Üye Adı:    Şifre:  (Hatırla)      Üye Ol              Giriş Sayfası Yap / Sık Kullanılanlara. Ekle

Sünen-i Nesai

Temizlik
Sular
Hayz ve Lohusalık
Gusül ve Teyemmüm
Namaz
Namaz Vakitleri
Ezan
Mescitler
Kıble
İmamet
Namaza Başlama
Tatbik
Namazda Yanılma (Sehv)
Cuma
Namazı Kısaltmak
Güneş ve Ay Tutulması
Yağmur Duası
Korku Namazı
Bayram Namazları
Gündüz ve Gece Kılınan Nafile Namazlar
Cenazeler
Oruç
Zekat
Hacc
Cihad
Nikah
Talak (Boşanma)
Atlar
Vakıf
Vasiyetler
Bağış
Hibe
Rukba
Umra
Yeminler ve Nezirler
Müzarea Ziraat Ortaklığı
Kadınları İyi Geçinmek
Kan Dökmenin Haramlığı
Ganimet
Biat
Akika
Deve Kurbanı - Recep Kurbanı
Avcılık
Kurban
Alışveriş
Kasame
Hırsızın Elinin Kesilmesi Kitabı
İman ve Özelikleri
Süslenme
Hakimlik Adabı
Allah'a Sığınma
İçecekler
10- İMAME KİTABI (BÖLÜMLERİ)
1- İMAM, DEĞERLİ KİMSELERDEN OLMALI
769- Abdullah b. Mes’ud (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’in ruhu kabzolunduğunda Ensar, Muhacirlere: “Sizden bir idareci bizden de bir idareci olsun dediler.” Bu sırada Ömer, onların yanına gelerek: “Bilmiyor musunuz; Rasûlullah (s.a.v), Ebû Bekir’in insanlara imam olmasını emretmişti. Hanginiz bu konuda Ebû Bekir’in önüne geçmek ister” dedi. Onlar da hep birlikte: “Ebû Bekir’in önüne geçmekten Allah’a sığınırız dediler.” (Müsned: 128)
2- ZALİM İDARECİLERİN ARKASINDA NAMAZ KILINIR MI?
770- Ebûl Âliye el Berra (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ziyad namazı geciktirdi. Bunun üzerine İbn Samit yanıma geldi, ona bir sandalye verdim oturdu. Sonra, ona; Ziyad’ın yaptığını söyledim, dudak büktü ve dizime vurarak şunları söyledi: Ben bu konuyu Ebû Zer’e sormuştum o da şimdi sana yaptığım gibi dizime vurmuş ve demişti ki: Ben de senin sorduğunu aynen Rasûlullah (s.a.v)’e sormuştum da dizime vurarak şöyle demişti: “Namazlarını vaktinde kıl. Eğer o zalim idareci ve imamların zamanına yetişirsen onlarla birlikte de namazını kıl, ben vaktinde namazımı kılmıştım şimdi kılmayacağım” deme. (Müslim, Mesacid: 41; Dârimi, Salat: 25)
771- Abdullah b. Mes’ud (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Belki sizler ileride namazlarını ilk vakit geçtikten sonra kılan insanlara yetişirsiniz. Eğer onlara ulaşırsanız namazlarınızı vaktinde kılınız sonra onlarla beraber yine kılın, bu kıldıklarınızı nafile sayınız.” (Müslim, Mesacid: 41; Dârimi, Salat: 25)
3- İMAMLIĞA KİM DAHA LAYIKTIR?
772- Ebû Mes’ud (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir toplumda Allah’ın Kitab’ını en iyi bilen o topluma imam olsun. Kur’an okuma konusunda eşit iseler önce hicret eden imam olsun. Hicrette de eşit iseler, sünneti en iyi bilen imam olsun, eğer sünnet bilgisinde de eşit iseler, yaşca büyük olan imam olsun. İzin verilmedikçe bir kimsenin yetkili bulunduğu yerde imamlık yapma ve izin verilmedikçe baş köşeye oturma.” (Dârimi, Salat: 42; Müslim, Mesacid: 53)
4- İMAMLIKTA YAŞLILARA ÖNCELİK TANINMASI
773- Malik b. Huveyris (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Ben ve amca oğlum Rasûlullah (s.a.v)’in yanına gelmiştik -Hadisin başka bir rivâyetinde ben ve arkadaşım diyor- Rasûlullah (s.a.v), bize şöyle dedi: “Yolculuğa çıktığınızda ezan okuyun, kamet getirin ve yaşca büyük olanınız size imamlık etsin.” (Müslim, Mesacid: 53; Tirmizî, Salat: 151)
5- ÜÇ KİŞİ BİR ARADA OLUNCA KİM İMAM OLMALI?
774- Ebû Said el Hudrî (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Üç kişi bir arada olduğunuzda biriniz imam olsun. İmamlığa en layık olan ise Kur’an’ı en iyi bilenlerinizdir.” (Müslim, Mesacid: 53; Dârimi, Salat: 42)
6- BİR YERİN YETKİLİSİ O YERDE NAMAZ KILDIRIR
775- Ebû Mes’ud (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir kimse o yerin yetkili tarafından izin verilmedikçe imamlık yapmasın, baş köşeye de oturmasın.” (Müslim, Mesacid: 53; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 46)
7- BİR KİMSE BİR YERDE NAMAZ KILDIRIRKEN O YERİN YETKİLİSİ GELİRSE GERİYE ÇEKİLİP İMAMLIĞI ONA TESLİM EDER Mİ?
776- Sehl b. Sa’d (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v); Amr b. Avf oğullarının aralarında anlaşmazlık olduğunu haber alınca bir kısım ashabıyla birlikte onların aralarını bulmak için Amr b. Avf oğullarının yurduna gitti. Rasûlullah (s.a.v), onların aralarını düzeltmekle meşgul olurken namaz vakti gelmişti de Rasûlullah (s.a.v) o mahallede kalmıştı. Bilal gelip Ebû Bekir’e: “Rasûlullah (s.a.v), Amr b. Avf’ın mahallesinde onlarla meşgul olduğu için namaz vakti de gelmiş durumda, sen cemaate imam olur musun?” dedi. Ebû Bekir’de: “Olur istersen kılalım” dedi. Bilal kamet getirdi, Ebû Bekir öne geçti tekbir getirip namaza başladı. Bu esnada Rasûlullah (s.a.v) çıkageldi ve safları yarıp geçerek ilk saffa doğru yürüdü, cemaat de ellerini çırpmaya başladılar. Ebû Bekir namaz kılarken başını çevirip hiçbir tarafa bakmazdı. Cemaat el çırpmayı artırınca başını çevirip baktı bir de ne görsün Rasûlullah (s.a.v) oraya kadar gelmiş. Rasûlullah (s.a.v) işaret ederek namazı kıldırmasını emretti. Ebû Bekir ellerini kaldırarak Rasûlullah (s.a.v)’in bu emrinden dolayı Allah’a hamdetti sonra birinci saffa gelinceye kadar geri geri gitti. Rasûlullah (s.a.v)’de onun yerine geçerek cemaate namazı kıldırdı. Namaz bitince Rasûlullah (s.a.v) insanlara dönüp: “Ey insanlar! Size ne oluyor ki namaz da bir şey olunca el çırpmaya başlıyorsunuz? Namazda el çırpmak kadınlara mahsustur, sizden biriniz namaz kılarken hatırlatmayı gerektirecek bir şey olursa “Sübhanallah” desin. Sübhanallah denildiğinde onu duyan imam yapması gerekeni yapar.” Sonra Ebû Bekir’e dönerek ona hitaben: “Sana işaret ettiğim halde bu insanlara namaz kıldırmaktan alıkoyan ne idi?” diye sordu da, Ebû Bekir: “Kuhafe’nin oğlunun Rasûlullah (s.a.v)’in önünde durup namaz kıldırması doğru olmazdı” dedi. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 65; Dârimi, Salat: 44)
8- DEVLET BAŞKANI, İMAM BAŞKA BİRİSİNİN ARKASINDA NAMAZ KILAR MI?
777- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in son kıldığı namaz bir örtüye sarınmış olduğu halde Ebû Bekir’in arkasında kıldığı namazdı.” (Tirmizî, Salat: 267; Müsned: 12156)
778- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre; “Ebû Bekir cemaate namaz kıldırıyordu. Rasûlullah (s.a.v)’de onun arkasında saftaydı.” (Tirmizî, Salat: 267; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 65)
9- MİSAFİR OLAN (ZİYARETÇİ) NAMAZ KILDIRMAMALI
779- Malik b. Huveyris (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “Biriniz bir toplumu ziyarete giderse onlara imam olup namaz kıldırmasın.” (Tirmizî, Salat: 264; Ebû Davud, Salat: 66)
10- GÖZLERİ GÖRMEYEN KİMSE İMAM OLABİLİR Mİ?
780- Mahmud b. Rabi’ (r.a)’den rivâyete göre, Itban b. Malik gözleri görmediği halde kavmine imamlık yapardı. Bir gün Rasûlullah (s.a.v)’e gelerek şöyle dedi: “Bazen yağmur, karanlık ve sel oluyor, ben de gözlerimden rahatsızım, bu yüzden benim evimde bir yerde namaz kıl da ben orayı namazgah edineyim” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de gelerek şöyle buyurdu: “Nerede namaz kılmamı istersin?” Itban’da, bir yere işaret etti. Rasûlullah (s.a.v) orada namaz kıldı. (Buhârî, Salat: 46; İbn Mâce, Mesacid: 8)
11- ÂKIL BÂLİĞ OLMAYAN ÇOCUK İMAM OLABİLİR Mİ?
781- Amr b. Seleme el Cermî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bulunduğumuz yerden kervanlar geçerdi, biz de onlardan Kur’an okumasını öğrenirdik. Babam Rasûlullah (s.a.v)’e gelerek imamlık hakkında bazı şeyler sormuştu da Rasûlullah (s.a.v): “Kur’an’ı en iyi ve düzgün bilen imamlık yapsın” buyurmuştu. Babam da yanımıza gelerek: “Rasûlullah (s.a.v) Kur’an’ı en iyi okuyanınız size imamlık yapsın” dedi. Oradaki bulunanlar etraflarına baktılar o anda içlerinde Kur’an’ı en iyi okuyan ben idim. Sekiz yaşında olduğum halde onlara imamlık yapardım. (Ebû Davud, Salat: 61; Müsned: 19864)
12- CEMAAT İMAMI GÖRÜNCE NAMAZ İÇİN KALKARLAR
782- Abdullah b. ebi Katade (r.a), babasından naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Namaz için kamet getirildiğinde benim geldiğimi görmedikçe namaz için kalkmayınız.” (Ebû Davud, Salat: 46; Buhârî, Ezan: 22)
13- KAMET EDİLDİKTEN SONRA İMAM BAŞKA BİR İŞ YAPABİLİR Mİ?
783- Enes (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Namaz için kamet edilmişti; Rasûlullah (s.a.v)’de bir kimse için dua edip yalvarıyordu, insanlar uyuyuncaya kadar namaz kılmaya kalkmadı.” (Buhârî, Ezan: 27; Tirmizî, Salat: 373)
14- İMAM NAMAZ KILDIRACAĞI AN CÜNÜP OLDUĞUNU HATIRLARSA NE YAPAR?
784- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Namaz için kamet edildi, cemaatte saf bağladı. Rasûlullah (s.a.v)’de namaz kıldırmak için mescide çıkmıştı ve hemen gusletmediklerini hatırladı cemaate: “Yerinizden ayrılmayın” buyurdular. Sonra evlerine dönüp guslettiler. Biz saflarımızda iken başından sular damlayarak yanımıza çıktı ve namazı kıldırdılar. (Buhârî, Gusül: 16; Ebû Davud, Tahara: 93)
15- İMAM YERİNE VEKİL BIRAKABİLİR
785- Sehl b. Said (r.a) anlatıyor, “Amr b. Avf oğulları arasında çatışma olmuştu. Rasûlullah (s.a.v)’e bu durum ulaşınca öğle namazını kılıp onların aralarını bulmak için onların yanına gitti. Bilal’e de: “Ey Bilal, ikindi namazı vakti gelir de ben gelemez isem Ebû Bekir’e söyle namazı kıldırsın” dedi. İkindi vakti gelince Bilal ezan okudu sonra kamet getirdi ve Ebû Bekir’e “öne geç” dedi. Ebû Bekir öne geçti ve namaza başladı. Biraz sonra Rasûlullah (s.a.v) çıkageldi. Bu iş insanlara zor geldi de ellerini şakırdatmaya başladılar -Ebû Bekir namaza durduğu an sağa sola dönüp hiç bakmazdı- Ebû Bekir şakırdatmanın çoğaldığını görünce kendisini tutamadı ve dönüp baktı. Rasûlullah (s.a.v) eliyle işaret ederek yerinde kalmasını istedi. Ebû Bekir Rasûlullah (s.a.v)’in bu isteğinden dolayı Allah’a hamd-ü sena etti sonra gerisin geriye gelerek birinci safa girdi. Rasûlullah (s.a.v), bunu görünce ilerledi ve namazı kıldırdı. Rasûlullah (s.a.v) namazı bitirince: “Ey Ebû Bekir! Sana yerinde kalmanı işaret ettiğim halde niçin kalmadın” diye sorunca Ebû Bekir: “İbn ebî Kuhafe’nin Rasûlullah (s.a.v)’e imamlık yapması yakışmaz” diye cevap verdi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) cemaate hitab ederek: “Namaz kılarken herhangi bir şey olursa erkekler “Subhanallah” desin kadınlar da; “el çırpsın” buyurdu. (Dârimi, Salat: 95; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 65)
16- İMAM KENDİSİNE UYULAN KİMSEDİR
786- Enes (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) bir sefer attan sağ yanı üzerine düşmüştü, sahabiler kendisini ziyarete geldiler. Namaz vakti de gelmişti. Rasûlullah (s.a.v) namazını kılıp bitirdikten sonra şöyle buyurdu: “İmam kendisine uyulandır. Dolayısıyla o rükû’ ettiğinde siz de rükû’ edin. O rükû’dan kalktığında siz de kalkın, secde ettiğinde secde edin. “Semiallahülimen hamideh” dediğinde ise “Rabbenâ lekel hamd” deyin.” (Dârimi, Salat: 95; Buhârî, Ezan: 51)
17- İMAMA UYAN KİMSEYE DE UYULUR MU?
787- Ebû Said el Hudri (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) ashabından bir kısmını saflara girmekte geciktiklerini gördü ve şöyle buyurdu: “İlk safları doldurun ve bana uyun! Arkanızdakiler de size uysunlar. Bazı kimseler vardır ki; ilk saftan geri kalırlar, Allah’ta onları rahmet ve Cennetinden geri bırakır.” (Ebû Davud, Salat: 94; Müslim, Salat: 28)
788- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), Ebû Bekir’e cemaate namaz kıldırmasını emretmişti. Aişe diyor ki: “Rasûlullah (s.a.v), Ebû Bekir‘in önündeydi ve oturarak namaz kıldı, Ebû Bekir’de arkasındaki cemaate namazı kıldırdı.” (Dârimi, Salat: 44; Buhârî, Ezan: 68)
789- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) bize öğle namazını kıldırdı. Ebû Bekir’de arkasındaydı. Rasûlullah (s.a.v) tekbir alınca, Ebû Bekir’de bize duyurmak için tekbir alıyordu.” (Buhârî, Ezan: 68; Dârimi, Salat: 44)
18- ÜÇ KİŞİ OLUNCA İMAM NEREYE DURMALI?
