Forum    Snnet-i Seniyye  
     Yazan: semair   Son Yazan: semair (24.01.2007 14:41:37)     Cevap: 0    Okunma: 9296
      Konu Adı: Efendiler Efendisi'ne Salt u Selm ...

Yazan

Mesaj

 


semair
(normal)


Mesaj Sayısı: 33

   Mesaj Tarihi: 24.01.2007 14:41:37   
 
 

Her fırsatta, Peygamber Efendimiz'e (aleyhissalatu vesselam) salt u selam getirmemiz ona karşı vefamızın gereğidir. nk, salt u selamlarla onu her anışımız, hem onun peygamberliğini bir tebrik, hem getirdiği saadet-i ebediye mjdesine karşı bir teşekkr ve hem de bildirdiği fermanlara itaatimizi ve biatımızı yenilememiz manasına gelmektedir.

Evet, Efendiler Efendisi'ne salt u selm okumakla, ahd- peymanımızı yenilemiş, mmeti arasına bizi de dahil etmesi isteği ile kendisine mracaat etmiş oluyoruz. "Seni andık, Seni dşndk; Allah Teala'ya Senin kadrini yceltmesi iin dua ve dilekte bulunduk" demiş ve "Dhilek ya Rasulallah ? Bizi de nurlu halkana al ey Allah'ın Rasul!.." talebimizi tekrar ederek onun engin şefkat ve şefaatine sığınmış oluyoruz. Dolayısıyla, salt u selama Efendimiz'den daha ok biz muhta bulunuyoruz. Ona mracaatımızla mevcudiyetini, byklğn kabullenmiş ve kklğmz, hiliğimizi ilan etmiş; aczimiz ve fakrımızla beraber, şiddetli ve ok byk bir gnn endişesiyle melce ve menc olarak Resul- Ekrem'e dehlet etmiş, arz-ı ihtiya ve arz-ı halde bulunmuş oluyoruz.

Bildiğiniz gibi, "salt", tebrik, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelmektedir. Salt kelimesinin oğulu "salavt" gelir. Kur'n-ı Kerim'de şyle buyurulur: "Allah ve O'nun melekleri Peygamber'e hep salt ederler. Ey m'minler, siz de Ona salt (ve dua) edin ve samimiyetle selam verin." (Ahzab, 33/56) Bu yeti kerimeyle, Peygamberimize salt ve selamlar getirerek hrmetlerini arz etmek her mslmanın yapması gerekli olan bir grevdir. Her mslman en azından "llhmme salli al Muhammed - Allhım rahmet ve bereketin Efendimiz Hazreti Muhammed zerine olsun" diyerek salt getirmek mecburiyetindedir.

Rasl Ekrem Efendimiz, "Yanında benim adım anılıp da bana salt getirmeyen kişinin burnu srtlsn, hakarete uğrasın" buyurmuştur. Bununla beraber, Peygamberimizin ismi her işitildiğinde veya anıldığında salt getirilip getirilmeyeceği hususunda; bazı alimler, bir yerde, Hz. Peygamber'in adı ne kadar anılırsa anılsın bir defa salt edilmesi yeterlidir derken, alimlerin oğunluğu ise, Efendimiz'in adı her anıldığında salt u selam getirilmesi gereklidir demiştir. Bazıları, insanın, mrnde bir kere salt u selam getirmesinin vcib olduğunu sylerken, İmam Şfi gibi kimseler de nm-ı celil-i Muhammed ne zaman anılırsa anılsın hemen salt u selamla Ona senda bulunmak gerektiği kanaatindedirler. Nitekim, hadis ilmiyle uğraşanlar, Hazreti Peygamberimizin hadislerini rivayet ederken, Onun adı ne kadar ok anılırsa anılsın, her anılışında, "Sallallahu aleyhi ve sellem" diyerek hrmet ve vefalarını ifade etmişlerdir. Hatta, bazı yerlerde, ezanda Efendimizin ism-i şerifi de anıldığı, "Eşhedu enne Muhammeden Rasulullah" dendiği iin, ezandan sonra da salt u selam okunagelmiştir. Erzurum da bu yerlerden birisidir. Orada da, ezanı mteakip "es-Saltu ve's-selamu aleyke ya Rasulallah, es-saltu ve's-selamu aleyke ya Habballah, es-saltu ve's-selamu aleyke ya hateme'n-nebiyyne" şeklinde salt okurlar. Aslında, ezan kelimelerinin iinde byle bir salt u selam yoktur, fakat bir vefa borcu olarak sylerler.

