Forum    Serbest Krs  
     Yazan: EMİN   Son Yazan: EMİN (12.10.2007 15:18:47)     Cevap: 0    Okunma: 6099
      Konu Adı: Allahın arslanı ve Reslullahın dmdı:Hz. ALİ BİN EB TLİB

Yazan

Mesaj

 


EMİN
(normal)


Mesaj Sayısı: 44

   Mesaj Tarihi: 12.10.2007 15:18:47   
 
 

Allahın arslanı ve Reslullahın dmdı:
Hz. ALİ BİN EB TLİB
Hz. Ali Reslullah efendimizin amcasının oğludur. Hne-i sadette byd. 10-12 yaşlarında iken, birgn Reslullah ile Hz. Hatice�nin beraber namaz kıldığını grd. Namazdan sonra Reslullaha sordu:

- Bu nedir? 

- Bu Allah telnın dnidir. Seni bu dne da�vet ederim. Allah tel birdir, ortağı yoktur. Lat ve Uzza isimli putları terketmeni emrederim.

- nce babama bir danışayım.

- İslma gelmezsen, bu sırrı kimseye syleme!

Hz. Ali ertesi sabah, Reslullahın huzuruna gelerek dedi ki:

- Y Reslallah! Bana İslmı bildir.

Bunun iin gremiyorum

Bylece Mslman oldu. Mslman olanların ncs, ocuklardan ise birincisidir.

Peygamberimiz, bazen kuşluk vaktinde, Mekke vdilerine doğru ıkıp gider, Hz. Ali de, babası Eb Tlib�den, btn akrablarından ve halktan gizli olarak Peygamberimizle birlikte gider, namazlarını oralarda kılarlar, akşamleyin de, dnerlerdi.

Birgn, Hz. Ali�nin annesi Ftıma htun, kocası Eb Tlib�e dedi ki:

- Ali�nin, Muhammed�in yanına devam ettiğini gryorum. Senin başına, Muhammed tarafından, oğlun hakkında, g yetiremiyeceğin bir iş gelmesinden korkuyorum!

- Demek, oğlumu bunun iin gremiyorum?

Hemen, Peygamberimizle Hz. Ali�nin ardına dşt. Onlara, Batn-ı Nahle vdisinde, namaz kıldıkları sırada, rastladı. Peygamberimize sordu:

- Ey kardeşimin oğlu! Edindiğini grdğm bu din, ne dnidir?

- Ey Amca! Bu, Allahın dnidir. Allahın meleklerinin dnidir. Allahın peygamberlerinin dnidir. Babamız İbrhim�in dnidir ki, Allah tel, beni, Peygamber olarak bununla, btn kullara gnderdi.

Ey Amca! Doğru yola ağıracağım kimselerden, buna, en ok sen lyıksın! Bu yoldaki da�vetimi kabl etmeye ve bana yardımcı olmaya, sen, herkesten daha lyıksın!

Peygamberimiz, amcasını, İslmiyete, tevhde, Allahın birliğine inanmaya ve putlara tapmaktan vazgemeye da�vet etti. Eb Tlib dedi ki:

- Vallahi, yaptığınız veya syledikleriniz şeylerde bir mahzr yoktur. Ey kardeşimin oğlu! Ben, atalarımın dninden ve ona bağlılıktan ayrılmaya g yetiremiyeceğim. Fakat, sen, gnderildiğin şey zerinde dur!

Ben sağ olduka

Eb Tlib şyle devam etti:

- Vallahi, ben sağ olduka, yapmak istediğini tamamlayıncaya kadar, sana, hoşlanmıyacağın bir şey erişmeyecektir!

Hz. Ali�ye de, hoşlanmayacağı bir şey sylemedi. Ona sordu:

- Ey oğulcuğum! zerinde bulunduğun bu din, nedir?

- Babacığım! Ben, Allaha, Allahın Reslne mn ve onun, Allah tarafından getirdiklerini de, tasdk ettim. O�na tbi oldum!

