Forum    Ashab/Ehlibeyt/12 İmamlar  
     Yazan: GL-i NidA   Son Yazan: GL-i NidA (11.01.2007 20:49:28)     Cevap: 0    Okunma: 5864
      Konu Adı: HASAN B. ALI B. EB TALB

Yazan

Mesaj

 


GL-i NidA
(normal)


Mesaj Sayısı: 48

   Mesaj Tarihi: 11.01.2007 20:49:28   
 
 

HASAN B. ALI B. EB TALB

(3-50/624-670)

 

el-Hasan b. AIi b. Eb Talib el-Hsim el-Kuras, Hz. Peygamber'in en ok sevdigi torunlarindan ve O'nun "Reyhnesi", Hz. Ali'nin, Hz. Fatima'dan dogan byk oglu. Hulef-i Rasidn'in besincisi kabul edilir. Imamiyye'ye gre ise 12 imamin ikincisidir.

nc hicr yili, Ramazan ayinin ortalarinda Medine'de dogdu. Saban ayindan; 4. veya 5. hicr senesinde dogduguna dair rivyetler varsa da, en dogru grs, 3. hicr senede dogduguna dair rivayettir (Ibn'l-Esr, sd'l-Gbe, II, 10; Ibn Hacer el-Askaln, Tehzb't-Tehzb, Haydarabad 1325, II, 296). Hz. Hasan dogdugunda, Hz. Peygamber bir torununun oldugunu duyunca hemen Hz. Ali'nin evine giderek "oglumu bana getirin' Adini ne koydunuz?' diye sordu. "Harb" ismini koyduklarini duyunca, bu ismi begenmedi. ocuga isim olarak, chiliye dneminde bilinmeyen "Hasan" ismini koydu. Knye olarak da, "Eb Muhammed" adini verdi. Arkasindan da kulagina ezan okudu (Ibn'l-Cevz, Ebu'l-Ferec, Sifat's-Saffe, Haleb (ty), I, 759; sd'l-Gbe, II, 10; Tehzb't-Tehzb, II, 296). Raslullah Hz. Hasan yedi gnlk olunca akka kurbani kesilmesini ve salarinin kesilerek, agirliginca gms tasadduk edilmesini emretti (ez-Zeheb, Siyer A'lami'n-Nbel, Beyrut 1406/1986, III, 246).

Hz. Hasan, Hz. Peygamber'in terbiyesinde yetisti. Sahih hadis kitaplari dahil bir ok Islm literatrde, Hz. Peygamber'in torunu ile ne kadar ilgilendigini ve onu ne kadar ok sevdigini ifade eden rivayetler bu geregi gstermektedir. Onunla her an ilgilendigini, hemen hemen yanindan hi ayirmadigini; bilhassa namazlarda bile torununun gelip zerine iktigindan dolayi, Hz. Peygamber'in sirf onu incitmemek iin secdesini uzattigini ifade eden hadisler, ilah vahye mazhar dede ile, onun "reyhanesi" arasindaki sevgiyi anlatmaktadirlar (Ahmed b. Hanbel, III, 493, 494; Nes, Talbk, 82). Hatta Hz. Peygamber ruk'da iken torunu gelir, ayaklarini aar bir ynden girer, br taraftan ikar (el-Haysem, Mecmau'z-Zevid, Beyrut 1967, IX, 175; Tehzb't-Tenzb, II, 296) ve Hz. Peygamber ses ikarmazdi. Bazen secde ederken zerine bindiginde, onu yavasa sirtindan indirirdi. Hatta bir defasinda Hz. Peygamber hutbe okurken Hz. Hasan ile kardesi Hz. Hseyin zerlerindeki uzun ve kirmizi elbiseleri ile dse kalka yrdklerini grnce, hutbesine ara verip, minberden inerek, torunlarim kucagina aldigi ve nne oturttugu, daha sonra da " "Allah Tela" "Mallariniz ve evlatlariniz sizin iin birer imtihan vesilesidir"(et-Tegbn, 64/15) derken dogru sylemistir. Su ikisini bu sekilde grnce sabredemedim" diyerek hutbesine devam ettigi kaynak hadis kitaplarinda anlatilmaktadir (Ahmet b. Hanbel, V, 254; Ebu Davud, Salt, 233; Tirmiz, Menkib, 31; Ibn Mace, Libas, 20; Nese, Salatu'l-Ideyn, 27; Zeheb, a.g.e., III, 256).

