Forum    Serbest Kürsü  
     Yazan: EMİN   Son Yazan: EMİN (05.08.2007 10:44:59)     Cevap: 0    Okunma: 5374
      Konu Adı: Men dakka dukka

Yazan

Mesaj

 


EMİN
(normal)


Mesaj Sayısı: 44

   Mesaj Tarihi: 05.08.2007 10:44:59   
 
 

Atalarımız bu dünya için, çeşitli şeyler söylemişlerdir. Uzun asırların deneyimlerinden sonra söylenmiş o güzel sözlerden biri de şudur:
"Etme bulma dünyası."
Gerçekten de bu dünyada insan ne ederse, kendisine de o ettiği şeyle karşılık veriliyor.
"Ne ekersen onu biçersin, sözü de aynı anlama gelmiyor mu?"
Men dakka dukka sözü de aynı gerçeği ifade ediyor:
"Çalma kapıyı, çalarlar kapını!"
Allah'ın adaleti çoğu zaman bu dünyada gerçekleşiyor ve insan yaptığına uğruyor. Ettiği başına geliyor.
Şu halde bize yapılmasını istemediğimiz şeyi, biz de başkasına yapmayacağız. Mademki mutlu olmak istiyoruz. Öyleyse başkalarının mutluluğunu sağlamalıyız. Hiç olmazsa istemeliyiz....
Üzülmek istemeyenler, üzmemelidirler.
Hem iyi hem de kötü dilekler, dönüp sahibini bulur sonunda... Kötü niyetler, fena duygular, zararlı düşünceler sahibi için olumsuz bir elektrik oluşturur. Yani insan kendi zehrini kendisi üretir.
İyilik dileyelim, iyilik bulalım.
"İnsanların size karşı nasıl tavır takınacakları, büyük ölçüde sizin onlara karşı nasıl davrandığınıza bağlıdır."
"Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi, sizde başkasına yapmayınız" hadisi, adalet duygumuzun da gereğidir.
Herkes kendine yaraşanı yapar. Kendine iyilik yapmayı yakıştıranlar, iyilik yaparlar. İyiliğin mükafatı ise fazla gecikmez. Misliyle, yada fazlasıyla döner gelir gerisin geriye...Ama biz, karşılaştığımız iyiliğin, hangi davranışlarımızın karşılığı olduğunu bilemeyebiliriz.
Ancak mutlaka bilelim ki iyilik de fenalık da boşa gitmez, yitmez, sonuçsuz kalmaz. Bir gün mutlaka, Allah'ın adaleti gereği karşımıza çıkar. Burada değilse bile ahirette...
Sözün burasında yine bir güzel atasözümüzü hatırlamakta yarar var:
"İyilik yap denize at, balık bilmezse Hâlık bilir."
Evet, balıklar bilmese de Yaratıcı mutlaka bilir ve değerlendirir. Fakat iyiliğin asıl ödülü kendindedir. İyiliğin kendisi ruhumuza sunduğumuz bir sevinçtir. Yani iyilik ibadettir ve mükafatının ilki içindedir.
Bir başkasına yaptığınız yardım, önce sizin içinizi ısıtır, yumuşatır, mutlu eder. Bu açıdan baktığımızda iyice görürüz ki başkasına iyilik yapan, önce kendine iyilik yapmış olur.
Bu bakımdan zengin bir Veli, "Yardım alan eli öpesim gelir" diyor.
Alan el, niçin öpülmek istenir ki?
Çünkü verene hem sevap kazandırıyor, hem de saf bir sevinç sunuyor yüreğine...
İyilik yapın, iyilik bulun.
Verin, sevinin.
Mutlu edin, saadet bulun.
Yardım edin, destek bulun.
Sunun yüreğinizi bir kırılmış gönüle, bin yürek dolusu huzur sizin olsun.
Vererek alın.
Bölüşerek çoğaltın.
Var mısınız!

(bu yazı Vehbi Vakkasoğlu'nun ÜZÜNTÜSÜZ YAŞAMAK adlı kitabından alınmıştır)
Bu kitabı almanız şiddetle ve ısrarla tavsiye edilir :)

 

Google
 
Ziyaretçi:  Sitede şu anda 0 üye ve 61 misafir olmak üzere toplam 61 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugün Tekil:39269  Çoğul:54578  Toplam:86390219  Bugün Üye:0  Dün:0  Toplam:32235  Dün Tekil:39965  Çoğul:45261

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61,