. O da: “Merhaba kardeş ve peygamber” dedi. Sonra beşinci semaya vardık aynı şekilde karşılandık. Orada da Harun (a.s)’a gelip selâm verdim. O da: “Merhaba kardeş ve peygamber” dedi. Sonra altıncı semaya vardık, orada da aynı şekilde karşılandık. Musa (a.s)’a varıp selâm verdim. O da: Merhaba kardeş ve peygamber dedi. Yanından ayrılınca ağladı. Neden ağlıyorsun denilince şöyle dedi: Ya Rab! Benden sonra peygamber olarak gönderdiğin bu delikanlının ümmeti benim ümmetimden daha üstün olup pek çoğu Cennete girecekler. Sonra yedinci semaya vardık, aynı şekilde karşılandık. Orada da İbrahim (a.s)’a vardım ve selâm verdim. O da: “Merhaba peygamber oğlu peygamber” dedi. Sonra beyti Mamur denilen yere çıkarıldım. Oranın ne olduğunu Cibril’e sorunca şöyle dedi: Burası Beyti Mamur’dur; burada her gün yetmiş bin melek namaz kılar, buradan çıkan bir daha buraya giremez. Sonra bana Sidretül Münteha yaklaştırıldı. Bir de baktım ki meyveleri Hecer testileri gibi yaprakları ise fil kulakları gibidir. Ağacın altında ikisi zahir, ikisi batın dört nehir akmaktadır. Bunları Cibril’e sordum. O da şöyle dedi: “Batın denilenler Cennettedir; Zahır olanlar ise Bu’ta ve Nil’dir. Sonra bana elli vakit namaz farz kılındı. Musa (a.s)’ın yanına dönünce; “ne yaptın?” dedi. Ben de: “Üzerime elli vakit namaz, farz kılındı” dedim. Musa: “Ben, insanları senden iyi tanırım; İsrailoğullarından neler neler çektim, senin ümmetin bu elli vakit namaza hiç dayanamaz. Rabbine dön, bu yükün biraz hafifletilmesini iste” deyince; Rabbime döndüm ve biraz hafifletmesini istedim. Kırk vakte indirdi. Tekrar Musa’nın yanına dönünce: “Ne yaptın?” dedi. “Kırk vakte indirdi” dedim. Bana yine ilk sözünü söyleyince, yine Rabbime döndüm; otuz vakte indirdi. Yine Musa’ya döndüm bana aynı ilk sözünü söyleyince yine Rabbime döndüm, yirmi vakte indirdi. Sonra on, sonra beş’e indirdi. Yine Musa’ya geldim, bana yine aynı ilk sözü söyleyince: “Rabbime tekrar dönmeye utanırım” dedim. Bunun üzerine Allah şöyle buyurdu: “Kullarımdan farz kıldığım yükü hafiflettim, böylece ibadet ve iyiliklerini on katıyla mükafatlandıracağım.” (Buhârî, Salat: 1; Müslim, İman: 74)
445- Enes b. Malik ve İbn Hazm (r.anhüma)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Allah ümmetime elli vakit namazı farz kıldı, Ben de öylece dönüp geldim. Musa (a.s)’ın yanına uğradığımda: Rabbin ümmetine neyi farz kıldı dedi. Ben de: “Elli vakit namaz” dedim. Bana dedi ki: Rabbine müracaat et, ümmetin bu elli vakit namaza dayanamaz deyince; Rabbime müracaat ettim yarıya indirdi. Tekrar Musa (a.s)’a gelince durumu haber verdim. Bu sefer yine ümmetin buna da dayanamaz dedi. Ben de tekrar Rabbime müracaat ettim. O da: Şöyle buyurdu: “O elli değerinde olup beş vakittir, benim katımda hüküm değiştirilemez. Musa’ya dönüşümde yine Rabbine yalvar bunu da azaltsın deyince; Ben de: “Rabbimden artık utanırım” dedim. (Müslim, İman: 74; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 194)
446- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bana katırdan küçük eşekten büyük bir binek getirildi, adımını gözünün görebildiği yere atıyordu. Cibril (a.s) ile birlikte bindim ve biraz yol aldık, Cibril dedi ki: “İn ve namaz kıl.” Ben de aynen yaptım. Cibril şöyle dedi: “Namaz kıldığın yer neresidir biliyor musun? Taybe (Medine’de) namaz kıldın, Oraya hicret edilecektir.” Sonra tekrar: “İn ve namaz kıl” dedi. Ben de inip namaz kıldım. Bunun üzerine Cibril dedi ki: “Nerede namaz kıldığını biliyor musun? Allah’ın, Musa (a.s) ile konuştuğu Tur-ı Sina’da namaz kıldın. Daha sonra tekrar, “İn ve namaz kıl” dedi. İndim ve namaz kıldım. Yine dedi ki: “Namaz kıldığın yer neresidir biliyor musun? İsa (a.s)’ın doğduğu yer olan Beyti Lahm’da kıldın.” Sonra Beyti Makdis’e girdim, tüm Peygamberler (s.a.v) yanımda toplandı. Cibril beni öne geçirdi, onlara imamlık yaptım. Sonra en yakın sema olan dünya semasına çıkarıldım, orada Adem (a.s) vardı. Sonra ikinci semaya çıkarıldım, orada teyze çocukları olan İsa ve Yahya (a.s) vardı. Sonra Üçüncü semaya çıktım, orada da Yusuf (a.s)’ı gördüm. Sonra dördüncü semaya çıkarıldım, orada Harun (a.s) vardı. Sonra beşinci semaya yükseltildim, orada da İdris (a.s) vardı. Sonra altıncı semaya yükseltildim, orada da Musa (a.s) vardı. Sonra yedinci semaya yükseltildim, orada da İbrahim (a.s) vardı. Sonra yedi semanın yukarısına çıkarılıp Sidret-ül müntehaya ulaştım, orada Beni bulut gibi bir şey kaplayınca secdeye kapandım ve bana şöyle denildi: “Yedi kat semayı ve arzı yarattığım gün Sana ve ümmetine elli vakit namazı farz kıldım, Sen ve ümmetin o namazı kılın.” Hemen İbrahim (a.s)’a vardım, bana bir şey sormadı sonra Musa’nın yanına varınca; “Allah sana ve ümmetine ne kadar namaz farz kıldı?” dedi. Ben de: “Elli vakit namaz farz kıldı” dedim. Musa da dedi ki: “Sen ve ümmetin bu elli vakti eda etmeye dayanamazsınız, Rabbine dön bunu hafifletmesini iste.” Ben de, Rabbime döndüm on vakit indirdi. Sonra Musa’ya tekrar gelince, tekrar dönüp bu yükün hafifletilmesini istememi emretti. Ben de tekrar döndüm on daha indirdi. Sonra da beş vakte indirildi. Musa (a.s), tekrar: “Dön Rabbinden hafifletilmesini iste, çünkü Allah İsrailoğullarına günde iki vakit namaz farz kıldı onu bile eda edemediler” dedi. Tekrar Rabbime döndüm, hafifletmesini istedim o da şöyle buyurdu: “Gökleri ve yeri yarattığım gün sana ve ümmetine elli vakit namaz farz kıldım bu beş vakit; elli vakit yerindedir. Sen ve Ümmetin bu beş vakti eda edin.” Böyle olunca bu işin Allah tarafından kesinleştiğini anladım. Musa (a.s)’a döndüm. O da yine: “Rabbine dön” dediğinde beş vaktin kesinleştiğini ve hafifletilmeyeceğini bildiğim için tekrar dönmedim.” (Müslim, İman: 74; İbn Mâce, İkametü’s Salat; 194)
447- Abdullah b. Mes’ud (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Mirac’a çıkarıldığında Sidret-ül Münteha’ya kadar ulaştı o altıncı semadadır. Aşağıdan çıkanlar oraya ulaşır. Yukarıdan indirilenler de yine oraya ulaşır. Ve oradan kabzolur. Ravi diyor ki: “Sidreyi kaplayan kaplamıştır.” (Necm: 16) Enes diyor ki: “Altın kelebekler.”
