Üye Adı:    Şifre:  (Hatırla)      Üye Ol              Giriş Sayfası Yap / Sık Kullanılanlara. Ekle

Sahih-i Buhari

1 TECRÎD'İN METNİ
2 KİTÂBÜ'L ÎMÂN
3 KİTÂBÜ'L İLİM
4 KİTÂBÜ'L VUDÛ'
5 KİTÂBÜ'L GUSL
6 KİTÂBÜ'L HAYZ
7 KİTÂBÜ'T TEYEMMÜM
8 KİTÂBU'S SALÂT
9 KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S SALÂT
10 BÂBU BED'İ'L EZÂN
11 CUM'A BAHSİ
12 SALÂT İ HAVF BAHSİ
13 İYDEYN BAHSİ
14 VİTİR BAHSİ
15 İSTİSKÂ BAHSİ
16 KÜSÛF BAHSİ
17 SÜCÛD I KUR'ÂN BAHSİ
18 TAKSÎR İ SALÂT BAHSİ
19 TEHECCÜD BAHSİ
20 TERÂVİH NAMAZI
21 İSTİHÂRE HADÎSİ VE DUÂSI
22 MEKKE VE MEDÎNE MESCİDLERİNDE KILINAN NAMAZIN FAZÎLETİ BÂBI
23 SEYYİDÜ'L MÜRSELÎN SALLA'LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM'İ ZİYÂRET
24 NAMAZDA İSTİÂNE BAHSİ
25 NAMAZDA SEHİV BAHSİ
26 CENÂZE BAHSİ
27 KİTÂBÜ'Z ZEKÂT
28 SADAKA İ FITIR BAHSİ
29 KİTÂBÜ'L HAC
30 EBVÂBÜ'L ÖMRE
31 EBVÂBÜ'L MUHSAR
32 CEZÂ İ SAYD BÂBI
33 FAZÂİL İ MEDÎNE
34 KİTÂBÜ'S SAVM
35 TERÂVÎH NAMAZI
36 KADİR GECESİ'NİN FAZÎLETİ
37 MESCİDLERDE İ'TİKÂF
38 KİTÂBÜ'L BÜYÛ'
39 İHTİKÂRIN ZEMMİ
40 HİBE BAHSİ
41 MENÎHA FASLI
42 ŞAHÂDET BAHSİ
43 SULH VE İNSANLAR ARASINI ISLAH BAHSİ
44 ŞARTLAR BAHSİ
45 VASIYYETLERİN AHKÂMI BAHSİ
46 CİHAD VE SİYERİN FAZÎLETİ BAHSİ
47 HÛRÜ'L ÎYN VE ONLARIN MÜSTESNÂ SIFATLARI
48 BED'ÜL HALK BAHSİ
49 AHÂDÎS İ ENBİYÂ ALEYHİMÜ'S SALÂTÜ VE'S SELÂM BAHSİ
50 İBRET ÂMİZ BENÎ İSRÂİL KISSALARI
51 KİTÂBÜ'L MENÂKIB
52 KUREYŞ'İN MENÂKIBI BAHSİ
53 HUZÂA KISSASI
54 EBÛ ZERR İ GIFÂRÎ (RADİYA'LLÂHU ANH)İN İSLÂM'I VE ZEMZEM KISSASI
55 PEYGAMBERİMİZİN İSLÂM'A ALENÎ İLK DA'VETİ
56 PEYGAMBERİMİZİN HÂTEMÜ'L ENBİYÂLIĞINI TEBLÎĞ BUYURMASI
57 İSLÂM'DA NÜBÜVVET ALÂMETLERİ
58 AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MU'CİZESİ
59 EBÛ BEKR ES SIDDÎK RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
60 ÖMER İBN İ HATTÂB RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
61 OSMÂN İBN İ AFFÂN RADİYA'LLÂHU ANH
62 ALÎ İBN İ EBÎ TÂLİB RADİYA'LLÂHU ANH
63 ZÜBEYR İBN İ AVVÂM RADİYA'LLÂHU ANH
64 TALHA RADİYA'LLÂHU ANH
65 SA'D İBN İ EBÎ VAKKÂS RADİYA'LLÂHU ANH
66 PEYGAMBERİMİZ'İN DÂMATLARINDAN EBÜ'L ÂS
67 ZEYD İBN İ HÂRİSE İLE OĞLU ÜSÂME RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
68 ABDULLÂH İBNİ ÖMER RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
69 AMMÂR VE HUZEYFE RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
70 EBÛ UBEYDE İBN İ CERRÂH RADİYA'LLÂHU ANH
71 HASEN VE HÜSEYİN RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
72 ABDULLÂH İBN İ ABBÂS RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ
73 HÂLİD İBN İ VELÎD RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
74 SÂLİM İBN İ MA'KIL RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
75 ÂİŞE RADİYA'LLÂHU ANHÂ'NIN FAZÎLETİ
76 MENÂKIB I ENSÂR BAHSİ
77 RESÛL İ EKREM'İN HAZRET İ HADÎCE İLE İZDİVÂCI
78 MEB'ASÜ'N NEBÎ SALLA'LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM BÂBI
79 İSRÂ' VE Mİ'RÂC HADÎSİ
80 RESÛLULLÂH İLE ASHÂB'ININ MEDÎNE'YE HİCRETİ BÂBI
81 MEGÂZÎ BAHSİ
82 BÜYÜK BEDİR GAZÂSI
83 BENÎ NADÎR'İN TEHCÎRİ VAK'ASI
84 UHUD GAZÂSI
85 AHZÂB VE HENDEK HARBİ
86 BENÎ KURAYZA SEFERİ
87 HAYBER GAZÂSI
88 ÖMRETÜ'L KAZÂ'
89 MÛTE GAZÂSI
90 MEKKE'NİN FETHİ GAZÂSI
91 HUNEYN SEFERİ
92 ZÜ'L HALASA GAZÂSI
93 SEYFÜ'L BAHR GAZÂSI
94 RESÛL İ EKREM'E GÖNDERİLEN KABÎLELERİN HEY'ETLERİ
95 HACCETÜ'L VEDÂ'
96 TEBÛK GAZÂSI
97 PEYGAMBER'İN KİSRÂ VE KAYSER'E GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR
98 NEBÎ SALLA'LLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İN HASTALIĞI VE VEFATI BAHSİ
99 KUR'ÂN I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ
100 EN'ÂM SÛRESİ ÂYETLERİ
101 KUR'ÂN I KERÎMİN FAZÎLETLERİ BAHSİ
102 NİKÂH BAHSİ
103 TEADDÜDÜ ZEVCE BAHSİ
104 KİTÂBÜ'TALÂK
105 NAFAKA BAHSİ
106 TAÂM BAHSİ
107 AKİKA BAHSİ
108 ZEBÎHALARLA AVLARA VE BUNLARA ÇEKİLEN BESMELE BAHSİ
109 SAYDÜ'L BAHR=DENİZ AVI
110 KİTÂBÜ'L ADÂHÎ
111 KİTABÜ'L EŞRİBE
112 KİTABÜ'L MERZÂ
113 KİTÂBÜ'T TIB
114 KİTÂBÜ'L LİBÂS
115 KİTÂBÜ'L EDEB
116 KİTÂBÜ'L LİBÂS;KİTÂBÜ'L EDEB
117 KİTÂBÜ'L İSTİ'ZÂN
118 KİTÂBÜ'L KADER
119 KİTÂBÜ'L EYMÂN
120 KİTÂBÜ'L KEFFÂRÂT
121 KİTÂBÜ'L FARÂİZ
122 KİTÂBÜ'L HUDÛD
123 KİTÂBÜ'L MUHÂRİBÎN
124 KİTÂBÜ'D DİYYÂT
125 RÜ'YÂ TA'BÎRİ BAHSİ
126 KİTÂBÜ'L FİTEN
127 KİTÂBÜ'L AHKÂM
128 KİTÂBÜ'D DA'AVÂT
129 KİTÂBÜ'R RİKAK
130 KİTÂBÜ'T TEMENNÎ
KİTÂBÜ'L-İSTİ'ZÂN
         Bu bölümde toplam 47 Hadisi Şerif var.
Konu: -
Başlık: Küçüğün Büyüğe, Geçenin Oturana, Azın Çoğu, Binitlinin Yayaya Selâm Vermeleri Hakkında Ebû Hüreyre'nin İki Rivâyeti (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem: Küçük büyüğe, geçen oturana, az çoğa selâm versin, buyurmuştur.

