Forum    Serbest Krs  
     Yazan: EMİN   Son Yazan: EMİN (12.10.2007 15:24:17)     Cevap: 0    Okunma: 7144
      Konu Adı: Prof.Dr.İskender Pala - Gl Medeniyetinin Mstesna Gl

Yazan

Mesaj

 


EMİN
(normal)


Mesaj Sayısı: 44

   Mesaj Tarihi: 12.10.2007 15:24:17   
 
 

Gl tarife ne hacet ne iektir biliriz
 

   Hilkatin Ftiha'sı, nbvvetin htimesi, ins cinnin peygamberine selamdan sonra,

   Varlık gzeline Gl diyeceğiz biz, Gl ağında ıtırlarını duymak iin...

   Beşeriyet btn zaman ve mekan boyunca Gl' bilememenin ve Gl' sevememenin ıstırabıyla kıvrandı ve byk hakikat şu ki başını nereye vursa o Gl'den başka Gl bulamayacak, Gl' rnek almadıka ete kemiğe brnmş feryadından kurtulamayacaktır. Eller nakış nakış, desen desen Gl' dokur nki, kağıtlar renk renk, deste deste Gl' okur. Gl'n ıtırlarında blbller yaşar aşk ile, ve aşk ile renginin şulesinden pervaneler dşer. Kimin eline değerse Gl, elleri Gl kokar onun. "Burada beni ancak Allah buyruğuna bağlı Peygamber affı kurtarır / Ben de onun ve adalet eline uzatıyorum işte sağ elimi" der Sezai Karako'un ağzından Ka'b b. Zheyr, ve o gnden sonra brdesini giyer Gl'n. elikten bklmler erir Gl'n yapraklarında.

   "Eğer Gl'n vasıflarının şerhini devamlı, durmadan sylesem, yzlerce kıyamet geer de o yine bitmez." der Mevlana. Lisan ve kalem Gl' hakkıyla anlatamaz, bunu herkes bilir. Bilir de Asr-ı Saadet'ten bu yana sayısız kalemler Gl' yazar ciltler ve ktphaneler dolusu; hesaba gelmez lisanlar Gl' syler manzumeler ve şiirler boyu.

   Şimdiye kadar neler sylenmedi Gl hakkında, neler yazılmadı. Yazmakla bitirilemedi ve bitirilemeyecek. Adına na't dediler Gl' anlattılar; tazarru dediler, Gl'e iltica ettiler. Siyer dediler hayatını sylediler, şemail dediler vasıflarını sayıp dktler. Hilye yazdılar yakınlıklarını ifade iin, mi'raciye dizdiler şanını tebcil iin. Besteler yaptılar Gl terennmnde, İlahiler sylediler Gl deminde. Na't diye mahlas kullandılar, divanlar doldurdular; adını anarak başladılar mesnevilere bir bakışına mazhar olmak iin. Aherli kağıtlara dkld bin bir harf dz ve eğik, Gl' yazmak iin yarıştı gubari ile şikeste ta'lik. Hamdullah'tan Hmid'e harf başına şkr diye yazdı divitler; Levn'den Osman'a tel tel renk verdi ivitler. Ne yana baksa Gl'den bir iz grr gzler, ne yne dnse Gl' zler, geceler ve gndzler. Eşya ve varlık Gl iin vardır ve Gl, eşya ve varlık olur serp. Bir milyon adı varsa aşkın, bir eksiğiyle hep Gl'den alır ilhamını. Kağıt, kalem ve kitap... Sz, kelam ve hitap... Her suret ve her şekilde Gl'e mahkum. Nitekim kimiler Gl dediler, mr boyu Gldler; kimiler Gl dediler, Gl uğruna ldler.

   Gl' anlatmayan dil ne syler ki efsaneden başka!.. Gl harflerinden Gl sylemeyen kelimeler gereği olmayan isimlerden te nedir ki?!.. Gl kokusu taşıyan bilgi canda ışık; Gl destesi gtrmeyen kervan bedene kuru yktr.

