Forum    Tasavvuf  
     Yazan: ibrahim   Son Yazan: dogan002 (03.10.2007 21:57:43)     Cevap: 0    Okunma: 4792
      Konu Adı: NEFİS MUHASEBESİ

Yazan

Mesaj

 


ibrahim
(yeni)


Mesaj Sayısı: 4

   Mesaj Tarihi: 01.08.2007 11:05:45   
 
 

NEFİS MUHASEBESİ
  Herkese kendi deti hoş gelir.
  Fenalık ve iftiralara ne kadar fec bir surette maruz kalınırsa kalınsın, mukabele-i bilmisil etmemek, tevbe ve istiğfara devam etmek, sabır ve tahammle alışmak, yle hdiselerden ibret ve ders almak, mtecaviz ve mfterilerle uğraşmamak, yksek bir ahlk ve kemltın şiarındandır. Enbiyalar, veller, sulehalar ahlkı ile ahlaklanmaktır.
  Kendi nefsini daima ktlemek, kendi kk kusurlarını byk grmek, başkalarının byk kusurlarını kk grmek, yksek bir fazilettir. Takvada, doğrulukta, edep ve ahlkta kendisi azimetle amel etmeye alışmak, başkaların lkaydlıkları ile meşgul olmamak veya ikaz ve hatırlatmakta mtevaziyane ve yumuşaklık gstermek byk bir fazilet ve din kardeşlerinin dinine hizmet edebilmek iin semeredr bir dsturdur.
  İnsan beşerdir, hata edebilir. Hususen kll ve umum bir dvanın hizmetkrlarına yapılan taarruzların okluğu, şeraitin (şartların) ağırlığı; dvayı inkişaf ettirmek, hizmetin nne ekilen dehşetli maniaları yıkabilmek iin eşitli hizmet şık ve şekilleri ararken hepsinde yzde yz isabete muvaffak olmak pek mşkldr.
  Byle bir hengmede msbet netice vermeyen tedbirleri o mdebbire sylemek lzım iken, her ne sebeple olursa olsun, kat'iyyen başkasına sylememek ruh, kalb akıl ve feraset eseridir. Bunun aksine başkalarına dert yanmak, safderunluk ve dşnce za'fının delilidir. Fayda vereceğim zanniyle fikrinde taannd ve taassub gstermek zarar vermenin en bariz bir delilidir ki, bu da ahmaklığın gzlere grnecek derecede aşikr olmasıdır. Zira ahmaklığın tarifi, "Fayda vereceğim niyetiyle zarar vermektir."
  Kendisinin bir rey ve fikir sahibi olduğu gururuna kapılan, asıl rey, tedbir ve vazife sahibi kimseleri ktleyen, fakat kendisine toz kondurmayan bir kimse, "Herkes iin birer kusur buluyorum; acaba kusursuz ben mi kaldım? Onlar benim aklımın ermediğini yaknen biliyorlar da, tehevvre kalkışıp veya o sz iime atıp nefsimin, arkadaşlarımın kusurunu veya aslında kusur olmayıp ta benim kusur grmek ve başkalarına nakletmek hususunda zorlatıcı bir kuvvet haline gelmemesi iin, benim yzme vurmamak edep ve hayasına mı riyet ediyorlar?" diye bir mlhaza yapılsa, bir zararı bin zarara ıkaran dedikoduculuktan kurtulunması mmkn olur.
  İyi olmanızı istiyorsanız evvel ktlğnze inanınız, kusurlardan kurtulmak istiyorsanız evvel kendi kusurunuzu grp, kendinizi kusursuz zannederken, kusurlu olduğunuzu mşahede ediniz.
  Bahtlı ve talihli kimse, başkasına va'z edilirken ibret alandır.
  Kusurlu, hatalı bir arkadaşınızın yanlışlarını yumuşaklıkla, hrmet ve tevazu ile yalnız ona syleyiniz. Kabullenmezse dahi, ikinci bir kimseye onun hakkında gıybet etmeyiniz. Birisinin kusurunu, kusuru dzelteceğim diye etrafa yaymak, şahs kin, garaz, nefsin karışması gibi hallerin zorlamasının neticesidir. Veyahut fayda veriyorum zannıyle zararların remesine sebep olan bir safdillik ve bilememezliktir. Başkalara yaymak değil, dima ve dima ona sylemektir. Sylerken de, "Acaba, hakikaten ve bizzat nefs'l-emirde hata mıdır? Yoksa benim fikrime, grşme gre mi hatalıdır?" diye insan kendini murakabe etmelidir.
  Hiddetle, heyecanla konuşmanıza asla itimad etmeyiniz. Zira nefis ve şahs hissiyat karışır. Yapacağım derken paralarsınız. Hem de kendinizi paralamış olursunuz. ok defa kendisini tenkd etmek kmilliğine erişememiş, yakın akraba veya mesai arkadaşlarını tenkid etmeye alışanlarla bir yerde oturmayınız. Onu dinleye dinleye siz de mnekkid ve yıkıcı bir ahlk sahibi olursunuz.
  Adaletten ayrılmamak, hakikati itiraf ve tasdik etmektir. Zıddı zulmdr.
  Nefsini daima itab eden, din ve dva arkadaşlarının iyiliklerine hasr-ı nazar eden başkalarınca nefret edilmekten kurtulur.
  Dedikodu ile, arkadan ekiştirmekle mesele halletmeye alışmak, ya safdillik, ya şuur altı veya şuur st garaz ve muhalefet nişanıdır. Veya canı incitilmişin intikam kokusudur.
  Dışarıdan tenkid kolaydır. Aynı işin iine girdikten sonra, tenkidin zulmkrlığını anlamak o kimse iin ne acı, ne felketli, ne hasaretli ve ne derece manev mes'uliyetlere duar olucudur!..
  Nefsinden gelen szn samimiyet olduğuna inat edenden korkulur. Bunlardan kendinizi koruyunuz. Kendiniz, aynı bilmemezliğe dşmemek iin dşnnz. Nefsin desiselerini beyan eden eserleri sırf kendinize hitab ederek okuyunuz.
  Nefsine itimad ederek mesai arkadaşlarını amiyane grenin sonu tehlikelidir. İstişare esnasında kendi fikrine saplanarak vereceği cevabı dşnen; azaların fikirlerini kmseyen, hatadan kurtulamaz.
  İşin iine ok acı sz girdi mi, onun tadı tuzu kalmaz. Kendi fikrini ok beğenip, arkadaşını daima isabetsiz grmek kıyamet almetidir. Nefsin desiselerini aıklayan eserleri sık sık kendinize hitab ederek okumak bu hastalığın yegne deva ve dermanıdır.
  Başkalarını ıslah iin evvel kendimizi ıslah etmek icab eder.
  Kendini ıslaha ve derse muhta grmeyen, bilemeyen gafletten uyansın. Uyarıcı eserlere sarılsın.
  Dostlarına şiddet-hiddet eden, haşin davrananın dostları dağılır. Bu neticeyi kendinden bilmek, gzel bir fazilettir.
  Herkesin bir kusurunu bulup, kendi kusurlarını grmeyerek dostlarını terk eden, terk edilir.
