Forum    Snnet-i Seniyye  
     Yazan: GL-i NidA   Son Yazan: ihramlı (14.03.2007 22:50:02)     Cevap: 2    Okunma: 6619
      Konu Adı: TEBK SEFERİ

Yazan

Mesaj

 


GL-i NidA
(normal)


Mesaj Sayısı: 48

   Mesaj Tarihi: 05.02.2007 00:37:32   
 
 

TEBK SEFERİ

 
Hz. Peygamber'in Hicretin dokuzuncu yılında, Şam'da toplanan kırkbin kişilik Bizans ordusuna karşı arpışmak zere Medine'den Tebk'e kadar sevkettiği en son ve en gl asker hareket. Tebk arap yarımadasının kuzeyinde Medine ile Şam'ın ortasında bir yerin adıdır. Suyu ve hurmalığı olan bir yerdir. Bu savaş yolculuğunun son ucu burası olduğu iin "Tebk Gazası" adı ile anılmıştır. Bu seferde savaş olmamış fakat en gl bir İslm ordusu techiz edilmiş, bylece asker ve siyas aıdan nemli bir zafer kazanılmıştır. Seferin nedeni: Bizans İmparatoru Heraklius'a bir mektup yazan Suriye'li hristiyanlar, Muhammed'in ldğn, mslmanların da kıtlık ve yokluk iinde perişan olduklarını, zerlerine asker gnderilirse, onları kendi dinine katmanın tam zamanı bulunduğunu bildirdiler (Heysem, Mecmau'z-Zevid, VI, 191). Bunun zerine Heraklius silahlandırdığı kırk bin kişilik askeri bir gc Kubad'ın komutası altında yola ıkardı. Czam, Lahm, Gassn ve mile adını taşıyan arap kabilelerinin de Rumlarla birlikte hareket edecek!eri haberi Medine'ye ulaştı. Zaten Allah'ın elisi kuzey sınırından gvende değildi. Byle bir asker harekt hazırlığını ğrenince genel seferberlik iln etti. Allah'ın Resulu diğer gazvelerde genellikle seferin nereye olacağını gizli tutarken bu defa Bizans ordusuna karşı bir sefer dzenleneceğini aıklamıştı. nk gidilecek yer uzak, havalar sıcak ve kurak, dşman gl idi. Ordunun buna gre hazırlık yapması gerekiyordu. Mekke'den ve diğer arap kabilelerinden asker toplamak iin de grevliler ıkarılmıştı. Sıcak, kuraklık, kıtlık, uzaklık ve gl dşman unsurları bu seferi "g ve zor bir sefer" haline getirmişti. Bu yzden seferin rastladığı zamana Kur'an-ı Kerim'de "Sat'l-usre" (glk zamanı) denilmiş, bu sefere de Kur'an dilinden alınarak "Gazvet'l usre (zorluk gazsı)" adı verilmiştir. Bu sefere katılan orduya da "Ceyş'l-usre (Glk ordusu)" denilmiştir (bk. et-Tevbe, 9/117; ez-Zebd, Tecrd-i Sarih, Terc ve Şerh, Kamil Miras, 6. Baskı, Ankara 1983, X, 408, 409; İbn İshak, İbn Hişam, es-Sre, IV, 161; Ahmed b. Hanbel, Msned, IV, 75; Vkıd, Meğz, III, 991). Hz. Peygamber savaş iin hazırlık yapılmasını emrettiği zaman mevsimin olumsuzlukları, rnn hasat zamanı oluşu ve insanların yazın sıcağında ağa glgesinde oturmayı sevmesi yznden, byle sıkıntılı bir yolculuğa isteksizlik vardı. Ashab-ı kiramın ağır davranması dikkati ekmişti. Bu yzden Allah'u Tel mminleri şyle uyardı: "Ey iman edenler! Size ne oluyor da: Allah yolunda cihata ıkın, denildiğinde, bazılarınız ağırdan alarak, bulunduğunuz yerden kımıldamak istemiyorsunuz? Yoksa siz ahireti bırakıp, sade? dnya hayatına mı razı oldunuz? Halbuki dnya hayatının geici zevki ahiret saadeti yanında pek az ve değersizdir" (et-Tevbe, 9/38). Devamı ayetlerde, eğer bu cihata ıkmazlarsa can yakıcı bir azapla karşılaşacakları, bunun zararının Allah'a değil kendilerine olacağı, Allah'ın Resulune yardım etmeseler bile, Allah'ın O'na yardım edeceğini, nitekim Mekke'den hicret ederken de Resulullah'a yardım edildiği, mağarada da o, arkadaşına; "zlme, Allah bizimle beraberdir" diyordu, bylece Allah'ın Resulune emniyet ve gven verdiği, şimdi de aynı yardımı yapabileceğini bildirdi (et-Tevbe, 9/39, 40). İİslm toplumu su ayetle topluca cihata ağrıldı: "Ey mminler! Glnz zayıfınız hep birlikte savaşa koşun. Allah yolunda mallarınızla canlarınızla cihat edin. Eğer bilirseniz bu sizin iin daha hayırlıdır" (et-Tevbe, 9/41). SAHABENIN ORDUYA YARDIMLARI: Hz. Peygamber