Hz. Peygamber zaman zaman her iki torununu da sirtina alip namaza geldigine (Ahmet b. Hanbel, III, 493). Hz. Hasan'i omzuna alarak disarda gezdirdigine dair (Tirmiz, Menkib, 31) bir ok hadis sunu gsteriyor ki, Hz. Peygamber her iki torunuyla devamli ilgilenmisler, her trl ihtiyalarini gidermeye alismislardir. Kizi Hz. Fatima'yi ziyarete gittiklerinde, torunu Hasan uyku arasinda su istedigi zaman bizzat kendileri kalkip su getirerek, hem ona, hem de kardesine iirmeleri (Ahmed b. Hanbel, I, 101; Tayalis, II,129-130) vb. hareketleri dede sefkati ve merhametinin fiili isaretleridir. Yine Hz. Peygamber'in bu iki torununu ok sevdigi ve "Allah'im ben bu ikisini seviyorum, sen de sev" diye dua etmeleri (Tirmiz, Menkib, 31) bu sevgi ve ilginin dil ile ifadesini gstermistir (Buhr, Edeb, 18; Mslim, Fedailit's-Sahabe, 56-60).

br taraftan Hz. Peygamber torunlarini per (Ahmed b. Hanbel, IV, 93 ; Tabaran, hadis no: 2658) ve her iki torununun cennet ehli genlerinin efendileri oldugunu da sylerdi (Tirmiz, Menkiti, 31; Ahmed b. Hanbel, III, 3; el-Hatb el-Bagdad, Trihu Bagdad, Beyrut (ty), I,140), hatta onlari sevenleri Allah'in sevmesini diledigi dualari da rivayetler arasinda yer almistir (Ahmet b. Hanbel, II, 249, 331; Tehzb't-Tehzb, II, 297 vd.).

Hz. Hasan fizik olarak dedesi Hz. Peygamber'e ok benzerdi (Tirmiz, Menkib, 31). yle ki, bir defasinda Hz. Ebu Bekr ikindi namazindan iktiktan sonra, Hz. Ali ile beraber yrrken, ocuklarla oynayan Hz. Hasan'i grrler. Hz. Ebu Bekr onu omuzuna alir ve "Nebiye benzeyen, Ali'ye benzemeyen, sana babam feda olsun!" diye bir misra syler (Buhr, Fadil'l-Ashb, 22). Hz. Ali bu hdise ve szler karsisinda glmser.

Hz. Hasan, Hz. Peygamber'in hirete gtg siralarda sekiz yaslarinda idi. Henz ok kk oldugu iin, Hz. Peygamber'den dogrudan dogruya rivayet ettigi hadislerin sayisi olduka azdir. Bunlardan biri Ebu'l Havr'nin rivayet ettigi su hadistir:

"Hz. Hasan'a, Hz. Peygamber'den duydugun hangi hadisi hatirliyorsun? diye sordum. O da sunu anlatti: "Su hadiseyi hatirliyorum: Zekat hurmalarindan bir hurma alip, agzima atmistim. Hz. Peygamber o hurmayi agzimdan salya ile ikardi. Oradakiler "ya Raslallah, bu ocugun agzina attigi tek bir hurmayi, niin geri ikardin?" dediler. O da "biz l-i Muhammed'e sadaka (zekat) hell degildir" buyurdu. Hatirladigim diger bir hadis de "Seni ilgilendirmeyen seyleri birak, ilgilendiren seylere bak..." hadisidir. Yine Dedem Hz. Peygamber bana su duayi da gretmisti: "Ey Allah'im! beni hidayete erdirdigin kimselerden eyle, fiyet verdigin kisilerden eyle, dost edindigin kullarinin arasina kat! Verdigin seyleri benim hakkimda mbarek kil ve hkm verdigin (takdir ettigin) seyleri serrinden de koru. Senin dost edindigin bir kisi asla zelil olmaz" (Ahmed b. Hanbel, I, 200; Ebu Dvd, Salat, 340; Tirmiz, Ebvbu's-Salt, 341 Nese, Kiyam'lleyl, 50; sd'l-Gbe, II, I1).