  Halini, etvarını, gidişatını başkasından dinle! nk senin fenalığın, yanlışlık ve hataların senin nefsine, dostun gzne iyi grnr. Seni medhedenlere aldanma. Senin yanlışlık ve isabetsiz hareketlerini sana syleyenler senin hakik dostlarındır. Hastaya şeker vermek caiz olmayabilir. Onun iin acı il faydalıdır.
  "Senin yolunda şyle bir kuyu var," diyen insan senin hayırhahındır.
  Yanlış hatt-ı harekette giden, zararlı hali olan bir kimseye her zaman, "iyi gidiyorsun" demek, onu gaflete dşrmek ve ona zulmetmek olur.
  Acı nasihat faydalı şerbettir.
  A benim gzel dostum!.. ok kere olduğu gibi bugn yine ok tenkidler ettin. Kusurlar, hatalar saydın. Acaba gıyabında tenkidler yaptığın, gıybetini ettiğin Allah'ın kullarının o yaşa kadar olan iyiliklerinden, hayra hizmetlerinden, gzel huylarından, zararsız hallerinden ne kadarını ydettin, ka tanesini saydın? Mnekkid ve kusur sayıcılardan olma! Korkarım ki, zulmkr olursun...
  ok tenkitilerin, gıybetilerin, herkesin kusurlu işlerini sayanların meclislerine yanaşma. Bu kt ahlk sana da bulaşır. Hem abuk bulaşır. Zira bu fena huyun muharriki nefistir. Nefsan şeyler nefisleri kolayca harekete geirir.
  Tenkidi, kusurları piyasaya ıkarıcı kimselerin dostluğunda bulunup da, eğer ona kapılmamışsan, Ahlk-ı Muhammediye (a.s.m.), evliya, suleha ve ulemanın İslm ahlkı ve edebi hakkındaki eserlerini mtala ettikten, ilim ve hikmet tetebbuatında bulunduktan sonra, onların hal ve kallerini; dşnce ve zihniyetlerini; hısım, akraba, oluk-ocuklarına karşı muamelelerini; din kardeşleri ve dva arkadaşlarına olan hatt-ı hareketlerini; ibadet, itaat ve takva hususundaki vaziyetlerini tetkik et ve gr. Eğer sen ilim, irfan, kemalt, fazilet, edep, terbiye, ahlk ve haya, azimet ve takva ehli olarak o eserlerinden mstefid olmuşsan, hemen dergh-ı İlhiye el aıp, "Aman y Rab!.. Tenkidi, kusur arayıcı, kusur grc ve gıybeti olmak felketinden Sana sığınıyorum. Beni bu fetlerden mufaza eyle. min" diyerek gz yaşları dkeceksin.
  Ey ehl-i İslm ve irfan! Din kardeşlerinin ayıplarını, kusur ve hatalarını sayıp dkmekte, bakıyorum ki ok mahirsin. Acaba bir o kadar veya onun yarısı kadarı olsun kendi ayıplarını, kendi kusur ve yanlışlarını, isabetsiz hareketlerini, seni dinleyenlere aynı iştaha, aynı maharetle sayıp dktn m? Korkarım ki, zulmkr olmuş olmayasın. Gzel huyları anlatanı dinle. Gzel huylu ol. Nefsini zemmeden, kusurlarını itiraf eden din ve dva arkadaşlarını medheden ahlk-ı liye erbabı ile sohbet et. Ahlk-ı liye ile ykselmek aşkına dşersin. "Tahallak bi ahlkillah," emr-i cemiline inkyad şerefiyle şereflenirsin.
  Herkes yk kendi gc kadar ekebilir. yle ise sen kendi gcnn başardığı şeyleri başkalarında grmezsen, kendini mihenk yapıp onları tenkid etmemelisin. Kendinde bir stnlk vehmedip gurura dşmemelisin. Onlar kabiliyetlerine gre ne kadar hizmet grseler ind-i İlhde ihlsa binaen makbuldr.
  Ey ferasetli ve mdebbir ehl-i hizmet! Omuz omuza verip alışmaya ok muhta olduğunu; tek başına veya ekalliyette kaldığın zaman muvaffakıyetsizliğe dşeceğini her gn hatırla ve bu hakikati bir karta yazıp cebine koy ki, gnde on defa nefsine ihtar edebilesin.
  Bir ve beraber olduğun hizmet ve dva arkadaşlarının gnln kırma. Senin gnln kıran olursa, "Buna benim nefsim mstahaktır" de ve gnln kıranın gnln hoşnut eyle.
  Byle bir zamanda, byle kuds bir mn hizmetinde alışanlara karşı durumumuz şudur: Bir zerre hizmet, bir dağ; bir dirhem hizmet, bir batmandır. Bu nur hizmetinde -az dahi olsa- bulunanlar, ok hrmet, muhabbet ve şefkata lyıktır. "Dane taşıyan bir karıncayı bile incitme."
  Dostunu şiddet ve minnet iinde tutarsan, bir daha senin suratını bile grmek istemez.
  Halk nazarında nice itibarsız, hakir grnen Mslmanlar ve İslama hizmet edenler vardır ki, onlar insanlardan takdir, hrmet ve muhabbet beklemezler. Onlar, ehl-i mna hrmetkar ve merhametli olurlar. Onlara Allah'ın rızası kfi gelir.
  Sen bir m'mine "Fenadır" diye kt zanda bulunabilirsin: halbuki o kimse Allah'ın makbuldr.
  Arkadaş! Gl padişahının yanında silha davranmış diken var.
  Dikensiz gl, kusursuz arkadaş arayan kusurundan habersiz kimse, arkadaş bulamaz.
  Nur-u Kur'n hizmetinde bir ve beraber alıştığınız kardeşler ve ehl-i mn iinde, gcenen ve ksen, gcendiren ve kstrenlerden olmayınız. "Deymiyor bu dnya byle şeylere..."
  İnsan iyi işli olmalı. Kendisini daima kusurlu grmeli.
  Mşterek bir işte alışan şahıslar, din veya dnyev bir messese mensupları mdavele-i efkr yaparlarken, herkes kendi fikrini mutlak bir isabet bilmesi, diğer arkadaşlarının fikirlerini daima isabetsiz grmesi, messese arkadaşlarının reylerini hakir bulmasıdır. Kendi fikirleri ile yapılan işlerin zararlı ve iflsa doğru gittiğini hatırlatan en yakın arkadaşlarına yz evirmesi, messesenin madd imknlarını elinde bulunması, şubelerdeki işin iyznden haberi olmayanların tevecchne aldanmasıdır. Messeseye sekiz-on işte şahs kanaatinden ve başka arkadaşların fikirlerinden zararlar gelince de bir takım teviller yapma yoluna sapmak, telşsız grnerek kendi cebindekini değil, umumun hukununu zayi etmesidir.
  Mdavele-i efkrda bir işi isabetsiz veya zararlı bulduğunu arkadaşına sylerken, edep, terbiye, hrmet gibi yksek ahlkı iğneyerek tehevvrle, şiddetle sylememesi, karşısındakinin izzetini kırması İslm terbiye ve ahlka sırt evirmek olduğu halde, bunu hi nazara almayarak, "Bana byle dedi, şyle dedi" gibi hiddetle mukabele etmesidir.