Hadis No: 2015

Konu: Selâmlaşmak (2)
Başlık: Küçüğün Büyüğe, Geçenin Oturana, Azın Çoğu, Binitlinin Yayaya Selâm Vermeleri Hakkında Ebû Hüreyre'nin İki Rivâyeti (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Bir rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem: Süvârî piyâdeye, piyâde oturana, az çoğa selâm versin, buyurmuştur.

Hadis No: 2016

Konu: Selâmlaşmak (2)
Başlık: Resûl-i Ekrem Salla'llâhu Aleyhi Ve Sellem'e İslâm'ın Hangi İbâdeti Hayırlıdır? Diye Soran Bir Kişiye: Açı Doyurman, Bildiğine Ve Bilmediğine Selâm Vermen, Buyurmuş
Ravi: Abdullâh B. Amr B. Âs (28)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'e birisi: Yâ Resûla'llah! İslâm'ın hangi ibâdeti hayırlıdır? Diye sordu. Resûl-i Ekrem: (Aça) yemek yedirmen ve bildiğine, bilmediğine selâm vermendir, diye cevâb verdi.

Hadis No: 2017

Konu: Bir Yere Girmek İçin İzin İstemek (istizan);evleri Gözetlemek;istizan
Başlık: Nebî Salla'llâhu Aleyhi Ve Sellem'in Hâne-i Saâdetlerindeki Bir Pencereden Bir Kimsenin İçeri Bakması Hakkındaki Hadis
Ravi: Sehl B. Sa'd (32)
Hadis:

Şöyle dendiği rivâyet olunmuştur: Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in hâne-i saâdetlerindeki bir pencereden bir kimse içeri bakmıştı. O sırada Resûlu'llah Midrâ (denilen bir demir) ile başını kaşıyordu. Bunun üzerine (bu münâsebetsiz) kişiye, eğer senin (böyle haremgâha) baktığını daha önce bilseydim şu demiri gözüne saplardım. Çünkü istîzân (vecîbesi) göz (görmesi) için teşrî' kılınmıştır, buyurdu.

Hadis No: 2018

Konu: Boş Zaman;sağlık (2)
Başlık: İki Ni'met Vardır Ki, İnsanlardan Çoğu Bunları Güzel Kullanmakta Aldanmıştır: Sıhhat Ve Boş Vakit, Meâlindeki İbn-i Abbâs Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Abdullâh B. Abbâs (160)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: İki ni'met (iki güzel hal) vardır ki, insanlardan çoğu bu ni'metleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat, boş vakit.

Hadis No: 2019

Konu: -
Başlık: Allâhu Teâlâ Altmış Yaşına Kadar Yaşatıp Öldürmediği Halde Yaratanı Ve Yaşatanı Tanımıyan Kimsenin Özrünü Reddeder, Meâlindeki Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Allahu Teâlâ altmış yaşına kadar (yaşatıp) ölümünü geri bıraktığı (halde yaratanı ve yaşatanı tanımıyan) kimsenin özrünü izâle ve red eder.

Hadis No: 2020

Konu: Dünya Sevgisi;ihtiyarlıkta Mal Hırsı;tûl-u Emel
Başlık: İhtiyar Kişinin Gönlü İki Huyda Her Zaman Gençtir: Dünyâ Sevgisi, Uzun Emel, Meâlindeki Ebû Hüreyre Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittim demiştir: İhtiyar gönlü, iki huyda her zaman genç bir halde bulunur: Dünyâ sevgisi, uzun ömür.

Hadis No: 2021

Konu: Mü'min Cennete Girer
Başlık: Kıyâmet Gününde Allah Huzûruna Allah Rızâsı İçin Lâ İlâhe İllâ'llâh Diyerek Gelen Kimseye Allâhu Teâlâ Cehennem Ateşini Haram Kılar, Meâlinde İtbân Radiya'llâhu Anh Hadîsi Ve Îzâhı
Ravi: Ensâr'dan İtbân İbn-i Mâlik
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Kıyâmet gününde Lâ ilâhe illâ'llah diyerek ve bu tevhîd kelimesiyle Allah'ın zâtını kasdederek (Allah divânına) hiç bir kul gelmez, ancak Allahu Teâlâ ona Cehennemi haram kılar.

Hadis No: 2022

Konu: Sevdiklerinin Kaybına Sabretmek
Başlık: Mü'min Kulumun Âilesinden En Sevdiği Birisini Elinden Aldığımda Bunun Muhakkak Ecri Cennet'tir, Meâlindeki Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: Allahu Teâlâ buyurur ki: Mü'min kulumun dünyâdaki âilesinden (ana baba, karı koca, evlâd kardeş gibi) en sevdiği birisini elinden aldığımda, sonra o da benden ecrini istediğinde, benim katımda o kulumun mükâfâtı ancak ve muhakkak Cennet'tir.