790- Esved ve Alkame (r.anhüma)’dan rivâyete göre, şöyle dediler: Bir öğle vakti, Abdullah b. Mes’ud’un yanına gitmiştik, bize: “Öyle idareciler gelecek ki namaz vaktini geciktirecekler. Siz namazı vaktinde kılın sonra kalktı ve ikimizin arasında namaz kıldı ve Rasûlullah (s.a.v)’in böyle yaptığını gördüm” dedi. (Müslim, Mesacid: 41; Dârimi, Salat: 25)
791- Büreyde b. Süfyan b. Ferve el Eslemi (r.a), dedesinin kölesi Mes’ud’un şöyle dediğini naklediyor: Rasûlullah (s.a.v) ve Ebû Bekir bana uğradılar. Ebû Bekir bana: “Ey Mes’ud! Ebû Temime yani efendine git, bize bir deve ile azık bir de kılavuz göndersin” dedi. Ben de hemen efendime gittim durumu haber verdim. Bana bir deve ve sütten yapılmış bir yiyecek verdi, onları alıp gizli yollardan götürdüm. Namaz vakti gelince; Rasûlullah (s.a.v) namaz kılmak için kalktı. Ebû Bekir de sağ yanına durdu, onlarla birlikte iken İslâm’ı tanımış ve kabul etmiştim, ben de hemen kalkıp arkalarına durdum. Rasûlullah (s.a.v), Ebû Bekir’i göğsünden geriye itti ve ikimizde O’nun arkasında omuz olduk. (Ve bize namaz kıldırdı) (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
19- DÖRT KİŞİ CEMAAT OLURSA İMAM NEREYE DURUR?
792- Enes b. Malik (r.a)’den rivâyete göre, ninesi Müleyke, bir yemek hazırlayıp, Rasûlullah (s.a.v)’i davet etmişti. O yemekten biraz yedikten sonra: “Haydi kalkın size namaz kıldırayım” dedi. Enes diyor ki: Çok kullanıldığı için siyahlaşmış hasırımızı getirdim, yumuşaması için üzerine su serptim, Rasûlullah (s.a.v) kalktı ben ve yetim Rasûlullah (s.a.v)’in arkasına durduk. Ninem de, bizim arkamıza durdu. Rasûlullah (s.a.v), bize iki rekat namaz kıldırdı ve gitti. (Tirmizî, Salat: 173; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 44)
20- İKİ ERKEK VE İKİ KADIN OLURSA İMAM NEREYE DURMALI?
793- Yine Enes (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) bizim eve geldi. Evde ben, annem, yetim olan biri ve halam Ümmü Haram vardı. Rasûlullah (s.a.v): “Kalkın size namaz kıldırayım” dedi. Ravi Enes’e: “Namaz vakti dışında mı?” diye sorar. Enes: “Bize namaz kıldırırdı” diye cevap verir. (Tirmizî, Salat: 173; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 44)
794- Yine Enes (r.a)’den rivâyete göre, Enes, annesi, halası, Rasûlullah (s.a.v) ile beraber iken Rasûlullah (s.a.v) onlara namaz kıldırdı ve Enes’i sağ tarafına annesi ve halasını da arkasına durdurdu. (Tirmizî, Salat: 173; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 44)
21- BİR ÇOCUK VE BİR KADIN OLURSA İMAM NEREYE DURUR?
795- İbn Abbas (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamber (s.a.v)’in yanında namaz kıldım. Aişe arkamızda bizimle beraber namaz kılıyordu. Ben Rasûlullah (s.a.v)’in yan tarafında idim.” (Ebû Davud, Salat: 70; Müsned: 2615)
796- Yine Enes (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) bana ve bizim aileden bir kadına namaz kıldırdı. Beni sağ tarafına, kadını da arkamıza durdurdu.” (Ebû Davud, Salat: 70; Buhârî, Ezan: 79)
22- BİR ÇOCUĞA NAMAZ KILDIRAN İMAMIN YERİ NERESİDİR?
797- İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bir gece teyzem Meymune’nin yanında gecelemiştim. Gecenin bir vaktinde Rasûlullah (s.a.v) namaz kılmak için kalktı. Ben de kalkıp sol tarafına durdum. Rasûlullah (s.a.v) beni başımdan tutup sağ tarafına durdurdu.” (Ebû Davud, Salat: 70; Buhârî, Ezan: 79)
23- İMAM SAFLARI DÜZELTİR Mİ?
798- Ebû Mes’ud (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) namaza durmadan bizim omuzlarımıza dokunarak saflarımızı düzeltir ve şöyle derdi: “Saflarınızda düzensiz durmayınız ki kalpleriniz ayrılığa düşmesin. Aklı başında ve imamlığa yetkili olanlar benim arkam da dursunlar, onlardan sonra gelenler daha arkada, onlardan da sonra gelenler daha arkada dursunlar.” Sonra Ebû Mes’ud yanındakilere: “Sizler bugün son derece ayrılıklar içerisindesiniz” dedi. (Dârimi, Salat: 51; Ebû Davud, Salat: 94)
799- Kays b. Ubad (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir defasın da ben Mescidde ilk safta bulunuyordum. Bir adam beni arkamdan sertçe çekti ve benim yerime geçti. Nasıl namaz kıldığımı bilemedim. Namaz bitince bir de ne göreyim, beni çeken Ubey b. Ka’b imiş. Bana şöyle dedi: “Ey delikanlı! Allah, seni kötülüklerden korusun. Benim bu yaptığım Rasûlullah (s.a.v)’in bize bir emridir. Kendi arkasına durmamızı emrederdi sonra kıbleye dönerek üç defa: “Kâbe’nin Rabbine andolsun ki ehli Ukad helak olacaktır” dedi ve şöyle ilave etti: “Vallahi o cemaate değil o cemaati saptıran idarecilere yazıklar olsun.” Ben: “Ey Ebû Yakub, “Ehli Ukad” ile neyi kastediyorsun?” diye sordum. O da: “İdareciler” diye cevap verdi. (Müsned: 20210)
24- İMAM GELMEDEN SAFLAR DÜZENLENİR Mİ?
800- Ebû Seleme b. Abdurrahman (r.a), Ebû Hureyre’nin şöyle söylediğini duymuştur: “Namaz için kamet edildi. Biz kalktık, Rasûlullah (s.a.v) gelmeden önce saflar düzeltildi. Rasûlullah (s.a.v) geldi ve namazgahta ki yerini aldı, tekbir almazdan önce geriye döndü ve bize: “Yerinizden ayrılmayın” diyerek evine gitti. Biz ayakta Rasûlullah (s.a.v)’i bekliyorduk. Nihayet Rasûlullah (s.a.v) geldi, gusül abdesti almıştı, başından su damlıyordu. Tekbir aldı ve namazı kıldırdı. (Ebû Davud, Tahara: 94; Buhârî, Gusül: 17)
25- İMAM SAFLARI DÜZELTMELİDİR
801- Numan b. Beşir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), safları okları düzeltir gibi düzeltirdi. Bir defasında Rasûlullah (s.a.v), göğsü saftan dışarı çıkmış bir adam gördü, bunun üzerine şöyle söyledi: “Saflarınızı ya düzeltirsiniz veya Allah sizin yüzlerinizi ayrı ayrı taraflara çevirir yani ihtilafa düşürür.” (Müslim, Salat: 28; Buhârî, Ezan: 72)
802- Bera b. Âzib (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), safların arasında boydan boya dolaşır omuzlarımıza, göğüslerimize dokunarak düzeltir ve: “Safları düzgün tutunuz yoksa kalpleriniz ihtilafa düşer” buyurur ve şöyle devam ederdi: “İlk saftakilere Allah merhamet eder, melekler de dua ederler.” (Dârimi, Salat: 51; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 50)
26- SAFLARI DÜZELTEN İMAM CEMAATE NE SÖYLER?
803- Ebû Mes’ud (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) omuzlarımıza dokunarak şöyle derdi: “Saflarınızı düzgün tutunuz, ileri geri durmayınız, aksi takdirde ayrılığa düşersiniz. Sizin en aklı başında olan ve imamlığa en layık olanlar benim arkama dursunlar daha sonra onlara yakın olanlar daha sonra da onlara en yakın olanlar dursunlar.” (Dârimi, Salat: 51; Müslim, Salat: 28)
27- İMAM KAÇ DEFA “SAFLARI DÜZELTİNİZ” DEMELİDİR?
804- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), namaz kıldıracağı zaman: “Safları düzgün tutunuz, safları düzgün tutunuz, safları düzgün tutunuz” derdi. Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki ben sizi önümden nasıl görüyorsam arkamdan da aynı şekilde görüyorum.” (Müslim, Salat: 28; Buhârî, Ezan: 75)
28- İMAM SAFLARI SIK VE BİRBİRİNE YAKIN TUTMALARINI TEŞVİK EDER
805- Enes (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) namaza başlarken tekbir almadan yüzünü bize çevirir ve şöyle buyururdu: “Saflarınızı düzeltin ve sıklaştırın çünkü ben sizi arkamdan da görüyorum.” (Müslim, Salat: 28; Buhârî, Ezan: 75)
806- Enes (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Saflarınızı sıklaştırın, araları açmayın, boyunlarınızı bir hizaya getirin. Muhammed (s.a.v)’in nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Ben saflarınızın arasındaki boşluklarda şeytanın koyun kuzusu gibi dolaşıp girdiğini görüyorum.” (Ebû Davud, Salat: 94; Müsned: 11666)
807- Câbir b. Semure (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), namaz kıldırmak için mescide çıktı ve bize: “Niçin Meleklerin, Allah’ın huzurunda saf bağladıkları gibi; saflarınızı düzgün yapmıyorsunuz?” diye sordu. Oradakiler: “Melekler Rableri yanında nasıl saf bağlarlar?” diye sordular. Rasûlullah (s.a.v): “Melekler ilk saffı tamamlarlar sonra da birbirlerine sıkıştırarak düzeltirler” buyurdu. (Ebû Davud, Salat: 94; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 50)
29- İLK SAFFIN DEĞER VE KIYMETİ
808- Irbaz b. Sariye (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) ilk saf için üç ikinci saftakiler için bir sefer dua edip o kimselerin bağışlanmasını isterdi. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 51; Dârimi, Salat: 50)
30- SAFLAR TAMAMLANIP EKSİKLİK SON SAFTA KALMALI
809- Enes (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdular: “İlk saffı tamamlayınız. Daha sonra arkasındaki saffı tamamlayınız, eksik kalacaksa son safta kalmış olsun.” (Ebû Davud, Salat: 94; Müsned: 11666)
31- SAFTAKİ BOŞLUĞU DOLDURMANIN SEVABI
810- Abdullah b. Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim bir saftaki boşluğu doldurursa Allah ona rahmetiyle yaklaşır. Kim de bir safta boşluk bırakırsa Allah ta o kimseden rahmetini keser.” (Ebû Davud, Salat: 94; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 50)
32- ERKEK VE KADINLAR İÇİN HAYIRLI SAF HANGİSİDİR?
811- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Erkekler için en hayırlı saf ilk saftır en kötüsü ise son saftır. Kadınlar için sevabı en fazla olan saf son saftır en kötü ve şerli olan saf ise erkeklere yakın olan ilk saftır.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 52; Dârimi, Salat: 52)
33- MESCİDDEKİ DİREKLER ARASINDA NAMAZ
812- Abdulhamid b. Mahmud (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes ile beraberdik, idarecilerden biriyle birlikte namaz kılmıştık, kalabalık sebebiyle cemaat bizi iteledi de iki direk arasında durup ancak namaz kılabildik. Enes; geri geri gitti ve şöyle dedi: “Biz, Rasûlullah (s.a.v) zamanında iki direk arasında durup namaz kılmaktan sakınırdık.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 53; Tirmizî, Salat: 169)
34- SAFLARIN EN HOŞ OLAN YERİ NERESİDİR?
813- Bera (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in arkasında namaz kıldığımızda Rasûlullah (s.a.v)’in sağ tarafında olmayı tercih ederdim.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 55; Ebû Davud, Salat: 96)
35- İMAM NAMAZI UZATMAMASI GEREKİR
814- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz cemaate namaz kıldırdığında uzatmadan hafifçe kıldırsın. Çünkü; o cemaat içerisinde hastalar, zayıflar ve yaşlılar vardır. Ama kişi tek başına namaz kıldığında; dilediği kadar uzatsın.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 48; Buhârî, Ezan: 62)
815- Enes (r.a)’den rivâyete göre. “Peygamber (s.a.v) cemaate namazı en kısa kıldıran idi.” (Buhârî, Ezan: 64; Dârimi, Salat: 46)
816- Abdullah b. ebi Katade (r.a), babasından naklederek diyor ki: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ben namaza başladığımda bir çocuğun ağladığını işitsem çocuğun annesine sıkıntı vermemek için namazımı kısa tutardım.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 47)
36- RASÛLULLAH (S.A.V), NAMAZDA SAFFAT SÛRESİNİ OKUMUŞ MUYDU?
817- Abdullah b. Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), namazı fazla uzatmamayı emreder, bize imam olduğunda da Saffat sûresini okurdu.” (Müsned: 4565)
37- İMAM NAMAZDA NELER YAPABİLİR?
818- Ebû Katade (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’i namaz kıldırırken gördüm omuzunda, Ebû’l As’ın kızı Ümâme vardı. Rükû’a vardığında onu yere bırakıyor secdeden başını kaldırdığında ise tekrar omuzuna alıyordu.” (Buhârî, Salat: 106; Müslim, Mesacid: 9)
38- CEMAAT İMAMDAN ÖNCE HAREKET ETMEZ
819- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Muhammed (s.a.v) şöyle buyurdu: “İmamdan önce başını kaldıran kimse Allah tarafından başının eşek başına çevrilmesinden korkmuyor mu?” (Ebû Davud, Salat: 76; Buhârî, Ezan: 53)
820- Ebû İshak (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Yezid’ten işittim şöyle diyordu: “Bera’nın anlattığına göre, ki o yalan söylemeyen biridir. Onlar Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte namaz kıldıklarında, Rasûlullah (s.a.v) başını rükû’dan kaldırınca doğrulurlar, secde ettiğini gördükten sonra da secdeye varırlarmış.” (Ebû Davud, Salat: 76; Buhârî, Ezan: 53)
821- Hıttan b. Abdullah (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Musa bize namaz kıldırmıştı. Teşehhüde oturulduğunda o toplumdan birisi içeri girip: “Namaz iyilik, doğruluk ve zekatla birlikte zikredildi” dedi. Ebû Musa selâm verince cemaate karşı döndü ve o sözü hanginiz söyledi diye sordu. Oradakiler susup cevap vermediler. Ebû Musa: “Ey Hıttan, yoksa sen mi söyledin?” dedi. O da: “Hayır! Fakat beni azarlamandan korktum” deyince, Ebû Musa şöyle dedi: “Rasûlullah (s.a.v), bize namazımızı ve gideceğimiz yolu, öğretir ve şöyle buyururdu: “İmam kendisine uyulandır. O tekbir aldığında sizde alın. “O ğayril mağdûbi âleyhim ve la’d dâllîn” dediğinde amin deyin ki, Allah dua’larınızı kabul etsin. İmam rükû’a vardığında siz de rükû’a varın, rükû’dan kalkıp ta “semiallahü limen hamideh” deyince, siz de “Rabbena lekel hamd” deyin ki Allah sizin böyle söylediğinizi duysun. Secde ettiğinde siz de secde edin. Secdeden kalktığında siz de kalkın. Çünkü imam sizden önce secde eder ve sizden önce secdeden kalkar. Rasûlullah (s.a.v) de diğerleri de aynen böyledir” buyurdu. (Buhârî, Ezan: 53; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 48)
39- İMAM CEMAATİ NAMAZDAN NEFRET ETTİRİR Mİ?