Evet, salt u selam meselesine bir vefa borcu nazarıyla bakmak lazım. Biz Efendimiz'e karşı borluyuz. Allah, bazılarımız iin ağır gelebilecek şekilde her an o borcu dyor olma şuuru iinde bulunmakla bizi mkellef kılmamış. Hayatımızın her saniyesinde Onu hatırlıyor olma, Ona hi durmadan salt u selam getirme teklifinde bulunmamış. Fakat, biz zaten Onun getirdiği dinin hkmlerine riayet ettiğimizde bir ynyle Ona karşı medyuniyetimizi de srekli ve fasılasız dile getirmiş oluyoruz.

Gnde beş defa minarelerimizden olduğu gibi gnllerimizden de ykselen ezanımızı dşnn.. her namaza yryşmzde,

"Gk nra gark olur nice yz bin minareden,
Şehbl aınca rh-u revn-ı Muhammed;
Ervah cmleten grr "Allahu Ekber"i,
Aks eyleyince arşa lisn-ı Muhammed." (Yahya Keml)

szlerinin hakikatini seslendiriyor ve nce ezanla vefamızı ilan ediyoruz. Zt-ı Uluhiyet'in yanında Efendimizin nm-ı cellini de anıyoruz. "L ilahe illallah"ın, "Muhammedn raslullah "tan ayrılamayacağını, şehadetin ancak ikisini beraber sylemekle gerekleşmiş olacağını gsteriyoruz. stad Hazretleri'nin de Mektubt'da belirttiği gibi, kelime-i şehadetin iki kelmının birbirinden ayrılamayacağını, onların birbirini tazammun ve isbat ettiğini, biri birisiz olmayacağını ifade ediyoruz. Evet, madem Peygamberimiz (aleyhissalt vesselm) Htem'l-Enbiyadır, btn enbiyanın vrisidir. Elbette O, btn vusl yollarının başındadır. Onun cadde-i kbrsından hari hakikat ve necat yolu olamaz. Umum ehl-i marifetin ve tahkikin imamları, Sadi-i Şiraz gibi derler: "Ey Sd! Muhammed'i (sav) rnek almadan bir kimsenin selmet ve saf yolunu bulması imknsızdır..."

 

Google
 
Ziyareti:  Sitede şu anda 0 ye ve 154 misafir olmak zere toplam 154 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugn Tekil:1  oğul:3560498  Toplam:97891712  Bugn ye:44  Dn:0  Toplam:32306  Dn Tekil:1  oğul:22812

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71, Misafir72, Misafir73, Misafir74, Misafir75, Misafir76, Misafir77, Misafir78, Misafir79, Misafir80, Misafir81, Misafir82, Misafir83, Misafir84, Misafir85, Misafir86, Misafir87, Misafir88, Misafir89, Misafir90, Misafir91, Misafir92, Misafir93, Misafir94, Misafir95, Misafir96, Misafir97, Misafir98, Misafir99, Misafir100, Misafir101, Misafir102, Misafir103, Misafir104, Misafir105, Misafir106, Misafir107, Misafir108, Misafir109, Misafir110, Misafir111, Misafir112, Misafir113, Misafir114, Misafir115, Misafir116, Misafir117, Misafir118, Misafir119, Misafir120, Misafir121, Misafir122, Misafir123, Misafir124, Misafir125, Misafir126, Misafir127, Misafir128, Misafir129, Misafir130, Misafir131, Misafir132, Misafir133, Misafir134, Misafir135, Misafir136, Misafir137, Misafir138, Misafir139, Misafir140, Misafir141, Misafir142, Misafir143, Misafir144, Misafir145, Misafir146, Misafir147, Misafir148, Misafir149, Misafir150, Misafir151, Misafir152, Misafir153, Misafir154,