Hadis No: 2023

Konu: Sâlih Mü'minler
Başlık: Bu Ümmetimin Alla Huzûruna İlk Önce Sâlih Kulları Gidecek, Geriye De Arpanın, Hurmanın Çalkantı Kozalakları Gibi Iskartaları Kalacak, Meâlindeki Mirdâs Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Eslem'li Mirdâs
Hadis:

Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: Bu ümmetin ilk önce sâlih kulları birbiri arkasında (Allah dîvânına) gidecek, geriye de arpanınn, yâhut hurmanın çalkantı kozalakları gibi ıskartaları kalacaktır ki, Allah onlara hiç bir veçhile kıymet vermiyecektir.

Hadis No: 2024

Konu: Hırs;tevbe-istiğfar
Başlık: Âdem-oğlunun İki Dere Dolusu Malı Olsa Bir Üçüncüsünü İster. Âdem-oğlunun Muhteris Gönlünü Ancak Toprak Doldurur! Meâlindeki İbn-i Abbâs Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Abdullâh B. Abbâs (160)
Hadis:

Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet olunmuştur: Âdem-oğlunun iki dere dolusu malı olsa bir üçüncüsü ister. Âdem oğlunun (muhteris) gönlünü topraktan başka bir şey dolduramaz. Şu kadar ki (ihtirastan nefret edip) tevbe eden kişinin tevbesini Allah kabûl eder.

Hadis No: 2025

Konu: -
Başlık: Kişinin Kendi Öz Malı, Ölümünden Önce Harcadığı Malıdır. Ölümünden Geriye Kalan Da Mîrascılarındır, Meâlindeki İbn-i Mes'ûd Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Abdullâh B. Mes'ûd (72)
Hadis:

Rivâyete göre, bir kere Resûlullah Salla'llahu aleyhi ve sellem Ashâbına: Hanginize mîrascısının malı kendi malından çok sevimlidir? Diye sordu. Onlar da: Yâ Resûla'llah! İçimizde hiç bir kimse yoktur ki, malı kendisine her şeyden sevimli olmasın,dediler. Resûl-i Ekrem de: Çünkü kişinin kendi malı (ölümüne) takaddüm (ve hayra sarf) ettiği malıdır. (Kıyâmette onun sevâbını bulacaktır). Mîrascısının malı da kişinin (hayra sarfetmeyip ölünceye kadar) te'hîr ettiği malıdır, buyurdu.

Hadis No: 2026

Konu: Hz. Peygamber'in Ebû Hureyre'ye Ebû Hirr Hitâbı;misâfir Ağırlamak;suffe Ashâbı
Başlık: Resûl-i Ekrem'in Ashâb'ının Ehl-i Suffe Denilen Fakirleri Ve Bunların Ferâgatli Hayatları, Bunlara Bir Örnek Olan Ebû Hüreyre Radiya'llâhu Anh'in Bir Rivâyeti
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, müşârün-ileyh şöyle der idi: Kendisinden başka ma'bûd olmayan Allah'a yemîn ederim ki, kat'î sûrette ben (kâh) açlıktan karnıma taş bağlardım. Bir gün ben (Resûlu'llah ile Ashâb'ının mescidden) çıkıp gittikleri yol uğrağı üzerine (aç ve mecalsiz) oturdum. Bu sırada Ebû Bekir geçti. Ona Allah Kitâbı'ndan bir âyet sordum. (Maksadım öğrenmek değildi, pek iyi biliyordum) ben yalnız karnımı doyurtmak istiyordum. Ömer de geçti gitti, beni doyurmadı. Sonra Ebu'l-Kasım Salla'llahu aleyhi ve sellem uğradı, ve beni görüp kendimdeki halsizliği, yüzümdeki açlık âsârını anlayınca, Resûlu'llah güldü. Sonra bana: Yâ Ebâ Hirr! Dedi. Ben de: Buyurunuz, emrinize hazırım Yâ Resûla'llah! Dedim. Resûl-i Ekrem: Ardım sıra gel, buyurdu, yürüdü. Ben de onu takip ettim. (Hâne-i saâdete) girdi. Ben de izin diledim. Bana da izin verildi. Resûlu'llah girdiğinde bir bardak içinde süt buldu. Bu süt nereden geldi? Diye sordu. Sana falan kişi veyâhut falan kadın hediye etti, dediler. Resûlu'llah da bana: Yâ Ebâ Hirr! Diye seslendi. Ben de: Buyurunuz yâ Resûla'llah! Emrinize hazırım, dedim. Haydi Ehl-i Suffe'ye git, onları bana çağır, buyurdu. Ebû Hüreyre der ki: Ehl-i Suffe İslâm konukları idiler. Ne sığınacak âileleri, ne malları, ne de bir dostları ve âşinâları vardı. Resûlu'llah, bir sadaka geldiğinde sadaka malını onlara gönderirdi. Sadaka malından kendisi bir şey yemezdi. Bir hediye geldiğinde de bunu da Ehl-i Suffe'ye gönderirdi. Hediyeden kendisi de alırdı. Fakat Ehl-i Suffe'yi hediyeyi ortak kılardı. Ebû Hüreyre der ki: Ehl-i Suffe'yi (Süt ziyâfetine) da'vet bana çok fenâ geldi. (Kendi kendime) dedim ki: Suffe halkı içinde şu bir bardak süt nedir ki? Lâyık olan şu sütten bir yudum bana isâbet edebilmeli idi de, iktisâb-ı kuvvet etmeli idim. Da'vet edilmelerine memur olduğum Suffe halkı şimdi gelip onlara dağıttığımda bu bir bardak sütten bana ne düşecek? diye endîşeleniyorum. Fakat Allah'a ve Resûlu'llah'a itâatten başka çâre yoktu. Bu cihetle gittim, halkı da'vet ettim. Geldiler, izin dilediler. Verilen müsâade üzerine Hâne-i Saâdet içinde baştan başa yer aldılar. Bunun üzerine Resûlu'llah: Yâ Ebâ Hirr! Diye bana seslendi Ben de: Emir buyur yâ Resûla'llah! Emrini beklerim, dedim. Şu süt bardağını al, misâfirlere ver, buyurdu. Ben de bardağı alıb vermeğe başladım: Bir kişiye veriyorum. O, kanıncaya kadar içiyordu, sonra bardağı bana veriyordu. Ben de alıb diğer bir kiyiye veriyordum. O da kanıncaya kadar içiyor, sonra bardağı bana veriyordu. Bu sûretle bütün halk kana kana içip bardağı bana vererek tâ Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem'e kadar gelib dağıtım sona erdi. Artık da'vetlilerin hepsi süte kanmışlardı. Şimdi süt bardağını Resûlu'llah aldı, elinde tutarak bana bakıp güldü ve: Yâ Ebâ Hirr! Buyurdu. Ben de: Emret yâ Resûla'llah! Emrinize hazırım, dedim. Süt içmedik ben kaldım, bir de sen, dedi. Ben de: Doğru buyurdunuz yâ Resûla'llah! Dedim. Resûlu'llah bana: Haydi otur da iç! Buyurdu. Ben de oturdum, içtim. Resûlu'llah tekrar iç! Buyurdu. Ben de içtim. Resûlu'llah tekrar tekrar iç! Diye emir ediyordu. (Ben de içiyordum) en sonu: Yâ Resûla'llah İçemiyeceğim. Seni Hak Peygamber gönderen Allah'a andolsun ki, süt gidecek yol bulamam, dedim. Öyle ise bardağı bana ver, buyurdu. Ben de verdim. Resûlu'llah da Allah'a hamdetti ve Besmele çekib geri kalan südü içti.