822- Câbir (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ensardan bir adam geldi, namaza başlamıştı. Mescide girdi Muaz’ın arkasına namaza durdu. Muaz namazı uzattı bunun üzerine o adam cemaati terk ederek mescidin bir köşesin de tek başına namazı kıldı ve çekip gitti. Muaz namazı bitirince kendisine: Falan adam böyle yaptı denildi. Bunun üzerine Muaz; Eğer sabaha çıkarsam bunu mutlaka Rasûlullah (s.a.v)’e anlatacağım dedi. Sabahleyin, Rasûlullah (s.a.v)’e geldi ve meseleyi anlattı. Rasûlullah (s.a.v) o adama haber gönderip çağırttı ve: “Niçin böyle yaptın” diye sordu. Adam da şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü! gündüz boyu devamlı çalıştım geldim. Namaza başlanmıştı, mescide girip cemaate katıldım, imam şu şu sûreleri okudu ve namazı uzattı. Ben de cemaatten ayrılıp mescidin bir köşesinde tek başıma namazımı kıldım.” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ey Muaz! Cemaat arasında fitne mi çıkarıyorsun? Ey Muaz cemaat arasında fitne mi çıkarıyorsun? Ey Muaz cemaat arasında fitne mi çıkarıyorsun?” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 48; Darimi: Salat: 46)
40- OTURARAK NAMAZ KILAN İMAMA NASIL UYULUR?
823- Enes b. Malik (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), ata binmişti ve attan düşmüştü, sağ tarafı incinmişti, namazlarından birini oturarak kıldı. Biz de arkasında namazımızı oturarak kıldık. Rasûlullah (s.a.v) namazı bitirince şöyle buyurdu: “İmam kendisine uyulandır. O ayakta kılarsa siz de ayakta kılın, rükû’a gittiğinde siz de rükû’ edin. “Semiallahü limen hamideh” deyince siz de “Rabbena lekel hamd” deyin. İmam oturarak namaz kılarsa siz de oturarak namazınızı kılın.” (Dârimi, Salat: 44; Buhârî, Ezan: 51)
824- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) son hastalığında iyice ağırlaşmıştı Bilal namaz vaktini bildirmek için gelmişti de Rasûlullah (s.a.v): “Ebû Bekir’e söyleyin insanlara namazı kıldırsın” demişti. Ben: “Ey Allah’ın Rasûlü! Ebû Bekir yufka yüreklidir. Senin makamına geçtiğinde sesini cemaate duyuramaz. Ömer’e emretsen de o kıldırsa” dedim. Rasûlullah (s.a.v): “Ebû Bekir’e söyleyin namazı kıldırsın” buyurdu. Bunun üzerine Hafsa’ya bir de sen söyle dedim o da söyledi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Sizler Yusuf zamanındaki kadınlar gibisiniz, Ebû Bekir’e söyleyin cemaata namazı kıldırsın” buyurdu.
Ebû Bekir’e söylendi. Ebû Bekir namaza başladığında, Rasûlullah (s.a.v) kendisinde biraz hafiflik hissetti, iki kişiyle birlikte yürümeye başladı, ayakları yerde sürünüyordu. Mescide gelince Ebû Bekir, Rasûlullah (s.a.v)’in geldiğini hissetti ve geri çekilmek istedi fakat Rasûlullah (s.a.v) olduğun yerde dur diye işaret etti sonra gelip Ebû Bekir’in sol tarafına oturdu. Rasûlullah (s.a.v), oturarak insanlara namaz kıldırıyordu. Ebû Bekir ise; ayaktaydı ve Rasûlullah (s.a.v)’e uyuyordu cemaat de Ebû Bekir’e uyuyordu. (Dârimi, Salat: 44; Buhârî, Ezan: 67)
825- Ubeydullah b. Abdullah (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe’nin yanına vardım. “Bana, Rasûlullah (s.a.v)’in hastalığından bahsetmeyecek misin?” dedim. O da şunları anlattı: “Rasûlullah (s.a.v)’in hastalığı ağırlaşınca: “Cemaat namaz kıldı mı?” diye sordu. Biz: “Hayır, Ey Allah’ın Rasûlü! Seni bekliyorlar dedik. O zaman, Rasûlullah (s.a.v) bana: “Leğen içerisinde su hazırlayın” dedi. Biz de hazırladık gusletti, kalkmaya davranırken tekrar bayıldı sonra ayılınca: “Cemaat namazı kıldı mı?” buyurdu. Bizde hayır seni bekliyorlar dedik. Bana leğende biraz su getirin buyurdu. Getirdik tekrar yıkandı kalkmaya davranırken tekrar bayıldı. Üçüncü defa aynı şeyler oldu. Cemaat ise mescidde yatsı namazı için Rasûlullah (s.a.v)’i bekliyorlardı. Rasûlullah (s.a.v) cemaate namaz kıldırması için Ebû Bekir’e haber gönderdi. Haberci Ebû Bekir’e gelip: Rasûlullah (s.a.v) sana cemaate namaz kıldırmanı emrediyor dedi. Ebû Bekir yufka yürekliydi. Ömer’e cemaate namazı sen kıldır dedi. Ömer cevaben: Sen bu işe benden daha layıksın dedi. Rasûlullah (s.a.v)’in hastalık günlerinde cemaate namazı Ebû Bekir kıldırdı. Sonradan Rasûlullah (s.a.v), vücüdunda hafiflik hissetti ve iki adam arasında -ki biri Abbas idi- öğle namazı için çıktı. Ebû Bekir Rasûlullah (s.a.v)’i görünce geri çekilmek istedi. Fakat Rasûlullah (s.a.v) geri çekilmemesi için işaret etti ve yanındaki iki kişiye de Ebû Bekir’in yanına oturtmalarını emretti. Ebû Bekir ayakta namaz kıldırıyor insanlarda ona uyuyorlardı. Rasûlullah (s.a.v)’de oturduğu yerde namaz kılıyordu. Ravi diyor ki: İbn Abbas’ın yanına girdim; “Aişe’nin, Rasûlullah (s.a.v)’in hastalığına dair anlattıklarını sana da anlatayım mı?” dedim. “Peki anlat” dedi. Ona anlattığında hepsini doğruladı sadece “Aişe, Abbas’la birlikte Rasûlullah (s.a.v)’in yürümesine yardım eden diğer kimsenin ismini söyledi mi?” dedi.
Hayır dedim. “O, Ali (r.a)’dir” dedi. (Dârimi, Salat: 44; Buhârî, Ezan: 67)
41- İMAMLAR FİTNE ÇIKARMAMALI
826- Câbir b. Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Muaz, Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte namazını kıldıktan sonra dönüp kavmine imamlık ederdi. Bir gece, Rasûlullah (s.a.v) namazı geciktirdi. Muaz da Rasûlullah (s.a.v) ile beraber namazı kılıp imamlık için kavminin yanına döndü ve Bakara sûresini okumaya başladı. Cemaatten biri Bakara süresini okuduğunu duyunca cemaatten ayrılıp namazı tek başına kılıp çıkıp gitti. Oradakiler: “Ey falan kimse nifak çıkarıyorsun” dediler o ise: Vallahi nifak çıkarmıyorum ama bu durumu gidip Rasûlullah (s.a.v)’e haber vereceğim dedi sonra Rasûlullah (s.a.v)’e gelerek: “Ey Allah’ın Rasûlü! Muaz seninle birlikte namaz kılıp sonra gelip bize imam oluyor. Dün gece Sen namazı geciktirmiştin, Muaz seninle birlikte namaz kılıp bize geldi ve imam oldu ve Bakara sûresini okumaya başladı. Ben bunu duyunca cemaatten ayrıldım ve namazımı kendi başıma kıldım. Biz develerle su taşıyan insanlarız, elimizin emeğiyle geçiniriz” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Ey Muaz! Sen fitne mi çıkarmak istiyorsun?” dedi ve, “Şu şu sûreleri oku” buyurdu. (Ebû Davud, Salat: 288; Buhârî, Ezan: 61)
827- Ebû Bekre (r.a)’den rivâyete göre, “Rasûlullah (s.a.v) bir sefer korku namazını kıldı arkasındakilere iki rekat kıldırdı, onlar gittikten sonra gelenlere de iki rekat kıldırdı. Böylece Rasûlullah (s.a.v) dört cemaat de ikişer ikişer kılmış oldular.” (Ebû Davud, Salat: 288; Buhârî, Ezan: 61)
42- CEMAATLE KILINAN NAMAZIN DEĞERİ VE KIYMETİ
828- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi yedi kat daha değerlidir.” (Muvatta', Salat-ül Cemaat: 1; Buhârî, Ezan: 29)
829- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi beş derece daha değerlidir.” (Buhârî, Ezan: 29; Muvatta', Salat-ül Cemaa: 1)
830- Aişe (r.anha)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) buyurdular ki: “Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi beş derece daha değerli ve kıymetlidir.” (Buhârî, Ezan: 29; Muvatta', Salat-ül Cemaa: 1)
43- ÜÇ KİŞİ CEMAAT OLMALIDIR
831- Ebû Said (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Üç kişi namaz kılacaklarında içlerinden biri imam olsun imamlığa en layık olan da Kur’an’ı en iyi bilen ve okuyandır.” (Müslim, Mesacid: 53; Dârimi, Salat: 42)
44- BİR ERKEK, BİR KADIN VE BİR ÇOCUK OLURSA NASIL CEMAAT OLUNUR?
832- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v)’in yanında namaz kıldım. Aişe bizim arkamızda bizimle birlikte namaz kılıyordu. Ben ise Rasûlullah (s.a.v)’in yanında onunla namaz kılıyordum.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 45; Ebû Davud, 69)
45- İKİ KİŞİ CEMAAT OLURSA NASIL DURULUR?
833- İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte namaz kılmak üzere onun sol tarafına dikilmiştim. Rasûlullah (s.a.v) beni sol eliyle sağ tarafına geçirdi.” (Ebû Davud, Salat: 70; Buhârî, Ezan: 77)
834- Übey b. Ka’b (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle diyordu: “Rasûlullah (s.a.v) bir gün sabah namazını kıldı ve: “Falan adam namazda mıydı?” diye sordu. “Hayır” dediler “Peki filan adam” dedi. “Hayır yoktu” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Bu iki namaz (sabah ve yatsı) münafıklara çok zor gelen namazlardır. Eğer bu iki vakit namazdaki sevabı bir bilselerdi sürünerek de olsa bu namazlara gelirlerdi. İlk saf meleklerin saffı gibidir. Eğer insanlar ilk safta bulunmanın değerini bir bilselerdi ona yetişebilmek için yarış ederlerdi. Bir kişinin diğer bir kimseyle birlikte bile olsa cemaatle namaz kılması tek başına kılmasından daha değerlidir. Bir kimsenin iki kişiyle namaz kılması tek kişiyle kılmasından daha değerlidir. Namaz kılanlar ne kadar çok olursa o derece Allah’ın hoşuna gider.” (Müslim, Mesacid: 43; Dârimi, Salat: 53)
46- CEMAATLE NAFİLE NAMAZ KILINIR MI?
835- Itban b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah’ın Rasûlü! kavmimin mescidi ile evimin arasında sel akıyor. Bu sebeple evimize gelip de namaz kılmanızı çok arzu ediyorum ve sizin namaz kıldığınız yeri de kendime namazgah edinmek istiyorum. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Yakında kılarız” buyurdu. “Rasûlullah (s.a.v) evimize geldiğinde: “Nerede kılmamı arzu edersiniz?” diye sordu. Evin bir köşesini gösterdim, Rasûlullah (s.a.v) namaz kılmak için kalktı biz de arkasına saf olduk, bize iki rekat namaz kıldırdı. (Buhârî, Salat: 46; Müslim, İman: 10)
47- BİR TOPLULUĞUN HEP BİRLİKTE GEÇİRDİĞİ BİR NAMAZ NASIL KILINIR?
836- Enes (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v), bir sefer namaza başlamadan yüzünü bize doğru çevirdi ve şöyle buyurdu: “Saflarınızı düzgün ve sıklaştırın çünkü ben sizi arkamdan da görüyorum.” (Buhârî, Ezan: 76; Müslim, Salat: 28)
837- Abdullah b. ebi Katade (r.a), babasından naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte bir seferde idik. Oradakilerden bir kısmı: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bize biraz istirahat versen ne iyi olur” dediler. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Uyuyakalıp namazı geçirmenizden korkuyorum” buyurdu. Bilal: “Ben beklerim” dedi. Bunun üzerine oradakiler yatıp uyudular. Bilal’de sırtını bineğine dayayıp beklemeye başladı. Rasûlullah (s.a.v) uyandığında güneş doğmuştu ve Bilal’e: “Ey Bilal ne demiştin ne oldu?” buyurdu. Bilal’de; “Hiçbir zaman böylesine bir ağırlık basmamıştı” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v)’de: “Allah dilediğinde ruhlarınızı alır, dilediğinde geri verir. Kalk Ey Bilal ezan oku.” Bilal kalkıp ezan okudu, insanlar abdestlerini aldılar, güneş hayli yükselmişti hep birlikte cemaatle namaz kıldılar. (Müslim, Mesacid: 47; İbn Mâce, Salat: 10)
48- CEMAATİ TERK ETMEMEK GEREKİR
838- Ma’dan b. ebî Talha el Ya’murî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ebûd Derda bana nerede oturuyorsun” diye sordu. Ben de: “Hıms yakınlarında bir köyde” dedim. Bunun üzerine Ebû’d Derda şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu işittim: “Üç kişinin bulunduğu köy veya çölde cemaatle namaz kılınmazsa şeytan onları hâkimiyeti altına alır. Cemaatle namazı terk etmeyin çünkü sürüden ayrılanı kurt kapar.” (Ebû Davud, Salat: 46; Müsned: 20719)
49- CEMAATE MUTLAKA DEVAM EDİLMELİ
839- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki içimden şöyle geçiriyorum, odun toplatayım. Sonra namaz için ezan okunmasını emredeyim. Sonra da bu cemaate gelmeyen kimselerin evlerini kendileri içindeyken yakıvereyim. Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki cemaate gelmeyenlerin birisi, etli ve yağlı bir kemik veya iki güzel ok bulacaklarını bilselerdi mutlaka cemaate gelirlerdi. (Müslim, Mesacid: 42; Ebû Davud, Salat: 47)
50- EZAN OKUNUNCA MUTLAKA CEMAATE KOŞMALI
840- Abdullah b. Mesud (r.a) anlatıyor ve şöyle diyor: “Kim yarın öldüğünde Müslüman olarak Rabbine kavuşmayı isterse ezan okunduğunda, beş vakit namaza karşı devamlı ve duyarlı olsun. Çünkü Allah peygamberine hidayet yollarını göstermiştir. Bu namaz kılmak ta hidayet yollarındadır. Ben hepinizin evinde namaz kılabilecek bir yeri olduğunu tahmin ederim. Eğer namazlarınızı evlerinizde kılar da mescidleri ihmal ederseniz, Peygamberimizin sünnetini ve yolunu terk etmiş olursunuz. Peygamberimizin yolunu terk edince de sapıklığa düşersiniz. Güzelce abdest alıp ta namaza giden bir mü’minin attığı her adımdan dolayı bir sevap kazanır ve derecesi yükselir veya attığı her adım bir günahına keffaret olur. Ben namaza giderken adımlarımı sıklaştırdığımı hatırlarım. Münafıklığı besbelli kimseler cemaatı terk ederler. Hatta ben iki kişinin yardımıyla da olsa gelip saflar arasında yerini alan kişileri bile bilirim.” (Müslim, Mesacid: 42; İbn Mâce, Mesacid: 14)
841- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, bir âma, Rasûlullah (s.a.v)’e gelerek: “Elimden tutup mescide götürecek kimsem yok” diyerek evinde namaz kılabilmesi için Peygamber (s.a.v)’den izin istedi. Peygamber (s.a.v), ona izin verdi adam dönüp giderken Rasûlullah (s.a.v) o kimseyi çağırdı ve: “Ezanı duyuyor musun?” buyurdu. O adam: “Evet” deyince: “Öyleyse cemaate mutlaka gel” buyurdu. (Müslim, Mesacid: 42)
842- İbn Ümmü Mektum (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah’ın Rasûlü! Medine yolları yırtıcı hayvanlar ve zararlı böceklerle dopdolu, cemaate gelmesem olur mu?” diye sorunca: Rasûlullah (s.a.v): “Hayye alessalah ve Hayye alal felah seslerini duyuyor musun” dedi. O da: “Evet” deyince, ”Öyleyse hemen namaza koş” dedi ve ona izin vermedi. (Müslim, Mesacid: 42; Ebû Davud, Salat: 48)
51- CEMAATİ GECİKTİRMEYİ GEREKTİREN HALLER NELERDİR?