- O, seni, ancak, hayır ve iyiliğe da�vet eder. Sen, onun yolunu tutmakta devam et! Yavrum! Amcanın oğlunun da�vet ettiği şeye, senin de, istiyerek girmen, yaraşır.

Sevgili Peygamberimiz Allah telnın emriyle Mekke�den Medne�ye hicret ederken Hz. Ali�ye kendi yatağında yatmasını, bıraktığı emnetleri sahiplerine vermesini syliyerek buyurdu ki:

- Bu gece yatağımda yat, uyu! Şu hırkamı da zerine rt! Korkma, sana hibir zarar gelmez!

Hz. Ali, Peygamber efendimizin emrettiği şekilde yattı. Habbullahın yerine, hi korkmadan, kendi nefsini fed etmeye hazırdı.

Burada ne bekliyorsun?

Hicret gecesi mşrikler, Reslullah efendimizin sadethnelerinin etrafını sarmışlardı. Peygamber efendimiz, evlerinden ıktılar. Ysn-i şerf sresinin başından on yet-i kermeyi okudular ve bir avu toprak alıp kfirlerin başına satılar. Reslullah efendimiz sıhhat ve selmetle aralarından geip, Hz. Eb Bekir�in evine ulaştı. Mşriklerden hibiri onu grememişti.

Bir mddet sonra mşriklerin yanına biri gelip sordu:

- Burada ne bekliyorsunuz?

- Evden ıkmasını bekliyoruz.

- Yemn ederim ki, Muhammed aranızdan geip gitti, başınıza da toprak satı.Mşrikler, ellerini başlarına gtrdler. Hakkaten, başlarında toprak buldular. Derhal kapıya hcum edip ieri girdiler.

Hz. Ali�yi, Resl aleyhisselmın yatağında grnce, Resl-i ekremin nerede olduğunu sordular. Hz. Ali cevap verdi:

- Bilmem! Beni, onun muhfazasına me�mur mu ettiniz?

Bunun zerine Hz. Ali�yi tartakladılar. K�be�nin yanında bir mddet hapsettikten sonra bıraktılar. Hz. Ali, Reslullah efendimizin K�be-i şerfte devamlı bulundukları makma oturdu. �Resl-i ekremde kimin nesi var ise, gelsin alsın!� diye nid ettirdi. Herkes gelip, nişnını syleyerek emnetini aldı. Bylece emnetler shiplerine teslim edildi.

Mekke-i mkerremede kalan Eshb-ı gzn, Hz. Ali�nin kanadı altına sığındılar. Reslullahın sadethneleri Mekke�de olduğu mddete, Hz. Ali de orada kaldı. Allahın arslanı Hz. Ali, Kureyş kfirlerinin toplandıkları yere giderek dedi ki:

- İnşallah tel yarın Medne-i mnevvereye gidiyorum. Bir diyeceğiniz var mı? Ben burada iken syleyin!

Nihyet Ali'de hicret etti

Hepsi başlarını eğip, hibir şey sylemediler. Sabah olunca, Hz. Ali, Resl-i ekrem efendimizin eşylarını toplayıp, Reslullah efendimizin Ehl-i Beyti ve kendi akrabları ile berber yola koyuldu. Reslullah efendimize, şişmiş olan ayaklarından kanlar akar vaziyette, Kub�da yetişti.

Gndzleri saklanıp, geceleri yaya olarak yrdğ bu yolculuğun sonunda, Peygamberimizin huzruna gidemiyecek bir hle gelmişti. Resl-i ekrem efendimiz bunu haber alınca, bizzat kendisi teşrif etmiş, Hz. Ali�yi grnce hline acımış, Onu kucaklamış, mbrek elleriyle nrin, nzik ayaklarını okşamış, kendisine fiyeti iin du buyurmuştu. Bunun zerine; (İnsanlardan yleleri vardır ki, Allah telnın rızsı iin nefsini fed eder) [Bekara 207] melindeki yet-i cellesi nzil oldu.