Hadis No: 2027

Konu: -
Başlık: Resûl-i Ekrem'in: Allâh'ım, Muhammed Âilesine Geçinecek Kadar Rızk İhsân Et! Diye Du'â Buyurduğuna Dâir Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in: Allah'ım! Muhammed âilesine geçinecek kadar rızk ihsan buyur, diye du'â ettiği rivâyet olunmuştur.

Hadis No: 2028

Konu: Allâh'ın Rahmeti;doğruluk;îtidâlli Hareket
Başlık: Resûl-i Ekrem Bir Hutbesinin Sonunda Ashâb-ı Kirâm'a Î'tidâl İle Hareket Etmelerini Emredip Î'tidâl İle Maksadınıza Ererseniz, Buyurduğu Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem bir hutbesinde: - Ashâb'ım! Sizden hiç birinizin ibâdeti asla kendisini kurtaramaz, buyurmuştu. Bunun üzerine Ashâb: - Yâ Resûla'llah! Seni de mi ibâdetiniz kurtaramaz? Diye sorduklarında Resûl-i Ekrem: - Evet beni de. Şu kadar ki, Allah beni rahmetiyle setr ve muhâfaza etmiştir, buyurdu. Ashâb'ım! Doğruluğu iltizâm ediniz, İbâdetinizde ifrât etmeyiniz. Gündüzün ilk ve son saatlerinde yürüyünüz, gecenin bir saâtinden de istifâde ediniz. ve (her hal ve hareketinizde) i'tidâli iltizâm ediniz. İ'tidâli iltizâm ediniz ki, maksadınıza eresiniz.

Hadis No: 2029

Konu: -
Başlık: Allâhu Teâlâ'ya En Sevimli İbâdet Ve Hayırlı İş -az Olsa Bile- Devamlı Olanıdır, Meâlindeki Hazret-i Âişe Hadîsi (2)
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir kere Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem'e: Yâ Resûla'llah! Hangi ibâdet Allahu Teâlâ'ya çok sevimlidir? Diye sorulmuştu. O da: Az olsa bile en devamlı edileni, buyurdu.

Hadis No: 2030

Konu: Allâh'ın Rahmeti;devamlı İbâdet
Başlık: Allâhu Teâlâ'ya En Sevimli İbâdet Ve Hayırlı İş -az Olsa Bile- Devamlı Olanıdır, Meâlindeki Hazret-i Âişe Hadîsi (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: Allah'ın rahmet deryâsındaki bunca genişliği kâfirler bilseydi, Cennet'ten ümidlerini kesmezlerdi. Eğer mü'minler de Allah'ın tâmûsundaki her gûnâ azâbı bilselerdi, Cehennem azâbınadn emîn olmazlardı.

Hadis No: 2031

Konu: Dili Tutmak;şehvetin Kötülüğü;zinâdan Kaçınmak
Başlık: Kim Ki Dilini, Tenâsül Uzvunu Şerden Muhâfaza Etmeyi Te'mîn Ederse, Ben De Ona Cennet-i Te'mîn Ederim, Meâlindeki Sehl İbn-i Sa'd Hadîsi (2)
Ravi: Sehl B. Sa'd (32)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Her kim ağzın iki kemiği arasındaki dilini ve iki budu arasında bulunan (uzv-ı tenâsül)ünü (şerden esirgemeyi) bana tazmîn (ve te'mîn) ederse ben de, o kişiye Cennet'i te'mîn ederim.

Hadis No: 2032

Konu: Güzel Söz;kötü Söz
Başlık: Kim Ki Dilini, Tenâsül Uzvunu Şerden Muhâfaza Etmeyi Te'mîn Ederse, Ben De Ona Cennet-i Te'mîn Ederim, Meâlindeki Sehl İbn-i Sa'd Hadîsi (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Bir kul Allah'ın hoşnûd olduğu (mübârek kelimeler) den bir kelimeyi (o kelimeye hiç ehemmiyet vermiyerek) mübâlatsız söyleyiverir. Halbuki Allahu Teâlâ o kelime sebebiyle o kimsenin derecesini yüceltir. Şu bir kul da vardır ki, Allahu Teâlâ'nın gazâbını mûcib bir kelimeyi (ona ehemmiyet vermiyerek) mübâlatsız söyleyiverir. Halbuki Allahu Teâlâ o kötü söz sebebiyle o kimseyi Cehennem'in dibine indirir.

Hadis No: 2033

Konu: -
Başlık: Resûl-i Ekrem'in Dîne Da'vet Ettiği İlk Hitâbesi
Ravi: Ebû Mûsâ El-eş'arî (55)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlullah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Benim meselim (benzerim) ve beni kendisiyle (size) Allah'ın Peygamber gönderdiği şeyin meseli şu bir kimsenin benzeri gibidir ki, o, kavmine gelerek: Şurada gözümle asker gördüm (onlar beni soydular, ben kaçtım. Şimdi haber veriyorum) görüyorsunuz ben çıplak bir nezirim (sizi yarının musîbetinden korkutuyorum) hemen kurtulmağa, hemen kaçmağa bakınız! Der. Bu haber üzerine kavminden bir kısmı sözünü tutarak bütün gece vekar ve haysiyetleriyle kaçıp kurtulmuşlardır. Kavminden bir kısmı da onu yalanlamışlardır. Bunun üzerine sabahleyin ansızın onları asker basıb öldürmüştür.

Hadis No: 2034

Konu: İbâdet Meşakkati;şehvetin Kötülüğü
Başlık: Ashâb'ım! Cennet Size Nalınlarınızın Tasmasından Yakındır. Cehennem De Böyledir, Meâlinde İbn-i Mes'ûd Radiya'llâhu Anh Hadîsi (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Cehennem şehvet perdesiyle örtülmüştür. (Oraya) şehvetler (irtikâbiy)le (girilir). Cennet de nefsin hoşlanmadığı ibâdetlerle korunmuştur, (buraya da ibâdet meşakkatleriyle girilir).

