Forum    Snnet-i Seniyye  
     Yazan: GL-i NidA   Son Yazan: GL-i NidA (25.01.2007 23:26:20)     Cevap: 0    Okunma: 8449
      Konu Adı: PEYGAMBERLIĞI VE MEKKE DNEMI

Yazan

Mesaj

 


GL-i NidA
(normal)


Mesaj Sayısı: 48

   Mesaj Tarihi: 25.01.2007 23:26:20   
 
 

PEYGAMBERLIĞI VE MEKKE DNEMI

Bylece kendisine verilecek ilh rislet grevini stlenebilecek bir seviye ve vasata geldiği bir sırada, kırk yaşında iken yine byle bir uzlet anında Hıra mağarasında, Cenb-ı Hakk'ın peygamberlere vahiy getirmekle grevli meleği Cebril (a.s), O'na ilk vahyi, Alak Sresi'nin ilk beş yetini getirdi. Artık Allah'ın Rasl, insanları hak din olan İslm'a ağırmakla grevli idi. O, bu grevine ailesi halkından ve hak davaya gnl verebilecek yakın arkadaşlarından, gereği kabul edebilecek kabiliyetde olan, fıtratı bozulmamış, dşnme istidadı krelmemiş kişilerden başladı. İlk nce O'nu sevgili eşi Hz. Hatice tasdik etti. Erkeklerden Hz. Ebbekir, ocuklardan Hz. Afi, zadlı klelerden Zeyd b. Hrise kendisine ilk iman eden kimselerdi. Ardından Hz. Ebbekir'in de aracılığıyla Hz. Osman, Abdurralıman b. Avf, Zbeyr b. el-Avvm, Talha b. Ubeydullah, Sa'd b. Eb Vakks, Eb Ubeyde b. el-Cerrah, Sa'id b. Zeyd, Abdullah b. Mes'd gibi şahsiyetler mslman oldular. Hz. Peygamber ilk yıl davetini gizli srdrd. Yalnız bu gizlilik, İslm'ın esasları ve prensipleri aısından değildi. İslm, sır perdeleri arkasında, gizli saklı, esrarengiz ve gizemli, anlaşılmaz bir takım dşnceler ve doktrinler ihtiva eden bir din değildi. Onun esasları gayet aık, net, anlaşılır, sde, arı duru olup akıl ve mantığa da uygun idi. Aynı şekilde bu gizlilik, İslm'ın sadece belli bir zmreye has bir grup dini oluşundan da değildi. Aksine İslmiyet cihanşml bir din olup btn bir beşeriyetin hidayet ve sadetini hedeflemişti. Ancak Hz. Peygamber'in ilk yıl davetini gizli srdrmesi, evredeki insanların İslm'a karşı takındıkları dşmanca tavırdan, inan ve ibadet hrriyeti tanımayacak kadar insafsız ve bağnaz oluşlarından kaynaklanıyordu. Mslman olanların mallarına ve canlarına bir zarar gelmemesi, filizlenmekte olan İslm davsına acımasız bir balta vurulmaması aısından gizli davete gerek duyulmuştu. Bu safhada Hz. Peygamber faliyetini genellikle davet merkezi edindiği Dru'l-Erkam'dan yrtmştr. Burası ilk iman edenlerden el-Erkam b. Ebi'l-Erkam'ın* Kbe karşısında Saf tepesi yamalarındaki evi idi. İlk mslmanlardan bir oğu İslm'ı burada kabul etmişler, Hz. Peygamber'in eğitimine burada mazhar olarak İslm'ın eşsiz esaslarını ruhlarına ve hayatlarına burada nakşetmişlerdi. Hz. Peygamber burada İslm davsına gnl bağlayarak mallarını ve canlarını bu hak dav uğrunda feddan ekinmeyen sdık, veflı ve ihlslı bir kadroyu oluşturmakla meşgld. O, biliyordu ki byle bir kadro olmaksızın İslm davsının ortaya ıkıp yayılması mmkn değildir. Bu bakımdan Hz. Peygamber'in bu devredeki icraatı ashabını birbirine kenetlendirmiş ve aralarında mkemmel bir bağlılık oluşturmuştu.