Rasûlullah (s.a.v)’e, bu İsra gecesinde üç şey verildi. Beş vakit namaz, Bakara sûresinin son ayetleri ve ümmetinden Allah’a şirk koşmayanların büyük günahlarının affedilmesi. (Müslim, İman: 76; Tirmizî, Tefsirül Kur’an: 54)
2- NAMAZ NEREDE FARZ KILINDI?
448- Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Namazlar Mekke’de farz kılındı. İki melek gelip Rasûlullah (s.a.v)’i zemzem kuyusunun yanına götürüp karnını yardılar, içersinde olanları çıkarıp altın tasla su ve zemzemle yıkadıktan sonra ilim ve hikmetle doldurarak kapattılar. (Müslim, İman: 74; Müsned: 12048)
3- NAMAZ NE KADAR VE NASIL FARZ KILINDI?
449- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Namaz, önce ikişer rekat olarak farz kılındı. Yolculukta kılınan namaz farz kılındığı gibi kaldı. Hazarda kılınan namaz ise dörde tamamlandı.” (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 1; Ebû Davud, Salat: 270)
450- Ebû Amr yani el Evzâî (r.a), Zührî’ye: Hicretten önce Peygamber (s.a.v), Mekke’de namazı ne kadar kılardı diye sordu. Zührî: Urve haber verdi; Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Allah, Rasûlüne namazı önce iki rekat iki rekat olarak farz kılmış sonra hazarda kılınan namaz dörde tamamlanmıştı. Seferde kılınan namaz ise farz kılındığı şekilde kaldı.” (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 1; Ebû Davud, Salat: 270)
451- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Namaz, ikişer ikişer rekat olarak farz kılındı. Yolculukta kılınan namaz aynen kaldı. Hazarda kılınan namaz ise dörde çıkarılarak artırılmış oldu. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 1; Ebû Davud, Salat: 270)
452- İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Namaz, Rasûlullah (s.a.v)’in dili üzere hazarda dört, seferde iki, savaşta ise bir rekat olarak farz kılındı. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 1; Ebû Davud, Salat: 270)
453- Ümeyye b. Abdullah b. Halid b. Üseyd (r.a) anlatıyor: Abdullah b. Ömer’e: “Allah, “Korkarsanız namazı kısaltmanızda günah yoktur.” (Nisâ: 101) buyurduğu halde nasıl oluyor da namazı kısaltıyorsunuz” deyince; bana: “Ey kardeşimin oğlu! Rasûlullah (s.a.v), bize peygamber olarak geldiğinde bizler sapıktık, bize her şeyi öğretti; seferde namazı iki rekat kılmamızda bu öğretilenler arasındaydı.” (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 1; Ebû Davud, Salat: 270)
4- BİR GÜN VE GECEDE KAÇ VAKİT NAMAZ FARZ KILINDI?