her gn minberine oturur ve "Allahım! Sen şu bir avu İslm toplumunun yok olmasına fırsat verirsen, artık yeryznde sana ibadet olunmaz" diyerek yalvarır ve mminleri mallarıyla ve canlarıyla cihata teşvik ederdi. Bunun zerine servet sahibi mminler orduya yardım getirmeye başladılar. Hz. mer bu sefere drtbin dirhem gmş para (beş dirhem yaklaşık bir koyun bedeli) getirmiş ve Hz. Peygamber'in "Geride ne bıraktın?" sorusuna "malımın yarısını" diye cevap vermiştir (İbn Esr, sd'l-Gbe, III, 326-327; M. Asım Kksal, İslm Tarihi, 2. baskı, İstanbul, t.y., IX, 156, 157). Hz. Eb Bekir de drtbin dirhem getirince, Allah elisinin "Aile fertleri iin ne bıraktın?" sorusuna; "Onlara Allah ve Resulun bıraktım" diye cevap verince, bunu işiten Hz. mer hayır yarışında Eb Bekir'i geemeyeceğini belirterek ağlamıştır (Vakıd, Meğz, III, 991; İbn'l-Esr a.g.e., III, 327). Abdurrahman b. Avf da sekizbin dirhem sermayesinin yarısını getirince Allah elisi; "Allah senin getirip verdiğini de, ev halkın iin ayırdığını da bereketlendirsin" (Vkd, Meğz, III, 991; Taber, Tefsir, X, 197) diye dua etmiştir. Hz. Osman ise ordunun techizinde en byk yardımı yapmıştı. O, yz deve, yz at bağışlamış, ayrıca bin altın lirayı Resulullah'ın kucağına dknce, Allah elisi; "Ey Allah'ım! Ben Osman'dan rzıyım, sen de razı ol? diye dua etmiş ve Osman'ın bundan sonra olmuş olacak şeylerden bir sorumluluğunun bulunmayacağını bildirmiştir (bk. Ahmed b. Hanbel, IV, 75; Vkıd, a.g.e., III, 991; İbn Ishak, İbn Hişm, Sre, IV, 161). Ayrıca Hz. Osman'ın birer altın sarfı ile onbin askeri techiz ettiği, su itikleri kapların ağız bağlarına ve askı iplerine kadar sağlanmadık ihtiyalarının bırakmadığı nakledilmiştir. (Vkıd, Megz, III, 991; Belzur, Ensb'l-Eşraf, 1, 368). Mal durumu zayıf olanlar da ellerinden gelen yardımı yapıyorlardı. Hz. Peygamber; "Kim bugn bir sadaka verirse sadakası kıyamet gn Allah katında onun lehine şahitlikte bulunacaktır" buyurunca, bir adam başına sardığı sarığı vermiş, siyah, hor grnşl bir yoksul da ok gzel bir deveyi bağışlayıp gitmişti. Eb Ukayl iki lek hurma karşılığında sabaha kadar su ekmiş, bir leğini ev ihtiyacı iin ayırmış, bir leğini de orduya bağışlamıştı. Hz. Peygamber onun iin de hayır ve bereketle dua etti (Taber, Tefsir, X, 194, 195). Başka bir yoksul Ulbe b. Zeyd ise malı, mlk, biniti olmadığı iin cihata hibir katkısı olamayışından ok zgnd. Gece namazından sonra Allah'a niyazda bulundu, imknlarının olmayışından yakındı. Ertesi gn sıkılarak, alay edilmeyi gze alarak ok az bir meta'ı Hz. Peygamber'e getirdi. Bu da sadakalara karıştırıldı. Ertesi gn Hz. Peygamber az bir sadaka veren bu yoksulu davet etti ve şyle buyurdu: "Muhammed'in varlığı, kudreti elinde bulunan Allah 'a yemin ederim ki, sen sadakası kabul olunanların Divan'ına yazıldın" (İbn Kayyim, Zdu'l-Med, Mısır 1390/1970, III, 4; Vkıd, a.g.e., III, 994; İbn Hacer, el-İsbe, II, 500). Kadınlar da ellerinden gelen yardımı yapmaktan geri durmuyorlardı. mm Sinan el-Eslemiyye şyle anlatır: "Hz. şe'nin evinde Resulullah (s.a.s)'ın nne serilmiş bir rt grdm ki zerinde bilezikler, bazubentler, halhallar, yzkler, kpeler, develerin ayaklarını bağlayacak bir takım kayışlarla, kadınlar tarafından gnderilen ve savaşta işe yarayabilecek bir takım şeyler bulunuyordu" (Vkıd, Meğz, III, 991, 992). Tebk Seferi ve Mnafıklar: Mnafıklar mminleri başarıya gtrebilecek her nemli işte olduğu gibi gerek Tebk gazvesi hazırlıkları ve gerekse yolculuk sırasında bozgunculuk yapmaktan geri durmadılar. Mnafıkların başı Abdullah b. Ubey b. Sell; "Muhammed Roma devletini oyuncak mı sanıyor? Onun ashabıyla birlikte yakalanıp esir olacaklarını gzmle grmş gibi biliyorum" diyerek halka korku ve mitsizlik