Buna mukabil Hz. Hasan'in bu hadislerin disinda basta babasi Hz. Ali olmak zere bir ok sahabden rivayet ettigi hadisleri vardir.

Kendisinden de m'minlerin Annesi Hz. Aise, kardesinin oglu Ali b. Hseyin, onun iki oglu Abdullah ve el-Bakir ile Ikrime, Ibn Sirin, Cbeyr b. Nefir, Eb'l Havr, Rebia b. Seybn, Eb Miclez, Hbeyre b. Berm, Seybn b. el-Leyl, Sa'b, Sakk b. Seleme, el-Msebbib b. Nuhbe, Ishak b. Bessr ve diger raviler (radiyallah anhm) hadis rivayet ettiler (Ibn Hacer el-Askaln, el-Isbe fi Temyzi's-Sahbe, Misir 1358/ 1939, I, 327-330; Ibn'l-Esir sd'l-Gbe, II, 10; Tehzb't-Tehzb, II, 295-296).

Gerek tabakat kitaplari, gerekse hadis kitaplari, Hz. Hasan'in ocukluguna dair yukardaki rivayetlere bolca yer verdikleri halde, Hz. Ali'nin sehid edilmesiyle onun halife seilmesine kadar olan hayati hakkinda pek fazla bilgi vermemektedirler. Bilinen bir ka husustan birisi, Hz. mer divan teskilatini kurdugu sirada, Hz. Hasan ve Hz. Hseyn'i babalarinin "farizasina" katarak, her birine bes bin dirhem hisse ayirdigina dair haberdir (Zeheb, a.g.e., III, 259). Bir diger hadise de Hz. Osman'a bas kaldiranlara karsi, halifeyi savunmak iin Hz. Osman'in yaninda ona yardim etmek iin kalan sahislarin arasinda Hz. Hasan'in isminin de yer aldigina dair haberlerdir (Zeheb, a.g.e., III, 260).

Hz. Hasan'in tarih bir sahsiyet olarak ortaya ikmasi, babasi Hz. Ali'nin sehid edilmesini mtekiben, Kufelilerin kendisine beyat ederek halife semeleriyle baslar (h. 40/660).

Hz. Hasan halife seilirken ilk beyat edenin Kays b. Sa'd oldugu sylenir. Bu kisiyi Hz. Ali Azarbaycan'a gnderilen ve Iraklilardan toplanarak hazirlanan ordunun komutani olarak atamisti. Bu zat, sirf Araplardan olusturulan kirk bin kisilik diger bir ordunun da komutaniydi. Bu ordu Hz. Ali'yi lnceye kadar mdafaa etmek zere and imisti. Iste babasinin da en ok gvendigi komutanlardan olan Kays, beyat esnasinda, Hz. Hasan'dan elini uzatmasini isteyerek, Allah (c.c)'nun Kitab'i, Rasl'nn snneti ve slerle savasmak zere beyat edecegini syledi. Hz. Hasan bu sze karsi ikti. Sadece Allah'in Kitabi ve Rasl'nn snneti zere beyat edilebilecegini, bunun iine saydigi ve saymadigi diger sartlarin girdigini syledi. Kays bunun zerine bir sey sylemeden beyat etti. Arkasindan da diger Iraklilar beyat ettiler (Taber, Trihu'r-Rusl ve'l-Mulk, Dru'l-Merif 1963, IV, 158).