İşte Hz. Peygamber İslm davsı etrafında byle bir kadro oluşturduktan sonra peygamberliğin drdnc yılından itibren İslm'ı aık aık tebliğ etmeye başladı. Kureyş mşriklerinin İslm'ı engellemek iin başvurdukları ok eşitli areler, Hz. Peygamber'e ve İslma samimiyetle bağlı kadro elemanlarına engel olamıyordu. Bu arada Mekke mşrikleri zellikle korunmasız mslmanlara insaf ve vicdana sığmayan eziyet ve işkencelerde bulundular. Bu işkenceler karşısında Hz. Peygamber, isteyen mslmanların Habeşistan'a gidebileceklerini belirtip hicret izni verince, nbvvetin beş ve altıncı yıllarında mslmanlardan birer grup I. ve II. Habeş hicretlerini gerekleştirdiler. Mekkeli mslmanların bylece Mekke hricine İslm'ı taşımaları, mşriklerin hın ve kinini artırmıştı. Ama Cenb-ı Hakk'ın yardım ve inyeti sebebiyledir ki İslm'a gsterilen bu dşmanlıklar bile hak dinin yayılmasına yardımcı oluyordu. Mesel azılı mşriklerden Eb Cehil'in bizzat Hz. Peygamber'e yaptığı szl ve fiili bir sataşma, Kureyş arasında şahsiyeti ve kuvvetiyle byk bir itibra sahip olan Hz. Hamza'nın mslman olmasını sağladı. Ardından Mekke idare meclisi Dru'n-Nedve'de alınan Hz. Peygamber'i ldrme kararını uygulamak iin harekete geen gl şahsiyet mer b. el-Hattb, Hz. Peygamber'i ldrmek zere O'nu ararken aslında ayakları onu hidyete sevkediyor ve mer'in gc İslm saflarına yeni bir heyecan ve şevk katıyordu. Arka arkaya Hz. Hamza'nın ve Hz. mer'in mslman olmaları, Kureyş mşriklerinin gzn bir sre yıldırmış, artık mstmanlara dokunamaz olmuşlardı. İşte bunu izleyen gnlerde Habeş muhcirlerinden bir kısmı Mekke'ye geri dnd. Ancak bu sırada mşrikler yeniden şiddete başlayıp, cehlet ve bağnazlıkla bağlandıkları ata dinlerini, zulme dayalı olduğu iin İslm'ın ortadan kaldıracağı şahs ıkar ve menfaatlerini, btıl tahakkm ve zorbalıklarını kurtarabilmek iin akıl almaz arelere başvurmuşlardı. Bu trden olmak zere hem mslmanlar, hem de mslmanları koruyan Hşimoğulları, peygamberliğin yedinci senesi ile onuncu senesi arasında tam yıl devam eden bir boykot ve muhsaraya marz kaldılar. Mekkeliler ne mslmanlarla, ne de onları koruyan Hşimoğulları ile hi bir mnsebette bulunmayacaklarına, her trl ilişkiyi keseceklerine, onlarla hi bir şekilde alış-verişte bulunmayacaklarına, oturup kalkmayacaklarına, kız alıp vermeyeceklerine dair bir karar almış, bu karan yazdıklan sahifeyi Kbe'nin i duvarına asarak din bir hviyet de vermişlerdi. Bu karara muhlefet eden, hem vatana, hem de dine ihnet etmiş sayılacak ve en ağır şekilde cezalandırılacaktı. Mekkeliler tarafından yıl sreyle ve titizlikle uygulanan bu karar, elbette mslmanlara sıkıntılı, g gnler yaşatmıştır. Peygamberliğin onuncu yılında bu karar iptal edilip boykot ve muhsara kaldırıldığı vakit mslmanlar pek ziyade sevinme imknı bulamadılar. nk ok gemeden Hz. Peygamber iki byk yakınını, amcası Eb Tlib'i ve eşi Hz. Hatice'yi gn arayla ardı ardına kaybetti. Rasulullh'ın intsne mslmanlar da katıldılar ve bu seneye Hzn yılı* adını verdiler. zellikle Eb Talib'in vefatı, Hz. Peygamber'in Mekke'de İslm'ı tebliğ etmesini bir hayli gleştirdi. nk Eb Tlib'in sağlığında Mekkeliler Ona hrmet duydukları iin himayesine aldığı yeğenine dokunmuyorlardı. Şimdi bu himaye ortadan kalktığı iin Hz. Peygamber her yerde sataşma ve engellemelerle karşılaşıyordu. Byle bir ortamda İslm'ı tebliğ etmek deta imknsız hle geldiğinden Hz. Peygamber, İslm'ı kabullenecek yeni bir kitle aramaya başladı. Bu sebeple de azadlı klesi Zeyd b. Hrise ile birlikte bir gn gizlice Tif'e gitti. Ancak dolaylı akrabalarından olan reislerinden grdğ alaylı ve acımasız mumele Hz. Muhammed'in derhal Mekke'ye geri dnmesini gerekli kıldı. Hz. Peygamber şehirden gizlice ıkmıştı. Şayet bu durum Mekkelilerce ğrenilmişse onun gidişi lke dışına kama olarak değerlendirilebilir ve kendisi siysi sulu sayılabilirdi. Bu dşncelerle Hz. Peygamber şehre ancak bir emn ve himye altında girmek gerektiğine kanat getirerek mşriklerin ileri gelenlerinden Mut'ım b. Ad'nin himyesini sağladı ve onun koruması altında şehre girdi.