vermeye alışıyordu (Ahmet Cevdet Paşa, Peygamberlerin Kıssaları ve Halifelerin Tarihleri, İstanbul 1977, I, 206). Mnafıklardan bir topluluk hibir zrleri olmadığı halde Tebk seferine katılmamak iin Hz. Peygamber'den izin istediler. Allah'ın Resulu seksenden fazla mnafığa izin verdi. Kimi mnafıklar da ganimet almak iin Tebk ordusuna katılmış ve gittikleri yerlerde bozgunculuk yapmaktan geri durmamışlardır (İbn İshak, İbn Hişam, Sre, 160 vd.; Taber, Tarih, III, 142 vd.; Vkıd, Megz, III, 995; et-Tevbe, 9/66). Orduya zrsz katılmayan mnafıklarla ilgili eşitli ayetler indi. Bazıları şunlardır: "Onlardan bazısı peygambere: "Bana izin ver, beni fitneye dşrme" diyordu. Bilin ki onlar zaten fitne iine dşmşlerdir. Şphesiz cehennem, kfirleri epeevre kuşatıcıdır" (et-Tevbe, 9/49). "Cihatdan geri kalanlar, Allah'ın Resulune muhalefet ederek oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat etmeyi hoş grmediler. "Bu sıcakta savaşa ıkmayın " dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır". Keşke bilseydiler. Yaptıklarının cezası olarak, artık az glsnler ok ağlasınlar" (et-Tevbe, 9/81, 82; ayrıca bk. 9/42-48, 63-64, 79, 83, 86, 87, 90, 93-96). YAHUDI SVEYLIM 'IN EVININ YAKILMASI: Mnafıklardan bazı kişilerin Yahudi Sheylim'in Casum mevkiindeki evinde toplanıp, Tebk gazasına ıkacak halkı Hz. Peygamber'in etrafından dağıtmak zere toplandıkları haber alındı. Bunun zerine Allah elisi Talha b. Ubeydullah'ı (. 36/656) bazı sahabelerle birlikte onlara gnderip Sveylim'in evini ateşe vererek zerlerine yıkmasını emretti. Emir yerine getirildi. Dahhk b. Halfe evin damından atlayınca ayağı kırıldı. İbn beyrık ve arkadaşları ise damdan atlayıp katılar (İbn İshak, İbn Hişm, Sre, IV, 160; Diyarbekri, Hmis, II, 124). İHMALCILIK YZNDEN SEFERE KATILMAYAN MSLMANLAR: Mmin oldukları halde ihmalcilik yznden sefere katılamayanlar da olmuştu. Bunlar: K'b b. Mlik, Mirre b. Rab' ve Hill b. meyye (r. anhm) idi. K'b b. Mlik; Akabe'de Hz. Peygamber'e bey'at etmiş, Bedir dışında tm gazalara katılmıştı. Tebk seferine katılmak iin her trl imkna sahip olduğu halde sırf ihmalciliği nedeniyle bu gazaya katılamadığını şyle belirtmiştir: "Hz. Peygamber bu gaza iin hazırlanmaya başladılar. Ben de onlarla birlikte yol hazırlığını grmek zere sabahleyin evden ıkıp dolaşır, hi bir iş grmeden akşam zeri dner, gelirdim. Kendi kendime; hazırlanmak iin ok vaktim var, derdim. Bu ihmalcilik bende srd gitti. Sonunda Resulullah ve ashabı birden yola ıkıverdiler" (Vkıd, Meğaz, III, 997, 998). Diğer iki sahabe de benzer ihmal iinde olup gecikmişler ve sefere katılmamışlardı. Ancak daha sonra bu sahabe ruhen ok daraldı ve dnya kendilerine dar geldi. Onların bu sıkıntısı Kur'an-ı Kerm'de şyle aıklanır: "Ve savaştan geri kalan o kişinin tvbesini de kabul etti. Btn genişliğine rağmen yeryznn kendilerine dar geldiği, ruhları son derece sıkıldığı, Allah'tan başka bir sığınak olmadığını anladıkları zaman tvbe etsinler diye, Allah onları bağışlamıştı. Şphesiz ki, Allah, tvbeleri ok kabul eden ve ok merhametli olandır" (et-Tevbe, 9/118). ZR NEDENIYLE SEFERE KATILAMAYANLARIN ECRE ORTAK OLUŞU: Ashab-ı kiramdan meşr zrleri yznden Tebk gazvesine katılamayanların, katılan askerlerin kazandığı tm ecre ortak oldukları hadis-i şerifle sabittir. Enes b. Mlik (r.a)'den rivayete gre Hz. Peygamber Tebk seferi sırasında şyle buyurmuştur: "Medine'de bir topluluk kalmıştır ki, biz bir dağ yolunda, bir vadide her yryşmzde, onlar da bizimle birliktedirler. Ashap: Y Resulullah, onlar nasıl bizimle birlikte olur?" diye sorunca da; "Onları burada bulunmaktan (hastalık, gc yetmemek gibi) meşr zrleri menetmiştir" (Buhr, Cihd, 140, Temenn, 9, Menkıbu'l-Ensr, 1, 3, Megz, 56; Mslim, Zekt, 