Hadis No: 2035

Konu: Cennet, Cehennem İnsana Yakındır
Başlık: Ashâb'ım! Cennet Size Nalınlarınızın Tasmasından Yakındır. Cehennem De Böyledir, Meâlinde İbn-i Mes'ûd Radiya'llâhu Anh Hadîsi (2)
Ravi: Abdullâh B. Mes'ûd (72)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlullah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: (Ashâb'ım!) Cennet sizin her birinize nalınının tasmasından daha yakındır, Cehennem de bunun gibi (yakın) dır. (Tâ'at Cennet'e, ma'sıyet Cehennem'e yaklaştırır).

Hadis No: 2036

Konu: Kendinden Aşağı Hallilere Bakmak
Başlık: Ehl-i Sünnetle Mu'tezilenin Hüsün, Kubuh Hakkındaki Ebû Hüreyre Hadîsi (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: (Ashâb'ım!) Sizden biriniz hilkat, mal, evlâd ve ahfâd husûsunda kendisinden artık olan kimselere baktığı zaman (me'yûs olmasın!) hemen kendisinden aşağı (halli) lere baksın.

Hadis No: 2037

Konu: Güzel Amele Niyet Edip Yapamamak;iyiliğin Mükâfâtı;kötülükten Vazgeçmek
Başlık: Ehl-i Sünnetle Mu'tezilenin Hüsün, Kubuh Hakkındaki Ebû Hüreyre Hadîsi (2)
Ravi: Abdullâh B. Abbâs (160)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem Rabbi Celle ve 'Alâ'dan rivâyet ettiği bir hadîsde şöyle demiştir: Allahu Teâlâ eşyânın güzellerini, fenâlarını takdîr etti (yazdı). Sonra güzellerin güzelliğini, fenâların da çirkinlerini açıkladı. Her kim bir güzel (hayır ve ibâdet) yapmak diler de onu yapamazsa Allah o kimse hesâbına kendi dîvânında (meleklerine) tam bir hasene (sevâbı) yazdırır. Eğer o kimse güzel bir iş yapmak ister ve yaparsa, Allah o kimse hesâbına kendi dîvânında on hasene sevâbından yedi yüz misline ve daha çok emsâline kadar hasene sevâbı yazdırır. Şu bir kimse de kötü bir iş işlemek ister de onu yapmazsa, o kimse de Allahu Teâlâ dîvânında tan bir hasene sevâbı yazdırır. Eğer o kimse fenâ bir iş yapmak ister de, o fenâlığı da yaparsa, Allahu Teâlâ onun aleyhine bir kötülük günâhı yazdırır.

Hadis No: 2038

Konu: -
Başlık: Emânetin Sûret-i Nüzûlüne Ve Ref'ine Dâir Huzeyfe Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Huzeyfe B. El-yemânî (15)
Hadis:

Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem bana iki hâdise haber verdi. Bunlardan birisini gördüm, öbürüsünü görmeyi de gözlüyorum. Resûlu'llah bana (Emânetin nasıl indiğini şöyle) haber verdi: Emânet (yâni din duyguları, adâlet ve emniyet umdeleri ilk önce) sâlih kimselerin gönüllerinin derinliğine iner (fıtrî duygulanırlar). Sonra o kullar Kur'ân'dan bilgi alırlar, daha çok Sünnet'ten öğrenirler (kesbî duygulanırlar). Resûlullah bana emânetin ref'ini (geri kaldırıldığını) da haber verib şöyle buyurdu: (Fıtrî ve kesbî duygulanan bilgiç) kişi (gece) uykusunu uyur. O, uyurken emânet hâfızasından (silinib) alınır da, emânetin eseri (izi ve yeri), rengi uçuk bir nokta hâlinde yanık yeri gibi kalır. Sonra o (bilgin) kişi bir uyku daha uyurken emânetin (geri kalan kısmı da) alınır. Bunun eseri ve yeri de balta sallayan bir işçinin avucundaki kabarcık gibi kalır (bir zaman sonra o da söner gider). Şu halde (o mübârek) emânet, senin ayağına düşürdüğün bir kıvılcımın düştüğü yeri şişirtip, senin onu bir kabarcık hâlinde görmen gibidir. Halbuki bu kabarcıkta (vücûdun hayâtî uzviyeti üzerinde müessir) bir şey yoktur (bir zaman sonra söner, gider). Şu vaziyette halk biribirleriyle alış veriş etmek ve medenî münâsebette bulunmak için (müşkül bir günün) sâbahına erişmiş bulunur. Hiç bir kimse emâneti edâ etmek imkânını bulamaz. Şöyle ki: (Kâh) falan oğulları içinde emin kimse vardır (emâneti ona veririm) denilir. (Kâh) birisinin lehine: O ne akıllıdır, ne tedbirlidir, o ne zerâfetli zattır, o ne kahramandır diye şahâdet olunur. Halbuki hakkında propağanda yapılan şahsın kalbinde hardal dânesi kadar îmân eseri yoktur. Huzeyfe hazretleri der ki: Bana öyle bir zaman karşı geldi, (öyle bir zamanda yaşadım) ki, o (saâdetli ve emânetli) devirde ben kiminle mübâyaa edeceğim? Diye tasalanmazdım. Çünkü medenî münâsebette bulunacağım kimse müslümansa onu İslâm dîni (bana hiyânet etmekten) men' ederdi. Eğer hıristiyan (ve yahûdî) ise onu (bulunduğu yerin) vâlisi hıyânetten men' ederdi. (Bu sûretle o devirde umûmî bir emniyet vardı). Bugün ise ben filân ve falandan başka kimse ile alış veriş edemez oldum.

Hadis No: 2039

Konu: Sâlih İnsan Bulmak Zordur
Başlık: İnsanlar -içinde Binilmeğe Yarar Bir Dâne Bulunmıyan- Yüz Deveye Benzer, Meâlindeki İbn-i Ömer Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Abdullâh B. Ömer (212)
Hadis:

Rivâyete göre, İbn-i Ömer, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem'in: Nâs yüz deve gibidir. Fakat içinde necîb, kullanışlı bir dâne bulmaya-yazarsın! buyurduğunu işittim, demiştir.