Peygamber efendimiz, bir gece eve vardıklarında buyurdu ki:

- Y işe! Hi yemeğin var mıdır?

Szleri biter bitmez kapı alındı. Kapı aıldığında, Hz. Eb Bekir, Hz. mer ve Hz. Ali�nin gelmiş olduğunu grdler. Peygamber efendimiz sordu: 

- Bu vakitte gelmenizin sebebi nedir?

- Y Reslallah! gndr birşey yemedik. ok acıktık. Mbrek yznz grerek alığımızı unutmak iin geldik.

Hasan ile Hseyin de atır

Hz. Ali ayrıca dedi ki:

- Y Reslallah! Hz. Ftıma ile Hasan ve Hseyin de gndr alar.

Peygamber efendimiz buyurdu ki:

- gndr ben de birşey yemedim.

Sonra Hz. Ali dedi ki:

- Y Reslallah! Dn yoldan geerken Mu�z bin Cebel�in avlusundaki hurma ağacında, hurmalar grdm.

Peygamber efendimiz:

- Kalkınız, Mu�z�ın evine gidelim. Bizi hurma ile misfir etsin, buyurdu.

Reslullah efendimiz ve byk Eshbı, Hz. Mu�z�ın kapısına vardılar. Hz. Eb Bekir:

- Y Mu�z devlet kuşu başına kondu. Allahın Resl evine teşrif etti, diye seslendi.

Fakat, evde bu sesi kimse duymadı. Yalnız Mu�z hazretlerinin kk kızı duymuştu. Annesine, Hz. Eb Bekir�in kapıya geldiğini syledi. Annesi inanmadı ve dedi ki:

- Kızım, bu vakitte Hz. Eb Bekir�in kapımızda işi ne?

Tekrar yattılar. Sonra Hz. mer ve Hz. Ali seslendi. Kız ocuğu tekrar annesine gitti ise de annesini inandıramadı. Yine yatıp uyudular. Daha sonra Peygamber efendimiz, �Y Mu�z!� diye seslenince, kızcağız, bu sefer, babasına gidip seslendi:

- Babacığım, ne duruyorsun, başımıza devlet kuşu kondu. Allah telnın Resl ve Eshbı kapıya gelmişler, seni ağırıyorlar.

Hurmalar hi eksilmedi

Mu�z hazretleri hemen kapıya koştu. Misfirlerini ieri aldı. Peygamber efendimiz buyurdu ki:

- Y Mu�z! gndr ben ve Eshbım hi yemek yememişiz. Dn Ali yoldan geerken sizin avludaki hurma ağacında hurmalar grmş. Geldik ki bizi hurma ile misfir edesin!

Hz. Mu�z ok zlerek cevap verdi:

- Y Reslallah! Bugn hurmaları toplayıp bir kısmını yedik, geri kalanını da fakrlere dağıttık. Hi hurmamız kalmadı.

Bunun zerine Peygamber efendimiz, evde grdğ byk bir sepeti Hz. Ali�ye vererek buyurdu:

- Y Ali, bu sepeti eline al! Hurma ağacının yanına var! Benden selm syle, Reslullah senden hurma istiyor diye syle!

Hz. Ali emredildiği şekilde gidip, Reslullahın selmını syleyince, ağa hurma ile doldu. Sepeti doldurup getirdi. Herkes yediği hlde hurmalardan hi eksilme olmadı.

Muhta olduğu hlinden belli olan fakr biri, Hz. Ali�nin huzruna gelip oturdu. Hz. Ali kendisine sordu:

- Benden bir isteğin mi var?

Adam utancından, sz ile cevap veremeyip işret ile muhta olduğunu bildirdi. Hz. Ali yanında bulunan, giyecek ve yiyecekleri verdi.

Muhta kimse ok sevindi, sonra da ok gzel bir beyit okudu. Okuduğu beyitten hoşlanan Hz. Ali, ocukları iin ayırdığı altını da verdi.