133, 136136; Tirmiz, Menkıb, 65; Kmil Miras, Tecrid-i Sarh, VIII, 299, 300) TEBK'E BYK YOLCULUĞA İMKN BULAMAYANLARIN AĞLAYIŞI: Varlıklı sahabelerin yardımı ile ihtiyalı gaziler techiz ediliyor, fakat sayı ok fazla olduğu iin bu yardım da yetişmiyordu. İslm tarihinde "ağlayanlar" diye anılan yedi kişi Resulullah (s.a.s)'a gelerek, bu gazveye katılmak istediklerini, fakat binit ve yiyeceklerinin bulunmadığını bildirdiler. Hz. Peygamber'in kendilerine binit kalmadığını sylemesi zerine bu yedi kahraman ağlayarak geri dnmşlerdi. Bunlar Salim b. Umeyr, Ulbe b. Zeyd, Eb Leyl el-Mzin, Seleme b. Sahr, Irbd b. Sriye; bir rivyete Abdullah b. Muğaffel ve Ma'kıl b. Yesr veya Amr b. Gunme (r. anhm)'dr. Onların bu hali Kur'an-ı Kerim'de şyle haber verilir: "Cihada ıkabilmek iin binek vermen iin sana geldikleri vakit: "Size verecek bir binit bulamıyorum" dediğinde, savaş ara ve gereleri bulamadıklarını zlp gzleri yaşla dolu olarak geri dnenlere de bir sorumluluk yoktur" (et-Tevbe, 9/92). Bunun zerine bu yedi mcahidden ikisine İbn Yamin, ikisine Hz. Abbas b. Abdilmuttalib, ne de Hz. Osman binit sağlamıştır (İbn İshak, İbn Elism, Sre, IV, 161, 162; Vkıd, Megzi, III, 994; Taber, Tarih, III, 143). TEBK YOLCULUĞUNUN BAŞLAMASI: Hz. Peygamber (s.a.s) Tebk gazasını Medne'den Hicretin 9. yılı Recep ayında perşembe gn ıkmıştı. nk O, cihada perşembe gn ıkmayı severdi. Bu, Resulullah (s.a.s)'ın sonuncu gazası oldu. Medine'de vekil bırakılan Hz. Ali iin mnafıkların "Muhammed, Ali'yi onda grp hoşlanmadığı bir şey iin geri bırakmıştır" gibi dedikodular yapması zerine, Hz. Ali silahlanıp Crf mevkiinde Hz. Peygamber'e yetişti. Resulullah'ın geliş nedenini sorması zerine hakkındaki dedikodudan sz etti. Hz. Peygamber; "Onlar yalan sylemişlerdir. Ben seni arkamda bıraktıklarıma vekil tayin ettim. Hemen geri dn, gerek benim ev halkım ve gerekse senin ev halkın iinde vekilim ol. Sen bana gre, Musa'ya gre Harun'un durumunda olmak istemez misin? Ancak benden sonra Peygamber gelmeyecektir" dedi. Hz. Ali; "Ey Allah'ın elisi yledir" diye cevap verdi ve Medne'ye geri dnd" (İbn İshak, İbn Hişm, Sre, IV, 163, İbn Sa'd, Tabakt, III, 24 25, Taber, Tarih, III, 144, İbn'lEsr, el-Kmil, Beyrut 1385/1965, II, 278). Hz. Peygamber'in komutasındaki onbin kişilik İslm ordusu Medine'den Tebk'e kadar onsekiz yerde konakladı, ondokuzuncu konaklama yeri Tebk oldu. Bu konaklama yerlerinde namaz kılınan yerler gnmzde de adlarıyla mescit olarak bilinmektedir. Zlhuşub, Feyf, Zlmerve, Rak'a ve Vdilkur mescidleri gibi . Yolculuk sırasında ve konaklama yerlerinde pek ok ibretli ve hikmetli olaylar vuku buldu. Allah'ın elisi yol boyunca ğtlerini srdrd. Bunlardan bazıları şunlardır: 1) Sekizinci konaklama yeri olan Hicr'da olanlar: Hicr, Semd kavminin yaşayıp helk olduğu yerdir. Salih Peygambere isyan eden bu topluluğu Yce Allah korkun bir haykırışla helk etmişti (bk. el-A'rf, 7/73-9; el-Hicr, 15/80-84; eş-Şuar, 26/141-159; Hd, 11/61-68; en-Neml, 27/45-53). Hz. Peygamber bu kavmin mucizeleri grdkleri halde peygamberlerine karşı gelmelerini aıkladı ve bu yerden hızlı geilmesini emir buyurdu. Hicr kuyularından alınan suları dktrd ve bununla hazırlanan ekmek hamurlarının develere yedirilmesini emir buyurdu (Vkıd, Megz, III, 1008; Ahmed b. Hanbel, II, 9: Asım Kksal, a.g.e., IX, 185 vd.). Byle hznl bir beldeye neş'eyle girilmesini, Hıcr'da oturan halkla temas etmemelerini emir buyurdu (Vkıd, Meğz, III, 1008; Ahmed b. Hanbel, V, 231). Allah elisi, Hicr'da gece şiddetli kasırganın kopacağını, bu yzden kimsenin yanında arkadaşı olmaksızın dışarı ıkmamasını ve develerin dizlerinin bağlanmasını bildirdi. Kasırga ıktı ve uyarıya uymayan iki kişiden birisi nefes darlığına