  Dehşetli zararlarda kendisinin dahli olmadığına, ya cehl-i mrekkeple veya gururla iddiada bulunmasıdır. Halbuki mesai arkadaşlarına hrmetle mukabele edip, kendi fikirlerinin isabetsiz olabileceğine ihtimal vererek, yirmi meselede hi olmazsa on adedini arkadaşlarının kanaatlerine mnasip bulup iş yapmasıyla fikirler menf hislerin karışmadığı anlaşılmış olur.
  Fikirlerindeki isabetsizlik zararlara sebep olunca, diğerleri bu zarara sebep olana hrmetkrne, asiline, alak gnlllkle kendi fikirlerindeki veya vazifelerdeki kusurlarını da sayarak, ondan zr dileyerek sylemesi -velev kırkıncı defa da kabul etmeyecek olsa-yine o yanlış yapana sylemek yerine şuna buna sylemesi; bylece mesese mensuplarına olan hsn- zan ve itimadın kırılması; bir kimsenin aile atısı altında kalması icab eden hatalarını yayması; o kimseyi ktleyip şuna veya buna sylemekle bin zarar getireceğini hissiyatının tesiriyle grememesidir.
  Mteaddit defalar bir iş hususunda mnakaşa edilir; meşveret ve mdavele-i efkr adı ile sze oturulur. Mnakaşa ve kavga ile kalkılır. Bu kavgamsı konuşmada herkes heyecanlanır. Hisler heyecana gelir. Biri diğerine, diğeri tekine hakaretli szler sarf eder. İlk defa birisi hakaret eder, diğeri de misilleme yapar. Birinci hakaret edip kalb kıranı kasdederek, "Birinci bana byle dedi, ben de ona yle dedim" der. Bu beş-altı defa tekerrr edince, artık en yakın dava arkadaşına ikincisi kskn durur. Bu ksknlğ gren ikinci birinciden soğur. İkinci ile nc birleşir. Birincinin gıyabında konuşa konuşa, artık o da haricilerin mşfiki, can kardeşine ksc olmuştur. Artık birincinin hakkında tenkitler ve kusurları sayıp dkmeler başlamıştır.
  İslm muaşeret, edep ve terbiyesine riayet etmeden, nefis ve tehevvrne kapılarak, dahil hizmet mensuplarına haritekilere dahi yapılmayacak bed muameleyi yapmaktır. Bu kt hissiyat zararlı netice doğurunca, "Ben sebep oldum, zr dilerim" olgunluğunu gstermeyerek, zararlı neticeyi acib bir halet-i ruhiye ile karşısındaki arkadaşına yklemektir. Taraflar dahi şahısların umumunun alkadar olduğu umum bir meselede, iki taraf da birbirini sabit fikirlilikle itham ederek, messese hizmetine dinamit koyarak umumun zararına sebep olmalarıdır.
  MERHAMET
  İnsanlara merhamet etmeyen kimseye, Allah merhamet etmez.
  Rıfk ve merhametten mahrum olan kimse, btn hayırlardan, iyiliklerden mahrum olabilir ve olur.
  Şefkatten daha hayırlı bir şey yoktur.
  Başkalarının sık sık affedin, fakat kendinizi ve nefsinizi asla.
  lrse iman ve ahlkıyla, Allah'a ibadet ve takvasıyla din kardeşlerine olan şefkat, hrmet ve sevgisiyle yer beğensin. Kalırsa el beğensin.
  Rıfk, mlyemet, nezaketle muamale. Bunun zıddı huşnet, sertliktir. Rıfktan mahrum olan, hayırlardan mahrum bulunur.
  M'mine eziyet haramdır.
  Ltf, gzellikle, tevazu ve mahviyetle, gnl alarak yapılan muameledir. Temiz kalplilik ve yksek insanlık hislerinin eseridir.
  Bağışlamak, affetmek ve msamaha gstermek, başkalarının hatalarından ziyade kendi hatalarını aramak, bulmak ve kurtulmaya alışmak, olgunluğun, kmilliğin şiarıdır. Peygamber ahlkıyla ahlklanmaktır.
  Allah, yumuşak huylu, din kardeşlerine şefkat ve merhamet eden kulu sever.
  Yerde olanlara merhamet ediniz ki, size de gkte olanlar merhamet etsin.
  İslm dini, hamiyet hissinin kaynağıdır. Her Mslman, iman ve İslmiyeti, namus ve haysiyetini hizb'l-Kur'n mntesiplerini, birbirlerini dinsizlere karşı korumak, mdafaa etmek, ihtimam gstermekle mkelleftir.
  İnsaf dinin yarısıdır.
  Mağrib tarafındaki tvbe kapısı, halk iin kıyamete kadar aıktır.
  Mesai arkadaşlarına hrmet ve sevgi beslemeyenler dava ve idare adamı olamazlar. Sevgi, şefkat, msamaha, hrmet, mdebbir ve muvaffakiyetlere namzet bir dava adamının mmtaz hasletleridir.
  Hibir şey ilim ve hilimden daha efdal olarak toplanmış değildir.
  Cemaatin btn dzen ve ahengi, cemaat fertlerinin yekdiğerine şefkat, merhamet, sevgi, hrmetkr mnasebetiyle mmkndr.
  Merhamet tohumunu eken, muhakkak huzur ve saadet meyvesini elde eder.
  Allah'ın rızasını kazanmak, aziz ve  muhterem olmak istersen, din hizmetinde devamlı muvafak olmanın sırrını ara; hizmet arkadaşlarının hrmete şayan olduklarını bil ve hrmet et. Onlara şefkat, msamaha, muhabbet ve merhamet et.
  Allah merhamet edenlere merhamet eder. Sen de merhamet et ki; Allah'ın merhametine nail olasın.
  Sulh, cenkten daha iyidir.
  Dava arkadaşlarınla ve ehl-i imanla bir iş greceğin zaman tatlılıkla, mlyemetle, mahviyet ve tevazu ile muamele et. Bu gzel ahlklara riayetle hsıl olacak bir hizmette, sertlik, şiddet, hiddet, inatılık gstermek mnsız, hatt ahmaklık olur.
  İslm dşmanları karşısında arpışan yiğitlere şefkat, muhabbet ve hrmet et. T ki, Kur'n ve iman hizmeti yolunda başını koyarlarken, senden zorluk ekmesinler. Hizmet-i iman meydanına yeni girenlerin veya fıtr hususiyet taşıyanların iplerini uzat. Onları pek sıkma, kabiliyetine gre kaldırabileceği bir hizmet gster. Herkesin mizacı bir olmaz. Bu dirayet ve feraseti, msamaha ve şefkati gsteremezsen, onun ipini koparmış, kaırmış, bir adam kaybetmiş olursun. Bu acemilik, bu hamlık ve idaresizliği yapmamak iin sık sık kendinle konuş, idare ve msamaha icaplarını zaman zaman oku ve kendine ihtar et.
  Babam beni "Oğlum!" diye kucakladığı zaman, kendimi talı bir padişah sanırdım.