Hz. Hsan beyattan sonra "el-Mescid'l-Camiye" ikip, uzunca bir hutbe okudu. Sonra babasinin katili Abdurrahman b. Mlcem'i getirtti. Ifadesini aldiktan sonra lmle cezalandirdi (Ya'kub, Ahmed b. Eb Ya'kub, Tarihu Ya'kub, Beyrut, ty. II, 214).kalig008.jpg (13453 Byte)

Iraklilar derhal, babasinin ldrlmesini, setikleri halifeye hatirlatarak, Sam'da hkm sren Muaviye b. Eb Sfyan ile savasmasi iin, onu Sam zerine yrmeye tesvik ettiler. Hz. Hasan da onlarin szlerine kanarak bir ordu hazirladi ve savasmak zere yola ikti (Zirikl, a.g.e., II, 214); Ayri bir grs iin bkz. Ibn Hibbn, es-Siret'n-Nebeviyye, Beyrut 1407/ 1987, s. 554). Hz. Hasan bu siralarda 37 yaslarinda idi. O topladigi on iki bin kisilik ordusuyla Medin'e kadar geldi. Ordu komutani olarak kendisine ilk bey'at eden Kays b. Sa'd'i atadi. Diger bir rivayete gre Ubeydullah b. Abbas'i komutan yapip, Kays'i da ona yardimci atayarak, Kays'a komutanin her trl emrine itaat etmesini emretti (Ya'kub, II, 214).

Araplarin drt "dhsi"nden biri olan Hz. Muaviye, Hz. Hasan'in kendisi ile savasmak zere yola iktiginin haberini alinca, o da derhal Sam'dan hareket ederek el-Enbar'in kazalarindan biri olan Mesiken'e gelerek konakladi (Taber, V,159). Hz. Ali'nin sehid edilmesi zerinden henz on sekiz gn gemisti, iki tarafin ordusu sirf siyas kaygilarla karsi karsiya geldiler (Ya'kub, II, 214).

Muaviye derhal durumun kritigini yaparak, akibetin lehine olmasi iin esitli arelere bas vurmaya basladi. Elindeki en byk koz, hasminin tecrbesizligi ve siddetten hoslanmayan, fitneden adeta korkan ve mslmanlara karsi derin sevgi besleyen, onlardan birinin bile kaninin dklmesine razi olamayacak kadar yumusak bir kalbe sahip sahsiyette olmasidir. Onun iin ilk isi, Hz. Hasan'in, Kays b. Sa'd komutasindaki ordusu arasinda bir kargasa yaratmak oldu (Tehzb't-tehzb, II, 299). Hz. Hasan'in ordusu iinde bir ka kisi syle bagirmaya basladi: "Haberiniz olsun, Kays b. Sa'd ldrld!" Diger bir kaynaga gre ise, bu mndler Kays'in Muaviye ile sulh yaptigini ve onun tarafina getigini, hatta Hz. Hasan'in bile Muaviye'ye sulh yapma teklifinde bulundugunu ve Hz. Muaviye'nin bu teklifi kabul ettigini sylyorlardi. Bylece ordu iinde dedi kodu ikariyorlardi (Ya'kub, s. 214-215). Hz. Hasan'in ordusu iinde kargasa basladi, byk bir panik ikti. Derken bu panik yagmalamaya dnst. Askerler her seyi yagmalamaya basladi. Hatta Hz. Hasan'in ordugah adirini, altindaki sergisine varincaya kadar yagmaladilar. Bu yagmalama her tarafa yayildi. Sz edilen bu yagmalamadan sonra da ordu dagilip gitti (el-Isabe, I. 327-328; Taber, V.158-159).

Bu kargasadan istifade etmek isteyen el-Cerrh b. Sinan el-Esed isimli sahis, sehirden geceleyin ayrilmak isteyen Hz. Hasan'a saldirdi. Elindeki hanerle onu baldirindan yaraladi. Fakat Hz. Hasan kendini savunup, o katilin hakkindan gelmeyi basardi (Ya'kub, II, 228 ; el-Isbe, I, 327-328). Bu durumda aresiz kalan Hz. Hasan Medin'deki "el-Maksurat'l-Beyd"ya dnmek zorunda kaldi. O sirada Medin'in valisi Sa'd b. Mes'ud idi. Henz ocuk denilebilecek yasta olan bu gen valiyi atayan el-Muhtar b. Eb Ubeyd ona bir teklifte bulundu. Hz. Hasan'i baglayip Hz. Muaviye'ye gtrme karsiliginda kendisinin ok zengin ve serefli birisi yapacagini syledi. Gen vali bu teklifi siddetle reddederek "Allah'in laneti zerine olsun! Ben Allah'in Raslnn kizinin oglunun zerine atlayacagim ve onu baglayacagim ha! Sen ne igren herifsin" dedi (Taber, V, 159-160).