uğradı, diğerini fırtına srkledi. Mcahitler Hicr'da sabahlayınca şiddetli susuzlukla karşılaştılar. Allah elisi zellikle Hz. Eb Bekir'in yağmur duası yapmasını istemesi zerine, ellerini kaldırıp yağmur iin dua etti. Daha ellerini indirmeden yağmur yağmaya başlamıştı (İbn İshak, İbn Hişm, Sre, IV, 165; Taber, Tefsr, XI, 55; Tarih, III, 144). Bunun zerine daha nce; "Muhammed hak peygamber olsaydı, Musa peygamber'in Allah'tan yağmur istediği ve yağdırdığı gibi, O da yağmur ister ve yağdırırdı" diyerek dedikodu yapan mnfıklar seslerini kesmişlerdi. Hz. Peygamber'in devesi "Kasv"ın kaybolması: Bir konaklama yerinde Resulullah (s.a.s)'in devesi Kasv kaybolmuş ve aramalara rağmen bulunamamıştı. Ben Kaynuka Yahudilerinden mslman olan Zeyd b. Lusayt adlı mnafık; "Kendisinin peygamber olduğunu syleyen ve size gklerden haberler veren Muhammed bugn kaybolan devesinin yerini bile bilmiyor" diyerek mminlerin kalbine şphe sokmaya alışıyordu. Bunu haber alan Resulullah (s.a.s), Cebrail (a.s) haber vermesi zerine devenin bulunduğu yeri ve ipinin bir dala takılı bulunduğunu bildirdi ve "Allah'a yemin olsun ki, gerekten ben, bir şeyi Allah bana bildirmedike bilemem" buyurdu. Gerekten o yana giden sahabiler deveyi bulup getirdiler (İbn İshak, İbn Hişm, Sre, IV, 166, 167; Vkıd, a.g.e., III, 1010). Zeyd b. Lusayt bu olaydan sonra, ertesi sabah kalbindeki Hz. Muhammed'in peygamberliği konusundaki şphelerinin yok olduğunu sylemiştir (Vkıd, Megz, III, 1010). Bazıları onun tvbe ettiğini sylerken Hrice b. Zeyd gibi bazı sahabiler de onun tvbe ettiğini kabul etmemişlerdir (İbn İshak, İbn Hişm, IV, 167;Vkıd, a.g.e., III, 1010). Abdurrahman b. Avf'ın imam oluşu: Hicr'le Tebk arasında bir konaklama yerinde tan yeri ağardıktan sonra Allah elisi ihtiyacını gidermek iin uzak bir yere gitmişti. Cemaat gneşin doğmasından korkarak Abdurrahman b. Avf (r.a)'ı ne geirdiler. Hz. Peygamber abdest alıp dnnce Abdurrahman ruk'da idi. Cemaat Resulullah'ın geldiğini anlayınca neredeyse namazı bozacaklardı. Abdurrahman da imamlıktan ekilmek istedi. Fakat Resulullah (s.a.s)'in işareti ile namaza devam etti. Allah elisi bir rektı imamla, bir rektı da selmdan sonra ayağa kalkarak tek başına kıldı. Namaz bitince de; "Gzel yaptınız" buyurdu (Ahmed b. Hanbel, IV, 247; Vkıd, Megz, III, 1011). Abdestte tek yıkama ve mestlere meshetme: Avf b. Mlik'ten rivayete gre, Hz. Peygamber Tebk seferi sırasında yolcular iin mestler zerine gn gece, mukm olanlar iin bir gn bir gece sreyle meshedilmesini emir buyurmuştur (Ahmed b. Hanbel, Msned, VI, 27). Hz. mer'in bildirdiğine gre abdest alınırken abdest azaları birer defa yıkanmakla yetinilmiştir (Ahmed b. Hanbel, 1, 23). Vaktinde kılınamayıp kaza edilen sabah namazı: Yolculukta Allah elisi uykuda iken kaldırılmamış ve sabah namazı vakti ıkıp gneş bir mızrak boyu ykselmişti. Resulullah (a.s) Bill'e: "Ben sana bu gece bizi bekle ve sabah olunca uyandır" demedim mi?" buyurdu. Bill: "Seni uyutan beni de uyuttu" dedi. Hz. Peygamber o yerden kalkıp biraz gittikten sonra, nce snneti sonra da farzı kaza etti (Vkıd, Megz, III, 1015, 1016). Hz. Peygamber'in Tebk'te ashabı ile istişare etmesi: Tebk'e geldikten sonra Şam zerine yrnp yrnmemesi konusunda Allah elisi ashabı ile istişare etti. Hz. mer: "Eğer gitmekle emrolundun ise git" dedi. Hz. Peygamber: "Eğer bu konuda Allah tarafından emrolunmuş bulunsaydım, size danışmazdım" buyurdu. Bunun zerine Hz. mer: "Ey Allah'ın Resulu orada Rumlar ok fazladır, mslmanlardan tek kişi bile yoktur, senin bu derece yakına gelmen onları korkutmuştur. Uygun bulursanız bu yıl buradan geri dnlsn veya yce Allah bu konudaki buyruğunu bildirir" Bunun zerine Hz. Peygamber Tebk'ten ileri gemedi (İbn