Forum    Serbest Kürsü  
     Yazan: ahmet21   Son Yazan: ahmet21 (13.01.2008 10:41:12)     Cevap: 0    Okunma: 5850
      Konu Adı: Hiçbir zaman ne cennet ten bir gül alıp cehenneme dikebilirsin;

Yazan

Mesaj

 


ahmet21
(normal)


Mesaj Sayısı: 28

   Mesaj Tarihi: 13.01.2008 10:41:12   
 
 

Hiçbir zaman ne cennet ten bir gül alıp cehenneme dikebilirsin; ne cehennemden bir kor alıp cenneti yakabilirsin.

Bir yürek nelere yeterse, bir can bir canı nasıl severse, bir damardan ne kadar kan geçerse, yaşam bir ölüme nasıl değerse, sende benim için o kadar değerlisin...

Babama degerimi sordum, ``dünyalar kadar evlat`` dedi.
Dünyanin degerini sordum, ``bes para etmez evlat``dedi.

Çamur atma hedefini şaşırır kirli ellerinle kalıverirsin.

Kristalin bedelini göze alamayan onunla oynamasın.

Ayna kirlenmeden önce herşeyi yansıtır....

En umutsuz anında bile umudunu kaybetme unutma ki; en yumuşak ilik en sert kemiğin içinden çıkar.

Dalgasız denizde herkes kaptan olur...

Karanlığın bir sis gibi çökeceği akşamlarda ışık derdinedüşmemek için kalbini temiz tut.

Duvar çiviye sorar:
-Niçin beni yaralıyorsun? Çivi de:
-Bana değil, beni çakana bak. Cevabını verir.

Akşam olunca korku iner pencerelere. Perdeler ayıp örter kirli sarı ışıklar flört eder karanlıkla. Her ev kendine kapanır KENDİNİ YAŞAR GECE OLUNCA unutup diğerlerini.

Akıllı insan, çevresiyle münasebetleri bozulduğunda, onlarla arasındaki hoşnutsuzluğu çarçabuk giderip, dostluğunu yenilemesini bilen insandır. Bundan daha akıllısı da, titizlik gösterip, dostlarıyla hiçbir zaman uyumsuzluğa düşmeyen kimsedir.

Kötülükleri iyilikle sav; görgüsüzce muamelelere aldırış etme!
Herkes, davranışlarıyla kendi karakterini aksettirir. Sen, müsamaha yolunu seç ve töre bilmezlere karşı her zaman âlicenap ol..!

Sevgiyi sevip düşmanlığa düşman olmak, inançla coşan bir kalbin en mümeyyiz vasfıdır. Herkesten nefret ise, ya gönlü şeytana kaptırmışlık veya bir cinnet eseridir. Sen, insanı sev; insanlığa saygılı ol..!

Önü arkası iyice düşünülmeden içine girilmiş nice işler vardır ki, bir adım ileriye götürülememiş olmaktan başka, her zaman o işe teşebbüs edenlerin itibarlarını yitirmeleriyle sonuçlanmıştır. Evet, aklına esen şeyleri yapmaya kalkan birisi, bu kabil yanlış yollarla içine düşeceği inkisarlardan dolayı, yapabileceği şeylerde de er-geç ümitsizliğe dûçar olur.

Az yeme, az uyuma gibi az konuşma da, öteden beri olgun kimselerin şiarı olagelmiştir. Ruhî melekelerin gelişmesinde insana ilk tavsiye edilen şey, diline hakim olup, lüzumsuz ve münâsebetsiz sözlerden sakınma olmuştur. Zira, her yerde ağzını açıp saçma sapan söz edenlerin, kafa ve gönüllerinden daha büyük olan dilleri, ihtimal ki, onların sürekli kaybetmelerine sebep olacaktır; hem burada, hem de öteki âlemde.

Engin iman kahramanları, kazandıkları ve başarıdan başarıya koştukları zaman, bir taraftan imtihan geçiriyor olma endişesiyle tir tir titrer; diğer taraftan da şükran hisleriyle iki büklüm olur ve sevinç gözyaşlarıyla boşalırlar. Kaybettikleri zaman sabretmesini bilir, azimle gerilir ve bilenmiş bir irade ile "yeni baştan" der yola koyulurlar. Ne nimetler karşısında küstahlaşır ve nankörlük ederler ne de mahrumiyetlere dûçâr olduklarında ye'se düşerler.

Yaşam acılarını bir köşede üzerine atmak için beklerken, gereksiz acılar yaratma kendine, sevgiyle kal, mutlu ol.

Üç yerde gözyaşının zevkine doyum olmaz: vuslatta, mağfirette, merhamette.
Gözlerimizden akabilen yaşların acılığı hiçtir; asıl insanı, ruhunda mahpus kalan yaşlar zehirler.
Gözyaşı, ruh için yaz yağmurlarından farksızdır.

Kafile içinde kalmak, genel çizgiyi korumak, rehberi ve işaretçileri takip etmek sayesinde, insan; zaman zaman sarsıntılara düşse de,her defasında, çekim gücü yüksek bir kısım aydınlık ruhlarla karşılaşabilir ve işte ancak bu sayede yolda bulunma şuurunu sık sık bileyerek her zaman canlı, taze ve güçlü kalabilir...

Akil sonradan ah cekmek icin degil;
Önceden düsünüp tedbir almak icindir...
İnsanın sözü hikmet, bakışı ibret ve susması ders olmalıdır...
Zaman paraya benzer, lüzumsuz yere sarfedilmedikçe daima yeter.
Okumasini biliyorsan, her insanin bir kitap oldugunu görebilirsin.
Yaşam bir yol ise;
kendinize şu soruyu sorun:
bu yolda ben neredeyim.
Yasamak bir daga tirmanmak gibidir. Tirmandikça yorgunlugunuz artar, nefesiniz daralir ama görüs açiniz genisler.


suda ateş ateşte su olurmu deme hayat su gibi akarken ya kendimizi ateşe hazırlıyorsak!...
 

Google
 
Ziyaretçi:  Sitede şu anda 0 üye ve 18 misafir olmak üzere toplam 18 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugün Tekil:1912  Çoğul:2049  Toplam:90891723  Bugün Üye:0  Dün:1  Toplam:32245  Dün Tekil:16296  Çoğul:18443

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18,