Hz. Hasan iinde bulundugu durumu gzden geirdi. Gvenemeyecegi bir ordu ve gl bir dsmanla karsi karsiya oldugunu anladi. Ayrica miza olarak fitne ve kan dkmekten de nefret eden birisi oldugu iin, gerek kendi sahsi, gerekse Islm mmetinin selameti iin hilafeti Hz. Muaviye'ye birakarak, bu isten feragat etmekten baska bir are bulamadi. Anlasma yollarini arastirmaya ve her iki tarafin da razi olacagi zmler aramaya basladi. Amr b. Seleme el-Erhb'yi agirarak, anlasma teklifini ieren bir mektupla Muaviye'ye gnderdi (el-Isbe, I, 327-330). Muaviye aldigi ve bekledigi bu teklifi derhal kabul etti. Hz. Hasan'a eli olarak Abdullah b. mir el-Kreyz ve Abdurrahman b. Semure'yi gnderdi. Bu iki eli Medin'e geldiler ve Hz. Hasan'a, ne isterse hepsinin kendisine verilecegini bildirmekle kalmayip, kendilerini kefil gstererek, bu anlasmayi teahht edeceklerini de ona sylediler (Ibn Hacer, Fethu'l-Br fi Serhi Sahhi'l-Buhr, Misir,1959, VI. 235, Buhar rivayeti).

Bu sirada Hz. Hseyn durumdan haberdar oldu ve anlasma teklifine karsi ikti. Muaviye'nin hakliligini tasdik, Hz. Ali'nin davasini yalanlamis olacagi gerekesi ile agabeysi Hz. Hasan'a, bu anlasmayi yapmamasi gerektigini syledi. Hz. Hasan onu susturarak, ynetim isini kendisinin ondan daha iyi bildigini iddia ederek, anlasma yapmakta israr etti (Taber, V. 160).

Bu sirada Hz. Hasan'in hilfeti Hz. Muaviye'ye birakacagini anlayan ordu komutanlarindan Ubeydullah b. Abbas, Muaviye'ye bir mektup gndererek kendisi iin eman istedi. Karsilik olarak elindeki mallarina dokunulmamasini ve can gvenligini sart kostu. Muaviye bu teklifi kabul etti. Ubeydullah bunun zerine ordusunu birakarak karsi tarafa geti. Hz. Hasan'in ordusu bu durum karsisinda, Kays b. Sa'd'a, Hz. Ali ve taraftarlarinin kanlarini ve mallarini korumak ve sonuna kadar Muaviye ile savasmak zere beyat yaptilar. Bir grse gre, zaten komutan oldugu iin, bu beyat'i yenilemek olarak anlamak da mmkndr (Ibn'l-Esr, el-Kmil fi't-Tarh, Beyrut 1385/1965, III, 408).

Nihayet Hz. Muaviye'nin elileri Hz. Hasan ile anlastilar. Anlasmaya gre, sayet, Muaviye, Hz. Hasan'dan nce lrse, Hz. Hasan halife olmak sarti ile, hilafeti Muaviye'ye birakiyordu. Ayrica Kfe hazinesindeki bes milyon dirhem Hz. Hasan'in olacakti. Muaviye Hz. Ali ve taraftarlarina hutbede svme adetine son verecekti (Tber, V, 158-159). Karsi taraf bu teklifleri kabul etti. Anlasmayi yapan Hz. Muaviye'nin elileri Hz. Hasan'in yanindan iktiklarinda "Raslullah'in oglu sayesinde kan dklmesi nlendi, fitne sona erdi, sulh yapildi" diyorlardi (Ya'kub, II, 214-215). O sirada yaralari da agirlasan Hz. Hasan kalkip, Iraklilara uzunca bir hutbe irat etti. Onlara dedesi Hz. Peygamber vasitasiyla Yce Allah'in insanlari hidayete erdirdigini hatirlatti. Kendisi vasitasiyla da kan dklmesini nledigini syleyerek, Muaviye ile anlasma yaptigini haber verdi. Muaviye'ye beyat etmelerini de istedi (Ya'kub, II, 215). Kendilerini babasini ldrmeleri, kendisine saldirip mallarin yagmalamalari sebebiyle terkettigini de ilan etti (Taber, V. 158).