İshak, İbn Hişm, Sre; IV, 170; İbn Sa'd, Tabakl, II, 166; Vkid, a.g.e., III, 1019). Diğer peygamberlere verilmeyip yalnız Hz. Muhammed'e verilen beş haslet: Hz. Peygamber Tebk'te gece namazını (teheccud) adırının nnde kıldığı bir gece, yanına gelen sahabilerle sohbet ederken şyle buyurmuştur: "Benden nceki peygamberlerden hi birisine verilmeyen şu beş şey bana verilmişti: a- nceki peygamberler yalnız bir kavme gnderilmişken, ben btn insanlara gnderildim. b- Yeryz bana mescit ve temizlik aracı kılındı. Bu yzden namaz vakti nerede olursa teyemmm edip namazımı kılarım. nceki mmetler ise ibadetlerini ancak Kilise ve Havralarda yapabilirdi. c- Savaş ganimetleri bana helal kılındı. Halbuki nceki peygamberlere hell kılınmamıştı. d- Bana şefaat makamı verildi. e- Ben bir aylık uzak yerdeki dşmanın kalbine korku salmakla yardım olundum" (bk. Buhr, Teyemmm, 1, Salt, 56; Mslim, Mescid, 3, 4, 5; Eb Dvud, Salt, 24; Tirmiz, Mevkt, 119, Siyer, 5; Nes, Cusl, 26; İbn Mce, Tahre, 90; Drim, Salt, 111, Siyer, 28; Ahmed b. Hanbel, I, 250, 301, II, 222, 240, 250, 312; Vkıd, Megz, III, 1021 vd .). Hz. Peygambere ve mmetine ayrıcalık sağlayan bu niteliklerin Bizans'a karşı yapılan byle byk bir harekt sırasında aıklanması şu noktaları akla getirmektedir. evrede en gl olarak bilinen Doğu Roma imparatorluğuna karşı durabilecek bir gce sahip olan İslm topluluğu, yakında bu yreleri ele geirecek ve rum diyarı İslm'a girecek, bylece arap toplumları dışına ıkan İslm evrensellik zelliğine kavuşacaktır . İslm ordusu yolculuk sırasında gnlerce eşitli yer ve mevkilerde, arz zerinde farz ve nafile namazları kılmış ve bylece ibadetin yalnız mescidlerde yapılabileceği imajı yerine namaza evrensel bir mescid anlayışı kazandırılmıştır. Abdest ve guslde de su yerine, gerektiğinde teyemmmle yetinmenin uygulamaları yapılmıştır. Bu gibi askeri hareketlerde zafer sonrası elde edilecek ganimetlerin beşte biri beytlmalin, beşte drd de gazilerin hakkı olmak zere meşr kılınmıştır. Bu da savaşlarda ayrı bir teşvik unsurudur (bk. "Ganimet" mad .). evrede bir aylık uzak yerde bulunan dşman o gn iin Doğu Roma İmparatorluğu ve bunların başkanı Heraklius olmalıdır. İmparatorun ve askerlerinin kalbine korku dştğ iin Hicaz'a saldırıp yakıp yıkmak zere yola ıktıkları halde bu cesareti gsterememişlerdir. Gl İslm ordusunun hazırlıklı, dzenli ve her eşit savaş rizikosunu gze alarak Tebk'e kadar gelmesi, g dengesini psikolojik bakımdan Mslmanların lehine evirmiştir. Bylece dşman iin, savaş olmasa bile g hazırlamayı emreden ayetin hkm gerekleşmiştir . Ayette şyle buyrulur: "Onlara karşı gcnzn yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın ki, bununla Allah'ın dşmanı ve sizin dşmanınızı ve daha bundan başka sizin bilmediğiniz, fakat Allah'ın bildiği diğer dşmanları korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız, karşılığı size eksiksiz denir, asla haksızlığa uğratılmazsınız" (el-Enfl, 8/60). Hz. Peygamber Tebk'te bulunduğu sırada Halid b. Velid'i drt yz atlı ile bir hristiyan topluluk olan Dmetlcendel'in kralı keydir b. Abdilmelik zerine gnderdi. Dmetlcendel Şam yolu zerinde Tebk'e yakın, sulu, hurma ve ekinleri bol, byk bir ticaret merkezi idi. Halid b. Velid az sayıda bir askerle bilmedikleri bir yrede kralı nasıl bulacaklarını sorunca, Allah elisi onu "yaban sığır avlarken bulup yakalayacağını" haber verdi. Gerekten Halid ve arkadaşları kaleye yaklaştıkları sırada normal kırsal kesimde az rastlanan bir yaban sığırının kale kapısına yaklaşmakta olduğunu grdler. Yukarıdan keydir ve ailesi de bu semiz hayvanı grmşlerdi. keydir silahlanıp birka adamı ile birlikte sığırı avlamak zere kaleden dışarı ıkınca da onu yakaladılar ve elleri bağlı olarak