Değeri yaptığıyla llr

Fakr, sevincinden ne yapacağını şaşırdı. Hz. Ali, Peygamber efendimizden işittiği şu hads-i şerfi ona nakletti:

(Herkesin değeri, sylediği gzel szlere, yaptığı iyi işlere gre llr.)

Harbin birinde, Hz. Ali�nin ayağına bir ok saplandı. Ok, kemiğe girdiği iin ıkarılamadı. Sonra doktor ağırdılar. Doktor dedi ki:

- Bu oku ıkartabilirim. Fakat, ok ağrı yaptığı iin tahamml edilemez. Onun iin bayıltmam lzım.

Hz. Ali şyle cevap verdi:

- Bayıltmana lzm yok. Biraz bekleyin, namaz vakti girince namaza duracağım. O zaman ayağımdaki oku ıkartırsınız.

Dediği gibi yaptılar. Namaza durunca ayağını yarıp oku ıkardılar, hibir şeyi hissetmedi.

İşte byklerimiz byle namaz kılarlardı.

Hz. Ali buyurdu ki:

- Mslmanlar, hırete inanıyor. Kitapsız kfirler, inkr ediyor. Tekrar dirilmek olmasaydı, inanmıyanlar birşey kazanmaz, mslmanlar da, zarar etmezdi.

Fakat, kfirlerin dediği olmayınca, sonsuz azb ekeceklerdir.

Peygamber aleyhisselm, birgn kızı Hz. Ftıma�nın evine teşrif etmişti. Hz. Ali�yi evde bulamayınca kızına sordu:

- Amcamın oğlu nerededir?

- Babacığım, aramızda kk birşey olmuştu da, dışarı ıktı.

Ali nerededir?

Resl-i ekrem efendimiz, Hz. Ali�yi aramaya ıktı. Yolda rastladığı Hz. Sehl�e sordu:

- Ali nerededir, grdn m?

Hz. Sehl arayıp, mescidde olduğunu haber verdi.

Reslullah Hz. Ali�nin yanına geldi. Hz. Ali, toprağın zerine yatmış, hırkası omuzundan dşmş, vcudu toz-toprak iinde kalmıştı.

Resl-i ekrem bir taraftan toprakları silkeliyor, bir taraftan da:

- Kum, y Eb Trb! Ya�ni kalk, ey toprağın babası, diyordu.

Fahr-i kinat efendimiz, Hz. Ali ile birlikte evlerine gittiler.. Hz. Ali kendisine, Eb Trb denilmesinden ok hoşlanırdı.

nk bu lakb, ona, Allah Reslnn verdiği ma�nev bir taltif idi.

Bir gn Hz. Ali�nin annesi Ftıma htun, Eb Tlib�e sordu:

- Oğlun nerede?

- Ne yapacaksın onu?

- zdlı kadın klem, Ecyad�da, onu, Muhammed�le birlikte namaz kılarken grdğn, bana haber verdi.

Sonra da Eb Tlib�e, �Sen, oğlunun dnini değiştirmesini uygun gryor musun?!� diye ıkışınca, Eb Tlib şu cevbı verdi:

stnlk sırası

- Sus! Amcasının oğluna arka ve yardımcı olmak, elbet, herkesten ok, ona dşer! Eğer, nefsim, Abdlmuttalib�in dnini bırakmak hussunda bana boyun eğmiş olsaydı, ben de, muhakkak, Muhammed�e tbi olurdum! nk, o, halmdir, emndir, thirdir!

Bu cevap zerine, Ftıma htun da, sustu.

Osman-ı Zinnreyn�den sonra stnlk sırası Hz. Ali�dedir. Hilfeti, mmetin icm�ı ile sbittir. Reslullah, kızı Hz. Ftıma�yı ona nikh etmiştir. Daha nceleri de putlara saygı gstermediği iin, �kerremallah vecheh� lakbı verilmiştir. Allahın, kerm, şerefli, mbrek kıldığı yz, ma�nsındadır.