   Gl hakkında en mstesna szleri Divan şiiri sylemiştir. Trk şairlere zg bir tr olan Hilye'lerden siyer kitaplarına; mevlidlerden mi'raciyelere; divanlar ile her trl mesnevilerin başında Tevhid ve mnacaatlardan sonra yer alan na'tlardan dzyazı eserlerdeki hamdele ve salvele blmlerine varasıya kadar hep "nce Gl" der kalemler. Divan edebiyatının Gl hakkında syleyecek szne hadd pyn mı bulunur? O şairler ki kitapları yahut szlerinin, en başında O'nun adını anmakla korunabileceğine inanmışlardır. Bir divan şairinin, kendini şair saydırmak, yahut şairliğinin kanıtı olan divanını tertib etmek iin yazması gereken şiirlerden biri de Gl hakkında inşad edeceği kasidesidir.

*

   Hz. Peygamber'den bahseden manzumeler belli bir konu sınırlaması iinde dşnlemezler. Risalet, hicret, mucizeler, din yolunda ektiği sıkıntılar, mmetine va'd ettiği şefaat, zel bir kıssasının anlatımı vs. hep divan şairinin konuları arasındadır. Ancak daha da nemlisi na'tlardır ki divan şairine, Gl'e karşı beslediği duygularını dile getirme fırsatı verir. Beşeriyetin en hayırlısına, varlığın en şereflisine karşı gsterilen bu sevgi ve saygı, şairin dilini ve yolunu aydınlatır hi farkına varmadan, kelimelerini birdenbire gzelleştiriverir. Btn divan şiiri rnleri iinde dilin en gzel ve sanatlı kullanıldığı manzumeler, yalnızca ve yalnızca na'tlardır. Bunun sebebi, şairin iinden geldiği şekilde anlattığı Gl aşkıdır, Gl'e bende olmanın samimiyetinden kaynaklanan sanattır. Allah'a yakınlık bakımından hi kimse nasıl Efendiler Efendisi'ne ulaşamazsa, şair de peygamberine ulaşma yolunda kimse kendisine ulaşamasın ister. O'nun erdiği makama nasıl kimse erememişse, O'na yol alırken de kimse şaire yetişemesin ister. Bu şiirlerden pek oğunun zel gn ve gecelerde okunmak zere bestelenmesi, onların halk tabakaları arasında da Peygamber sevgisini oğaltıcı eserler olarak yaygınlaşmasını sağlar nki.

   Evrenin en gzel Gl'ne yazılan mstakil eserler iinde en yaygın okunanı hi şphesiz Sleyman elebi'nin "Veslet'n-Nect (Kurtuluş vesilesi)" adıyla bilinen Mevlid'idir. Bunu Hakan Mehmed Bey'in Hilye'si (Hz. Peygamber'in suret ve siret gzelliklerinin anlatıldığı eser), sonra da Ny Osman Dede'nin Mi'rciye'si izler. Bu eser de zamanla musık formunda okunmuş ve ağlar boyu geniş halk kitleleri tarafından sevilerek Trk kltrn ynlendirmiştir. Na'tlar iinde Nazm'in kk bir divan oluşturacak kadar ok sayıdaki maznumeleri ile Fuzul'nin Su Kasidesi, Nab'nin coşku dolu dizeleri, Şeyh Galib'in mseddes tarzında yazdığı muhteşem eseri, Nef''nin "szm" redifli kasidesi ilk akla gelebilecek olanlardır. ok sayıda na't yazdıkları iin Na't mahlasıyla bilinen Na't Mehmed, Na't Ahmed ve Na't Mustafa efendiler de Gl'e olan aşkı doruğa ulaştıran, fanilerin syleyebileceği en mstesna szleri syleyen şairlerdir. Bu arada değişik şairlerin na'tlarının derlenmesiyle oluşturulmuş Nu't-ı Nebeviye mecmualarını da hatırlamak gerekir.