  Din kardeşlerine elinden geldiği kadar merhamet et ki, Allah da sana merhamet etsin.
  Bir kitapta, "Kerem, iyilik, merhamet, ihsan byklerin detidir" diye okumuştum. Hayır, yanlış syledim, peygamberlerin detidir.
  ciz kimsenin beline kuvvetli yumruğunu vurma. Olur ki, birgn onun ayağına dşersin.
  Cenab-ı Hak, hikmeti olarak bir kapıyı kaparsa, fazl-u keremiyle başka kapı aar.
  Muarız, ltuf, kerem, semahat grrse, artık ondan ktlk gelmez.
  Ktlk etme, sonra iyi dosttan dahi ktlk grrsn.
  Ferasetli ve iyi adam ktlerin bir iyi tarafını bulur, o iyiliği takdir eder.
  Şerri ve ktlğ hafifletmeye veya gidermeye bylece muvafak olur. Zira kpek bile ekmeğini yediği takdirde seni muhafaza eder.
  Erler, hizmet ve dava arkadaşlarını kendilerine tercih etmekle muvaffakiyete berdevam olmuşlardır.
  Ktlk dşnen, kt kimsenin gnln iltifatla kap.
  fke zamanında hrmet ve merhamet ne gzel şeydir.
  Din ve dva kardeşlerinden gelen acı tatlıdır; hakaret takdirdir; tokat, şefkattir; tkrk misk- amberdir. Bu da Nur-u Kur'n hizmetkrlığının şiarı ve şe'nidir.
  Dnyada mağrur olan kimse, din yolunda selmetli gidemez. Kendini gren kişi hakkı gremez.
  Alakların yaptığı gibi din ve davadaki kardeşlerine hakaret gzyle bakma, onları kk grme; onları byk, kendini kk gr. Eğer yaşlı isen iman ve İslmiyet davasında alışan, Nur Risaleleriyle nurlanan genleri, yaşı kk ruhu byk bil. Bu gzel ahlk, ne gzel ahlk...
  Merhametsizliğin bir almeti, nisyan-ı nefisle (kendi nefsini unutarak) kendi kusurlarını unutmakla din kardeşlerinin her birinde bir kusur bulmak, onlara karşı sevgisini ve merhametini kaybederek tenkit gzlğn takınmaktır. Kendi kusurlarına yakını uzaklaştırıcı, sisli gsterici letle bakıp, din kardeşlerinin kusurlarına ise, mikroskopla bakmaktır.
  Kendi kusurlarını gren, kardeşlerininkini rten, kendi kabahatini byk, din ve dava kardeşinin kabahatini kk gren, hatt gremeyen Mslmanlar, Allah ve Reslullahın rahmet ve mağfıretine nail olan, yksek ahlklı, yksek seciyeli Mslmanlardır. Ehl-i iman nişanını taşıyan dindarlardır. yle fertlerden mteşekkil azlar oktur, kkler byktr, zayıflar kuvvetlidir.
  Merhametsizlikten, mnekkitlikten kurtulma yolunda ilerle, ey kardeş! Aksi halde, ya yakında, ya uzakta, ya dnyada, ya Haktan, ya halktan inmesin sana adem-i merhamet. Zira, "Men dakka dukka." (Eden bulur.)
  Merhametsizlik etme, sonra merhametli dosttan dahi merhametsizlik grrsn. *Ger grmezsen dnyada mukabil, ukbada grrsn muzaaf ceza, bunu bil.
  Merhametsizliği krkleyen, hrmetsizliği alevlendiren fke zamanında hrmet ve muhabbet, cennetmekn kimselerin gzelliklerindendir.
  fke zamanında hrmet ve merhamet ne gzel ahlktır.
  Merhamet tohumunu eken, muhakkak huzur ve saadet harmanını elde eder.
  Gya kendisi kusurdan mberra olmuş, hatt hata ve yanlışlarından kurtulmuş gibi, oklarının ve iinde yaşadığı muhitteki ehl-i imanın kusurları ile fiilen, amelen ve hayalen uğraşmak, merhametsizliktir. Bu fena huya sahip olanlar, bu tehlikeli merhametsizliği işleyenler, nisyan-ı nefis illetine tutulmuş ve nefsinin şımarmış olma ihtimalinden titresinler.
  Ey nefsim, sen titre, kendine bak, kendini gr, kendini bil, kendini anla, kendini tecesss et. Ancak nefsine mfettiş, nefs-i emmarene murakıp olma yksekliğine ık.
  Cennete giren fazilet sahiplerine melekler sorarlar:
  "Faziletiniz nedir?"
  Onlar cevap verirler:
  "Zulme uğradığımız vakit sabrederdik, bize ktlk edilince de, rıfk ile davranırdık." (Hadis meali)
  Allah Tel sertlik ve kabalığa vermediği ecir, sevap ve mkfatları, rıfk ve mlyemete verir. Rıfktan mahrum olan ev halkı, ok şeylerden mahrum kalırlar. (Hadis meali)
  Rıfktan, şefkatten mahrum olanlar hayırdan, sevaplı amellerden mahrum kalırlar. (Hadis meali)
  Hiddete getirilince kızmayıp, hilm ve sabır gsteren kimse, Allah'ın sevgisine mazhar olur. (Hadis meali)
  Peygamberimiz, Sahabilerine sordu: "Allahu Tel'nın şerefleri ne ile kıymetlendirdiğini ve dereceleri ne ile ykselttiğini size bildireyim mi?" Ashab cevap verdi: "Buyur, bildir, y Resulallah." Hz. Peygamber buyurdular: "Sana karşı cahilane hareket edildiği zaman halim ve yumuşak olursun, sana zulmedenleri bağışlarsın, sana ermeyenlere sen verirsin ve senden alkasını kesenlerle sen alkalanırsın."
  Allahu Tel rıfk sahibidir, her hayırlı işte rıfkı sever. (Hadis meali)
  İRADE TERBİYESİ ve NEFSE HAKİMİYET
  Terbiyenin en makbul olanı, kendi kendimizi terbiye etmektir.
  Şuurlu alışmalı ve dşnerek okumalıdır. Byle zihn eksersizler, idmanlar, mnazaralar yapmalı. Zihni inkişaf ettirmeli, hafızayı kuvvetlendirmeli.
  Takip edilecek gaye ise, kesif ve devamlı dikkat cehdleri temin etmekten ibarettir. Zihn terbiyede esas, her gn bu kabil zor ve devamlı cehdleri kemal-i cesaretle tekrar etmeye alışmaktır.
  Cehdlerimizin aynı gaye ve istikamete doğru tevecch etmiş olması lzımdır.
  İrade kudreti ok cehd sarfından ziyade, zihnin btn kuvvetlerinin aynı gayeye ve aynı istikamete doğru sevk edilmesi ile izah edilebilir.
  Zihnen alışmak dikkatli olmaktır. Tefekkr etmek, dikkatin bir noktaya teksif ve temerkznden başka birşey değildir. Grlyor ki, zihn faaliyetin her ikisinde de dikkat mevzuu bahistir.
  Tabiatımızın, manev bnyemizin ilmi, teferuatına varıncaya kadar bize yabani olmamalıdır. Zihn ve nefs hasselerimizin ve arzularımızın sebepleri bizce malm olmalıdır.
