Forum    İlmihal Bilgileri  
     Yazan: ihramlı   Son Yazan: ihramlı (02.09.2007 19:38:04)     Cevap: 0    Okunma: 6156
      Konu Adı: takva

Yazan

Mesaj

 


ihramlı
(normal)


Mesaj Sayısı: 60

   Mesaj Tarihi: 18.04.2007 00:28:58   
 
 

Takva Kelime anlamı olarak Korkma, sakınma, Allah korkusuyla günahtan kaçınmakta, Allah'ın emir ve yasaklarına uymakta titizlik gösterme. Allah'ın himâyesine girmek, emrini tutup azabından korunma anlamında Kur'anî bir terim.

Takva, sadece psikolojik anlamda bir korku(havf) olmayıp; Allah'a karşı derin bir şekilde saygı duymak, her türlü tutum ve davranışlarda Allah'ın rızasını herşeyin üstünde tutmak, irademizi O'nun iradesine dolayısıyla O'nun hükümlerine bağlı tutmak, O'nun razı olacağı salih amelleri/davranışları yapmaktır. Bu suretle ayet ve hadislere baktığımızda takva kavramı "korku" yerine "saygı" kelimesiyle ifade edilmesinin daha doğru ve yerinde olduğu görülür. Çünkü takva sahibi kimse, İslam'da sadece ideal bir mü'min değil aynı zamanda ideal bir "ahlakî kişilik"'tir.

Kur'an'da takva üç mertebede ifade buyurulmuştur:

1- Ebedî olarak Cehennem azabında kalmamak için, imân edip şirkten korunmak.

Bu hususla ilgili bir ayetin meâli şöyledir: "O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, câhilliyet taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi. Onları takvâ sözü üzerinde durdurdu. Zâten onlar buna pek lâyık kimselerdi. Allah her şeyi bilendir" (el-Fetih, 48/26).

2- Büyük günahlardan kaçınmak, küçük günahları tekrar tekrar işlemekten uzak durmak ve farzları edâ etmek.

Bu husustaki bir ayetin meâli de şöyledir: "O (peygamberlerin gönderildiği) ülkelerin halkı inansalar ve takva ile hareket edip (Allah'ın azabından) korunsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket (ve bolluk kapılarını) açardık. Fakat yalanladılar. Biz de kazanmakta oldukları kötülükler yüzünden onları yakalayıverdik" (el-A'raf, 7/96).

3- Bütün benliği ile Allah'a dönmek ve insanı Allah'tan alıkoyan her şeyden uzak durmak.

Hakiki takva budur ve Kur'an'da, inanan insanlardan bu takvaya sahip olmaları istenmektedir: "Ey imân edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilden korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin" (Âli İmran, 3/102). Bu ayetin açıklaması mahiyetinde olan diğer bir ayetin meâli şöyledir: "O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun. Dinleyin, itâat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden kurtulursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir"

Takvanın bu üç mertebesi, Kur'an'ın diğer bir yerinde bir arada zikredilmiştir:

"İman eden ve iyi işler yapanlara, hakkıyla sakınıp (takva ile hareket edip) imân ettikleri ve iyi işler yaptıkları, sonra yine hakkıyla sakınıp (takva ile hareket edip) imân ettikleri, sonra da hakkıyla sakınıp (takva ile hareket edip) yaptıklarını, ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde, (haram kılınmadan önce) yaptıklarından dolayı günah yoktur. (Önemli olan inandıktan sonra imân ve iyi amelde sebattır). Allah iyi ve güzel yapanları sever" (el-Maide, 5/93).