843- Hişam b. Urve (r.a), babasından naklederek şöyle diyor: Abdullah b. Erkam arkadaşlarına imamlık yapıyordu. Bir gün namaz vakti geldi. Abdullah tuvalet ihtiyacını gidermek için gitmişti, dönüp gelince şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v) den işittim şöyle diyordu: “Sizden birinizin tuvalet ihtiyacı gelirse namaz kılmazdan önce o ihtiyacını gidersin.” (Ebû Davud, Tahara: 43; Dârimi, Salat: 137)
844- Enes (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Akşam yemeği hazır olur namaz vakti de gelirse, önce akşam yemeğinizi yiyin.” (Ebû Davud, Tahara: 43)
845- Ebûl Melih (r.a), babasından naklederek şöyle diyordu: Biz Huneyn savaşında Rasûlullah (s.a.v) ile beraberdik, yağmur yağmaya başladı. Bunun üzerine: Rasûlullah (s.a.v)’in müezzini: “Herkes namazı çadırında eşyalarının yanında kılsın” diye ilân etti. (İbn Mâce, Tahara: 87)
52- CEMAATE KATILMA NİYETİ İLE GİDEN KİMSE
846- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim güzelce abdest alır sonra da mescide gitmek için evinden çıkarsa ve mescide varınca cemaati namaz kılmış olarak bulursa, Allah o kimseye de cemaatle namaz kılanların sevabı kadar sevap yazar ve onların sevaplarından da hiçbir şeyi eksiltmez.” (Ebû Davud, Salat: 52; Müsned: 8590)
847- Osman b. Affan (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “Kim abdestini güzelce alır sonra farz namazı kılmak için mescide gider, insanlarla veya cemaatle veya mescidde namazını kılarsa; Allah onun günahlarını affeder.” (Müslim, Mesacid: 42; Müsned: 485)
53- TEK BAŞINA NAMAZ KILANIN CEMAATLE NAMAZINI TEKRAR ETMESİ
848- Mıhcen (r.a)’den rivâyete göre, Mıhcen, bir mecliste Rasûlullah (s.a.v) ile beraber bulunuyordu, ezan okundu. Rasûlullah (s.a.v) kalkıp namaza gitti sonra döndü Mıhcen hala o meclisteydi. Rasûlullah (s.a.v) ona: “Sen Müslüman değil misin?” diye sordu Mıhcen: “Müslümanım, fakat ben; evimde kılmıştım” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Mescide geldiğinde önceden kılmış olsan bile insanlarla birlikte cemaatle tekrar namaz kıl” buyurdular. (Dârimi, Salat: 98; Müsned: 1829)
54- SABAH NAMAZINI TEK KILAN DA CEMAATLE TEKRAR KILMALI
849- Câbir b. Yezid b. Esved el Âmirî (r.a) babasından naklederek şöyle diyor: Sabah namazını Hayf mescidinde, Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte kıldım. Rasûlullah (s.a.v), namazını kılıp bitirince geride iki kişinin namaz kılmayıp beklediklerini fark etti “Onları bana çağırın” buyurdu. Rasûlullah (s.a.v)’in yanına getirildiler, korkudan titriyorlardı. “Bizimle beraber sizi namaz kılmaktan alıkoyan nedir” diye sordu. Onlar: “Ey Allah’ın Rasûlü! Evlerimizde kılmıştık” dediler. Rasûlullah (s.a.v): “Böyle yapmayın, evlerinizde kılıp sonra mescide geldiğinizde cemaatle birlikte tekrar kılın. İkinci kıldığınız namaz nafile olmuş olur” buyurdu. (Tirmizî, Salat: 163; Dârimi, Salat: 98)
55- NAMAZ KILAN CEMAATE UĞRARSA AYNI NAMAZI TEKRAR KILMALI
850- Ebû Zer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) dizime vurarak şöyle dedi: “Namaz vaktini geciktiren bir toplumun yanında olsan ne yaparsın?” Ben de: “Ne yapmamı emredersin” diye sordum. “Namazı vaktinde kıl sonra işine gücüne bak sonra geciktirilmiş olarak namaz kılınır da sen de mescidde olursan tekrar namaz kıl” buyurdular. (Müslim, Mesacid: 40; Dârimi, Salat: 24)
56- BİR VAKİT NAMAZ İKİ SEFER KILINMAZ MI?
851- Meymune (r.anha)’nın azadlı kölesi Süleyman’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Ömer’i Medine’nin bir semti olan Belat’ta otururken gördüm. İnsanlar cemaatle namaz kılıyorlardı. “Ey Ebû Abdurrahman niçin namaz kılmıyorsun?” dedim şöyle dedi: “Ben namazımı kıldım.” Rasûlullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu işitmiştim: “Bir namaz günde iki sefer kılınmaz.” (Müsned: 4460)
57- NAMAZA GÜRÜLTÜ ÇIKARARAK KOŞUP GELMEYİN
852- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Namaza yetişebilmek için gürültülü bir şekilde koşmayın, ağırbaşlı bir şekilde yürüyerek gelin ve yetişebildiğiniz kadarını cemaatle kılın yetişemediklerinizi de tek başınıza tamamlayın.” (Dârimi, Salat: 59; Ebû Davud, Salat: 55)
58- NAMAZA, KOŞMAKSIZIN HIZLICA GİTMEK
853- Ebû Rafi (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ikindi namazını kıldıktan sonra Abdül eşhel oğullarının yanına gider akşam namazı vaktine kadar onların yanında sohbet ederdi. Ebû Rafi diyor ki: Bir defa Rasûlullah (s.a.v), akşam namazına yetişebilmek için süratlice giderken Baki mezarlığına uğradık Rasûlullah (s.a.v): “Yazık sana! Yazık sana!” dedi bu laf bana çok ağır geldi. Rasûlullah (s.a.v) bana söylüyor sandım ve geri kalmak istedim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) “Niçin geri kalıyorsun yürü” dedi. Ben de: “Bir suç işledim herhalde” dedim. “Nedir?” diye sordu. “Bana yazıklar olsun” dedin diye cevap verdim. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Hayır sana söylemedim şu kabrin yanından geçtiğimiz kimse var ya onu zekat toplamak için göndermiştim de o zekat malından bir gömlek aşırmıştı, şimdi ona o gömleğe karşılık ateşten bir zırh giydirildi” buyurdu. (Müsned: 25938)
59- NAMAZA HERKESTEN ÖNCE GİDENİN SEVABI
854- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Namaza erken gitmek için gayret edenin durumu deve kurban etmiş gibi sevap kazanır daha sonra gidenin durumu; sığır kurban etmiş kimsenin sevabı gibi sevap kazanır. Ondan sonra gelenin durumu ise; bir koç kurban etmiş sevabı gibi sevap kazanır. Ondan daha sonra gelen ise tavuk hediye edenin sevabı gibi sevap kazanır. Daha sonra gelen ise; bir yumurta sadaka vermiş gibi sevap kazanır.” (Dârimi, Salat: 193; Tirmizî, Salat: 358)
60- KAMET GETİRİLDİKTEN SONRA SADECE FARZ NAMAZ KILINIR
855- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Namaz için kamet getirildiğinde sadece o vaktin farz namazı kılınır.” (Dârimi, Salat: 149; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 9)
856- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Namaz için kamet getirildiğinde ancak o vaktin farzı kılınır.” (Dârimi, Salat: 149; Müslim: Salat-ül Müsafirin: 9)
857- İbn Buhayne (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Sabah namazı için kamet edildi. Rasûlullah (s.a.v), müezzin kamete başlarken bir adamın namaza başladığını gördü ve o kimseye: “Sabah namazını dört rekat olarak mı kılıyorsunuz?” buyurdu. (Dârimi, Salat: 149; Müslim, Salatül Müsafirin: 9)
61- SABAH NAMAZININ SÜNNETİ NE ZAMAN KILINIR?