Yapilan anlasma zerine Hz. Muaviye Medin'e geldi. Hz. Hasan'i yanina alarak Kufe'ye girdi. Hz. Hasan kendi eli ile hicr 41 yilinin Rabu'l-Evvel ayi sonlarinda Kufe'yi Muaviye'ye teslim etti. Bylece Hz. Peygamber'in su hadisi tecell etmis oldu:

"Hi sphe yok ki, bu oglum bir seyittir. Umulur ki, Allah onun sayesinde iki byk m'min grubunu baristiracak" (Buhr, Fiten,, 20, Sulh, 9; Ebu Davud, Snne, 12...). Hz. Hasan, Muaviye'nin huzuruna iktiginda, Muaviye ona "seni senden nce hi kimseyi mkafatlandirmadigim ve senden sonra da kimseyi mkafatlandirmayacagim bir mkafatla mkafatlandiracagim" dedi ve ona 400.000 (dirhem) verdi (el-Isbe, I, 327-328). Ayrica her sene bir milyon dirhem maas bagladi. Ama bunlarin ogunu sonradan kisitladi ve ona ok az bir sey verdi.

Hz. Hasan ile Hz. Muaviye arasindaki bu anlasmaya sahit olan Imam Sa'bi hadiseyi syle anlatir: "Muaviye dedi ki, Kalk da, hilafeti bana biraktigini ve teslim ettigini insanlara haber ver". Hasan kalkti ve Allah'a hamd ve sen'dan sonra syledi: Akillilarin en akillisi, muttaki olandir; ahmaklarin en ahmagi da fcir olandir. Muaviye ile benim aramda anlasmazlik konusu olan bu is, ya benden daha layik birisinin hakki idi; ya da benim hakkimdi. Ben mmetin sulh iinde olmasi, birliginin bozulmamasi ve kan dklmesine mani olunmasi iin hilafeti ona biraktim". Arkasindan "bilmem belki de o, sizi denemek ve bir sreye kadar yasatmak (met) iindir" (el-Enbiya, 21 / I 11) yetini okuyarak hutbesini bitirdi (Hilye, 11, 37).

Hz. Hasan'in hilfette ne kadar kaldigi kaynaklarda farkli farkli olmakla birlikte, 6 ay 5 gn oldugu konusundaki grs en kuvvetlisidir (Zirikl, II, 214-215).

Bu devir-teslim treninden sonra ordusunun komutani Kays b. Sa'd'a bir mektup gndererek Muviye'nin emrine girmesini istedi. Kays da bu konuda ordusu ile istisare yapti. Onlara dallet iindeki bir imama mi itaat etmek istediklerini; yoksa imamsiz savasmak mi istediklerini sordu. Onlardan dallet iinde de olsa imama itaati tercih ettiklerine dair cevabi alinca, o da Muaviye'ye beyat edip emrine girdi (Taber, V,160). Ya'kubi'ye gre Muaviye anlasmadan nce, Kays b. Sa'd'a bir milyon dirhem ile bazi mallar gndererek, davasindan vaz geip, kendisine katilmasini istedi. Sa'd ona cevaben "benim dinimle ilgili bir konuda beni aldatmaya alisiyorsun (satin almaya alisiyorsun)" diyerek bu tuzaga dsmedi (Ya'kub, II, 215). Diger bir kaynaga gre ise, Hz. Hasan Muaviye ile anlasinca, Muaviye Kays'a bir mektup yazarak, itaat etmeye agirdi. Mektupla birlikte imzali ve mhrl bos bir kagit daha gndererek, zerine diledigini yazabilecegini, yazdigi her seyin kendisinin olacagini bildirdi. Kays aresizlik iinde, sadece can ve mal gvenligi karsiliginda Muaviye'nin emri altina girdi (Ibn'l-Esr, el-Kmil, III, 408. Diger bir grs iin bkz. Taber, V, 158-159).