Hz. Ali buyurdu ki:

Ben, Reslullah efendimizden işittim, şyle buyurdu:

(Akıllı insana yaraşan; geim husslarının, hıreti ilgilendiren hllerin ve alev mes�elelerin dışında, konuşmamaktır. Aklı başında olana yaraşan, hline bakmak, dilini ve karnını faydasız şeylerden ve harmdan korumaktır.)

Hz. Ali bir kalabalığı eğlence iinde grp, byle eğlenip neş�elenmelerinin sebebini sorduğunda, onlar dediler ki:

- Bugn bayramımızdır.

Bunun zerine Hazret-i Ali de buyurdu ki:

- Gnh işlemediğimiz gnler de bizim bayramımızdır.

Hz. Ali buyurdu ki:

- Amellerin en fazletlisi, iyiliği emredip ktlkten vazgeirmek ve gnh işliyeni sevmemektir. Kim ki iyiliği emrederse, m�minin sırtını muhkemleştirmiş, sağlamlaştırmış olur. Kim de ktlğ men eder ve ondan vazgeirirse, mnfığın burnunu yere srtmş olur.

Hz. Ali Hendek savaşında, bir dşman askerini altedip, yere yatırdı. Kılıcını ekti. Tam vuracağı zaman, dşman askeri Hz. Ali�nin yzne tkrd.

Niin ldrmedin?

Hz. Ali kılıcını kınına koydu. Onunla savaşmaktan vazgeti. lmn bekleyen kimse, bu işten bir şey anlamadı. Hayretle kendisine sordu:

- Kılıcını ekmiştin. Beni ldrmene hibir engel yokken neden vazgetin? fken birden yatıştı.

Hz. Ali şyle cevap verdi:

- Ben kılıcımı Allah iin vuruyordum. Ben Allahın arslanıyım. Nefsin esri değilim. Sen, benim şahsıma karşı yaptığın hareketten sonra seni ldrseydim, nefsim iin ldrmş olabilirdim. Hlbuki her yaptığımı Allah iin yapmam lzımdır.

Hz. Ali, hayvanlarını kuyudan su ekerek sulayan bir bedev ile anlaştı. Kuyudan ekeceği her kova su iin, bedevden bir avu hurma alacaktı. Hz. Ali su ekmeye başladı. Son kovayı ekerken, kovanın ipi kopup, kova, derin kuyunun iine dşt.

Bedev, kızgınlıkla Hz. Ali�nin mbrek yzne bir tokat vurup creti olan hurmayı da verdi. Hz. Ali kovayı kuyudan ıkardı. Bedevye verip oradan uzaklaştı.

Onun dni haktır

Bedev, Hz. Ali�nin, derin kuyudan kovayı ıkarmasına hayret edip, kendi kendine, �Eğer onun dni hak olmasaydı, bu derin kuyudan kovayı ıkaramazdı. Kstahlık yapan el bana lzım değil� diyerek elini kesip Hz. Ali�nin evine gitti.

Hz. Ali kapıyı aıp Bedevyi grnce, ieride bulunan Reslullaha haber verdi. Peygamber efendimiz, Bedevye, niin byle hat ettiğini sordu. Bedev, ağlayarak yaptığı kstahlıktan zr dileyip mna geldi. Reslullah, kesik eli yerine koyup du buyurdu. Hak telnın izni ile eli sapasağlam oldu.

Hz. Ali, şehd edileceği gn sabah namazına giderken yolda şu beyiti okuyordu:

lme hazır ol ki, lm elbet gecikmez,

lm gelince artık feryd fayda vermez.

Ramazan-ı şerfin 17. Cum�a gn sabah namazına giderken, İbni Mlcem tarafından kılıla alnına vurularak şehd edildi. Kfe�de, ya�n Necef denilen yerde medfndur. Diğer halfe gibi Cennetle mjdelenenlerdendir.