  Fikirler kuvvetlerini hiselerden, teessr hallerden alırlar.
  Fikirler hisler ile beslenir, kuvvet bulur. Fikir kendi başına bir kuvvet değildir. His ve heyecan, onun mcadele iin, muvaffak olabilmesi iin muhta olduğu kavvet menbaıdır. Fikrin mcadelede muvaffak olabilmesi iin iki kuvvete ihtiyacı vardır. O da his ve heyecandır
  Fikirler tahkik imandan gelen aşk ve kuvvetle kuvveden fiile ıkarlar.
  Fikrin hareketlerimiz zerindeki tesiri zayıf olabilir. Fakat his ve heyecanın kuvvet ve tesiri byktr.
  İrademi kuvvetlendirmekten ibaret olan gayem bir defa vazıh bir surette meş'ur oldu mu, bilhassa alışmak hususunda iradem şuurlaştı mı, btn haric lemden, ahvalden ve btn intihalardan his ve fikrimi ekip kurtarmalıyım.
  İnsanın yapmadığı işler, yapmak istemediği ve yapamayacağına inandığı işlerdir.
  Msbet birşeyi devam ettirmek, insandaki istidatları kemale ulaştırır.
  Herşeye el atan, herşeyi terk eder.
  Birşeyi halledip bitirmeden veya bir eseri anlayarak okuyup tamamlamadan diğerine başlamak unutkanlığa sebep olur.
  Srekli ve irad dikkat cehdleri sarf etmeye kendimi alıştırmalıyım.
  Okunan ilm ve imanı meseleyi zihnen tekrar etmeli, sonra sesli olarak okumalı, sonra kelimelerle anladığını yazmaya alışmalı, şuurlu alışmalı, dşnerek okumalıdır.
  İman bir fikrin kendimize mal edilmesi ve hayatımıza tatbik edilmesi iin, onun aklımızda kalması gerekir. Bunun iin, şuurlu olarak daim tekrarlar, eksersizler yapmak gerekir.
  İnsanın dşnce ve niyeti ne ise, o insan, ancak onlara gre bir insandır.
  Gayeme muvafık bir his şuurumdan getiği vakit, onun sr'atle gitmesine mni olmalıyım. Onun zerine dikkatimi teksif etmeliyim. Başka muvafık ve ulv his ve fikirleri uyandırması iin, o hissi icbar etmeliyim (zorlamalıyım).
  Eğer arzu ettiğim bir his bende yok ise ve uyanmıyorsa, onun hangi fikirlerle veyahut hangi grup fikirlerle alka ve rabıtası olduğunu tetkik etmeliyim ve onları şuurumda kuvvetle tutmalıyım. Bu şekilde, istediğim fikri veya hissi uyandırmalıyım.
  Eğer sfl ve lzumsuz bir fikir şuuruma gelir ve beni meşgul ve rahatsız ederse, ona dikkat sarf etmekten vazgemeliyim. Zihnimi dağıtmamak iin, gayem dışındaki lzumsuz şeylerle oynamamalıyım. Vakit zayi etmemeliyim. Zamanımı israf eden mnakaşa ve sohbetlere katılmamalıyım. Kendi nefsime inayet-i Hakla, himmet-i Nurla hakim olmaktan, tasarruf etmekten mtevellid bir şkr ve şeref duymamalıyım. Ve başkalarının tbi oldukları cereyanlara kendimi kat'iyyen kaptırmamalıyım.
  Nefse hakimiyete muvaffak olmak iin en messir vasıtalar, ruhta şiddetli sevgiler veyahut sert ve şiddetli defi kuvvetler -nefret gibi - doğuranlardır. Nura sevgi, zulmete nefret...
  Gzel birşeyi veya fikri tefekkr ettiğim zaman, kelimelerle dşnmek yerine, dşndğm şeyleri gayet vazıh bir surette grmek istemeliyim. Veya ifade ettikleri mnları dşnmeliyim.
  Umum bir gz gezdirmek, tenbel ruhların usuldr. Mtekmil ruhlar, zihinde tefekkrn muhtelif noktalarının damla damla takattur etmesine ve bal gibi szlmesine imkn verirler.
  Zihn faaliyet iin takip edeceğim gaye irad dikkat cehillerinden ibarettir.
  İmanı kurtarmak Kur'an'a ve Nura hizmet gibi mukaddes ve asl bir dva uğrunda hayatımı fedadan ekinmeyeceğim.
  Yeknesak dnyev meşguliyetler, insanın mahiyetindeki ulv melekeleri krletir. Manev terakkiyata medar olacak yksek istidatları sndrr. Kabiliyetler verimsiz kalır.
  Tenbelliğe, basit ve mnsız zevklerime karşı; msaade etmeyeceğim.
  Yksek bir gaye, ebed canlı ve cazip bir maksat... İşte btn sıcak heyecan, ve fikirlerimizi bunun zerine evirebilmeliyiz. Bylece hedefe varabiliriz.
  Gayr-i meşru veya lzumsuz arzularıma mukavemet ve muhalefet etmeliyim.
  İşimizin kudsiyetine ve ykseliğine karşı bir his mi husule geldi.? Hemen iş başına! İşi hoş ve cazip kılan zihn ve beden bir kuvvet mi hissettik? abuk kitap başına! Derhal iş başına!
  Tenbel bir hayat seyrinin vicdan azabından azade kalması kabil değildir.
  Nur-u Kur'an'la meşguliyet insanda yksek nazlara, ebed saadete ve bak şereflere karşı yksek hisler husule getirir.
  Zihnen alışan insanlar, yalnız arzu ettikleri şeyleri hatırda tutmaya muvaffak olurlar.
  Biz dikkatimize byk mikyasta hkim olabiliriz -mevzuumuzu tekrarlamak suretiyle.
  Şehev temaylleri uyandıran, tahrik eden ve bizi mphem hayallere msait kılan, tembelliğe teşvik eden kitapları okumamalıyız. Bunlardan nefret etmeliyiz. Kur'an ve iman hakikatlerle saadet anahtarları veren eserleri okumalıyız.
  Fikirleri ve hareketleri hoş ve meşru olmayan; hayal tarzları İslmiyete muvafık gitmeyen ve vaki sebelerle tenbelliği mkul ve meşru gsteren arkadaşlardan byk bir soğuklukla uzaklaşmalıyım.
  Tabiatımızın, manev bnyemizin ilmi, teferruatına varıncaya kadar bize yanban olmamalıdır.
  Zihn ve nefs hasselerimizin ve arzularımızın sebepleri bizce malum olmalıdır.
  Tahkiki mn dersleri ile tenevvr eden bir kimsede sefil hisler yerlerini l duygulara terk ederler.
  Nazarlarımı haric lemden kendi nefsime irad bir surette evirmeliyim. Hric vak'a ve hdiselere tab olmadan,  kuds hizmetime ve ulv meşguliyetime devam etmeliyim
  İrademi kuvvetlendirmekten ibaret olan gayem bir defa vazıh bir surette meş'ur oldu mu, bilhassa alışmak hususunda iradem şuurlaştı mı, btn haric lemden ahvalden ve btn intibalardan his ve fikrimi ekip kurtarmalımı.