Hadis No: 2040

Konu: Gösteriş;riyâkârlık (2)
Başlık: Mürâînin Riyâsının Teşhîr Olunacağına Dâir Cündüb Hadîsi
Ravi: Cündüb B. Abdullâh (6)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Her kim (işlediği bir hayrı, ikbâl için) halka duyurursa, Allah onun (gizli işlerini) duyurur. Her kim de (işlediği hayrı) gösterir (mürâilik eder) se, Allah da onun riyâkârlığını teşhîr eder.

Hadis No: 2041

Konu: Allâh'a Sığınmak;ibâdet Edenlere Düşmanlık Etmemek
Başlık: Nâfile İbâdetle Allâhu Teâlâ'ya Yakınlık Hakkında Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem Allah Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyurdu, demiştir: Her kim beni tanıyan ve ihlâs ile bana ibâdet eden bir kuluma düşmanlık ederse, ben de ona harb i'lân ederim. Bana kulum hiç bir şey ile yaklaşamaz, ancak kendisine farz kıldığım şeyleri sevmesiyle yaklaşır. Her zaman kulum bana nâfile ibâdetleriyle de yaklaşmak ister. Nihâyet ben ona muhabbet ederim. Artık ben kulumu sevince onun işidir. Kulağı, görür gözü, tutar eli, yürür ayağı mesâbesinde olurum (ve bu â'zâlariyle husûlünü arzu ettiği bütün dileklerini veririm). Diliyle de her ne isterse muhakkak onları da ihsân ederim. Bana sığınmak isteyince de muhakkak kulumu sıyânet ederim. Ben yapmasını dilediğim hiç bir şey hakkında -mü'minin ölümü karşısındaki tereddüdüm gibi- tereddüt etmedim. (Fakat bunda) kulum ölümü hoşlanmıyordu. Ben de kuluma acı gelen şeyi sevmiyordum.

Hadis No: 2042

Konu: Allah Sevgisi;mü'minin Ölüm Hali;ölüye Makâmı Gösterilir
Başlık: Küçük, Büyük Kıyâmet Hakkında Übâde İbn-i Sâmit Ve Hazret-i Âişe Hadisi (2)
Ravi: Ubâde B. Es-sâmit (8)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Her kim Allah'a kavuşub görmeğe muhabbet ederse, Allah da ona kavuşub görmesini sever. Her kim de Allah'a mülâkî olmayı hoşlanmazsa, Allah da ona mülâkî olmayı hoşlanmaz. 'Âişe, yâhud Peygamber'in bâzı kadınları: Yâ Resûla'llah! Biz, ölümü hiç hoşlanmayız, demişlerdi. Resûl-i Ekrem kadınlara: Ölüm sizin bildiğiniz gibi değil. Belki şöyledir: Mü'mine ölüm hâli gelince Allah'ın o kulundan hoşnutluğu, Allah'ın ikrâm ve ihsânı müjdelenir. Bu müjde üzerine artık mü'min'e önünde (ölüm gibi) kendisini karşılayacak hallerden sevimli bir şey olamaz. O anda mü'min Allah'a mülâkî olmaya muhabbet eder, Allah da mü'min kuluna mülâkatı sever. Fakat kâfir öyle değildir. Ona ölüm hâli hazır olduğunda Allah'ın azâbı ve ukubeti müjdelenir. O anda kâfire önündeki ölüm gibi, hallerden çirkin bir hal olamaz. Bu sûretle kâfir Allah'a mülâkî olmayı fenâ görür, Allah da ona mülâkî olmayı fenâ görür.

Hadis No: 2043

Konu: -
Başlık: Küçük, Büyük Kıyâmet Hakkında Übâde İbn-i Sâmit Ve Hazret-i Âişe Hadisi (2)
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Haşin, câhil bâdiye arablarından birtakım münâsebetsiz kimseler vardı. Bunlar Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'e gelirler: Kıyâmet ne zaman kopacak? Diye sorarlardı. Resûlu'lalh da bunların en küçük yaşlısına bakar da: Şu genç yaşarsa buna ihtiyarlık erişmeden sizin başınızda kıyâmetiniz kopar (ölürsünüz) buyururdu.

Hadis No: 2044

Konu: Cennet Ehli;kıyâmet Dehşeti
Başlık: Mahşer Sâhası Hakkında Ebû Sa'îd Hudrî Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Ebû Saîd-i Hudrî (71)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Kıyâmet gününde (kürre-i) arz tandırda pişirilen bazlama ve pide gibi olur. Allahu Teâlâ onu yed-i kudretiyle çevirir, çevirir, (düzelinceye kadar) alt üst eder. Sizin biriniz yolculukta bazlamasını (tandıra koyup pişirinceye kadar) evirip çevirdiği gibi. (Bu muazzam pide uzun müddet mevâfıkta bekleyen) ehl-i cennet için sefer azığı olarak hazırlanır. Ebû Sa'îd Hudrî der ki: Bu sırada bir yahûdî geldi. Yâ Ebe'l-Kasim! Allah sana mübârek kılsın. Ehl-i cennetin kıyâmet günü yol azığı ne olduğunu haber vereyim mi? Dedi. Resûl-i Ekrem: Evet, buyurdu. Yahûdî: Resûl-i Ekrem'in buyurduğu gibi (kürre-i) arz bir pide kılınır, dedi. Bunun üzerine Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem bize baktı. Sonra (istiğrâb ile) son dişleri görülünceye kadar güldü. Sonra yehûdî: Sana ehl-i cennetin ekmeklerinin katığını da bildireyim mi? Dedi. Bu da: Bâlâm ile Nûn'dur, dedi. Ashab: bunlar ne şeydir? Diye sordular, Yahûdî: Öküzle balıktır. Bu iki hayvanın ciğerinin (En nefis ve ciğere muallâk) münferid bir parçasını (Ehl-i cennetin havassından) yetmiş bin kişi yiyecektir, diye cevab verdi.

Hadis No: 2045

Konu: Haşr (4)
Başlık: Mahşer Sâhası Hakkında Sehl İbn-i Sa'd Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Sehl B. Sa'd (32)
Hadis:

Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet olunmuştur: Kıyâmet günü insanlar beyaz, duru beyaz ve kepekten arınmış undan ma'mûl çörek gibi bir sâha üzerinde haşr olunurlar. Sehl İbn-i Sa'in, yâhut başka birisinin rivâyetine göre: O sâhada bir kimseye delâlet edecek (yol gösterecek dağ, taş gibi) nişâne de yok.

