Forum    Serbest Krs  
     Yazan: siyahzambak   Son Yazan: glverin (20.05.2007 10:00:51)     Cevap: 1    Okunma: 7266
      Konu Adı: Hoştur Bana Senden Gelen.....

Yazan

Mesaj

 


siyahzambak
(kıdemli)


Mesaj Sayısı: 111

   Mesaj Tarihi: 17.05.2007 11:45:46   
 
 

Hadid suresinde, "Ne arzda, ne de nefislerinizde hibir musibet isabet etmez ki herhalde bir kitapta yazılmış olmasın." (Ayet:22) buyuruluyor.

Arzda musibet, arzda herhangi bir zarar ve harabeye sebep olan afetler, ziyanlardır. Kuraklık, kıtlık, sel, deprem, salgınlar v.s. gibi her trl zarara şamil olur.

Nefislerdeki musibet de lm, hastalık, yara, bere, işkence, alık, susuzluk, zğrtlk v.s. gibi acı ve ızdıraplardır. Btn bunlar Cenab-ı Hakk'ın ilmi ezelisinde veya levh-i mahfuzda yazılmış bir takdirdir. yle ki bunlar, yer ve nefisler ve o musibetler yaratılmadan evvel yazılmıştır. Bu, ALLAH'a kolaydır. Zira o madde ve zamandan mstağnidir. O yazılmış ise sahibini bulur, gelir atar.

Surenin devamında: "O yazı şu hikmet iindir ki, kaybettiğiniz dnya nimetlerine gam yemeyesiniz, yerinmeyesiniz." - ALLAH'ın takdiri byle imiş diye mteselli olup, metanet ve sabrınızı koruyasınız. "Size verdiği ile de gven iinde mağrurlanmayısınız." (Ayet/23) Sonunu dşnesiniz, zira hepsinin mukadder yazılı olduğuna inanan, kalpleri ALLAH'ın zikrine yumuşayan kimseler, acı tatlı kaderin tecelliyatı karşısında insanlık icabı zlp, mtehassıs olsa da şaşırmaz, ne gammın ızdırabına, ne de sevincin gurur ve heyecanına kendini kaptırır. Hepsinin Hak'tan indiğini ve nice gizli hikmetlerin bulunduğunu bilerek her halkarda gnln ALLAH'ın mağfiret ve hoşnutluğu neşesine bağlayıp huşu ve rıza hisleriyle vazifesine bakar. (Elmalı Tefsiri, Hadid, 22-23)

"O ki takdir etti de hidayet buyurdu." (A'la/3)

"Yarattığı her şeye gereğince, ilmi iradesiyle bir kader tayin eyledi. Cinslerinde, fertlerinde, sıfatlarında, fiillerinde, ecellerinde bir l, had, miktar tayin etti. Her şey yaratılış gayesine gre biimlendirildi. Kainattaki eşya, hayvanat ve insanda akıllara hayret veren byk bir kudretin, idare ve hidayet tecellilerine gre muntazam bir tasarım ve nizam iinde hkmettiği grlr. Akıl ve din hidayeti ise btn bu tanzimatın fevkinde, kat kat stndedir. (Elmalılı Tefsiri, A'la/3)

"Her şeye yaratılışının gereğini bahşedip, hidayet etti. Yolunu gsterdi." (Taha/50) Zerreden krreye, kimya, fizik, astronomi, biyoloji, jeoloji v.s. tm ilimlerin kanunlarında grdğmz mkemmel tasarım ve yaratılış hadiseleri hep bu hidayet cmlesindendir. Btn mahlukatın hususiyetlerine gre, takdir olunduklarını beyandır. A'layı illiyyinden esfel-i safiline kadar btn eşya ve alemler bu takdire mahal olmuştur.

ALLAH, yarattığı her şeye in'am ve ihsanda bulunmuş, her şeye onun faydasına ve maslahatına uygun şekil, suret bahşetmiştir. (F. Razi, Tefsir-i Kebir, c. 15, s. 530, Akağ yay.)

Şu halde inanan mı, kainattaki olayları doğru okur, hadiseleri beyin ve kalbine itminan verecek şekilde yorumlar, inanmayan mı? Kadere, ilm-i ezeliye inanmayan iin her şey bilinmezlik karanlığında başlar, zlmezlik ve kaos ortamında yrr, mehul ve korkun bir istikbale srklenir. İnanmayan iin, başına gelen felaketlere ve kaybettiklerine ne teselli verecektir? Onun kaybettiklerine karşı iindeki ızdırabı, yakıcı vaveylaları ne dindirecektir?