Hz. Hasan hilfeti Muaviye'ye biraktiktan sonra, geri kalan on yillik mrn Medine'de geirmek zere yola ikti. Kufeliler onun sehirden ayrilisi sirasinda aglasiyorlardi. Fakat o kendilerine hi gvenilemeyecegini sylemekten ekinmedi. Babasi Hz. Ali'ye de yaptiklarini kendilerine hatirlatarak, akibetlerinin hi i aici olmadigini belirterek hallerine acidigini syledi.

Yolda birisi kendisine "Ey mslmanlarin yz karasi!" diye hakarette bulundu. Hz. Hasan Hz. Peygamber'den naklettigi bir hadisle meyye ogullarinin bu makama gelmesinin mukadder oldugunu hatirlatmaya alisti (Ibn'l-Esr, el-Kmil, III, 407). Bir baskasi "Ey m'minlerin emirinin utanci" diye bagirinca, ona da "r, atesten daha hayirlidir" dedi (el-Isbe, I, 327-330).

Medine'de on yil yasayan Hz. Hasan (Zeheb, a.g.e, III, 264) vefati yaklasinca Hz. Aise'ye haber gndererek, Hz. Peygamber'in yanina defnedilmek istedigini syledi. Hz. Aise de bu istegi kabul etti. Bunun zerine kardesine syle vasiyyet etti. "Ben lnce Hz. Aise'den, Hz. Peygamber'in yanina gmlmem iin izin iste. Ben ondan bu izni almistim. Bana karsi ikmadi. Belki de benden utandi. Sayet izin verirse, beni onun evine defnet. Ben yine de meyyogullarinin seni bundan mahrum edeceklerini zannediyorum. Bunu yaparlarsa, onlarla ugrasma beni Bak mezarligina defnet"

Hz. Hasan kirk gn hasta yatti. 5 Rabu'l-Evvel 50 (2 Nisan, 670) gn vefat etti (Sifat's-Safve, I, 762). (Bazilari bu tarihin hicr 49, 50, 51, hatta, 54. yili oldugunu sylemislerdir. (el-Isbe, I, 330). lm sebebi olarak zehirlendigi sylenir. Zehirleyenin de kendi hanimi Ca'de binti el-Es'as b. Kays oldugu rivayet edilir. Hasta yatarken kardesi kendisine kimin zehirledigini sorduysa da, o buna cevap vermekten kaindi. Hatta bu zehirlenmeden nce defa daha ayni girisimde bulunuldugunu, fakat onlari atlatmayi basardigini syler. Bu son itigi zehirin baska oldugunu ve herhalde lecegini ona aiklar (Ibn'l-Esr, sd'l-Gbe, II, 15).

Vefat edince Hz. Hseyin, Hz. Aise'ye mracaat ederek, durumu anlatti. Hz. Aise de Hz. Hasan'in vasiyyetine "memnuniyetle kabul ederim, bas stne" dedi. (Ya'kubiye gre Hz. Aise bu istege siddetle karsi ikmistir (Ya'kub, II. 225). Fakat bu iddiayi Ya'kub'den baskasi ne srmemektedir. Bu durumdan Mervan ve meyyeogularinin haberi olunca "vallahi, asla ve ebed olarak Hz. Peygamber'in yanina gmlemez" dediler. Bu keyfiyet Hz. Hseyin'e ulasti. Hemen kendisi ve beraberindekiler silahlandilar. Hz. Ebu Hreyre durumun vehmetini anlayarak, nce, Hz. Hasan'i buraya defnetmeyi engellemenin mutlak surette zulm olacagini syledi. Daha sonra da hi olmazsa Hz. Hseyin'e laf anlatirim dsncesiyle ona geldi. Onu bu israrindan vaz geirmeye alisti. Kardesinin vasiyetini hatirlatarak onun "sayet herhangi bir fitneden ekinirsen beni mslmanlarin mezarligina defnet" dedigini hatirlatti. Hz. Hseyin de fitneden ekinerek, kardesini bir ok sahabnin defnedildigi el-Bak' mezarligina defnetti.