Görüldüğü gibi bu ayette imân ve amelisalih iki kere ve takva üç mertebe olarak zikredilmiştir. İnsanın imân edip şirkten korunması mahiyetinde olan ilk mertebe kişinin kendi nefsi ve vicdanı arasında olan bir takvadır. İkincisi, insanın kendisi ile diğer insanlar arasındaki hususlarla ilgili olan takvadır ve üçüncüsü de, insanın kendisi ile Allah arasındaki takvası ve imânıdır. Bu ayette takvanın bu üçüncü derecesi, ihsan olarak zikredilmiştir.(Elmalılı Hamdi Yazır)



Kur'an'ı Kerim takva sahiplerinin mertebelerini ve haiz oldukları yüksek sıfatları,güzel ahlakı açıklar,Allah Azze ve Celle bir defasında muttakiler diye isimlendirirken diğer defasında muhsinler diye ,bir defasında da akıl sahipleri diye isimlendirir. Burada muttakilerin sıfatlarının bazılarından bahsedeceğiz.


1-Allah'a iman etmeleri
2-Meleklere iman etmeleri
3-Semavi kitaplara iman etmeleri
4-Bütün peygamberlere iman etmeleri
5-Ahiret günü'ne iman etmeleri
6-Gayba iman etmeleri
7-Namazı vaktinde ikame ederler
8-Zekatı tastamam verirler
9-Oruç tutarlar
10-Gücü yetenler Haccederler
11-İhtiyaç sahipleri için zekatlarına ekleyerek açıktan ve gizlice mallarından infak ederler.
12-Kur'an'a tabi olurlar ve onunla amel ederler.
13-Kinlerini yutarlar ve insanları affederler
14-Allah Azze ve Celle'ye yakınlık kazanmaları ve O'nu çokça zikretmeleri
15-Muamelelerinde adaletli olup,iyilikle davranmaları
16-Günahlarına istiğfarda bulunmaları,kasıt olmaksızın günah sadır olmuşşa onda ısrar etmemeleri
17-Sözlerinde dururlar,insanlara karşı kibirlenmezler
18-Kaza ve Kader'e rıza göstermeleri,zorluk,sıkıntı,şavaş anlarında sabırlı davranmaları
19-Ana-babaya iyilikte bulunurlar,Allah Azze ve Celle'nin hükümlerine hürmet ederler
20-Rablarının verdiklerini alırlar
21-Yalnız olduklarında da Rablarından korkarlar
22-Onlar Kıyamet saatinden de korkarlar
23-Allah ve Rasulüne itaat ederler
24-İşlerinde ve sözlerinde doğru olurlar
25-Allah Azze ve Celle'nin hükümlerini ta'zim ederler
26-Allah onların amellerini kabul eder
27-Günahlarda bile bile ısrar etmezler
28-Zorluk ve darlık anlarında sabrederler ve infak ederler
29-Peygamberlerin getirdiklerini tasdik ederler
30-Cehennem'den korkarlar
31-Allah'a itaat ederler
32-Günah işlediklerinde hemen Allah hatırlarına gelir ve tevbe ederler
33-Onlara Şeytan'dan bir gurup vesvese verdiğinde hemen Allah'ın cezasını hatırlarlar
34-Geceyi ihya ederler,teheccüt kılarlar