Yıllar boyu Mekkelilerin İslm'a karşı gsterdiği kin; dşmanlık ve engellemeler, yıl sreyle devam eden ve insafsızca uygulanan toplumdan dışlanma ve muhsara olayı, ardından Eb Tlib'in ve Hz. Hatice'nin vefatları dolayısıyla Hz. Peygamber'in himayesiz kalması ve Mekkelilerin sataşmalarına mruz kalması, bunu tkiben de Tif halkının horlayıcı tavn, her ne kadar Allah Raslnn mit ve azmini kıramamış, davet şevk ve iştiyakını azaltamamış ise de, şphesiz bir beşer olarak O'nu zmş ve rencide etmişti. İşte byle bir durumda Hz. Peygamber'i sevindirecek ve Kur'an'dan sonra en byk mcizelerinden biri olan bir mucize meydana geldi. Cenb-ı Hak, Rasln teselli etmek, bunca grdğ dşmanlıklara rağmen gsterdiği sabır ve sebat dolayısıyla O'nu taltif edip ltuf ve ikramda bulunmak zere katına ağırdı ve Hz. Peygamber'in İsr ve Mirc mcizesi gerekleşti. Bir gece vakti Hz. Peygamber, bir an ifade edilebilecek ok kısa bir zaman dilimi iinde nce Mekke'den Kuds'e gitti. Oradan da gklere ykselerek Rabbinin huzuruna ıktı; dnya tesi lemi, Cennet ve Cehennem'i mşahede etti. Bylece rhen takviye grmş, Rabbi tarafından mkfaatlandırılmış olarak tekrar aynı anda Mekke'ye dnd.

Bu olaydan sonra Hz. Peygamber (s.a.s) İslm tebliğine yine devam ediyordu. Fakat İslm'ın kitlesi olacak zmreyi arayışı genellikle Mekke'ye dış kabilelerden hac, umre veya ticaret gibi maksatlarla gelen yabancılar arasında oluyordu. nceleri bu teşebbs bazen olaylı, bazen sert, nzik, veya mtereddit, ama hep menfi bir tavırla karşılanıyordu. Ancak nbvvetin onbirinci senesinde Medine'nin Hazrec kabilesinden altı kişi Akabe adı verilen yerde Hz. Peygamber'le karşılaşıp kısa bir grşmeden sonra O'na iman ettiler. Bu altı Medineli, şehirlerine dnşte Hazrec ve Evs kabileleri arasında İslm'ı yaydılar. Ertesi senenin hac mevsiminde ikisi Evsli, onu Hazrecli oniki kişilik bir heyet yine Akabe'de Hz. Peygamber'le buluşup O'na bey'at ettiler. I. Akabe bey'atı olarak tarihlere geen bu grşmenin akabinde Hz. Peygamber, İslm kadrosunun ilk elemanlarından Mus'ab b. Umeyr'i daveti olarak Medine'ye gnderiyordu. Mus'ab'ın Medine'de bir yıl sreyle yaptığı faliyet ylesine verimli olmuştu ki İslm'ın bahsedilmediği ve girmediği bir ev hemen hemen kalmamıştı ve Medineliler, Allah Rasln şehirlerine buyur edip O'nu koruma konusunda her tehlikeyi gze alacak bir kıvma erişmişlerdi. Peygamberliğin onnc yılında Medine'den gelen daha kalabalık bir heyet Akabe'de Hz. Peygamber'le bir gece vakti gizlice buluşup II. Akabe Bey'atı'nı gerekleştiriyor ve şehirlerine g ettiği takdirde Hz. Peygaber'i ve Mekkeli mslmanları malları ve canlarını korudukları gibi koruyacaklarına and iiyorlardı. İşte bu and ve karşılıklı sz vermelere İslm tarihinde "Akabe bey'atları * " adı verilmiştir.