kalenin nne getirdiler . Orada Halid'le keydir arasında yapılan anlaşmaya gre, keydir Mslmanlara: İki bin deve, sekiz yz at, drt yz zırh gmlek, drt yz mızrak vermek ve keydir ile kardeşi Mudad Hz. Peygamber'e kadar gtrlp haklarında Allah elisi hkm vermek zere sulh oldular. Bundan sonra kaleye girilerek belirlenen ganimet malları teslim alındı (bk. Vkıd a.g.e., III, 1027, 1034; İbn İshak, İbn Hişam, Sire, IV, 169 vd; İbn Sa'd, Tabakt, II, 62, 166). Eyle, Ezruh ve Cerba Melikleri ile Sulh Anlaşması Yapılması: Hz. Peygamber Tebk'te bulunduğu sırada Kızıldeniz'in kuzeyinde ve Akabe krfezinin sonunda deniz sahilindeki Eyle hkmdarı Yuhanna b. Ru'be, gelerek yıllık belirli miktarda cizye vermek zere kendisi ile sulh anlaşması yaptı. Hz. Peygamber Yuhanna'ya şu ahitnameyi yazılı olarak verdi. "Bismillahirrahmnirrahm . Bu, Allah ve Peygamberi Muhammed'den Yuhanna b. Ru'be ile Eyle halkından denizdeki gemilerde bulunanları ve karadaki gezen, dolaşanları iin eman yazısıdır: Gerek bunlar ve gerek Şam, Yemen ve deniz sahili halkından Eylelilerle birlikte bulunanlar, Allah'ın ve Resulunn himayesindedirler. Onlardan bir ktlk işleyeni yanındaki malı koruyamayacak, bu mal, alana da hell olacaktır. Denizde, karada herkes dilediği tarafa yolculuk yapma hakkına sahiptir? (Ebu Ubeyd, el-Emvl, Mısır 1388/1968, s. 287 vd; İbn İshak, İbn Hişm, Sre, VI, 169). Eyle kralı Yuhanna ile birlikte Ezruh ve Cerba halkı temsilcileri de Tebk'e gelip Hz. Peygamber'le cizye vermek zere anlaşma yaptılar. Bunlar her yıl Recep ayında saf altından yz dinar cizye demeyi kabul ettiler ve buna karşılık onlara birer emannme (gven mektubu) verildi. Bu iki topluluk da Eyleliler gibi Yahudi toplumudur (İbn Sa'd, Tabakt, 1, 289 vd; İbn İshak, İbn Hişm, Sre, IV, 169; Vkıd, Megz, III, 1031). MESCID-I DIRR OLAYI: Hz. Peygamber Tebk'te yirmi gn kadar kaldıktan sonra, ashab-ı kiramın ileri gelenleri ile istişare ederek geri dnmeye karar verdi. nk Bizans ordusu saldırmaya cesaret edememiş ve amaca ulaşılmıştı. O gn iin daha fazla ileri gidip kan dkmeye ihtiya yoktu. nk Şam yresini fetih gibi bir amala yola ıkılmamıştı. stelik Şam yresinde bulaşıcı bir hastalık (tun) olduğu da haber alınmıştı. Geri dnş iin yola ıkan ordu Ramazan'ın ilk gnlerinde Medne'ye ulaştı. Hz. Peygamber Tebk'e giderken Medine'ye bir saat uzaklıktaki Ziyevan kyne geliniğinde mnfıklardan bir heyet gelerek: "Ey Allah'ın Resulu! Biz hastalar ve Kuba mescidine gelemeyenler iin zellikle yağmurlu gecelerde namaz kılmak zere bir mescid bina ettik. Teşrif edip burada namaz kıldırsanız, hayır ve bereketle dua buyursanız" dediler. Hz. Peygamber bunun dnşte olabileceğini sylemişlerdi. Bunun zerine Tebk dnş bu sz Allah elisine hatırlatıp yeni yapılan mescide gelmesini rica ettiler. Bu mescid Eb mir Fsık adlı bozguncu mnafık ve fasığın teşviki ile mnafıklarca Kuba Mescidinin cemaatını blmek niyetiyle yapılmış ve Hz. Peygamber'e suikast dzenlemek zere ii silhla doldurulmuştu. Hz. Peygamber bu mescide gitmeye hazırlanırken Cebrail (a.s) gelerek durumu haber verdi. Kur'an-ı Kerm'de bu mescidden şyle sz edilir: Zarar vermek, inkr etmek, mminlerin arasını ayırmak ve daha nce Allah ve Resulune karşı savaşanlara gzetleme yeri hazırlamak zere bir mescid yapanlar; "Biz sadece iyilik yapmak istiyorduk" diye yemin ederler. Allah da şahittir ki bunlar yalancıdırlar" (et-Tevbe, 9/107). "Ey Muhammed! Bu mescidde asla namaz kılma. Şphesiz ki, başlangıcından itibaren takva zere kurulan mescidde (Kuba mescidi) namaz kılman daha hayırlıdır. O mescidde kendilerini madd ve manevi kirlerden temizlemeyi seven adamlar vardır. Allah temizlenmek isteyenleri sever" (et-Tevbe, 9/108; bk. 109, 110). Bunun zerine Hz. Peygamber