Hadis No: 2046

Konu: Haşr (4)
Başlık: Haşr Ve Mahşer Hakkında Ebû Hüreyre Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: İnsanlar (dünyânın son deminde) üç fırka olarak haşrolunurlar. Birinci fırka müstakbel hayâtı özliyen, (geride kalan dünyâ hayâtından) nefret eden zümredir, (bunlar zâd ve râhileleri bol olanlardır). İkinci fırka ikisi bir deve, üçü bir deve, dördü bir deve, onu bir deve üzerinde sevk olunurlar. Bunların bakıyesini (ki, üçüncü fırkadır) bir ateş haşredip toplar. Onlar nerede istirahat ederlerse o ateş de berâber istirahat eder, onların geceledikleri yerde onlarla berâber geceler, onların sabahladıkları yerde birlik sabahlar ve onlarla berâber yürüyüp onların akşamladıkları yerde berâber akşamlar.

Hadis No: 2047

Konu: Haşr (4)
Başlık: Mahşerde Hılkat-i Asliye Üzere Çıplak Haşrolunacağı Hadîsi Hazret-i Âişe'den Rivayet (2)
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem: İnsanlar ayakkabısız, vücûdu çıplak ve (ilk yaradılışları gibi) sünnetsiz haşrolunacaklar buyurdu. Ben de: Yâ Resûla'llah! Erkek, kadın berâber mi? Bunlar birbirlerine (edeb yerlerine) bakarlar, dedim. Resûl-i Ekrem: Yâ Âişe! Haşir işi çok güçtür, insanların birbirlerine bakmalarına müsâit değildir, buyurdu.

Hadis No: 2048

Konu: Haşr (4)
Başlık: Mahşerde Hılkat-i Asliye Üzere Çıplak Haşrolunacağı Hadîsi Hazret-i Âişe'den Rivayet (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Kıyâmet günü halk mahşer yerinde (izdihamdan, şiddetten, güneşin yaklaşmasından) terliyecektir. Bir derecede ki, dökülen ter tâ yetmiş zirâ' derinliğinde yere geçecek ve onların ağızlarına yükselib gemliyecek hattâ kulaklarına yükselecektir.

Hadis No: 2049

Konu: Kan Dâvası
Başlık: Kıyâmet Günü İnsanlar Arasında Verilen İlk Hüküm Kan Da'vâları Olacağına Dâir Abdullâh İbn-i Mes'ûd Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Abdullâh B. Mes'ûd (72)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem: Kıyâmet günü insanlar arasında verilen ilk hüküm kan da'vâları hakkındadır. (Her maktul duruşmaya başını yüklenerek gelir. Rabbim bu adama sor, beni niçin öldürdü?) der buyurmuştur.

Hadis No: 2050

Konu: Cennet Ehli (2)
Başlık: Âhirette Ölüm Olmadığına Dâir İbn-i Ömer Hadîsi
Ravi: Abdullâh B. Ömer (212)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ehl-i Cennet Cennet'e, ehl-i Cehennem Cehennem'e (ayrılıb) gidince ölüm (mefhûmuna, gürbüz bir koç sûretinde vücud verilerek) getirilir. Tâ Cennetle Cehennem arasında yatırılarak kesilir. Sonra bu münâdî: Ey ehl-i Cennet artık ölüm yoktur, ey Cehennem halkı ölüm yoktur! Diye i'lân eder. Ehl-i Cennetin ferâhına bir ferah daha ziyâde olunur, ehl-i Cehennem'in de hüzün ve kederine bir hüzün daha yüklenir.

Hadis No: 2051

Konu: Allah Rızâsını Kazanmak;cennet Ehli
Başlık: Ebedî Rızâ-yı İlâhî Hakkında Ebû Sa'îd Hudrî Hadîsi
Ravi: Ebû Saîd-i Hudrî (71)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûla'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: Allah Tebâreke ve Teâlâ ehl-i Cennet'e: - Ey ehl-i Cennet! Diye hitâb eder. Onlar da: - Ey Rabbimiz! Ferman buyurunuz, emrinizi îfâya her zaman hazırız ve ubûdiyyette dâimiz, derler. Cenâb-ı Hak: - Nasıl, şu hâlinizden râzı mısınız? Buyurur. - Rabbimiz! Nasıl râzı olmayalım. Sen bize hiç bir kimseye vermediğin bunca ni'metleri ihsan buyurdun. - Size ben bunlardan daha şerefli bir ni'met vereceğim. - Rabbımız, bu ni'metlerden daha kıymetli nasıl bir ni'met olabilir ki? - Sizden râzı ve hoşnut olmaklığımın şerefi size lâyık kılındı. Artık bundan böyle ebedî size darılmıyacağım.

Hadis No: 2052

Konu: -
Başlık: Cehennem Halkının Sîmâları Hakkında Ebû Hüreyre Radiya'llâhu Anh Enes Hadîsi (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem: (Kıyâmet gününde) kâfirin iki omuzu arası sür'atli bir süvâri yürüyüşü ile üç günlük mesâfedir buyurmuştur.

Hadis No: 2053

Konu: -
Başlık: Cehennem Halkının Sîmâları Hakkında Ebû Hüreyre Radiya'llâhu Anh Enes Hadîsi (2)
Ravi: Enes B. Mâlik (245)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Bir kısım halk kendilerine Cehennem ateşi dokunduktan sonra, sîmâları kırmızımsı siyah bir renkte olarak Cehennem'den çıkıp Cennet'e girecekler de bunları ehl-i Cennet cehennemlikler diye çağıracaklardır.

Hadis No: 2054

Konu: Kıyâmet Dehşeti
Başlık: Cehennem'de En Hafîf Azâb İle İlgili Nu'man İbn-i Beşir Radiya'llâhu Anh'den Rivayet
Ravi: Nu'mân B. Beşîr (7)
Hadis:

Rivâyete göre, Hazret-i Nu'mân Resûlu'lalh Salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittim, demiştir: Kıyâmet gününde ehl-i cehennemin azâb cihetiyle en hafif cezâ göreni o kimsedir ki, onun iki ayağı altının çukurlarına iki ateş parçası konulacak, bunların te'sîriyle onun beyni bakır tencere ve kumkuma gibi kaynayacaktır.

Hadis No: 2055

Konu: -
Başlık: Ehl-i Cennet Ve Cehennem'e Makamlarının Gösterilmesi Hakkında Ebû Hüreyre Radiya'llâhu Anh'den Rivayet
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Hiç bir kişi Cennet'e giremiyecektir, ancak o, dünyâda günâh işlediyse muhakkak Cehennemdeki makkarını görecektir. Tâ ki Cennet'e girdiği zaman bu ni'mete ziyâde şükür ede. Hiç bir kişi de Cehennem'e giremiyecektir. Ancak o, dünyâda sevâb işlediyse Cehennem'e girmezden önce muhakkak Cennetteki ebedî makamını görecektir. Tâ ki (Cehennem'de bulunduğu müddetce) Cennet'teki makamına mütehassir olsun (Cehennem âzâbını iyice tatsın).