  Gaye ve maksatta muvaffak olmanın sırrı şudur: Maksat ve gayeye faydalı olan bir şeyden istifade etmektir. Onun haricindeki şeylerde meşguliyeti mlyani addetmek, lzumsuzluğuna inanmaktır.
  BAŞARIYA GTREN PRENSİPLER
  Az yemeye dikkat. Dolu mide dikkati ref eder (kaldırır).
  Tefekkr, şkr hisleri kalkar. İnsanı kasavet bağlar.
  Daima azimli olmak. Himmeti dağıtmamak. Herşeyini "bugn bilmek.
  Bilseniz ki gayret ne kadar kıymettardır, bir dakika boş durmazdınız.
  Yaptığın işi btn mevcudiyetinle, hayatın ve mevcudiyetin ona bağlı imiş gibi yap.
  Her an muvaffak ve muzaffer olacağım cehdi iinde olmalısın. Bir işi bitirmeden başka bir işe el atmamalısın.
  Bir yerde devamlı kalmak gaflet verir. Aklını alıştırarak oku.
  Yksek yerlerin hafıza zerindeki tesiri byktr.
  Ezberlemek hafızayı aar. Yatarken iman bahisleri oku.
  Btn tehlike okuyamamaktan ıkıyor.
  Okuyamamaktan kork. Harfi harfine kitab ol.
  Tenkit iin okur, istifade edemez. Başkası iin okur, istifade edemez. Kendi nefsi iin okur, istifade eder.
  Hizmet iin değil, nefsimi ıslah iin okumalıyım.
  180 değil, 1080 defa okunsa yine az.
  En mhim iki şey: okumak; uhuvvet (kardeşlik) ve ihls, yani samimiyet dairesinde hizmet.
  İstidadan inkişaf ettirmek iin ok okumak.
  Daima okumak.
  Dem ve damarlarımıza karışacak derecede okumak.
  Az da olsa devamlı okumak. Okumak, yazmak, dinlemek, susmak. Satır satır, kelime kelime okumak. Hizmet hizmet derken şahs dersini unutanın hizmeti muvakkat olur. Şimdi oku, kabirde okuyamazsın. Husus okumanı terk etme.
  Byk zatların sznde bazen yetmiş mn bulunur.
  Herşey, her mesele okumakla halledilir. Zira eserlerde hepsi var. Fakat insan grmyor.
  Oku, oku, her gn oku. Okuduka oku ki, ruhun nur-u İlh ile parlasın. Kalbin nur-u Kur'nla temizlensin. Aklın nur-u İslmla işlesin ve ykselsin.
  Kalemen, amelen, lisanen alış.
  Genlikte insan ne ile meşgul olursa, istidatları onda inkişaf eder.
  İnsanını kırk yaşına kadar istidatları ve kabiliyetleri onda inkişaf eder.
  Gnlk itima hadiselerle meşguliyet, kabiliyetlerin inkişafına mnidir. Bu noktaya dikkat lzımdır. Zira bu gn buna "genel kltr" ism-i herzesi takılmış.
  Kabiliyetleri inkişaf ettirebilmek iin herşeyden evvel meşru ve sebatkr bir şekilde alışmayı bilmek lzımdır.
  Mesleğimiz meşakkattir. Tuğlaları st ste koymak tekrar değil, te'sistir.
  İnsan kalben ne dşnrse, kendisi odur.
  Bir mcadelede mağlup dşmek, bir ahd ve gayrette muvaffakiyetsizliğe uğramak, mcahede ve gayretin icabatındandır. Gayeye erişmek ve ykselmek isteyenlerin "beklemeye mecbur oldukları" faydalı bir imtihandır.
  Zihinleri msbet dşncelerle dolu iken, insanların hakik halinin kuvvetinin yzde elliye yakın bir nisbette ziyadeleştiği, tecrbelerle sabittir. Maneviyatı kırık kimselerin de normal kuvvetlerinin te birinden aşağı bir derecede kuvvetsiz bulundukları grlmştr.
Senin ne bedeninde, ne zihninde hibir arıza yok. Seni yıldıran, karşılaştığın haller değil o haller hakkında dşndklerindir. O haller başına gelmeden onların merakını ekmek akılsızlıktır.
  Meseleyi dşnmeli, fakat zlp gam ve keder iinde kalmamalı.
  Dşnmek, muhakeme ve muhasebe etmekle zlmek, birbirinden farklı olan hallerdir.
  Dşnmek demek, meselenin neden ibaret olduğunu tesbit ettikten sonra lzım gelen tedbirleri sknetle almak demektir.
  Deh dikkati değil, dikkat dehyı verir.
  Bir insan meşru ve sebatkr bir şekilde alışmasını ve nizamlı yaşamasını bilmezse, kabiliyyetlerini inkişaf ettiremez. alışmak, sadakat ve sebat etmek suretiyle kendisini yetiştirmek iradesine sahip değilse, kabiliyetlerini geliştirmekte muvaffak olamaz.
  Sizin ne dşndğnz bilsem, ne olduğunuzu bilirdim. Biz neysek, dşncelerimiz bizi yle yapmıştır. Bizi msbet ve menfiye, fayda ve zarara, hidayet ve dallete, ferah ve sıkıntıya, gam ve meserrete, neş'e ve neşveye sevk eden mil, ruh haletimizdir. Bir adam btn gn ne dşnyorsa, o adam odur. Başka trl nasıl olabilir?
  Mtedeyyin (dindar) bir m'mindeki sıkıntı hali onda ruh inkişaf ve terakkiye olan istidadın delili ve tereşşuhatıdır. Hem meşakkat, almet-i makbuliyettir.
  Zihindeki menf fikirleri ıkartmak, bedendeki urları ıkartmaktan daha mhimdir.
  Denizde bir balık taifesi var, btn rızkını ğleye kadar toplar.
  Nefis ldrlrse tarikatın yoludur. Bizde nefis ile mcadele etmek var.
  Nefis bizi ktlğe sevk etmek ister. Aklımıza fena şeyler gelir. Onlar terakkimize vesiledir. Onlarla mcadele ederek hizmete devam!
  Meşakkat bizim gıdamızdır.
   şey kalbe nasihat tesir ettirmez: uyku sevgisi, rahat sevgisi, taam sevgisi . (Hadis meali)
  Okumak, okumak, okumak, yine okumak. Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak. Veya kitab-ı kebir-i kinatı okumak.
  İnsan yaşlandıktan enaniyet genleşir. İnsan yaşlandıktan imtihan şiddetlenir.
  Her hatayı yapabilirsin, fakat bir hatayı iki defa yapma.
  Menfi birşey duyunca i leminde mdafaat ile onun şuur altına ve stne tesirini izale et.
  Nefsini kusurlarla lde bil. O zaman yz kusuru yirmiye indirebilirsin. Birisi birşey yapsa ve o sana yıkılsa, "Benim kusurumun cezasıdır" de.
  Her sohbette dinleyici ol. Daima ğrenmeye alış. Yetişmeye muhta olduğun şuurunu muhafaza et. Mevzu hakkında fazla malmatın olsa da sus.