ashab-ı kiramdan Mlik b. Dehsan ile Ma'n b. Adiyy (r. anhm)'yi Mescid-i Dırar'ı yıkmak zere gnderdi. Bu sahabeler mescidi yakıp yıktılar. Bylece kt ama iin bina edilen bir mescid ortadan kaldırılmış oldu (bk. İbn İshak, İbn Hişm, Sre, III, 71; İbn Sa'd, Tabakt, III, 540 vd; İbn Kesr, Muhtasar Tefsr, II, 169; Kmil Miras, Tecrd-i Sarih, X, 422). zrsz cihada katılmayan kişinin ilesi: Resulullah (s.a.s) Tebk'ten dnşte Medne'ye girişte doğrudan Mescidi Nebev'ye girip iki rekat namaz kıldı. nk seferden dnşte bu, Resulullah (s.a.s)'ın deti idi. Sonra mescitte oturdu. Tebk gazvesine katılamayıp Medine'de kalanlar tek tek gelip zrlerini yeminle teyit ettiler. Hz. Peygamber dış grnşlerine bakarak zrlerini kabul edip, i yzlerini Allah'a havale etti ve haklarında istiğfarda bulundu. Bunların sayısı seksen kadar idi. Ancak K'b b. Mlik, Mirare b. Rab ve Hill b. meyye meşr bir zrleri bulunmadığı halde cihada katılmamışlardı. Hz. Peygamber'in huzuruna girince mazeret uydurma yoluna gitmeden doğruyu sylediler. Resulullah (s.a.s) halkı bu sahabe ile grşp konuşmaktan menetti. de bir kşeye ekilerek elli gn sreyle yalnızlığa itildiler. Dnya başlarına zindan oldu. Kırk gn geince Hz. Peygamber bunlara Hzeyme b. Sbit (r.a)'i gndererek kadınlarından da ayrı durmalarını bildirdi. Bylece eşlerinin cihaddan geri kalan bu sahabelere hizmeti de men edilmiş oluyordu. Yalnız Hill b. meyye'nin eşi Allah elisine gelerek; "Hill yaşlıdır, hizmetisi de yoktur. Yalnız mutfak işlerine yardımcı olsam" diye izin istedi. Kendisine yalnız ev hizmeti iin izin verildi. Elli gn tamamlanınca bu sahabenin mağfiret edildiğini bildirilen ayet indi. Bunu mjdeleyen sahabeye, Ka'b b. Mlik sevincinden bir kat elbise giydirmişti. Mescide geldiklerinde Allah'ın Resulu Ka'b b. Mlik'e şyle buyurdu: "Annen seni doğurduğu gnden beri yaşadığın gnlerin en hayırlısını sana mjdeliyorum". Ka'b; "Bu mjde tarafınızdan mı, yoksa Allah tarafından mı?" diye sorunca, Hz. Peygamber; "Doğrudan Yce Allah tarafından" buyurdu. Bunun zerine Ka'b, btn servetini Allah yolunda tasadduk etmek istediğini bildirdi. Hz. Peygamber, bir blmn kendisine ayırmasının daha hayırlı olacağını syledi (Kmil Miras, Tecrd, X, 424 vd, Hadis No: 1659; İbn Kesr, a.g.e., II, 175 vd.). Allah Tel bu sahabenin halini ve affedilmelerini şyle bildirir: "Ve savaştan geri kalan o kişinin tvbesini de kabul etti. Btn genişliğine rağmen yeryznn kendilerine dar geldiği, ruhları son derece sıkıldığı, Allah 'tan başka bir sığınak olmadığını anladıkları zaman tvbe etsinler diye, Allah onları bağışlamıştı. Şphesiz ki Allah, tvbeleri ok kabul eden ve ok merhametli olandır" (et-Tevbe, 9/118). Ka'b b. Mlik ve arkadaşları bu ilh iltifata, doğru szllkleri ve samimi davranmaları sayesinde kavuştular. Ka'b bu olay zerine, artık mr boyunca doğrudan başka bir sz sylemeyeceğine dair Allah elisine sz verdi. Diğer mnfıklar uydurdukları yalan mazeretler yznden helk olurken onlar selmete ıktılar.

Aıl ey gonca glm..Ağlama şeyda blblmmm.. Bu inleyen garip dilim Ahı figanı gldr gll....
 

Cevap(1)
ArTaKaLaN
(yeni)


Mesaj Sayısı: 1

   Mesaj Tarihi: 14.03.2007 18:06:38  
 
  Bilgiye adım adaım yaklaşmamıza vesile oldugunuz iin
Allah sizden razı olsun....

 

Cevap(2)
ihramlı
(normal)


Mesaj Sayısı: 60

   Mesaj Tarihi: 14.03.2007 22:50:02  
 
 

e adım adaım yaklaşmamıza vesile oldugunuz iin
Allah sizden razı olsun....

 

Google
 
Ziyareti:  Sitede şu anda 0 ye ve 73 misafir olmak zere toplam 73 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugn Tekil:1  oğul:288160  Toplam:94619374  Bugn ye:11  Dn:0  Toplam:32273  Dn Tekil:1  oğul:22812

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71, Misafir72, Misafir73,