HICRET VE İSLM DEVLETI:

Mekkeliler bu grşmeleri haber aldıkları zaman başlatılan yeni baskılar, mslmanlara hicret kapılarını atı. Hz. Peygamber'in izni ile Ashb-ı kirm gruplar halinde ve oğunlukla gizlice şehri terkedip Medine yolunu tuttular. Artık şehirde Hz. Peygamber ve ailesi, Hz. Ali, Hz. Ebbekir ve ailesi ile hicrete imkn bulamamış olanlarla yakınları veya akrabaları tarafından hicretleri engellenmiş kimseler kalmıştı. Mslmanların Medine'de toplanarak zinde bir g oluşturmaları, Mekkelileri rkten ve korkutan bir husus olmuştu. Bu gnlerde sık sık olağanst toplantılar yapan mşrikler, gizli bir celsede, karşılaşılan bu zor problemi zme yollarını aradılar. Yegne kurtuluş yolu olarak Hz. Muhammed'in ldrlmesi grld. Kararlaştırılan komplonun icrsı iin hazırlıklar yapılırken Cebril (a.s) vsıtasıyla durumdan haberdr olan Hz. Peygamber de hicret iin hazırlığa koyuldu ve hicrette kendisine yol arkadaşlığı yapacak Hz. Ebbekir'le nceden hazırladığı pln gereğince geceleyin Mekke'yi terketti. Uzun ve zaman zaman tehlikeli geen yorucu bir yolculuktan sonra 8 Rebiulevvel pazartesi gn Medine'nin banliys Kub kyne geldiği zaman Ensr ve Muhcirn'un O'nu karşılaması son derece heyecanlı ve iten olmuştu. Hz. Peygamber bu ky halkının ricası zerine burada beş gn istirahat etti ve bu kısa istirahatı sırasında bilfiil kendisi de alışarak bir mescid inş ettirdi. Kub'ya gelişinin beşinci gn sabahleyin buradan ayrılarak Medine şehrine yneldi. Gnlerden cuma idi. ğle vakti Rnun adlı mevkiye gelindiği vakit Hz. Peygamber burada durdu; ilk cuma hutbesini rad etti ve ardından ilk cuma namazını kıldırdı. Sonra yoluna devam etti. Şehirde bir bayram havası vardı. Byk kk herkes yollara dklmş, coşkun bir tezhrt, sevgi ve saygıyla Hz. peygamber'i karşılıyor, şehirlerine ve evlerine buyur ediyordu. Hz. Peygamber hi kimsenin davetini reddetmiş olmamak ve hi kimseyi kırmamak iin uygun bir are buldu ve zerinde hicret ettiği devesi Kasv kendi hline bırakıldı; devenin ktğ yere en yakın evde Hz. Peygamber misafir olacaktı. Deve, şehrin orta tarafında iki yetim ocuğa ait boş bir arsada kt ve Hz. Peygamber kendisine ait hne-i sadetleri inş edilinceye kadar buraya evi en yakın olan Eb Eyyb Hlid b. Zeyd el-Ensr Hazretlerinin evinde misafir kaldı.