454- Talha b. Ubeydullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle diyordu: Necid kabilesinden saçı başı dağınık bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e geldi. Yaklaşıncaya kadar sesini duyuyor fakat ne dediğini anlamıyorduk. İslâm ile ilgili sorular soruyordu. Rasûlullah (s.a.v), ona şöyle buyurdu: “Bir gün ve gecede beş vakit namaz kılmalısın.” O adam: Bundan başka namaz kılmam gerekir mi? dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Hayır ancak nafile namaz kılabilirsin. Ramazanda da bir ay oruç tutarsın” buyurdu. Adam: “Bundan başka oruç tutmam gerekir mi?” deyince; Rasûlullah (s.a.v): “Hayır, fakat nafile oruç tutabilirsin” buyurdu. Rasûlullah (s.a.v), zekat verilmesi gerektiğini de söyleyince, adam: “Ondan başka bir şeyler vermem gerekir mi?” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Hayır, ancak nafile olarak sadaka verebilirsin” deyince, adam: “Vallahi bundan ne fazla yaparım ne eksik” diyerek dönüp gitti. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Sözünde doğru ise kurtuldu gitti” buyurdular. (Buhârî, İman: 34; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 194)
455- Enes (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Rasûlullah (s.a.v)’e gelerek şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü! Allah, kullarına namazlardan neyi farz kılmıştır?” Rasûlullah (s.a.v): “Allah, kullarına beş vakit namazı farz kılmıştır” buyurdu. Adam: Ey Allah’ın Rasûlü! Bundan önce ve sonra başka bir şey farz kıldı mı? diye sordu. Rasûlullah (s.a.v): “Allah kullarına beş vakit namazı farz kıldı” deyince; Adam bunlardan hiçbir şeyi artırıp eksiltmeyeceğine yemin etti. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Eğer sözünde doğru ise mutlaka Cennete girer” buyurdu. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 194; Buhârî, İman: 34)
5- NAMAZ KILMAK ÜZERE PEYGAMBER (S.A.V)’İN SİYASİ OTORİTESİNİ KABUL (BEYAT) ETMEK
456- Avf b. Malik el Eşcaî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’in yanında oturuyorken, Rasûlullah (s.a.v): “Sizler, Allah’ın Rasûlüne biat etmiyor musunuz?” diye üç sefer tekrarladı. Bizler de hemen ellerimizi uzatarak biat ettik. Ey Allah’ın Rasûlü! Sana biat ettik. Ama ne üzerine biat ettik? deyince; Rasûlullah (s.a.v): “Sadece Allah’a kul ve köle olmak üzere ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmamak üzere beş vakit namazı gereği gibi kılmak ve sesini biraz kısarak: Kimseden bir şey istememek üzere” buyurdular. (Müslim, Zekat: 35; Ebû Davud, Zekat: 23)
6- BEŞ VAKİT NAMAZA DEVAMLI VE DİKKATLİ OLMAK
457- İbn Muhayriz (r.a)’den rivâyete göre, beni Kinane’den Muhdeci diye bilinen bir adam, Şam’da Ebû Muhammed diye künyelenen bir kimsenin “Vitir namazı vaciptir” dediğini işitince; Muhdeci diyor ki: Hemen Ubade b. Samit’in yanına vardım ve durumu ona aktardım. Kendisi mescide gidiyordu. Bunun üzerine Ubâde dedi ki: Ebû Muhammed yalan söylüyor. Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “Allah kullarına beş vakit namazı farz kıldı. Kim bunları hafife almadan ve hiç terk etmeden gereği biçimde kılarsa; Allah o kimseyi Cennete koyacağına söz vermiştir. Kim de beş vakit namazı kılmazsa Allah’ın o kimselere verilmiş bir sözü yoktur, dilerse azablandırır. Dilerse affederek Cennetine koyabilir.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 194; Dârimi, Salat: 208)
7- BEŞ VAKİT NAMAZIN DEĞER VE KIYMETİ
458- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Herhangi birinizin kapısı önünde günde beş defa yıkandığı bir nehir olsa, o kimsede bir kir olabileceğini düşünebilir misiniz?” bunun üzerine sahabe: “Hiçbir kir kalmaz” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “İşte beş vakit namaz da böyledir, Allah bu namazlarla günahları yok eder.” (Müslim, Mesacid: 5,1; Tirmizî, Emsâl: 5)
8- NAMAZ KILMAYANIN DURUMU
459- Abdullah b. Büreyde (r.a), babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kafirlerle aramızdaki fark, kılmak için söz verdiğimiz namazdır. Kim namaz kılmayı terk ederse kafir olur.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 77; Tirmizî, İman: 9)
460- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kulu, kafir olmaktan kurtaran amel namazdır.” (Kul namazı terk ederse kafir olur.) (Tirmizî, İman: 9; İkametü’s Salat: 77)
9- ÖNCE NAMAZDAN SORULACAK
461- Hureys b. Kabîsa (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Medine’ye vardığımda: “Allah’ım, bana salih bir arkadaş nasib et diye dua ettim ve Ebû Hüreyre’nin yanına oturdum ve ona şöyle dedim. Bana salih bir arkadaş nasib etmesi için Allah’a dua ettim. Rasûlullah (s.a.v)’den duyduğun hadislerden bana anlat. Belki de bu hadislerden Allah beni faydalandırır. Bunun üzerine Ebû Hüreyre dedi ki: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle buyurmuşlardı: “Kıyamet gününde kul önce namazından hesaba çekilecek, namazı tamam ise kurtulur ve rahatı bulur. Namazı bozuk ve eksik ise pişman olur ve sıkıntıya düşer. (Hemmam diyor ki: Bu söz Katade’nin sözü mü yoksa hadisten mi bilmiyorum) Eğer o hesabı görülen kimsenin farz namazları eksik ise Allah: Bakın bakalım kulumun nafile namazları var mı? buyurur. Bunun üzerine noksan olan farz namazları nafilelerle tamamlanır. Diğer amelleri de aynen bu şekilde hesaplanarak tamamlanmış olur.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 202; Müsned: 9130)
462- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kıyamet günü kula sorulacak ilk şey namazdır. Namazı tamamsa tamam olarak yazılır. Eğer namazında eksiklik varsa Allah, “Bakın bakalım nafile namazlarına” buyurur. Farz namazlardaki eksikleri nafile namazlarıyla tamamlanır. Sonra diğer amelleri de aynı şekilde hesaplanır. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 202; Müsned: 9130)
463- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazdır. Namazı tamam ise tamamdır değilse Allah: “Kulumun nafile namazlarına bakın” buyurur. Nafile namazları varsa farzlardan eksikleri onunla tamamlanır.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 202; Müsned: 9130)
10- NAMAZ KILMANIN SEVABI
464- Ebû Eyyub (r.a)’den rivâyete göre, bir adam: “Ey Allah’ın Rasûlü! Beni Cennete sokacak bir amel haber ver” deyince; Rasûlullah (s.a.v): “Allah’a kulluk eder, hiçbir şeyi O’na ortak koşmazsın. Namazı kılar zekatı verir akraba ile ilgiyi kesmezsin onları ziyaret edersin” buyurdu. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 193; Müslim: İman: 4)
11- MEDİNE İLE ZULHULEYFE’DE NAMAZ NASIL KILINIR?
465- Enes (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte öğle namazını Medine’de dört rekat, Zulhuleyfe’de ikindi namazını iki rekat olarak kıldım. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 1; Ebû Davud, Hac: 21)
12- MEDİNE CİVARINDA YOLCULUK NEREDEN BAŞLAR?
466- Ebû Cuhayfe (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), öğle vakti Medine’den çıktı -İbn-ül Müsenna diyor ki- Batha’ya varınca abdest aldı, öğle namazını iki rekat olarak kıldı. İkindiyi de aynı şekilde iki rekat olarak kılmıştı, önüne de sütre olarak bastonunu koymuştu.” (Ebû Davud, Hac: 45; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 51)