858- Abdullah b. Sercis (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), sabah namazını kıldırırken bir adam geldi, iki rekat namaz kılıp cemaate dahil oldu. Rasûlullah (s.a.v) namazını bitirince: “Ey filan bizimle beraber kıldığın mı? yoksa kendi başına kıldığın namaz mı sabah namazının farzı?” diye sordu. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 9; Ebû Davud, Salat: 294)
62- SAFFIN GERİSİNE KALMAYI İSTEMEMEK GEREKİR
859- İshak b. Abdullah (r.a)’dan işittim şöyle diyordu: Enes’ten işittim şöyle demişti: “Rasûlullah (s.a.v), bizim eve gelmişti ve bize namaz kıldırmıştı. Ben ve yetim bir çocuk arkasına durmuştuk, Ümmü Süleym’de bizim arkamıza durmuştu.” (Tirmizî, Salat: 172; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 44)
860- İbn Abbas (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Güzel bir kadın Rasûlullah (s.a.v)’in arkasında cemaate uyarak namaz kılardı. İbn Abbas diyor ki: Bazı kimseler o kadını görmemek için ön saflara giderlerdi. Bazıları da geride kalıp son safta namaz kılarlardı ve rükû’a vardıklarında koltuk altından o kadına bakarlardı. Bu olay üzerine Allah Hıcr Sûresi 24. ayetini indirdi: “Andolsun sizden öne geçenlerin de, geri kalıp arkada (namaz) kılanların da niyetlerini biliriz.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 68; Tirmizî, Tefsir-ül Kur’an: 16)
63- SAFFA GİRMEDEN RÜKےA GİDİLİR Mİ?
861- Ebû Bekre (r.a) şöyle anlatıyor: Ben mescide girdiğim de Rasûlullah (s.a.v) rükû’a varmıştı. Ben de yetişebilmek için safa girmeden rükû’a varmıştım. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) bana: “Allah senin namaz ve ibadete olan hırsını artırsın ama bir daha böyle yapma” buyurdu. (Müslim, Salat: 25; Müsned: 19540)
862- Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir gün Rasûlullah (s.a.v), namaz kıldırdı ve dönerek: “Ey filan kimse namazının çok güzel olmasını istemez misin? Namaz kılan kişi kendisine fayda verecek namazın olduğuna dikkat etmez mi? Şüphesiz ben önümden gördüğüm gibi arkamdan da görürüm” buyurdu. (Müslim, Salat: 24; Buhârî, Ezan: 76)
64- ÖĞLEDEN SONRA KAÇ REKAT SÜNNET KILINIR?
863- İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v), öğle namazından önce iki rekat öğleden sonra da yine iki rekat sünnet kılardı. Akşam namazından sonra iki rekat evinde; yatsı namazından sonra yine iki rekat kılardı. Cumadan sonra ise eve dönünceye kadar namaz kılmaz; daha sonra iki rekat kılardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 15; Ebû Davud, Salat: 296)
65- FARZ NAMAZLARDAN ÖNCE VE SONRA KILINAN SÜNNETLER
864- Asım b. Damre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali’ye, Peygamber (s.a.v)’in kıldığı namazlardan sorduk o da şöyle dedi: “Onları yapmaya hanginizin gücü yeter…” Onlar da: “Gücümüz yetmese de duymuş oluruz” dediler. O da şöyle dedi: “İkindi vakti güneş gökte nasılsa sabahleyin de aynı durumda iken iki rekat namaz kılardı. Öğle vakti güneş şu durumda iken dört rekat namaz kılardı, farzdan sonra da iki rekat namaz kılardı, ikindinin farzından önce dört rekat kılar her iki rekatta bir selâm vererek; Allah’a yakın meleklere, peygamberlere ve onlara uyan mü’minlere de selâm ederdi.” (Ebû Davud, Salat: 296; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 105)
865- Asım b. Damre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali b. Ebi Talib’e, Rasûlullah (s.a.v)’in gündüz farz namazlardan önce kıldığı namazlardan sordum dedi ki: “Buna kimin gücü yeter…” sonra şöyle haber verdi: “Rasûlullah (s.a.v) güneş biraz yükseldikten sonra gündüz yarı olmadan iki rekat, öğle namazından önce de dört rekat namaz kılar ve sonunda selâm verirdi.” (Ebû Davud, Salat: 296; İbn Mâce, İkametü’s Slat: 105)

Forum Son Konular Yazan Mesaj Son Yazan Son Tarih
HERGÜNE BİR DUA resule hasret 25 atakan54 22.02.2013 10:00:07
CUMA NAMAZI. edep ya hu 2 tevhit06 21.02.2012 15:16:31
KİM MEZARDA BİR GECE GEÇİRMEK İSTER zeynep_15 17 mavera27 02.01.2012 14:56:02
Onay Yöntemi Zafer 14 atakan54 22.11.2011 01:35:44
Fikirleriniz... Zafer 30 M.IRMAK 05.06.2011 23:01:42
ANNEM EMİN 7 M.IRMAK 01.06.2011 15:22:50
Dil Vardır.....! siyahzambak 4 dogan002 05.01.2011 11:06:17
BU GECENİN HÜRMETİNE ..! OMER71 10 ahmet01 06.04.2010 17:06:55
sen ve son... mihrim 2 siper2004 25.12.2009 23:54:35
20 saniyede şeytan oyunu edep-haya 23 zehraesma 29.09.2009 19:39:10
HADİS'İ ŞERİF resule hasret 4 zehraesma 29.09.2009 19:27:02
İŞTE BİZİDE GÖREN ALLAH VAR !!! efsane yıllar 5 alacali25 07.06.2009 16:57:55
BU SAYFAYI HADİSLERLE DOLDURALIM kaşif 46 burhanefe71 11.05.2009 20:30:36
ALLAH'A TANRI DENİR Mİ? Ve YARATMAK KELİMESİ mavera02 13 efna 11.05.2009 14:48:54
Bir Kalpte İki Yar Olmaz ahmet21 9 zaza ayaz 12.02.2009 13:21:50
Ziyaretçi:  Sitede şu anda 0 üye ve 71 misafir olmak üzere toplam 71 kişi bulunuyor.

İstatistikler:  Bugün Tekil:4027  Çoğul:4437  Toplam:90399967  Bugün Üye:0  Dün:0  Toplam:32243  Dün Tekil:17575  Çoğul:20780

Kim Nerede:  Misafir1, Misafir2, Misafir3, Misafir4, Misafir5, Misafir6, Misafir7, Misafir8, Misafir9, Misafir10, Misafir11, Misafir12, Misafir13, Misafir14, Misafir15, Misafir16, Misafir17, Misafir18, Misafir19, Misafir20, Misafir21, Misafir22, Misafir23, Misafir24, Misafir25, Misafir26, Misafir27, Misafir28, Misafir29, Misafir30, Misafir31, Misafir32, Misafir33, Misafir34, Misafir35, Misafir36, Misafir37, Misafir38, Misafir39, Misafir40, Misafir41, Misafir42, Misafir43, Misafir44, Misafir45, Misafir46, Misafir47, Misafir48, Misafir49, Misafir50, Misafir51, Misafir52, Misafir53, Misafir54, Misafir55, Misafir56, Misafir57, Misafir58, Misafir59, Misafir60, Misafir61, Misafir62, Misafir63, Misafir64, Misafir65, Misafir66, Misafir67, Misafir68, Misafir69, Misafir70, Misafir71,
Reklamlar:

Faruki.net