Hz. Hasan'in cenazesine meyyeogullarindan, Medine valisi olan Sad b. el-Ass'dan baska hi kimse katilmadi. Hz. Hseyin, cenaze namazini kildirmayi valiye teklif etti. Vali de teklifi kabul etti ve cenaze namazim kildirdi. Cenazesine ok sayida kisi katildi, hatta "igne atsan yere dsmeyecek" kadar kalabalik vardi (Ibn'l-Esr, sd'l-Gbe, II. 15). Hz. Hasan vefat ettiginde 47 yasinda idi (Tehzb't- Tehzb, II, 301).

Hz. Hasan cmert ve kermdi. Fizik ve ahlk olarak Hz. Peygamber'e ok benzerdi. ok takva sahibi idi. Medine'den Mekke'ye yryerek 15 defa hac yaptigi meshurdur.

Hayir yapmayi ok severdi. yle ki, mallarinin tamamini iki defa fakirlere dagitti; defa da Allah (c.c) ile "kasame" yapti. Yani iki ayakkabisi varsa, birini tasadduk edip, birini kendisine birakarak; herhangi bir yiyeceginin bir avucunu dagitip, bir avucunu kendine ayiracak kadar adil davranarak, mallarini fakirlere dagittigi kaynaklarda gemektedir. Onun gzel ahlka ve baskalarina ikram etmenin faziletine dair bir ok vecizesi vardir. Mesel ona "mekrim-i ahlk"in ne oldugu sorulunca, o bunu syle zetler: Dogru sz, isteyene vermek, gzel ahlk, silai rahim, komsu hakkinda utanmak, arkadas hakkina riayet, misafire ikram, ve nihayet bunlarin da basinda haya'dir (Hilye, II, 37-38; sd'l-Gbe, II. 13; Ya'kub, II. 225 vd).

Hz. Hasan ok evlenip, bosanmasiyla de ne sahiptir. Hatta bir ara babasi Hz. Ali, bu yzden, onun evlendigi kadinlarin kabilelerinin kendi ailesine karsi dsman olacaklarindan korkarak, Kufelilere aika ogluna kiz vermemelerini sylemis, oradan kalkan bir adam da, yemin ederek, onu evlendirmeye devam edeceklerini bildirmis ve arkasindan syle demistir:

"Biz evlendiririz, o istedigini tutar, istedigini bosar" (Zeheb, a.g.e., III, 267).

Onun sekiz veya on iki oglu vardi: 1- Hasen b Hasen (annesi Havli binti Manzr el-Fezriyye), 2- Zeyd (annesi mm Besr binti Eb Mes'ud el-Ensar el-Hazrec), 3- mer, 4- Kasim, 5- Ebu Bekr, 6- Abdurrahman (bunlarin da anneleri mm veled olup, hepsinin anneleri ayridir): 7-Talha, 8- Ubeydullah. (Ya'kub, II, 228). Bir tane de kizi olduguna dair rivayetler vardir (Zirikli, II, 215).

Hz. Peygamber'in soyu torunlari Hz. Hasan ve Hz. Hseyin'in ocuklari vasitasiyle devam etmistir. Hz. Hseyin'in soyundan gelenlere halk arasinda "seyyid" Hz. Hasan'in soyundan gelenlere de "serf" veya "emir" adi verilir.


Aıl ey gonca glm..Ağlama şeyda blblmmm.. Bu inleyen garip dilim Ahı figanı gldr gll....
 

Google
 
Ziyareti:  Sitede şu anda 0 ye ve 88 misafir olmak zere toplam 88 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugn Tekil:2562  oğul:2708  Toplam:91065996  Bugn ye:0  Dn:0  Toplam:32253  Dn Tekil:19977  oğul:22031

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71, Misafir72, Misafir73, Misafir74, Misafir75, Misafir76, Misafir77, Misafir78, Misafir79, Misafir80, Misafir81, Misafir82, Misafir83, Misafir84, Misafir85, Misafir86, Misafir87, Misafir88,