13- İKİNDİ NAMAZININ DEĞERİ VE KIYMETİ
467- Umara b. Rüveybe es Sekafî (r.a), babasından naklederek diyor ki: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim diyor ki: “Güneş doğmadan önce kılınan sabah namazıyla güneş batmadan önce kılınması gereken ikindi namazını ihmal etmeyip kılan kimse asla Cehenneme girmez.” (Muvatta', Mevakît: 12; Müslim, Mesacid: 37)
14- İKİNDİ NAMAZINA DEVAMLI VE DUYARLI OLMAK
468- Peygamber (s.a.v)’in hanımı Aişe (r.anha)’nın kölesi Ebû Yunus’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Aişe kendisine bir Mushaf yazmamı emretti, “Namazlara dikkat edin! Özellikle orta namaza.” (Bakara 238) ayetine gelince bana haber ver” dedi. Ben de: O ayete geldiğimde kendisine haber verdim. Bana şunu yazdırdı: “Tüm namazlarınıza, özellikle orta (ikindi) namazına devam edin ve Allah’ın huzurunda içten bir bağlılıkla durun” dedi ve şöyle devam etti: “Bunu; Rasûlullah (s.a.v)’den böylece duymuştum.” (Müslim, Mesacid: 36; Ebû Davud, Salat: 5)
469- Ali (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v): Hendek savaşında Müslümanların namazlarına engel olan müşrik ordusu için: “Güneş batıncaya kadar bizi oyaladılar ve orta (ikindi) namazını kılamadık” buyurdular. (Müslim, Mesacid: 36; Dârimi, Salat: 28)
15- İKİNDİ NAMAZINI KILMAYANIN CEZASI
470- Ebû’l Melih (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bulutlu bir günde Büreyde ile beraberdik. Namazı kılmakta acele edin, geciktirmeyin, çünkü Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştu: “İkindi namazını terk edenin ameli boşa gider.” (Buhârî, Mevakît: 16; Müslim, Mesacid: 35)
16- ÖĞLE VE İKİNDİ NAMAZLARINDA KIRAAT MİKTARI
471- Ebû Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in öğle ve ikindi namazlarındaki kıraat miktarını tahmin etmiştik; Öğle namazının kıyamında okuduğunu tahmin ettik, otuz ayetlik Secde sûresi kadar ilk iki rekatta okuyordu. Son iki rekatta ise bu okuduğunun yarısı kadar okurdu. İkindi namazının kıyamında ilk iki rekatta okuduğunu tahmin ettik, öğle namazının son iki rekatında okuduğu kadar son iki rekatında da bunun yarısı kadar okuduğunu tahmin etmiştik.” (Dârimi, Salat: 63; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 7)
472- Ebû Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), öğle namazını kılar her rekatında otuz ayet kadar okurdu. Sonra ikindi namazını kılar her rekatında on beş ayet kadar okurdu.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 7; Dârimi, Salat: 63)
17- İKİNDİ NAMAZINI KILMAYAN KİMSENİN DURUMU NASILDIR?
473- Enes b. Malik (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), Medine’de öğle namazını dört rekat, Zulhuleyfe’de ikindi namazını iki rekat kıldı. (Ebû Davud, Menasik: 21; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 1)
474- Nevfel b. Muaviye (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v)’den şöyle işitmiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “İkindi namazını geçiren kimsenin durumu; malını ve ailesini kaybeden kimse gibidir.”
Arrâk diyor ki: Abdullah b. Ömer’den nakledildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle derken işitmiştir: “Kim ikindi namazını geçirirse sanki çoluk çocuk ve malını kaybetmiş kimse gibidir.” (Ebû Davud, Salat: 56; Buhârî, Mevakît: 16)