Hz. Ali�nin kızı ve aynı zamanda Hz. mer�in hanımı olan mm Glsm, hdiseyi duyunca dedi ki:

- Babam da, kocam mer gibi sabah namazında suikaste uğradı.

Hz. Ali, veft etmek zere iken buyurdu ki:

- Yemnle sylyorum ki, umduğuma kavuştum.

Sonra Kelime-i şehdet getirerek veft etti.

Altı nashat

Peygamber efendimiz Hz. Ali�ye buyurdu ki:

- Y Ali! Altıyz bin koyun mu istersin, yahut altıyz bin altın mı veya altıyz bin nashat mı istersin?

- Altıyz bin nashat isterim.

Peygamber aleyhisselm buyurdu ki:

- Şu altı nashata uyarsan, altıyz bin nashata uymuş olursun.

1. Herkes nfilelerle meşgul olurken, sen farzları fa et. Ya�n farzlardaki rknleri, vacibleri, snnetleri, mstehabları fa et!

2. Herkes dnya ile meşgul olurken, sen Allah telyı hatırla! Ya�n din ile meşgul ol, dne uygun yaşa, dne uygun kazan, dne uygun harca!

3. Herkes birbirinin ayıbını araştırırken, sen kendi ayıplarını ara! Kendi ayıplarınla meşgul ol!

4. Herkes, dnyayı imar ederken, sen dnini imar et, znetlendir!

5. Herkes halka yaklaşmak iin vsıta ararken, halkın rızsını gzetirken, sen Hakkın rızsını gzet! Hakka yaklaştırıcı sebep ve vsıtaları ara!

6. Herkes ok amel işlerken, sen amelinin ok olmasına değil, ihlslı olmasına dikkat et!

Hz. Ali, Hendek savaşında mşriklerin en azılıları ile savaştı. Savaşın iyice şiddetlendiği 22. gn, Amr bin Abdd adlı mşriklerin en azılılarından biri, Hendek kenarlarına gelip meydana er istedi. Mslmanlardan kimse Amr�ın da�vetine cevap vermedi. nk Reslullahtan emir bekliyorlardı. Amr�ın meydan okuması yedi kere devam etti.Yedincide Reslullah efendimiz, Hz. Ali�yi ağırıp huzruna oturttu ve buyurdu ki:

- Y Ali! Benim atıma bin, kılıcımı al, Amr bin Abdd�un nne yiğite, cesretle var! Onun heybetinden, uzun boyundan endşe etme! Ben, Hak teldan sana yardım etmesi iin, senin elinle Mslmanların, bunun şerrinden kurtulmaları iin du ediyorum.

Avını gzetliyen arslan

Hz. Ali kılıcını kuşandı. Atına bindi. Avını gzetliyerek giden bir arslan gibi, Amr�ın nne varıp dedi ki:

- Y Amr! Duydum ki sen K�be�nin karşısında ahdetmişsin ki, Kureyşten bir kişi senden iki şey istese, birini yaparmışsın.

- Evet yle sz verdim.

- Biliyorsun ben Kureyş�tenim. Senden iki şey isteyeceğim. Hi olmazsa birini kabl et! Birinci isteğim, Allahın birliğini ve Muhammed aleyhisselmın O�nun Resl olduğunu kabl ve tasdk etmendir.

- Bunu kabl etmiyorum, başka ne istiyorsun?

- İkinci isteğim, bu iki kuvveti hllerine bırakıp, Mekke-i mkerreme�ye gitmendir.

- Bunu kabl ettim, yalnız Eb Bekir, mer ve Osman�ın başlarını keserim.

- Ey ahmak! Benim başımı kesmeden onların başını nasıl kesersin?

- Y Ali! Sen henz gensin, dnyanın tadını almamışsın, ben senin başını kesmek istemem.

- Ben Allah telnın yardımı ve Reslnn dusı ile senin başını kesmek isterim.