Kuranda bulabildiğim kadarıyla muttakilerin özellikleri bunlar.Daha kapsamlı bir araştırmayla bunların sayısı artabilir ama burada sayı artırmak önemli değil biz hayatımızın bütününde bizim bu maddelerin ne kadarına uyduğumuz.
Önce kendimize şu soruyu sormamız gerektiğine inanıyorum.
-Biz ne istiyoruz ?
-İstediklerimizi elde etmek için ne kadar bir çaba sarfediyoruz ?
-İstediklerimizle yaptıklarımız-konuştuklarımızla amellerimiz birbirleriyle uyuşuyor mu?
Biz önce neyi istediğimize bir karar verelim.Tamam cenneti istiyoruz.Peki bunu elde etmek için ne yapıyoruz.?
İlk On maddeye kadar ben iman ettim demiş bir insanla,ben Allah(cc)ın emirlerine uygun yaşayacağım diyen bir Müslüman arasında bir fark yok aslında.
Ama onuncu maddeden itibaren devreye nefis girmeye başlıyor.Şeytan hemen devreye girip nefse telkinlerde bulunmaya başlıyor.
-"Ya kardeşim sen buralara nasıl geldin,dişinle tırnağınla kazandın ve üstelik kimsede sana yardım etmedi.Sen niye infak edecekmişsin ki onlar sana ne verdiler,sende verme."
-"Adamın sana karşı davranışına bir bak üstelik beş parası yok,-bilgisi yok-seviyesi senden aşağı; tutmuş birde seni eleştiriyor,güya nasihat ediyor.Kimsin sen kardeşim bana nasihat vereceksen önce kendine bak."
-" Ya aslında sabah namazına kalkmak lazım ama ne yapalım çok çalışıyorum abi iş-güç yoğun vallahi,eve de geç gidiyorum ekmek falan sonra güzel bi program var üstelik tartışma programı onu seyredeyim demişim geç yattım tabiki sabah bi kalktım saat 10 olmuş.Abi aslında sabah namazına kalkmak lazım."
-" Günümüzün ticareti böyle ne yapalım aç mı kalalım,sen mi bana bakacaksın,müslümanın zengin olması lazım."
- " Para lazım falancadan alıyım,adamda zaten para çok biraz geciktirsem no"lur ki,hatta adamın bana infak bile etmesi lazım, o zaten refah içinde, almasa no"lur,zaten sıkıntıda olduğumu biliyor."
Bu gibi örnekleri çoğaltmak mümkün tabii ki,bunlar şeytanın insan nefsine verdirdiği vesveseler.Bunlar takvalı bir müslümanın yapmaması hatta düşünmemesi gereken şeyler.İşte takvalı bir Müslüman bu gibi durumlara düştüğü zamanda hemen Allah(cc)"ı hatırlamalı,tevbe etmeli istiğfarda bulunması lazımdır -ki tevbe kulluğun özüdür.
Bunların haricinde çok önemli bir madde var ki yirmibirinci madde; bu maddenin bir müslümanın takvalı yaşantısına direkt etki eden madde olduğunu düşünüyorum.
Yanında kimse yokken de günahlardan,haramlardan,masiyetlerden uzak kalabilmek, takvanın özünü bu oluşturuyor.İhlas işte bu.Sen Allah(cc)"ı görmesende O"nun seni gördüğünü hiçbir zaman aklından çıkarmamak.
Küçük günahları tekrar tekrar işlemek büyük günahtır demişlerdir İslam alimleri, biz bunu hayatımıza ne kadar uygulayabiliyoruz veya bize emredilmiş farzları yaparken ne kadar dikkatliyiz.
Hepimiz başımızı iki elimizin arasına alıp hayatımızı gözden geçirmesi gereken bir durum

Biz ne amaçla yaratıldık ?

Yüce rabbimizin bizden istedikleri-istemedikleri-neler ?

Hayatımızda Kuran"ın yeri ne kadar ?

Günlük ne kadar hadis okuyoruz ?

Son bir ayda kaç kitap okuduk ?

Yalan söylemediğimiz en son gün hangi gün (şaka da olsa) ?

En son ne zaman gıybet ettik ?

Son 10 Günde hiç namaz kaçırdık mı ?

Pazartesi-Perşembe oruç tutmayalı ne kadar zaman geçti ?

Bu soruları çoğaltmak mümkün

Tekrar diyorum ki; başımızı iki elimizin arasına alalım,düşünelim amacımız olan Rabbimizin rızasına kavuşmak için,O"nun bize vaad ettiği cenneti kazanmak için bugüne kadar yaptığımız masiyetlere tevbe edelim,kulluğumuzu yenileyelim.En kısa zamanda bizi Rabbimizden uzaklaştıran fiillerimiz terk edelim.
"YA EYYÜHELLEZİYNE ÂMENU, ÂMİNU BİLLAHİ....."
"EY iMAN EDENLER, İMAN EDİN.... ????

 

Google
 
Ziyaretçi:  Sitede şu anda 0 üye ve 63 misafir olmak üzere toplam 63 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugün Tekil:1  Çoğul:19879  Toplam:93657088  Bugün Üye:0  Dün:1  Toplam:32258  Dün Tekil:1  Çoğul:18619

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63,