Üye Adı:    Şifre:  (Hatırla)      Üye Ol              Giriş Sayfası Yap / Sık Kullanılanlara. Ekle

Tefhimu'l Kur'an

A'raf  1-2  3-8  9-11  12-16  17-21  22-23  24-27  28-30  31-33  34-36  37-38  39-43  44-46  47-53  54  55-57  58  59-62  63-65  66-71  72  73  74-75  76-80  81-82  83-85  86-92  93-96  97-102  103-107  108-110  111-121  122-126  127-132  133-135  136-138  139-143  144-145  146  147-149  150-152  153-156  157  158-159  160  161-163  164-165  166-169  170-172  173  174-176  177-179  180-184  185-188  189-192  193-195  196-202  203-206
150- Musa kavmine oldukça kızgın, üzgün olarak döndüğünde onlara: "Beni arkamdan, ne kötü temsil ettiniz. Rabbinizin emrini çabuklaştırdınız, öyle mi?" dedi. Levhaları bıraktı ve kardeşini başından tutup kendisine doğru çekiyordu (ki Harun ona:) "Annem oğlu, bu topluluk beni zayıflattı (hırpalayıp güçsüzleştirdi) ve neredeyse beni öldürmeye giriştiler. Bari sen düşmanları sevindirecek bir şey yapma ve beni bu zalimler topluluğuyla birlikte kılma (sayma) "dedi.(108)
151- (Musa yalvarıp) Dedi ki: "Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın."
152- Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz, 'yalan düzüp-uyduranları' böyle cezalandırırız.

AÇIKLAMA

108. "... Beni, bu zalim kavimle bir tutma, beni onlardan biri olarak sayma" ifadelerini burada nakletmekle Kur'an-ı Kerim, Hz. Harun'u Yahudilerin sürdüğü günah lekesinden arındırıp temizlemiştir. Kitab-ı Mukaddes'e göre, onlara tanrı olarak altından bir buzağı heykeli yapma suçunu Harun (a.s) işlemişti. Şöyle ki: "Ve Musa'nın dağdan inmesinin geciktiğini görünce, kavmi Harun'un yanında toplandı ve ona dediler: Kalk bize, önümüzden gidecek tanrılar yap, çünkü Musa'ya, bizi Mısır'dan çıkaran bu adama, ne oldu bilmiyoruz. Ve Harun onlara dedi: Hanımlarınızın, oğullarınızın ve kızlarınızın kulaklarındaki altın küpeleri söküp çıkarın ve onları bana getirin.
Ve bütün kavim mensupları kulaklarındaki altın küpeleri söküp çıkardılar ve onları Harun'a getirdiler. Ve O, onları ellerinden aldı ve ona (eritilmiş altın külçesine) oymacı aleti ile şekil verdi ve ondan dökme bir buzağı yaptı. Ve şöyle dediler: Ey İsrail, seni Mısır diyarından çıkaran ilâhlar bunlardır. Ve Harun onu gördüğü zaman, onun önünde kurbanların kesileceği bir yer yaptı ve Harun şöyle diyerek ilân etti: Yarın Rabb için ziyafet bayramıdır. Ve ertesi gün erken kalktılar, yapılan adakları yerine getirdiler ve kavim yemek ve içmek üzere oturdular ve oynamaya ve eğlenmeye kalktılar." (Çıkış, 32: 1-6) . Kur'an, bu iddiayı redderek çürütmüş ve bu meselede o iğrenç günahın sorumlusunun Allah'ın peygamberi Hz. Harun (a.s) değil aksine "Samiri" adındaki bir asi olduğu gerçeğini nakletmiştir. (Daha fazla bilgi için bkz. Taha: 90-94) .
Yahudilerin peygamberini, birçok iğrenç günahlarla hatta şirkle itham etmeleri belki garip gelebilir, fakat tarihleri üzerindeki derin ve eleştirel araştırmalar, bu ithamların, kendi ahlakî çöküntülerini doğrulamak için yapılmış olduğunu gözler önüne serecektir. Genel olarak bütün bir toplum, özel olarak da din alimleri ve hahamlar, sapıklık ve ahlaksızlık içine düştükleri zaman, bu durumda olan bireyin suçluluk psikolojisi içerisinde bu kötü davranışlarını haklı göstermek için bir takım mazeretler uydurmaya başlarlar. İnsanlar şirk, büyücülük, zina, ihanet sahtekârlık ve buna benzer büyük günahlar işlediklerinde, bir peygamber için değil sıradan bir insan için bile büyük bir ahlâksızlık ve utanma vesilesi olan bu gibi büyük günahları peygamberlere isnad ederek onların temiz şahsiyetlerini lekelemişlerdir. Onlar böyle yaparak aslında kendi çirkin fiillerini haklı ve mazur göstermek istemektedirler. Hatta bu devirde yaşayan insanlar, "Bu tip günahlardan peygamberlerin bile kendilerini koruyamadıkları bir zamanda bizim gibi normal, sıradan insanlar böyle zaaftan nasıl emin kalabilir" diyerek kendilerini müdafaa etmeye kalkıştılar.
Ahlakî dejenarasyonları süresince Hindular da aynı şekilde hareket etmişlerdi. O döneme ait edebiyatları; tanrıları ve azizleri kapkara renkler içinde tasvir eder. Böylece, "Bu gibi yüce ve seçkin varlıklar ahlâksızlıklara bulaşınca, sıradan halk bunlardan nasıl kaçınabilir? Tanrılar ve azizler için utanılacak bir durum olmayan bu gibi fiiller, halk için niçin utanma ve ayıplanma konusu olsun?" diyebiliyorlardı.
Ziyaretçi:  Sitede şu anda 0 üye ve 90 misafir olmak üzere toplam 90 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugün Tekil:1  Çoğul:5520  Toplam:94030950  Bugün Üye:0  Dün:0  Toplam:32262  Dün Tekil:1  Çoğul:13185

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71, Misafir72, Misafir73, Misafir74, Misafir75, Misafir76, Misafir77, Misafir78, Misafir79, Misafir80, Misafir81, Misafir82, Misafir83, Misafir84, Misafir85, Misafir86, Misafir87, Misafir88, Misafir89, Misafir90,
Reklamlar:

Faruki.net