O kaybettiklerinden daha acı bir surette tatminsizlik, boşluk ve huzursuzluk iini yiyip bitirmeyecek midir? Hadisat karşısındaki onun bu ezikliği, mitsizliği korkularını artırmaktan başka ne kazandıracaktır. O aslında inansaydı kaybettiklerinden ok daha kıymetli şeyi -doğruya ynelmeyi, huzuru- kaybettiğinin farkında mıdır! Yahut ilm-i ezelinin tezahr gereği takdir tecellilerine inanmayanın eline ok bol nimet ve imkanlar getiğinde, yaratılış amacı dışına ıkıvermekte en kolay bir yola sevk olmaktan onu ne men edecektir? Ona gre talih kuşu bir sefer konmuştur, bırak yapsın, bırak yaşasın! Peki ya bu talihe kavuşamayanlar ne olsun? Altta kalanın canı ıksın! Bana dokunmayan yılan bin yaşasın! Yahut "ALLAH dileseydi onlara da verirdi, biz ne yapalım?" diye teselliye sığınır.

İnanan iin ise;

"Hoştur bana senden gelen

Ya gonca gl, yahut diken

Ya hıl'at-u, yahut kefen

Ltfun da hoş, kahrın da."

Tesellisi hayatı başından sonsuza anlamlandıran ve kaostan kurtaran bir duygudur. İnanan iin başına ne gelirse gelsin her şey bitmiş değildir. Cenabı Hak, nice sıkıntı ve belaların ardında hayırlı sonular saklar. Zaten sabır ve teslimiyet başlı başına hayırdır. ALLAH, hkmlerini değiştirmeye, sabit kılmaya, ayırmaya kadirdir. Kulun duası vesile olur da hkmn dilediği gibi değiştirir. Cenab-ı Hak, mr uzatılanları veya azaltılanları da bir kitapta tespit ettiğine (Fatır/11) gre, m'min muammalarla dolu kaderin kolları arasından ıkamayacağını bilmenin rahatlığı huzuru iinde yalnız hsn- akıbet endişesi saikiyle gayret eder yalvarır, sığınır, her tecelli gnl iklimine eşit eşit mevsimleri resmeder. İbretler bahşeder, ahirete bir pencere daha aar



ONLAR BYLEYDİ



Hz. Talha B. Ubeydullah

Der ki: "Evinde altınları ile sabahlayan kimse ilahi kuvvet ve kudretin cahilidir. ALLAH tarafından başına inecek tokmağın ağırlığını kestiremez."

O, evinde altınları olduğu gece, onları dağıtmadan uyuyamazdı.

Hz. Zbeyr b. Avvam (r.a.)'ın bin kadar klesi vardı. Hepsi ona dnyalık getirirdi. Fakat o, bu gelirleri gn gnne ALLAH iin dağıtırdı. Bir dirhemini olsun saklamazdı.

Hz. Sa'd b. Ebi Vakkas (r.a.) hastalandı ve ağırlaşınca şyle dua etti:

"ALLAH'ım, oğullarım var, hepsi kk... Onlar yetişinceye kadar lmm tehir eyle..." İyi oldu ve duadan tam 20 yıl sonra vefat etti.

Bir gn Hz. Halid (r.a.)'le aralarında bir ekişmeli sz gemişti. Bu hali duyan biri araya girdi. Hz. Halid'e atmaya başladı. O, bu hali beğenmedi, şyle buyurdu:

"O kadar ileri gitme... Onunla aramızda olan, yollarımızı ayırmaz."



Hz. Abdurrahman b. Avf

Efendimiz (s.a.v.): "Abdurrahman b. Avf cennete diz st girer." buyurmuştu. Bunu duyduktan sonra hep korkardı. Efendimiz (s.a.v.)'e geldi ve şu emri aldı. "ALLAH'a karz-ı hasen -gzel bor- ver. Bu sayede ayakların zlr." Sonra da Cebrail (a.s.) geldi. Peygamber (s.a.v.)'e şyle dedi:

"İbni Avf'e syle misafiri ağırlasın, miskini doyursun. Dilencileri boş evirmesin. Bunları yaparsa iinde bulunduğu duruma kefaret olur."

Bir defa, yedi yz adet ykl devesini ALLAH iin vermişti. Btn yk, paldımını, ulunu hibir şeyini almadan, fakirlere oka dağıtmıştı.



Hz. Ebu Ubeyde b. Cerrah

Derdi ki: "Nice, elbisesi temiz var ki, dini kirlidir. Nice nefsine ikram eden var ki, nefsi ona ihanet eder. ALLAH size merhamet etsin. Gemiş hatalarınıza karşılık yeni yeni iyilikler yapınız. Birinizin yerle gk arasını dolduran kt işleri olsa, buna karşı yapacağı tek iyilik, hepsinden stn gelir. Hatta, o kt işleri iyiye bile evirir."

"M'min, sere kuşu gibidir. Halden hale geer, her gn bir başka olur."