   Na'tların gazel tarzında yazılanları da vardır elbet. Bunlar genellikle vezin ynlendirmesiyle şekil bulan ve 4 mefln kalıbıyla yazılıp "...y Raslallah" redifiyle sona eren gazellerdir. Bu tr na'tlar iinde Zek Mustafa Dede'nin,

Gark-i bahr-i isynem şefat y Raslallah
Esr-i nefs-i ndnem şefat y Raslallah

   beytiyle başlayan kısa na'ti gibi manzumeler XVII. yzyıldan itibaren sıka grlr. Leyla Hanım'ın,

All-i derd-i isyne devsın y Raslallah
Bize sy-ı cinne reh-nmsın y Raslallah

   dizeleriyle başlayan na'ti, Şeyhlislam Arif Hikmet Bey'in,

Ser-i kyunda kemter hk-i rhım y Raslallah
Nesb-i sitnındır penhım y Raslallah

   ve Musahip Mustafa Paşa'nın,

Hev-yı nefse cnım mbteldır y Raslallah
İşim hep cmleten crm hatdır y Raslallah

matlalı gazelleri bu tr na'tların en nlleridir. Gazel tarzında olup hakkında menkıbev rivayetler de bulunan bir şiir de Nab'nin na'tıdır. Onun hac seyahatinde Medne'ye varmak zereyken sylediğine inanılan ve şehre girdiği esnada Mescid-i Nebev mezzinlerinin hep bir ağızdan kerameten okudukları menkıbev slupla anlatılan şiir şu beyitle başlar:

Sakın terk-i edebden ky-ı mahbb-ı Huddır bu
Nazargh-ı İlah'dir makm-ı Mustafdır bu

*

   Btn bunların dışında, Gl'den bir vesile ile bahsedecek olan şair iin ilk başvurulacak kaynaklar, mucizelerdir. Efendiler Efendisi'ni hastalıkların devası, cennet yolunun klavuzu, Allah'ın Habbi olarak gren şair, O'ndaki beşeriyet kadar nebeviyeti de sz konusu etmekten hoşlanır; yceliğini dile getirmek iin sık sık mucizelerden bahseder. Feny'yi dinleyelim mesela:

Et kıys parmaklarından mu'ciztın gayrı bes
eşme akdı her birinden eyleyip şakku'l-kamer

   Demek ister ki: "Sen O yce peygamberin mucizelerindeki ihtişama bak ki, yalnızca parmakları bile her birinden eşmeler akıttı, ve şehadet parmağıyla ayı ikiye bld." Hudeybiye'de Ashb'ın ok susadığı bir anda Efendiler Efendisi son tastaki suya bir elini sokup diğer elinin beş parmağından beş eşme gibi su akıtmış ve ashab hem abdest alıp hem kana kana imişlerdir. Keza Mekke mşrikleri kendisinden mucize istedikleri vakit şehadet parmağıyla işaret edip ayı ikiye yarmıştı, hani İslam tarihleri ve siyerlerin şakku'l-kamer diye zikrettikleri mucize. Şair Gl'n yalnızca parmaklarından sadır olan mucizelerinin bu derece byk olduğunu, diğerlerine sıra gelirse anlatmaya kelimelerin yetmeyeceğini ancak bu kadar gzel anlatabilir değil mi?!...

   Divan şairi Gl'den bahsedeceği zaman O'nu eşref-i mahlkt, cihan bağının nadide ieği, varlığın evveli ve hiri, şefaatin kaynağı, mahşer gnnn efendisi, ahsen-i takvm, gzel ahlakın tamamlayıcısı gibi sayısız vasıfları bir anda sıralayıverir. Btn ama Gl'den şefaat istemektir ya hani, bunun iin sık sık O'ndan bahseden yetlere ve kuds hadislere mracaat eder. Bu durumda ayetler genellikle şiirdeki vezin zaruretini de beraberinde getirir ve tamamı yerine bazı ibareler şeklinde zikredilir. "Ahsen-i takvm, kaabe kavseyn ve ev edn, leamrk, l-maallah, Kf u Nn, Th ve Yasn, m zğa'l-basar, Sidre ve mnteh, rahmeten li'l-lemn, tarfet'l-ayn" gibi ibareler bunlardandır. Şu beyit Nesm'ye aittir:

Vasfını "Ve'n-Necmi" "Ve'ş-şemsi" "Tebrek" syledi
Şnına "Th" v "Ysn" geldi Hak'tan beyyint

   Hz. peygamber'den bahseden hadisler de zaman zaman divan şairlerinin konuları arasına girer. Bunlardan en nl olanı "levlke levlk" sırrını taşıyan hadis-i kudsdir. Bunu "ene efsah" ve "medinet'l-ilm" gibi ibarelerin getiği hadisler takip eder. Beyti Şeyhlislam Yahya'ya syletelim:

Sana mahss lutfudur Hakk'ın
Tc-ı "Levlk" u taht-ı "Ev edn"

   Gl'n şanı sz konusu olunca tasavvuf divan şairlerinin en ziyade andıkları kelime "muhabbet"tir. O nl beyitte olduğu gibi:

Muhabbetten Muhammed oldu hsıl
Muhammed'siz muhabbetten ne hsıl

   Ebced geleneği bile Gl hakkında abidev bir beytin doğmasına kapı aralamıştır:

Aman lafzı senin ism-i şerfinle msvdir
Anınn şıkın zikri "amn"dır y Ruslallah

   "Amn" ile "Muhammed" isminin ebced karşılığı 92 eder. Buradan şıkın "amn!" diye her haykırışında aslında Hz. Peygamber'i anmak istediğinin sylenmesi ne kadar da şairane bir buluştur. Hezr gıbta!..

*

   Burada divan şairinin iman cephesinden İslam'ın varlık sebebi olan Gl'e bakışındaki genel kabulleri vermeye alıştık. Şimdi en başa dnelim ve bir Gl olarak, Glde bir remz olarak, teri Gl kokan, yznde Gl, ağzında gonca grlen Efendiler Efendisi'nden Gle yansıyan ilham dolu birka beyit ile sz tamamlayalım. Bylece btn Trk coğrafyasını doldurarak bir aşka dnşen Gl medeniyetinin aslında bir iman ve aşk medeniyeti olduğunu anlayalım.

   Dicle'nin serin yamalarında gzyaşlarını ikindi sularına karıştırarak Kıble'ye ynlendiren bağrı yanık şair hasretini anlatıyordu ve o Fuzul idi:

Suya versin bğbn Glzrı zahmet ekmesin
Bir Gl aılmaz yzn teg verse bin Glzre su

   Sultan, ryalarının sevgilisine Gl rlyefleriyle başı zre yer vermek iin sorgucunu O'nun ayak izinden yaptırıyor ve zerine şu dizeleri nakşettiriyordu; o dahi Sultan Ahmed idi:

Nola tacım gibi başımda gtrsem dim
Kademi nakşını ol hazret-i şh-ı rsln
Gl-i Glzr-ı nbvvet o kadem sahibidir
Ahmed durma yzn sr kademine o Gln

   Ve sultanın mrşidi -ki adına Hdy denir- her yzde Gl'n aşkını okumaktaydı:

Gl ağlama Gl bize
Ele diken Gl bize
Gl olanın yznde
Gl aılır Gl bize

   Ve bugn biz, bir ağa geldik, Gl iin ferydlar ağına:

Gle gş ettiremez boş yere blbl inler
Varak-ı mihr vefyı kim okur kim dinler

   Şikayet değildir kasdımız Gl'e, cr'etimiz iimizin yanışından. Glistanlarda savaşlar var bugn Gl'm ve blbllerin kurşuna dizilip kefensiz gmlyor artık. Hi bugnk kadar yakışmadı Kbe'ne siyahlar ve biz seni hi bugnk kadar zlemedik. Varlığa bir Gl ise sebep, kokusundan ya renginden nasıl duralım ayrı.

   Ebed Glşeninde tek ayak zre duracak bir yer de vermez misin bize Gl'm?!..



 

Google
 
Ziyareti:  Sitede şu anda 0 ye ve 74 misafir olmak zere toplam 74 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugn Tekil:1  oğul:906999  Toplam:95238213  Bugn ye:35  Dn:0  Toplam:32297  Dn Tekil:1  oğul:22812

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71, Misafir72, Misafir73, Misafir74,