  Sana, bana, ona faydalı ise konuş. Konuşmamak zararlı ise konuş. Fakat ihtisar et. Tafsilta geme.
  Muvazeneli, satırdan, kitab konuş.
  Kim ne ekerse dilinden eker.
  Her sohbette mstem (dinleyici) ol. Daima, "ğrenmeye, yetişmeye muhtacım" diye dinle.
  Herkesin kaldıracağı şekilde konuş. Az ve z konuş.
  Dinleyiniz, hitap ettiğiniz kimseye ehemmiyet veriniz, zarif iltifatta bulunuz.
  Kendinizden bahsetmeyiniz. Sizi dinleyen kimseye onu ilgilendiren şeylerden bahsediniz.
  Karşınızdakini konuşturunuz, dilini znz. Onun sevdiği mevzulardan bahsediniz.
  Her insanın iki ciheti vardır. Bir cihetini gren insan krdr.
  Dşn, syle. Evvel dşn, sonra syle. Muhakemsiz szler kinci ve dağıtıcıdır.
  nlerine ıkan insanlara sırlarını syleyen, hoşsohbet değildir.
  İnsan ne kadar lim olursa olsun, cahillerin yanında cahildir.
  Cahilin kırıldığını grnce selmet, ona karşı tatlılık gstermek ve "Evet" demektir.
  Konuşmada dikkat edilecek hususlar:
* İkide bir nasihat etmeye kalkışmayın.
* Palavra atmayın.
* Ateşi krkleyecek mevzulardan sakının.
* Mnakaşadan sakının.
* ğnmeyin.
* Konuşurken gsteriş yapmayın.
* Ziyaretinizi seyrek yapın. Hitabın tesirlisi, gze bakıp kalbe hitap etmektir.
  Hitap ederken şeyi bilmek ve kullanmak gerekir:
  1. Vuzuh ile, ap aık beyan etmek ve anlatmak.
  2. Hakikati sylemek, msbet ilimlere mstenid faydalı malmatı ve bilgileri sylemek.
  3. Gzel okumak, kelimenin mnsına gre sese ahenk vermek.
  Mnakaşa ile hibir dva kazanılmaz.
  Dvasını "ifade eden" kazanır.
  Sadırdan değil, satırdan konuş; kitab olsun.
  Konuşmalarda en kk bir alaylı kelime dahi kullanmaktan sakınınız.
  Alay, alay edilende kapanmaz bir yara aar.
  Kalbler kırılınca ruhta kin ve adavet (dşmanlık) başlar.
  Şakacı olmayınız. Zira şaka muhabbetin sonu, adavetin başlangıcıdır.
  Şekva etmek, arkadan ekiştirmek iradesiz kişilerin işidir.
  Tenkit bir zehr-i katildir (ldrc zehirdir).
  Ciddiyeti esas tut.
  Glmemek ciddiyetin başıdır. Şaka muhabbetin kezzabıdır.
  Sağırların en beteri, kusurunu işitmek istemeyen insandır.
  Dnyada mağrur olan, din yolunda gidemez.
  Byklğne kapılan kimse kibreder. Bilmez ki, byklk hilm ve yumuşaklıktır.
  En byk nisyan, bir insanın kendisini kusursuz bilmesi, mesai arkadaşlarını kusurlu bilmesidir. Kendini beğenmek gururdan, kibirden, kıskanlıktan ileri gelir.
  Dedikodu ile, arkadan ekiştirmekle mesele halline alışmak ya safdillik veya şuuraltı yahut st garaz ve muhalefet nişanıdır veyahut canı sıkılmışın intikam kokusudur.
  Byk bir mevki ve makam sahibi olduğun zaman, akıllı isen, dşkn kimselere glme. nk nice makam sahibi kimsenin dştğ, dşknn onun yerine getiği grlmştr.
  Allah'a kul olan insanda benlik olmaz.
  Bu hizmette "Birisi bana tahakkm ediyor" diyen, kendisi mtehakkim kimsedir. Tahakkm etmek ister.
  Hilm ve teenn (yumuşak ve soğukkanlı olmak) kıyassız derecede sertlikten fazla lzım.
  Tehevvr eden (hiddetlenen) daima haksız grlr ve grnr.
  Hiddet eken nefret bier.
  Gya kendisi kusurdan mberra olmuş, hata ve yanlıştan kurtulmuş gibi, okların ve iinde yaşadığı muhiteki ehl-i imanın kusurları ile fiilen, amelen ve hayalen uğraşmak merhametsizliktir. Bu fena huya sahip olanlar, bu tehlikeli merhametsizliği işleyenler, nisyan-ı nefis (kendi nefislerini unutma) illetine tutulmuş ve nefsinin şımarmış olmasından titresin.
  Ey nefsim, titre, kendine bak, kendini gr, kendini bil, kendini anla, kendini tecesss et. Ancak nefsine mfettiş, nefs-i emmarene murakıp olmak yksekliğine ık.
  Arşa değmek istidadında olanların ayakları altına omuzlarımızı koyarız.
  En kt iradesizlik, işbirliği halinde alışanların birbirlerini sabit fikirlilikle itham edip kendinin sabit fikrinden habersiz olmasıdır.
  Cemaat ruhundan istifade edilmelidir.
  Dşman mehul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha habis olur. Aldatıcı olursa fesadı daha şedid olur. Dahil olursa zararı daha azm olur. nk dahil dşman kuvveti dağıtır, cesareti azaltır. Haric dşman ise bilkis asabiyeti (mill duyguları) şiddetlendirir, salbeti (cesareti) arttırır.
  Nifakın cinayeti İslm zerine pek byktr. lem-i İslmı zelzeleye maruz bırakan, nifaktır. Bunun iindir ki, Kur'n-ı Azimşşan ehl-i nifaka fazlaca teşniat ve takbihatta bulunmuştur (kınamıştır).
  Başkasının sznden ziyade, iinde beraber alıştığımız, yaknen tanıdığımız arkadaşlarımızın szn dinlemeliyiz.
  Sabır insana nce zehir gibi olur, fakat fıtrata yerleşince bal olur.
  Kuds uhuvvetin (kardeşliğin) tesisi iin okluğa lzum yoktur. -beş kişi kfidir.
  İnsandaki kuve-i gadabiye, kuvve-i şeheviye ve kuvve-i akliyenin hepsinin istikametli olmasıyla ancak insan sırat-ı mstakimde bulunabilir. Bir tanesinin ifrat ve tefriti istikameti bozar. Maazallah, insanı dallete atar.
  Hizmeti-i Nuriyenin esiri olan, esaret zincirinden kurtulmak istemeyen bir esirdir.
  Hastalıklara su-i ihtiyarımız sebep olursa, mes'ul oluruz. Değilse kader-i İlhi der, sabrederiz.
  Aman sıhhatinize dikkat ediniz. Yoksa hizmet kısa olur.
  Namazın hakkını vermek iin 9. ve 21. Sz sık sık tekrarlayınız.
  Gnlk evrada ihtimam, azam ihtimam gstermek gerekir.
  Evrad hizmetin zevk ve tesirini oğaltır.