475- Nevfel b. Muaviye (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “Namazlardan bir namaz vardır ki onu geçiren kimsenin hali, ailesi ve malını kaybeden kimse gibidir.” İbn Ömer diyor ki: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “O namaz ikindi namazıdır.” (Ebû Davud, Salat: 5; Buhârî, Mevakit: 16)
476- Nevfel b. Muaviye (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir namaz vardır ki onu geçiren, çoluk çocuğunu ve mal varlığını kaybetmiş kimse gibidir. İbn Ömer der ki: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “O namaz ikindi namazıdır.” (Müslim, Mesacid: 35; Buhârî, Mevakît: 16)
18- AKŞAM NAMAZI
477- Seleme b. Küheyl (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Said b. Cübeyr’i, Müzdelife’de namazı cem ederken gördüm, Akşam namazını kamet edip üç rekat olarak kıldı. Sonra kamet getirip yatsı namazını iki rekat olarak kıldı. Sonra İbn Ömer’in de orada öyle yaptığını söyledi. Onun da, Rasûlullah (s.a.v)’in orada öyle yaptığını söylediğini aktardı.” (Tirmizî, Menasik: 54; Buhârî, Hac: 97)
19- YATSI NAMAZININ DEĞER VE KIYMETİ
478- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), yatsı namazına biraz gecikince, Ömer; “Kadınlar ve çocuklar uyuyakaldı” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v), odasından çıktı ve şöyle buyurdu: “Bu namazı sizden başka kılacak kimse yoktur.” Yani namazı sadece siz kılarsınız o günlerde Medineliler dışında namaz kılacak kimse yoktu. (Müslim, Mesacid: 39; Buhârî, Mevakît: 23)
20- YOLCULUKTA YATSI NAMAZI
479- Hakem (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Said b. Cübeyr Müzdelife‘de akşam namazını üç rekat olarak kamet getirerek kıldırıp selâm verdi sonra yatsı namazını iki rekat olarak kıldı. Sonra Abdullah b. Ömer’in böyle yaptığını onun da Rasûlullah (s.a.v)’in aynı şekilde yaptığını söylediğini söyledi. (Tirmizî, Hac: 56; Buhârî, Hac: 96)
480- Seleme b. Küheyl (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Said b. Cübeyr’den işittim şöyle demişti: Abdullah b. Ömer’i, Müzdelife’de gördüm kamet getirip akşam namazını üç rekat olarak kıldı. Sonra da yatsı namazını iki rekat olarak kıldı ve şöyle dedi: “Rasûlullah (s.a.v)’in de burada böyle kıldığını gördüm.” (Tirmizî, Hac: 56; Buhârî, Hac: 96)
21- CEMAATLE KILINAN NAMAZIN, DEĞER VE KIYMETİ
481- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Gece ve gündüz melekleri size nöbetlerini takip ederek gelirler. Sabah ve ikindi namazlarında birleşirler. Yanınızda geceleyen melekler Allah’ın huzuruna çıktıklarında Allah onlara: -durumlarını çok iyi bilmesine rağmen- şöyle sorar: Kullarımı ne yapar durumda bıraktınız. onlar da derler ki: “Yanlarına vardığımızda da yanlarından ayrıldığımızda da namaz kılıyorlardı.” (Tirmizî, Salat: 161; İbn Mâce, Mesacid: 16)
482- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Cemaatle birlikte kılınan namaz kişinin kendi başına kıldığı namazdan yirmi beş kat daha üstündür. Sabah namazı esnasında gece ve gündüz melekleri nöbetlerini değiştirmek için birleşirler. Dilerseniz İsra sûresi: 78. ayetini okuyunuz: “… Sabah namazını da kılınız çünkü sabah namazı (İkindi namazı gibi) gece ve gündüz meleklerinin tanık olduğu bir namazdır.” (Tirmizî, Salat: 161; İbn Mâce, Mesacid: 16)
483- Umara b. Ruveybe (r.a), babasından aktararak diyor ki: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle demiştir: “Güneş doğmazdan önceki namaz olan sabah namazıyla güneş batmazdan önceki ikindi namazını kılan hiç kimse Cehenneme girmez.” (Buhârî, Mevakît: 15; Müslim: Mesacid: 37)
22- KIBLE DEĞİŞMİŞ MİYDİ?