Hadis No: 2056

Konu: Havz-ı Kevser (6)
Başlık: Peygamber'in Havzı Hakkında Abdullâh İbn-i Ömer, Enes İbn-i Mâlik, Ebû Hüreyre, Hârise İbn-i Vehb Gibi Ashâb-ı Kirâm'ın Müteaddit Rivâyetleri (5)
Ravi: Abdullâh B. Amr B. Âs (28)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Benim (Cennet'teki) havuzumun (zâviyeleri müsâvî) bir aylık mesîre genişliğindedir. Onun suyu sütten beyazdır, kokusu miskten daha hoştur. Bardakları da gökyüzünün yıldızları gibi çoktur. Ondan içen kimse hiç susamaz.

Hadis No: 2057

Konu: Havz-ı Kevser (6)
Başlık: Peygamber'in Havzı Hakkında Abdullâh İbn-i Ömer, Enes İbn-i Mâlik, Ebû Hüreyre, Hârise İbn-i Vehb Gibi Ashâb-ı Kirâm'ın Müteaddit Rivâyetleri (5)
Ravi: Abdullâh B. Ömer (212)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem: Önünüzdeki havuzun Cerbâ' ile Erzuh arasındaki mesâfe gibidir buyurmuştur.

Hadis No: 2058

Konu: Havz-ı Kevser (6)
Başlık: Peygamber'in Havzı Hakkında Abdullâh İbn-i Ömer, Enes İbn-i Mâlik, Ebû Hüreyre, Hârise İbn-i Vehb Gibi Ashâb-ı Kirâm'ın Müteaddit Rivâyetleri (5)
Ravi: Enes B. Mâlik (245)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Havuzumun mesâfesi Eyle ile Yemen'in San'a şehri arasındaki mesâfe gibidir. O havuzumda gök yıldızlarının sayısınca bardaklar vardır.

Hadis No: 2059

Konu: Havz-ı Kevser (6)
Başlık: Peygamber'in Havzı Hakkında Abdullâh İbn-i Ömer, Enes İbn-i Mâlik, Ebû Hüreyre, Hârise İbn-i Vehb Gibi Ashâb-ı Kirâm'ın Müteaddit Rivâyetleri (5)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Bir ara (ben havuzumun başında) duruyordum. Bir de orada bir cemâat gördüm. Hattâ onları tanıdım. Benimle onlar arasında (ve onlar üzerinede me'mûr) bir melek belirdi. Bu cemâate geliniz! Dedi. Ben de bu meleğe: (Bunlarla) nereye gidiyorsun? Diye sordum. Melek: Vallahi Cehennem'e, diye cevab verdi. Bunların günâhı nedir ki? Dedim. Melek: Yâ Resûla'llah! Sen (in vefâtın) dan sonra bunlar kıçlariyle dönüp (dinlerine) arkalarını çevirerek irtidâd ettiler, dedi. Sonra (havuz başında) bir cemâat daha gördüm. Hattâ onları da tanıdım. Benimle bunlar arasında (bunların üzerine me'mûr) bir melek çıktı da bunlara: Haydi geliniz! Dedi. Ben bu meleğe: Bunlarla nereye gidiyorsun, diye sordum: Vallahi Cehennem'e diye cevab verdi. Bunların günâhı nedir ki? Dedim. Melek: Sen(in vefâtın) dan sonra bunlar kıçlariyle dönüp arkalarını çevirerek irtidâd ettiler, dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: Sanmam ki bu (havuza yaklaşıb da geri çevrilenler) den Cehennem'den kurtulanlar olsun. Ancak çobansız, yolunu şaşıran deve sürüsünden yolunu bulanlar misâli bunlardan da (tek tük) Cehennem'den kurtulanlar olsun, buyurdu.

Hadis No: 2060

Konu: Havz-ı Kevser (6)
Başlık: Peygamber'in Havzı Hakkında Abdullâh İbn-i Ömer, Enes İbn-i Mâlik, Ebû Hüreyre, Hârise İbn-i Vehb Gibi Ashâb-ı Kirâm'ın Müteaddit Rivâyetleri (5)
Ravi: Hârise İbn-i Vehb (3)
Hadis:

Rivâyete göre, Hârise: Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in (Kevser) havuzunu yâd edib de: O, Medîne ile San'a arasındaki mesâfe mesâhası gibidir buyurduğunu işittim, demiştir.

Hadis No: 2061

                                                         Önceki Konu    Sonraki Konu          Sayfa Başı
Forum Son Konular Yazan Mesaj Son Yazan Son Tarih
HERGÜNE BİR DUA resule hasret 25 atakan54 22.02.2013 10:00:07
CUMA NAMAZI. edep ya hu 2 tevhit06 21.02.2012 15:16:31
KİM MEZARDA BİR GECE GEÇİRMEK İSTER zeynep_15 17 mavera27 02.01.2012 14:56:02
Onay Yöntemi Zafer 14 atakan54 22.11.2011 01:35:44
Fikirleriniz... Zafer 30 M.IRMAK 05.06.2011 23:01:42
ANNEM EMİN 7 M.IRMAK 01.06.2011 15:22:50
Dil Vardır.....! siyahzambak 4 dogan002 05.01.2011 11:06:17
BU GECENİN HÜRMETİNE ..! OMER71 10 ahmet01 06.04.2010 17:06:55
sen ve son... mihrim 2 siper2004 25.12.2009 23:54:35
20 saniyede şeytan oyunu edep-haya 23 zehraesma 29.09.2009 19:39:10
HADİS'İ ŞERİF resule hasret 4 zehraesma 29.09.2009 19:27:02
İŞTE BİZİDE GÖREN ALLAH VAR !!! efsane yıllar 5 alacali25 07.06.2009 16:57:55
BU SAYFAYI HADİSLERLE DOLDURALIM kaşif 46 burhanefe71 11.05.2009 20:30:36
ALLAH'A TANRI DENİR Mİ? Ve YARATMAK KELİMESİ mavera02 13 efna 11.05.2009 14:48:54
Bir Kalpte İki Yar Olmaz ahmet21 9 zaza ayaz 12.02.2009 13:21:50
Ziyaretçi:  Sitede şu anda 0 üye ve 86 misafir olmak üzere toplam 86 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugün Tekil:3127  Çoğul:3366  Toplam:80963995  Bugün Üye:0  Dün:0  Toplam:32229  Dün Tekil:64411  Çoğul:75261

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71, Misafir72, Misafir73, Misafir74, Misafir75, Misafir76, Misafir77, Misafir78, Misafir79, Misafir80, Misafir81, Misafir82, Misafir83, Misafir84, Misafir85, Misafir86,
Reklamlar:

Faruki.net