  DİKKAT ve HAFIZA
  Hafızanın tecrbe ile deta ihtisas peyda ettiği grlmektedir. Hafıza, zeknın en byk sermayesidir.
  Tatbik edilmeyen tecrbeler, malmat yığınından başka birşey değildir.
  İntiba ne kadar şiddetli olursa, hafıza kadar kuvvetli olur. Mesel heyecanla ğrendiklerimizi unutamayız.
  Hıfz, dikkat ve alkanın gc derecesinde kuvvetli olur. Birşeyi ne kadar dikkatle ve alkayla telkki edersek, beklememiz ihtimali o kadar ok olur. ok defa kolayca ğrenilen şeyler abuk unutulur.
  Sarf edilen gayret, fikirde birok bağların vcuda gelmesine sebep olur.
  Hafızada fasılalı tekrar, fasılasız tekrardan daha faydalıdır. nk zihin, fasılalar esnasında şuursuz bir surette o mevzu hakkında faaliyette bulunur.
  İyi bir hafızanın bazı vasıflan şunlardır:
  * Kolaylık ve abukluk, yani az zamanda ve fazla zahmet ekmeksizin bir mevzuu anlama kaabiliyeti.
  * Sağlamlık, yani uzun zaman değişmemesi;
  * Kavrayış, yanı hafızanın mmkn olduğu kadar fazla şeyleri muhafaza etme kabiliyeti.
  Ezberleme ya aynen, ya melen olur. Aynen ezberlemeyi itiyad etmemeli. Birşeyin hulsasını bellemek itiyadını kazanmalıdır.
  Zihnen alışan insanlar yalnız arzu ettikleri şeyleri hatırda tutmaya muvaffak olurlar.
  Biz dikkatimize byk mikyasta hakim olabiliriz?mevzumuzu tekrarlamak suretiyle.
  İdrak ne kadar gayretle yapılmış ise, hıfz etme o nisbette kuvvetli olur. Sarf edilen gayret fikirler arasında bağların meydana gelmesine sebep olur. İdrak zamanı ne kadar uzarsa, bellemek ihtimali o kadar ziyadedir.
  İntiba ne kadar tekerrr ederse, hafıza o nisbette emniyetli olur. Birka defa grlen veya okunan eser, diğerlerinden daha ziyade hatırlanır. İntiba ne kadar vazıh ve berrak olursa, onu bellemek ve unutmamak imknı o derece artar. Aık yazılmış makale, vazıh sylenen konferans gibi.
  Bir intiba hasselerimizden ne kadar fazlasını alakadar ederse, hafıza o nisbette emniyetli olur. Bir defa yazmak, birka defa okumaya muadildir.
  Bir intiba ne kadar fazla tedai uyandırırsa, o nisbette iyi hıfz ve hatırlama olur. Telhuk-u efkr (fikirlerin birleşmesi) neticesinde zihin inkişaf eder.
  Mahfuzatımız (ezberimizdekiler) zihnimizin sermayesidir. Hafızasında sermaye olmayan bir zek, faydalı bir halde işleyemez.
  Anlayarak ve dimağen hazmederek ezberlemeli.
  Aynen ezber, lisanda terakki ve inkişaf iin faydalıdır.
  Mealen ezber muhakeme kabiliyetini inkişaf ettirir.
  Hafıza fikirlerin tedaisine tbidir. Muhtelif hadiseler ne kadar muhtelif suret ve tarzlarda dşnlrse, o nisbette kolay hıfz olunurlar
  Hafıza alkaya tbidir. Hafızaya hakim olan, alkadır.
  Birşeyi ezberledikten sonra vakit vakit tekrarlar yapmak zarureti vardır.
  Evvelce idrak edilmiş olan şeylerin zihinde teşekkl temsil muhayyiledir. Hatıraları maziden şimdiye getirir.
  Vcuda getirici muhayyile, zihnin evvelce idrak ettiği şekillerden tamamen ayrı olarak yeni terkipler husule getirmek hususundaki kabiliyetidir. Vcuda getirici muhayyilenin mil ve sebepleri şunlardır:
  * Fikr miller.
  * Hiss miller.
  * Gayr şuur miller.
  İnsan sahip olduğu bilgiler arasında ne kadar fazla tahlil ve terkip ameliyesi yapmışsa, muhayyilesinin vcuda getirici kabiliyeti o derece artar.
  Zihinde hayaller ne kadar kuvvetli ve ok olursa muhayyile unsurları o kadar bol ve sağlam demektir. Bunun iin, bellenen şeylerin Kur'n hakikatlar gibi aık ve sağlam olması hem hafıza, hem muhayyile iin ok faydalıdır.    
  TAKİP EDECEĞİM İRADİ PROĞRAM
  Gayeme muvafık bir his şuurundan getiği vakit onun sr'atle gitmesine mani olmalıyım. Onun zerine dikkatimi teksif etmeliyim. Başka bir muvafık ve ulv his ve fikirleri uyandırması iin o hissi icbar etmeliyim.
  Eğer arzu ettiğim bir his bende yok ise ve uyanmıyorsa onun hangi fikirlerle veyahut hangi grup fikirlerle alaka ve rabıtası olduğunu tedarik etmeliyim. Dikkatimi o fikirler zerine teksif etmeliyim. Ve onları şuurumdan kuvvetle tutmalıyım. Bu şekilde istediğim fikri veya hissi uyandırmalıyım.
  Eğer sufl veya lzumsuz bir fikir şuuruma gelir ve beni meşgul ve rahatsız ederse ona dikkat sarf etmekten vazgemeliyim. Onu hi dşnmeye alışmamalıyım. Onu yok etmeliyim. Zihnimi dağıtmamak iin gayem dışındaki lzumsuz şeylerle oynamamalıyım. Vakit zayi etmemeliyim. Zamanımı israf eden mnakaşa ve sohbetlere katılmamalıyım. Kendi nefsimi inayet-i   Hakk'la himmet-i Nur'la hakim olmaktan tasarruf etmekten mtevellit bir şkr ve şeref duymamalıyım. Ve başkalarının tabi oldukları cereyanlara kendimi kat'iyyen kaptırmamalıyım.
  NEFSE HAKİMİYETE MUVAFFAK OLMAK İİN MESSİR VASITALAR
  Ruhta şiddetli sevgiler veyahut sert ve şiddetli def'i kuvvetler (nefret gibi) doğuranlardır.
  Nura sevgi...
  Zulmete nefret...
  Gzel bir şeyi veya fikri tefekkr ettiğim zaman kelimelerle dşnmek yerine, dşndğm şeyleri gayet vazıh bir surette grmek istemeliyim. Veya ifade ettikleri mnaları dşnmeliyim.
  Umum bir gz gezdirmek tenbel ruhların usuldr.
  Mtekmil ruhlar, zihinde tefekkrn muhtelif noktalarının damla damla takattur etmesine ve bal gibi szlmesine imkn verirler.

 

Google
 
Ziyareti:  Sitede şu anda 0 ye ve 64 misafir olmak zere toplam 64 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugn Tekil:5444  oğul:5843  Toplam:80853908  Bugn ye:0  Dn:0  Toplam:32229  Dn Tekil:68037  oğul:74024

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64,