Hz. Said b. Zeyd

Duası makbuld. Erva binti Enes diye bir kadın Hz. Said'in kendisine ait bir araziyi gasp ettiğini iddia edip Mervan'a şikayet etmişti. Said b. Zeyd (r.a.): "ALLAH'ım, eğer bu kadın yalan sylediyse, gzlerini kr et, sonra o yerde canını al..." yle oldu. nce gzleri kr oldu. Sonra o aldığı yerde gezerken bir hendeğe dşt ve canı ıktı.

(İmam Şa'rani, et-Tabakatu'l-Kbra, sh. 63-66, Erkam yay.)



ŞER'İ HKMLERİ BİLDİRMEYE GELDİM

Yavuz, hazinedeki ihmallerinden dolayı vaki olan sirkat (hırsızlık) sebebiyle yaklaşık kırk kişinin ldrlmelerini emretmişti. Durumu ğrenen Şeyhlislam Zenbilli Ali Efendi, karar icra edilmeden buna mani olabilmek iin alelacele ve destursuz olarak Yavuz'un yanına vardı. Hadisenin aslını bir de Sultan'dan talep etti. Yavuz:

"-Efendi Hazretleri! Duyduklarınız doğrudur. Ancak sizin devlet işlerine karışmaya hakkınız yoktur..." şeklinde sert bir cevap verdi.

Bunun zerine Şeyhlislan Zenbilli Ali Efendi, aynı sertlikle şu mukabelede bulundu:

"-Sultanım! Ben size şeri hkmleri bildirmeye geldim. Zira bizim vafizemiz sizin ahiretini korumaktır..."

Yavuz Selim Han:

"Umumi ahvalin dzelmesi iin bir fırkanın ldrlmesine cevaz yok mudur?" diye sordu.

Zenbilli Ali Efendi:

"-Bunların ldrlmesi ile alemin dzelmesi arasında bir alaka yoktur. Sularına gre ceza gerekir..." dedi.

Koca orduları dize getiren padişah, başını nne eğdi ve kararını geri aldı. Bundan son derece memnun olan Zenbilli, tam huzurdan ayrılıyordu ki tekrar geri dnd. Kendisine merakla bakan Yavuz'a:

"-Sultanım! Birinci talebim, şeriatın tebliği idi. İkinci bir talebim daha var ki, bu da sadece bir ricadır..." dedi.

Ardından ekledi:

"-Sultanım! Bu mcrimlerin suları kendilerine aittir. Ancak onlar, hapisteyken masum ailelerine kim bakacak? Dolayısıyla sizden ricam, verilecek ceza bitene kadar bu mcrimlerin ailelelerine nafaka bağlamanızdır."

Bu ikinci talebi de yerine getiren Yavuz, hi şphesiz ki farkında olduğu ilahi mes'uliyetin icabını ifa ediyordu.


ilerlediğiniz yolda hi bir zorlukla karşılaşmıyorsanız,bilinki o yol asla sizi doğruya ulaştırmaz...
 

Cevap(1)
glverin
(yeni)


Mesaj Sayısı: 1

   Mesaj Tarihi: 20.05.2007 10:00:51  
 
 

"Hoştur bana senden gelen

Ya gonca gl, yahut diken

Ya hıl'at-u, yahut kefen

Ltfun da hoş, kahrın da."

RABBİM RAZI OLSUN.
 

Google
 
Ziyareti:  Sitede şu anda 0 ye ve 161 misafir olmak zere toplam 161 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugn Tekil:1  oğul:1092888  Toplam:95424102  Bugn ye:38  Dn:0  Toplam:32300  Dn Tekil:1  oğul:22812

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71, Misafir72, Misafir73, Misafir74, Misafir75, Misafir76, Misafir77, Misafir78, Misafir79, Misafir80, Misafir81, Misafir82, Misafir83, Misafir84, Misafir85, Misafir86, Misafir87, Misafir88, Misafir89, Misafir90, Misafir91, Misafir92, Misafir93, Misafir94, Misafir95, Misafir96, Misafir97, Misafir98, Misafir99, Misafir100, Misafir101, Misafir102, Misafir103, Misafir104, Misafir105, Misafir106, Misafir107, Misafir108, Misafir109, Misafir110, Misafir111, Misafir112, Misafir113, Misafir114, Misafir115, Misafir116, Misafir117, Misafir118, Misafir119, Misafir120, Misafir121, Misafir122, Misafir123, Misafir124, Misafir125, Misafir126, Misafir127, Misafir128, Misafir129, Misafir130, Misafir131, Misafir132, Misafir133, Misafir134, Misafir135, Misafir136, Misafir137, Misafir138, Misafir139, Misafir140, Misafir141, Misafir142, Misafir143, Misafir144, Misafir145, Misafir146, Misafir147, Misafir148, Misafir149, Misafir150, Misafir151, Misafir152, Misafir153, Misafir154, Misafir155, Misafir156, Misafir157, Misafir158, Misafir159, Misafir160, Misafir161,