484- Bera (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) ile beraber Beyt-i Makdis (Kudüs)’e doğru on altı veya on yedi ay kadar süreyle namaz kılmıştık (on altı mı on yedi mi konusunda Süfyan şüpheye düşmüştür) sonra kıble yönü Kâbe’ye çevrilmişti.” (Müslim, Mesacid: 2; Muvatta', Kıble: 4)
485- Bera b. Âzib (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Medine’ye geldi, on altı ay kadar Beyt-i Makdis’e doğru namaz kıldı. Sonra Kâbe’ye döndürüldü. Rasûlullah (s.a.v) ile beraber (Kudüs’ten Kâbe’ye dönüldüğünde) Kâbe’ye karşı namaz kılan bir adam Ensar’dan bir topluluğun yanına uğradı ve: Rasûlullah (s.a.v)’in Kudüs’ten Kâbe’ye döndürüldüğüne şahit oldum dedi. Bunun üzerine o cemaat de Kâbe’ye doğru döndüler. (Müslim, Mesacid: 2; Muvatta', Kıble: 4)
23- NAFİLE NAMAZLAR KIBLE YÖNÜNE OLMAKSIZIN DA KILINABİLİR
486- Sâlim (r.a), babasından aktararak şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), binitinin üzerinde (biniti hangi yöne giderse gitsin) nafile ve vitir namazlarını kılardı. Fakat farz namazlarını biniti üzerinde kılmazdı.” (Tirmizî, Salat: 260; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127)
487- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Mekke’den Medine’ye doğru gelirken binit üzerinde namaz kılıyordu. İşte orada: “Doğu da Batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz dönün orada Allah’a dönmüş olursunuz…” (Bakara: 115) ayeti nazil oldu. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127; Buhârî, Vitr: 5)
488- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), yolculuğunda biniti üzerinde -biniti ne tarafa dönerse dönsün- nafile namazlarını kılardı. Malik, Abdullah b. Dinar’dan naklederek şöyle der: İbn Ömer de aynı şekilde nafile namazları binit üzerinde kılardı.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127; Buhârî, Vitr: 5)
24- KIBLENİN DEĞİŞTİRİLMESİ
489- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İnsanlar Kuba mescidinde sabah namazını kılarken birisi gelerek şöyle dedi: “Bu gece Rasûlullah (s.a.v)’e bir ayet nazil oldu ve bundan sonra Kâbe’ye yönelerek namaz kılması emrolundu” dedi. (yani sizler de Kâbe’ye doğru namaz kılınız) O esnada Şam’a doğru yönelerek namaz kılıyorlardı bu haber üzerine Kâbe’ye döndüler. (Müslim, Mesacid: 2; Muvatta', Kıble: 4)

Forum Son Konular Yazan Mesaj Son Yazan Son Tarih
HERGÜNE BİR DUA resule hasret 25 atakan54 22.02.2013 10:00:07
CUMA NAMAZI. edep ya hu 2 tevhit06 21.02.2012 15:16:31
KİM MEZARDA BİR GECE GEÇİRMEK İSTER zeynep_15 17 mavera27 02.01.2012 14:56:02
Onay Yöntemi Zafer 14 atakan54 22.11.2011 01:35:44
Fikirleriniz... Zafer 30 M.IRMAK 05.06.2011 23:01:42
ANNEM EMİN 7 M.IRMAK 01.06.2011 15:22:50
Dil Vardır.....! siyahzambak 4 dogan002 05.01.2011 11:06:17
BU GECENİN HÜRMETİNE ..! OMER71 10 ahmet01 06.04.2010 17:06:55
sen ve son... mihrim 2 siper2004 25.12.2009 23:54:35
20 saniyede şeytan oyunu edep-haya 23 zehraesma 29.09.2009 19:39:10
HADİS'İ ŞERİF resule hasret 4 zehraesma 29.09.2009 19:27:02
İŞTE BİZİDE GÖREN ALLAH VAR !!! efsane yıllar 5 alacali25 07.06.2009 16:57:55
BU SAYFAYI HADİSLERLE DOLDURALIM kaşif 46 burhanefe71 11.05.2009 20:30:36
ALLAH'A TANRI DENİR Mİ? Ve YARATMAK KELİMESİ mavera02 13 efna 11.05.2009 14:48:54
Bir Kalpte İki Yar Olmaz ahmet21 9 zaza ayaz 12.02.2009 13:21:50
Ziyaretçi:  Sitede şu anda 1 üye ve 61 misafir olmak üzere toplam 62 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugün Tekil:14779  Çoğul:16124  Toplam:85520549  Bugün Üye:0  Dün:0  Toplam:32233  Dün Tekil:31235  Çoğul:34943

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, mithatmutlu, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61,
Reklamlar:

Faruki.net