Hz. Ali�nin bu sz zerine Amr, atından inip Hz. Ali�ye doğru yrd. Hz. Ali de atından indi. Birbirlerine hamle ettiler. Hz. Ali bir fırsatını bulup, Amr�ın uyluğunu, bir kılı darbesiyle kopardı. Artık işi bitti, diyerek geriye dnmş gelirken, Amr, kendi kopmuş bacağını Hz. Ali�ye fırlattı. Hz. Ali de hemen geri dnp Amr�ı ldrd.

Reslullah efendimiz tekbr getirip buyurdu ki:

- Ali�nin Amr bin Abdd ile bir kere karşılaşması, mmetimin kıymete kadar olan ibdetinden hayırlıdır.

Dnya aldatır

Hz. Ali�nin hikmetli szleri oktur. Bunlardan ba�zıları şunlardır:
DUA MMİNE SİLAH,DUA RUHA GIDA,DUA İNSANA HUZUR,DUA YERE ĞGE NUR,DUA KALBE FERAH,DUA BEDENE ŞİFADIR

Affetmek fazlettir. Kararlı olmak met�dır, sahip olunan maldır. Kararsız olmak ise zyi olmaktır. Yalancılık hıynettir. İnsf rahatlık, şer kstahlıktır. Gleryzllk ihsndandır. Doğruluk kurtarır, yalan felkete srkler. Kanat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır. Dnya aldatır, şehvet kandırır. Hased yıpratır, nefret kertir.

Akıllı kimse, gnhlarını tevbe ile rtendir. Cmert, ktlk yapana iyilikle karşılık verendir.

lim; sz, işine uygun olandır. lim ilme doymaz.

Hz. Ali, Hayber kalesinin fethinde, kalenin kapısını koparıp, kalkan olarak kullanmıştır. Bu savaşta Hz. Ali'nin gzleri ağrıyordu. Reslullah efendimiz onu ağırtarak gzlerine fledi ve şifa bulması iin Allah telya du etti. Hz. Ali'nin gzlerinde bir ağrı sızı kalmadı.

Bu savaşta, yahudilerin meşhur pehlivanı Merhab:

-Hayber halkı iyi bilir ki: ben, gelip atan harplerin tutuştuğu, kızıştığı zamanlarda, tepeden tırnağa kadar silhlanmış, cesaret ve kahramanlığı denenmiş Merhab'ımdır. Ben, kkreyerek geldikleri zaman aslanları bile kh mızrakla, kh kılıla vurup yere sermişimdir, diyerek Mslmanlardan er diledi. Bunun zerine Hz. Ali:

-Ben oyum ki: anam bana Haydar, Arslan adını takmıştır! Ben, ormanların heybetli grnşl arslanı gibiyimdir. Sizi, geniş lde ve arabuk tepeleyici bir er kişiyimdir, diye şiir syleyerek Merhab'ın karşısına dikildi.

Bu şiir Merhab'a o gece grdğ ryyı hatırlattı. Rysında kendisini bir arslanın paraladığını grmşt. Hz. Ali, Merhab'la karşı karşıya geldiğinde, Merhab'ın tepesine yle bir kılı indirdi ki, kılı, Merhab'ın siperlendiği kalkanını ve demirden miğferini kesti. Başını, ikiye ayırdı. Merhab'ın başına inen kılıncın ıkardığı ses o kadar fazla idi ki, Hayber kararghında bulunan mm-i Seleme:

-Merhab'ın dişlerine kadar inen kılıcın sesini ben de işittim, demiştir.

Hz. Ali, o gn yahudilerin en namlı kişilerinden sekizini ldrmştr.

Hayber gazsından dnen Hz. Ali'ye Peygamber efendimiz:

-Y Ali, eğer halk, s'ya sylediklerini sylemiyecek olsalardı, senin hakkında ok szler syl
 

Google
 
Ziyareti:  Sitede şu anda 0 ye ve 57 misafir olmak zere toplam 57 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugn Tekil:1  oğul:6466  Toplam:93133488  Bugn ye:0  Dn:0  Toplam:32256  Dn Tekil:1  oğul:21577

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57,