Bylece Hz. Peygamber'in hayatında ve davet faliyetinde yeni bir dnem, Medine dnemi başlamış oluyordu. Medine'de Hz. Peygamber, İslm'a kucak amış byk bir kitleye kavuşmuştu; İslm'ın bağımsızlığı ve hkimiyetini iln edeceği bir vatana da sahipti. Artık yapılacak şey, bu vatan sathında İslm cematını teşkilatlandırmak, insanların birbirleri ile olan mnsebetlerini hak lleri ierisinde dzenlemek ve hakkın hkimiyetini sağlayarak etrafa yaymaktı. Bunun iin de bir devlete ihtiya vardı. Peygamber Efendimiz bu ihtiyacı gayet iyi bildiğinden, artık Medine'ye hicretin ilk gnlerinden itibren O'nun davet merhaleleri arasında "devletleşme diye adlandırdığımız safhayı gerekleştirmek zere aba sarfetti. Kuruluş gnlerini yaşayan İslm devletı'nin idre merkesi, htikmet binası, harp kararghı vs. gibi ok nemli hizmetler verecek olan Mescid'i inş etti. Mescide bitişik olarak bina edilen suffa, İslm cematının btn İslm meselelerde eğitildiği ve gerekli bilgilerin ğretildiği nemli bir eğitim-ğretim messesesi oldu. Bu sıralarda okunmaya başlanan ezan, sadece namaz vaktinin geldiğini bildiren bir iln değil, aynı zamanda İslm hkimiyetini leme haykıran bir sembol ve şir idi. Komşu devletlerle mnsebetlerin tanzimi iin henz hicri birinci senede ilk sınır tespiti gerekleştirilmiş ve bu sınırlar ierisindeki mslmanların gcn belirleme aısından Hz. Peygamber'in emri zerine nfus sayımı yapılmıştı. Ensr'dan bir kişi ile muhcirn'dan bir kişinin bir araya getirilerek İslm topluluğunun ikişer ikişer kardeşleştirilmesi ameliyesi demek olan muht *, başka bir ok faydaları yanısıra İslm devleti'nin asıl unsurunu oluşturan mslmanlar arasında tam bir kaynaşma ve dayanışma sağlıyordu. Yine aynı senede hazırlanan anayasa, mslmanları olduğu kadar Medine'de bulunan mşrikleri ve Yahudileri de kapsamına alarak Hz. Peygamber'in devlet başkanlığını bu gayri mslim azınlıklara da kabul ettiriyor ve aynı lkede yaşayan vatandaşlar olarak bu insanlar İslm'ın hakimiyet ve koruması altına alınarak devlet aısından gvenliğin sağlanması hedefleniyordu.


Aıl ey gonca glm..Ağlama şeyda blblmmm.. Bu inleyen garip dilim Ahı figanı gldr gll....
 

Google
 
Ziyareti:  Sitede şu anda 0 ye ve 197 misafir olmak zere toplam 197 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugn Tekil:1  oğul:2457745  Toplam:96788959  Bugn ye:44  Dn:0  Toplam:32306  Dn Tekil:1  oğul:22812

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71, Misafir72, Misafir73, Misafir74, Misafir75, Misafir76, Misafir77, Misafir78, Misafir79, Misafir80, Misafir81, Misafir82, Misafir83, Misafir84, Misafir85, Misafir86, Misafir87, Misafir88, Misafir89, Misafir90, Misafir91, Misafir92, Misafir93, Misafir94, Misafir95, Misafir96, Misafir97, Misafir98, Misafir99, Misafir100, Misafir101, Misafir102, Misafir103, Misafir104, Misafir105, Misafir106, Misafir107, Misafir108, Misafir109, Misafir110, Misafir111, Misafir112, Misafir113, Misafir114, Misafir115, Misafir116, Misafir117, Misafir118, Misafir119, Misafir120, Misafir121, Misafir122, Misafir123, Misafir124, Misafir125, Misafir126, Misafir127, Misafir128, Misafir129, Misafir130, Misafir131, Misafir132, Misafir133, Misafir134, Misafir135, Misafir136, Misafir137, Misafir138, Misafir139, Misafir140, Misafir141, Misafir142, Misafir143, Misafir144, Misafir145, Misafir146, Misafir147, Misafir148, Misafir149, Misafir150, Misafir151, Misafir152, Misafir153, Misafir154, Misafir155, Misafir156, Misafir157, Misafir158, Misafir159, Misafir160, Misafir161, Misafir162, Misafir163, Misafir164, Misafir165, Misafir166, Misafir167, Misafir168, Misafir169, Misafir170, Misafir171, Misafir172, Misafir173, Misafir174, Misafir175, Misafir176, Misafir177, Misafir178, Misafir179, Misafir180, Misafir181, Misafir182, Misafir183, Misafir184, Misafir185, Misafir186, Misafir187, Misafir188, Misafir189, Misafir190, Misafir191, Misafir192, Misafir193, Misafir194, Misafir195, Misafir196, Misafir197,